1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid babasuı cömert olan Zeyde uğradım kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
babasuı cömert olan Zeyde uğradım مَرَرْتُ بِزَيدٍ الكَرِيمِ الأَب
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
babasuı cömert olan Zeyde uğradımمَرَرْتُ بِزَيدٍ الكَرِيمِ الأَب
filan kimse cömertlik tasladı,cömert değilken cömert gibi avrandıتَكَرَّمَ فُلاَنٌ : تَكَلَّفَ الكَرَمَ
pek cömert,en cömert,ziyade eli vergili olanأَسْخَي
ikramiye,cömert olma,soydanca davranış,lütüf,cömert,kerim,مَكْرَمَةٌ (ج) مَكَارِمُ
pek güzel,pek değerli,pek cömert,ziyade kerim ve mükerrem olan,daha cömert,ulu,aziz ve şerif olan kimse ,ekrem,pek cömertأَكْرَمُ (ج) أَكَارِمُ و أَكْرَمُونَ : شَرِيفٌ و فِي المثَلِ
pek cömert,en cömert,ziyade eli vergili olan,ziyade cömert,eli ziyade açık olan,civanmert,daha sahavetli olan,pek sahi olanأَسْخَي و فِي المَثَلِ
bir şey kıymetli,değerli olmak,cömert olmak,cömert ve alicenap olmak ,değerli olmak , kerim olmak,bulut çok yağmurlu olmak,bir kimse iyi ahlaklı olmak,yer bol ve bereketli ürün vermek,,cömert olmak,kerim olmak,bulut yağmur yağdırmakكَرُمَ ـُـ كَرَماً وكَرَمَةً وكَرَامَةً
ziyade semih,sahavetli ve cömert olan,ziyade hoşgörülü,cömert olan,çok cömert olan,çok müsamahakar ve hoşgörülü olan,ziyade toleranslı olanأَسْمَحُ (م) سَمْحَاءُ
pek iyi,pek cömert,daha cömert,pek kıymetli,pek mükerremأَكْرَمُ و فِي المَثَلِ
asil,necip,cömert,yiğit,aslan,cesur,yürekli, kahraman yağız,heybetli, ateşli, aşık,cesur ve cömert adam,yiğit, cesur,yürekli,büyük hakan,kahraman,cömert adam,büyük himmetli kimse,yağız,heybetli,ateşli,aşık,vali,padişah,aslan,erimiş kar suyu,erimiş hörgüç yağıهُمَامٌ (ج) هِمَام
cömertlik,sehavet,alicenaplık,cömertlik,sehavet,alicenaplık,cömert olmak,izzet ve şeref sahibi olmak,kerem,lutuf,ihsan,hayır,iyilik,af,bağış,kerem kılmak,cömertlik,iyilik,kerem,izzet,cömert,kerem,cömertlik,fazıl,ihsan,iyilik,kerem sahibi,kerim,cömert olmak,izzet ve şeref sahibi olmak,cömertlik ,sehavet , alicenaplık,cömert olmak,iyi huylu olmak,kerem,lutuf,ihsan,hayır,iyilik,af,bağış,kerem kılmak,cömert,kerem sahibi,kerimكَرَمٌ : جُودٌ ، كَرِيمٌ ، فَضْلٌ ،إِحْسَانٌ
alçak,düşük kişi,cimri,cömert olmayan,benzeri,eşi,kötü,tilki kişi,alçak,cimri,düşük,cömert olmayanلَئِيمٌ (ج) لِئَامٌ و أَلآم
cömertكُرَّامٌ
cömertخَذِمٌ
cömertمِعْطَي
cömertمِسْمَاحٌ
yaratılışta mevcut olan,tiynette merkuz olan,hulki,tabii,doğal,doğuşta mevcut olan,doğuştan olan,asıl,yaradılış,sirüşt,hılkat,tabiatta olan,cibilliجِبِلِّيٌّ (م) جِبِلِيَّةٌ
kesat olan,durgun,geçmez olan,revaçsız olan,geçersiz olan,sürümsüz,hareketsiz,durgun,alı satı az olan pazarكَاسِدٌ
çok sahoş olan,fitil gibi olan,mest olan,daima sarhoş olan,ayyaş,harabatiسِكَّيرٌ : كَثِيرُ السَّكْرِ
ümitsiz olan,mahzun olan,meyüs olan,şaşkın olan hüzün ve ümitsizlikten sessiz duranمُبْلِسٌ (ج) مُبْلِسُون: بَلِسٌ
karamtık dudaklı kişi,dudağının içi kara olan kimse,ziyade yoğun ve koyu olan gölge,serin yarlı olan çocuk,etsiz olan diş eti,kanı az ve hoş olan dudakأَلْمَي (ج) لُمْيٌ (م) لَمْيَاءُ : مَنْ كَانَ بِشَفَتِهِ لَمَيً و هُوَ سُمْرَةٌ أَوْ سَوَادٌ فِي بَاطنِهُمَا يُسْتَحْسَن ، رُمْحٌ أَلْمَي : شَدِيدُ السُّمَْةِ و صُلْبٌ ، ظِلٌّ أَلْمَي : كَثِيفٌ أَسْوَدُ ، شَجَرٌ أَلْمَي : كَثِيفُ الظِّلِّ ، وَلَد أَلْمَي : بَارِيدُ الرِّيقِ ، لُثَّةٌ لَمْيَاءُ : قَلِيلَةُ اللَّحْمِ ، شَفَةٌ لَمْيَاءُ : لَطِيفَةٌ قَلِيلَة الدَّمِ
alçak soysuz olan,rezil,deni olan,mağlum ve münhazım olan,yenik olanخَاذِلٌ
kelamı veya işareti hakikatı hale mutabık olan,rastgü,efali akvaline mutabık olan ve ahir muamelesi evvel muamelesine mutabık olan,gerçek olan,sadık,muhabbeti samimi olan,doğru,doğru söyleyenصَادِقٌ (ج) صَادِقُون (م) صَادِقَةٌ و فِي القُرآنِ الكَريم
boynunda eğrilik,çarpıklık ve çöküklük olan,Arap kadınından olan oğlan çocuğu,efendi,köle,boynu yere doğru eğik olan deve,eyerinde sağa sola eğri olanأَهْنَعُ (م) هَنْعَاءُ (ج) هُنْعٌ المُنْحَنِيُ القَامَةِ ، الجَمَلُ المَائِلُ بِعُنْقِهِ إِلَي الأَرْضِ ، المَائِلُ فِي سَرْجِهِ يَمِيناً و شِمَالاً ، إِبْنُ المَرْأَةِ العَرَبِيَّةِ و المَوْلَي
bir nesne üzerinde daima eğilip aılarak meşgul olan ve müdavim olan adam,ziyade eğri olan diş,dişinin ucu eğri olanأَعْصَلُ (ج) عُصْلٌ (م) عَصْلاَءُ : المُعَوَجُّ صَلاَبَةً
alnı dar olan at,perçemin kılı hafif olan at,hızlı,tez ve çabuk olan hayvan,tez yürüyüşlü olan katır,tez yürüyen dişi deve,şiddetli esen yelأَسْفَي (ج) سُفْي (م) سَفْوَاءٌ و سَقْيَاءٌ و مِنَ الخَيلِ الخَفِيف شَعْر النَّاصِيةِ ، و مِنَ الدّوَّابِ السَّرِيع
hüküm vermekte en doğru olan kişi,ziyade hüküm ve fasıl edici olan,fıkıhta daha bilgin olan,daha muktedir olan din adamıأَقْضَي
ziyade selim ve itaatli olan,pek sağlam olan,çok güvenli,pek emin ,daha müslüman olan kimse,esen,afetlerden selim olanأَسْلَمُ (م) سُلْمَي : السَّالِمُ ، السَّلِيمُ مِنَ الآفَاتِ
asıl,yaradılış,sirüşt,hılkat,tabiatta olan,cibilli,doğuştan olan,yaratılıştan var olan,جِبِلِّيٌّ
elde eden,haiz,sahip olan,malik olan,emsalinden mümtaz olanحَائِزٌ
mahir olan,usta,keskin olan,sanatını gereği gibi bilir olanحَاذِفٌ
Zeyde yazıktır !وَيْحٌ لِزَيْدٍ !
zeyde geldimجِئْتُ زَيْداً : أتيت إليه
Zeyde uğradımمَرَرْتُ بِزَيْدٍ
Zeyde yazık !وَيْلٌ لِزَيْدٍ !
Zeyde söz dinlettimأَسْمَعْتُ زَيْداً الكَلاَمَ
bizzat Zeyde uğradımمَرَرْتُ زَيْداً نَفْسَهُ
Zeyde Amr buyuruyorزَيْدٌ يَحْكُمُ عَلَي عَمْرٍ
Zeyde Amr buyuruyorزيد يحكم عليه عمرو
Zeyde mühlet ver !رُوَيْداً زَيْداً !
Zeyde ona ikram ettimأَكْرَمْتُ زَيْداً إِيَّاهُ
Zeyde lütuf ile muamele et !رُوَيْداً زَيْداً اورُوَيْدٍ زَيْدٍ !
zeyde gelince,o kazandıأَمَّا زَيْدٌ فَيْرْبَحَ
Zeyde bir dirhem verildiأُعْطِيَ زَيْدٌ دِرْهماً
vurma Zeyde korkarıınki kızarلاَ تَضْرِيء زَيْداً فَيَغْضَبَ
sana ve Zeyde uğradımمَرَرْتُ بِكَ و زَيْدٍ و بِزَيْدٍ
adama uğradımمَرَرتُ بالرَّجُلِ
Zeyde uğradımمَرَرْتُ بِزَيْدٍ
Ankaraya uğradımتعرجت علي أنقرة، مررت بأنقرة
öğretmenlere uğradımمَرَرْتُ بالمُعَلِّمِينَ
banana uğradımمَرَرْتُ بِأَبِيْكَ
katibe uğradımمَرَرْتُ بِالكَاتِبِ
iki amcama uğradımمَرَرْتُ بِعَمِّيَ
inanan erkeklere uğradımمَرَرْتُ بِالمُؤْمِنين
onların hepsine uğradımمَرَرْتُ بِهِمْ كُلِّهِمْ و بِأَجْمَعِهِمْ
öğrencilere bizzat uğradımمَرَرْتُ بالطُّلاَّبِ أَنْفُسِهِمْ أَوْ أَعْيُنِهشمْ
öğrencilere hepsine uğradımمَرَرْتُ بالطُّلاَّبِ كُلِّهِمْ أَجْمَعِين
şerri koltuklayana uğradımمَرَرْتُ بِتَأَبَّطَ شَرّاً
sıklete,sıkıntıya uğradımأَخَذَنِي الأَبَْلَةُ اي الثقلةُ
iki adama uğradımمَرَرْتُ بالرَّجُلَينِ
babanın uğradığına uğradımمَرَرْتُ بِالَّذِي مَرَّ أَبُوكَ
Benzer Kelimeler
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid