1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid bembeyaz olmak,parlamak,aydınlamak,apaçık olmak, berrak ve net olmak,halis,ak katışıksız olmak,apaçık olmak, berrak ve net olmak,açık olmak,bembeyaz olmak,hakkı itiraf etmek,doğurmak kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
bembeyaz olmak,parlamak,aydınlamak,apaçık olmak, berrak ve net olmak,halis,ak katışıksız olmak,apaçık olmak, berrak ve net olmak,açık olmak,bembeyaz olmak,hakkı itiraf etmek,doğurmak نَصَعَ ـَـ نُصُوعاً و نَصَاعَةً
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
hurma çomağı,pamuk,hurma yağı,her nesnenin akı,bembeyaz,ak,beyaz,bembeyazيَقَقٌ ، يَقِقٌ (ج) يَقَائِقُ : جَمَّارُ النَّخْلِ و أَمْثَالِهِ ويَقال بَيْضٌ يَقَائِقُ
bembeyaz olmak,parlamak,aydınlamak,apaçık olmak, berrak ve net olmak,halis,ak katışıksız olmak,apaçık olmak, berrak ve net olmak,açık olmak,bembeyaz olmak,hakkı itiraf etmek,doğurmakنَصَعَ ـَـ نُصُوعاً و نَصَاعَةً
bembeyazأبيض ناصع
bembeyazأبيض ناصع
bembeyazأَبْيَيَضُ نَاصِعٌ
bembeyazأَبْيَضُ مَزيد اَيْ يَقَقٌ
bembeyazأَبْيَض يَقَقٌ : شَدِيدُ البَيَاضِ
bembeyazلَهَاق
bembeyaz deveبَعِيرٌ أَدَمٌ
bembeyaz dişlerأسنان سنية ، أسنان رتلة
bembeyaz olmakلَهِقَ ـَـ لَهْقاً و لَهَقاً
bembeyaz,apakأَفْقَعُ (ج) فُقْعٌ (م) فَقْعَاءُ : شَدِيدُ البَيَاضِ
bembeyaz (sf)اَبيض ناصع جداً، شديد البياض ، أبيض كلي و شديد ، أبيض يقق ،أبيض ساطع ، ، نقي البياض ، أحسن بياضا ،
bembeyaz,pek beyazأَبْيَضُ يَقَقٌ او يَقِقٌ: شَدِيدُ البَيَاضِ
bembeyaz dişi deveنَاقَةٌ أَدْمَاءُ
bembeyaz olmak,parlamak,aydınlamak,apaçık olmak, berrak ve net olmak,halis,ak katışıksız olmak,apaçık olmak, berrak ve net olmak,açık olmak,bembeyaz olmak,hakkı itiraf etmek,doğurmakنَصَعَ ـَـ نُصُوعاً و نَصَاعَةً
belirmek,görünmek,ortaya çıkmak,parlamak,gözükmek , görünmek , çıkmak ,zahir olmak,bir şeyin rengini değiştirmek,bozmak,,şimşek parlamak,çakmak,yıldız doğmak,ışık vermek,,şimşek parlamak,aydınlamak,yakmak,karartmak,işaret etmek,göstermek,değiştirmek,susamak,çakmak,yıldız doğmak,ışık vermek,zahir olmak,görünmek,çıkmak,ortaya çıkmak,aydınlamak,yakmak,karartmak,işaret etmek,göstermek,değiştirmek,susamakلاَحَ ـُـ لَوْحاً و لُوحاً و لُوَاحاً و لُؤُوحاً و لَوَحَاناً إِلي
aydın olmak,ateş parlamak,parlak olmak,duru ve arı olmak,parlamak,berrak olmakزَهَرَ ـَـ زُهُوراً و زَهْراً
şimşek parlamak,aydınlamak,devenin sütü eksilmek,kuş terslemek,kadın çocuğunu atmak,düşürmek,süratetmek,gitmek,kurumak,geri dönmekمَصَعَ ـَـ مَصْعاً
açık ve vazıh omak,kuvvetlice maznun ve muhtemel olmak,görünmek,anlaşılmak,izah etmek,muvazahan ve belagatla anlatmak,aşikare olmak,zahir olmak,belli olmak,açık olmak,aydınlamakبَانَ ـِـ بَيَاناً و تَبْيَاناً و تِبْيَاناَ ، لِ
aydınlatmak,güneş doğmak,parlamak,telepati,parlamak,rüşen ve münevver kılmak,rüşen ve münevver olmak,güneşlik mahalle dahil olmak,yıldıramak,ziya vermek,doğuş,sararmakإِشْرَاقٌ (ج) إِِشْرَاقَاتٌ : طُلُوعٌ
zahir olmak,aşikar olmak,kaşların açık ve birbirilerinden ayrı olması,belirmek,aydınlamak,rüşen olma,açılmak,kaş arasındaki mesafe,açıklık,uzaklıkبَلَجٌ : فَرَحٌ ، سُرُورٌ ، وُضُوحٌ و نَقَاوَةٌ و إِشْرَاقٌ مَا بَيْنَ الحَاجِبَين
aydın olmak,parlamak,uzaktan ateşi görmek,yayılmak,aydın olmak,parlamak,aydınlatmak,yayılmak,uzaktan ateşi görmek,elbisye nakışlar yahut çizgiler koymak,nefes aldırmak,rahatettirmekنَارَ ـُـ نَوْراً و نِيَاراً و نِيَارَةً
aydınlanmak,ışğından yararlanmak,aydın olmak,rüşen olmak,nurlanmak,aydın ve kültürlü olmak,münevver olmak,parlamak,üstün gelmek,kazanmak,meşveret etmekإِسْتَنَارَ : إِسْتِنَارَةً بِ ،عَلَي
bir iş apacık,açık,aşikare,ayan beyan,vazıh olmak,ayan olmak,açılmak,görünmek,açık olmakوَضَحَ ـِـ وَضْحاً و وُضُوحاً وضِحَةً و ضَحَةً
iş apacık ayan beyan olmakإِبْلاَجَّ : إِبْلِيجَاجاً
güzel yüzlü olmak,güzel ve parlak,yakışıklı olmak,yüz parlamak,güzel olmak,sabah gibi olmak,ışık yayılmakصَبُحَ ـُـ صَبَاحَةً
yol açmak,sebep olmak,açılmak,aydınlık olmak,aydınlanmak,aydınlık vermek,parlamak,yıldıramak,ortaya çıkmak,sonuçlanmak,parlak ve güzel olmak,belli olmak,ağarmak,sabah namazını ortalık aydınlanıncakılmak,ağaç yaprak dökmek,savaş kızışmakأَسْفَرَ : إِسْفَاراً بِ عَن و فِي الحَدِيثِ
rüşen olmak,açılmak,bir nesnenin pası gidip rüşen olmak,tecelli etmek,parlamak,gam zail olmak,hava açılmak,açılıp rüşen ve ayan olmakإِنْجِلاَءٌ (ج) إِنْجَلاَءَاتٌ
parlamak,ham hurma kızarmak,büyümek,kibbirrlenmek ,kurulmak,esmek,refah bulmak , mamur olmak ,bayındır olmak,övünmek,büyümek,aydınnlamak,parıldamak,büyüklenmek,esmek,uzamak,alacalanmak,yakmak,serap tepeyi örtmek,parlamak , ham hurma kızarmak ,büyümek ,kibbirrlenmek ,kurulmak ,esmek ,refah bulmak , mamur olmak ,bayındır olmak , övünmekزَهَا ـُـ زَهْواً و زُهُواً و زُهَاءً
kolaylıkla hasıl olmak,kolay olmak,gerekmek,lazım olmak,yaraşmak,yakışmak,layık olmak,merğup olmak,seza olmak,güzel olmak,iyi olmak,caiz olmakإِنْبَغَي : إِنْبِغَاءً و يُقَالُ
üstün olmak,dahi olmak,seçkin olmak,ileride olmak,olgun olmak,usta ve uzman olmak,zahir olmakنَبُغَ ـُـ نُبُوغاً و نَبْغاً
renklenmek,boyalı olmak,türlü türlü olmak,rengarenk olmak,renkli olmak,olmak,alacalanmak,haletten halete geçmek,tabiatı kararsız olmak,boyanmak,rengi değişmek,çeşitli renkte olmak,bukalemun gibi olmak,renkten renge girmekتَلَوَّنَ : تَلَوُّناً
doğru ve düz olmak,bir olmak,eşit olmak,pişmek,olmak,egemen olmak,galip olmak ,üstün gelmek ,hakim olmakı ,beraber olmak,beraber olmak,düz olmak,eşit olmak,doğrulmakإِسْتَوَي : إِسْتِوَاءً عَلَي ...
birbiriyle hemta ve miktar olmak,asla takarrup veya tebit etmemek üzere yan yana olmak,paralel olmak,koşut olmak,iki şe eşit olmak,koşut olmak,paralel olmak,denk olmakتَوَازَي : تَوَازِياً
dağılmak,mahv olmak,harap olmak,zail olmak,zeval bulmak,dağılıp yok olmak,perişan olmak,çekip gitmek,kayıp olmak,zayıflamakإِضْمَحَلَّ : إِضْمِحْلاَلاً
mutedil olmak,ılımlı olmak,doğru olmak,orta halde olmak,uygun olmak,düzgün ve tam olmak,doğrulmal,normalleşmek,tavını bulmakإِعْتَدَلَ : إِعْتِدَالاً و يُقَالُ عَدَّلْتُهُ فَاعْتَدَلَ أيْ قَوَّمتُهُ و اسْتَقَامَ
şeref ve asaletiyle mürüvvetli olmak,necip olmak,şerefli olmak,mert olmak,yiğit olmak,serdar olmakسَرُوَ ـُـ سَرْواً و سَرَاوَةً
renkli olmak,renklenmek,boyalı olmak,renkli olmak,türlü türlü olmak,rengarenk olmak,alacalanmak,haletten halete geçmek,tabiatı kararsız olmak,boyanmak,rengi değişmek,çeşitli renkte olmak,bukalemun gibi olmak,renkten renge girmekتَلَوَّنَ : تَلَوُّناً
doğru ve düz olmak,doğru ve mutedil olmak,bir olmak,beraber olmak, ,aş ve yemiş pişmek,meyve olmak,seviyeli olmak,doğru ve eşit olmak,beraber olmak egemen olmak,galip olmak,üstün gelmek,hakim olmak,kast etmek,yönelmek,karar etmek,yerleşmek,yükselmek,çıkmaإِسْتَوَي : إِسْتِوَاءً إِلَي ، عَلَي و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
pek az ve naciz olmak,ahmak ve sebükmağz olmak,arık ve zebün olmak,nesne değersiz olmak,lezzetsiz olmak, tatsız olmak,bir güne lezzetli olmamak,önemsiz olmak,tatsız olmak,naciz olmak,önemsiz,kıymetsiz,hor,hakir olmakتَفِهَ ـَـ تَفَهاً و تُفُوهاً
mert olmak,yiğit olmak,insaniyetli olmak,serdar olmak,şerefli olmak,cömert olmak,sıyırmakسَرَا ـُـ و سَرُوَ ـُـ و سَرَي ـَـ سَرْواً و سَرَاوَةً
boş olmak,batıl ve bozuk olmak,fasit olmak,hükümden düşmek,boşa gitmek,batıl olmak,hükümsüz olmak,heder olmak,zayi olmak,heba olmak,battal olmak,hükümsüz kalmak,cezasız ve intikamsız kalmak,heder olmakبَطَلَ ـُـ بُطْلاً و بُطْلاَناً و بُطُولاً
aptal olmak,bön olmak,ahmak olmak,budala olmak,aciz olmak,saf ve sade dil olmak,delil ve bürhan iradından aciz kalıp mağlup olmakبَلِهَ ـَـ بَلَهاً و بَلاَهَةً
karışık olmak,birbirine karışmak,bir şeyin anlaşması güç,zor olmak,işkillendirmek,örtülü olmak,benzemek,işkillenmek,örtülmek,belirsiz olmak,karışık ve kapalı olmak,muğlak olmak,şüpheli ve kuşkulu olmakإِلْتَبَسَ : إِلْتِبَاساً بِ ، عَلَي ..
bembeyaz olmak,parlamak,aydınlamak,apaçık olmak, berrak ve net olmak,halis,ak katışıksız olmak,apaçık olmak, berrak ve net olmak,açık olmak,bembeyaz olmak,hakkı itiraf etmek,doğurmakنَصَعَ ـَـ نُصُوعاً و نَصَاعَةً
sarı,katı sarı,parlak,berrak,sapsarı,kıpkırmızı,halis ve saf olan renk,ziyade parlak renkli nesne,halis ve saf olan renk,parlak,berrak,pek sarıفَاقِعٌ (ج) فَوَاقِعُ و فِي القُرْآنِ الكَرِيم
berrak suماء برّاق
berrak sloganشِعار برّاق
berrak (ar)براق ، زاهي ، شفاف ، رائق ، متلألئ ، متألق ، زاهر ، مشرق ، صاف ، جلي، متبلور
berrak zihinذِهْنٌ بَرَّاقٌ
ince berrak gömlekهَفَّافٌ
berrak olan yalabık nesneدُمْلُصٌ
yumuşak ve berrak şeyدَلِّيصٌ
mat,donuk,berrak olmayanغَيْرُ بَرَّاقٍ
açık,aşikar,berrak,zahir,vazıhبَادٍ (ج) بَادُون و بُديً و بُدَّي
süzüp durultarak berrak etmek,süzmekتَرْوِيقٌ (ج) تَرْوِيقَاتٌ
berrak,kristalleşen,parlak,billurlaşan,netleşenمُتَبَلِّرٌ : مُتَبَلْوِرٌ
parlak,berrak,ardıç,sığ yer,sığlıkرَقْرَاقٌ
saf ve temiz olmak,pak ve safi olmak,arı ve berrak olmak,parıldamak,dökülmek,hoşa gitmek,beğenmek,safi,berrak olmak,arı ve pak olmak,temiz olmak,beğenmek,hoşuna gitmekرَاقَ ـُـ رَوْقاً و رُوقا ًو رَوَقَاناً
iyilikten ve yatlıktan halilik ve nesneden berilik ve hamlık ve çiğlik ve yönedsizlik ve tertipsizlikقَحٌّ
melce,penah,sığınacak yer,boyna astıkları hamayil ve,muska muhafazai nefse vesile olacak nesne ve afat ve beliye defi için ittihaz olunan muska ve tılsım ve tavizat misillü ve kale gibi muhkem ve metin ve mahfuz olan mevziحِرْزٌ
rükünler,köşeler,esaslar,temeller,şartlar,direkler,sütünler,kurmaylar,etraflar,anasır-ı erbaa,dört öğe ve element,nesnenin başlıca olan ecza ve azası ve mukarrer olan kavaid ve rusum ve devletin bakanları ve büyükleri ve ordu ve seraskerinin has muavinlerأَرْكَانٌ : شُرُوطٌ آدَابٌ ، عَنَاصِرُ أَرْبَعَةٌ وَهِيَ المَاءُ و الهَوَاءُ و النَّارُ و التُّرَابُ و هِيَ أَجْسَامٌ بَسِيطَةٌ َتَتَرَكَّبُ مِنْهَا المَوَّادُ ، أَطْرَافٌ ، أَجْزَاءٌ
galiz ve natıraş ve cafi ve şerrir kimse ve şu deveye denirki şaşkın ve oğuz adam gibi sersem ve sabukmağz olmakla yürümekte şitab ve süratle beyhude çabalayıp ikdam eder ola ona dahi *عجرفية*denirجَلْعَابَةٌ
galiz ve natıraş ve cafi ve şerrir kimse ve şu deveye denirki şaşkın ve oğuz adam gibi sersem ve sabukmağz olmakla yürümekte şitab ve süratle beyhude çabalayıp ikdam eder ola ona dahi *عجرفية*denirجَلْعَبٌ (م) جَلْعَبَاةٌ
göregen kişi,galiz ve natıraş ve cafi ve şerrir kimse ve şu deveye denirki şaşkın ve oğuz adam gibi sersem ve sabukmağz olmakla yürümekte şitab ve süratle beyhude çabalayıp ikdam eder ola ona dahi *عجرفية*denirجَلَعْبَي : شديد النظر
bir husus çetin ve çaparız ve dolaşık ve peçapeç olmak haleti,firib,hile,fend,aldatma,bir nesne kalın ve kaba ve yakışıksız ve uslupsuz ve endamsız olmak,düzen,mekr,keyd,al,bela,musibet,dahiye,cüret ve ikdam sahibi kimseعِنْدَأَوَةٌ : عُسر، إلتواء و في المثل : إن تحت طرّيقتك لعندأوة
bir nesneyi bir nesneye medarı metanet eylemek,bir kimseyi bir kimseye püşt ve penah ve kuvvet-i zahr kılmak,ihkam için binaya dayak ve payendan ve destek nasp eylemek,hayvan ve davarın ab ve alefine ve sair hizmet ve tımarına güzel takayyut ve riayet etmekرَدْءٌ
paslı ve lekeli nesne,alüde -i ayıp ve ar ve lekenak lüm ve hasaset ve idbar olan kimseصَدِئٌ و يقال رجل صضاغر صَدِئٌ اي لزمه العار و اللؤم
kin ve düşmanlık ve diyetten alınacak kesim ve verilecek borç,şu kavimki meslek ve sanatları ve yaşamları hiçbir şeyleri olmayaضَمَدٌ
daima oturur ve yatar yani evinden çıkmaz çok yemek yer ve içer ve pek yalancı ve yaltaklanan ve uykucu kimseرَجُلٌ قُعَدَةٌ ضَجَعَةٌ أَكَلَةٌ شُرَبَةٌ كُذَبَةٌ خُضَعَةٌ نُوَمَةٌ
payidar ve sabit etmek,künh ve hakikatına varmak,hakkıyla anlamak,sağlam ve muhkem etmek,yapışıp ayrılmamak,hareketi mecali olmaacak surette darp ve cerh veya rapt ve hapis etmek,bürhan ve beyyine ile tekid ve zahire çıkarmak,ispatlamak,kanıtlamak,ispat eأَثْبَتَ : إِثْبَاتاً و في القرآنِ الكريم
şu hatuna denirki akile ve reşide olup iş ve sanatında pişkar ve hazıka ve kargüzar ola,davulcu,davul ve kös çalmakta ustad olan mehterدَرَّابَةٌ
siyah kadın,sevda,kara,malhulya illeti,bir illet ki insana arız oldukta pek gamnak ve mukedder olur ve şiddet üzere olursa bazen kendisini telef eder ve aşk ve hırs ve tamah arzu ahlat-ı erbaa dan malum hılttırki safra ve dem ve balgamdan gayrıdırسَوْدَاء (ج) سُودٌ
bir nesne çapraşık,karışık,güç,düşvar,örtülü ve kapalı ve muğlak olmak,müşkil ve ve müştebih ve mültebis olmak,hall ve cevabı güç olmak,harflere nokta ve hareke koymak,tayin etmek,işkâl,problem,sorun,çetinlik,çaprazlık,güçlük,düşvarlık,kapalılık,muğlaklıkإِشْكَالٌ (ج) إِشْكَالاَتٌ
net faiz,net karفَائِدَةٌ صَافِيَةٌ
büyük ağ,balık ağı,avcı ağı,şebeke,ağ,tor,file,sistem,net,sistemnet,örgü,ığrıp,serpme,tuzak,tel kafes, hile,net,pencere kafesi,şebeke,birbirine yakın kuyular,dibi yakın olan eşmeler,tuzak,tel kafes,hile,net,şebeke,ığrıp,serpme,ızgara,elektrotشَبَكَةٌ (ج) شِبَاكٌ و شَبَكَاتٌ
bembeyaz olmak,parlamak,aydınlamak,apaçık olmak, berrak ve net olmak,halis,ak katışıksız olmak,apaçık olmak, berrak ve net olmak,açık olmak,bembeyaz olmak,hakkı itiraf etmek,doğurmakنَصَعَ ـَـ نُصُوعاً و نَصَاعَةً
duru ve halis olan,safi,net,açık bulanık olmayan,açık,duru,saf,safi,net,kedersiz,halis olan,arı,bulutsuz,temiz ve pak olan,bulutsuzصَافِيٌ
net (in)صاف ، خالص ، واضح ، واضح ، جلي ، نت ، شبكة
net ağırlıkوَزْنٌ صَافِيٌ
net ağırlıkوزن صافِي
net analizlerتَحَالِيلُ صَافِيَةٌ
net bakışنظرة صافة
net cevapجَوَابٌ وَاضِحٌ
net karرِبْحٌ صَافِي
net değerقِيْمَةٌ صَافِيَةٌ
net delillerأَدِلَّةٌ وَاضِحَةٌ
net gelirدخل صافي ، إيراد صاف
net karlarصَافِيُ الأَرْبَاحِ
bembeyaz olmak,parlamak,aydınlamak,apaçık olmak, berrak ve net olmak,halis,ak katışıksız olmak,apaçık olmak, berrak ve net olmak,açık olmak,bembeyaz olmak,hakkı itiraf etmek,doğurmakنَصَعَ ـَـ نُصُوعاً و نَصَاعَةً
duru,saf,arı,öz,halis,katışıksız,sırf,yavan,yalnız,sade,halis olan,yavan,katıksız,duru,sade,asla karışmamış,sade,kuru,bir nesne halis olmak,hiç bir şeyle karışık olmak,su karışmadık safi şarap,apacık,şiddetliبَحْتٌ : بُحُوتًةٌ ، : مَحْضٌ ، صِرفٌ ، مَحْتٌ ، خَالِصٌ و يُقَالُ خُبْزٌ بَحْتٌ أَي يَابِسٌ بِلاَ إدَامٍ
bembeyaz,ap ak,halis beyazأبْيَضُ نَاصِعٌ
halis,arı,temiz,pak,akنَقِيٌ
ak,bembeyaz,apaçık,net,saf,duru,halisنَاصِعٌ
sırf,saf,sade,halis olan,yalnız,yavan,katıksız,duru,sade,asla karışmamış,sade,kuru,bir nesne halis olmak,hiç bir şeyle karışık olmak,su karışmadık safi şarapبَحْتٌ : بُحُوتًةٌ ، خَالِصٌ و يقال خبز بحت اي يابس بلا إدام
safi olmak,temiz olmak,katışıksız olmak,ölümden,tehlikeden kurtulmak,ulaşmak,halis olmak,temiz olmak,katışıksız olmak,ölümden,tehlikeden kurtulmak,halis olmak,katkısız olmak,ulaşmakخَلَصَ ـُـ خُلُوصاً و خَلاَصاً
safi olmak,halis olmak,sadık ve riyasız dost olmak,mahlas edinmek yani bir mahlas ile musemma olmakتَخَلُّصٌ (ج) تَخَلُّصَاتٌ
devam etmek,sürmek,durup ayrılmamak,daim olmak,ıssız ova,süreklilik,ucu bucağı ırak olan ak yer,ak yazıدَيْمُومَةٌ
bembeyaz,ap ak,halis beyaz,duru beyazأبْيَضُ نَاصِعٌ
kara kurşun,ak veya halis kurşunآنُكٌ : أُسْرُبٌ
ak yüzlü,ziyade ak yüzlü kişi,ak tenli,nurani ve yıldırayıcı,ay,kamer,gün,güneş,gökçek,parlak,yıldırayıcı,ışıldayanhalis ak nesne,beyaz,pek güzel,gayet güzel suret sahibi,ak ve berrak olan şey,safi,duru olan renk,ak,Cuma günü,içinde karalık ve kızıllık olأَزْهَرُ (ج) زُهْرٌ (م) زَهْرَاءُ : المُشْرِقُ الوَجْه ، قَمَرٌ، نَيَِّرٌ، صَافِيُ اللَّوْن ، ثَوْرٌ وَحْشِيٌّ
ak ile karaca olmak,aklı karalı alaca olmak,ince ve yumuşak olmakإِرْقَاطَّ : إِرْقِيطَاطاً
ak ile karaca olmak,aklı karalı alaca olmak,ince ve yumuşak olmakإِرْقِيطَاطٌ
bir şey halis,öz olmak,kustah olmak,öksürmekقَحَّ ـُـ قُحُوحَةً و قَحَاحَةً
katışıksızخالص
katışıksız şarapخَمْرٌ بَحْتٌ : شَرَابٌ بَحْتٌ : غَيْرُ مَمْزُوج
saf,halis,katışıksız altınإِبْرِيزٌ ، إِبْرِيزِيٌّ (فار) ذَهبٌ خَالِصٌ صافِيٌ غَيْرُ مَغْشُوشٍ
halis,saf katışıksız sütأُمْهُوجٌ : لَبَنٌ خَالِصٌ مِنَ المَاءِ
katışıksız süt,ince iç yağıأُمْهُجٌ : لَبَنٌ خَالِصٌ مِنَ المَاءِ ، شَحْمٌ رَقِيقٌ
katışıksız süt,ince iç yağıأُمْهُجَان : أُمْهُجٌ : لَبَنٌ خَالِصٌ مِنَ المَاءِ ، شَحْمٌ رَقِيقٌ
saf,halis,katışıksız süt içmekمَحِضَ ـَـ مَحَضاً
hails,katışıksız ve şaibesiz olanقُحَاحٌ
şarabı saf ve katışıksız olarak sunduأَصْرَفَ الشَّرَابَ : قَدَّمَهُ صِرْفاً غَيْرَ مَمْزُوجٍ بِغَيْرِهِ
saf,sırf,öz,halis,duru,katışıksız,temiz sütمَحْضٌ
safi olmak,temiz olmak,katışıksız olmak,ölümden,tehlikeden kurtulmak,ulaşmak,halis olmak,temiz olmak,katışıksız olmak,ölümden,tehlikeden kurtulmak,halis olmak,katkısız olmak,ulaşmakخَلَصَ ـُـ خُلُوصاً و خَلاَصاً
arazi sınırlarını tayin eden usta mühendis,sınır,katışıksız halis,arı sütأُرْفِيٌّ
emin olmak,sağalmak,iyileşmek,sağlamlaşmakselametle kalmak,katışıksız ,safi olarak kalmakسَلِمَ ـَـ سَلاَمَةً لِ ، مِنْ ...
saf,net,arı,duru,halis,pak ve katışıksız olmak,açık olmakصَرُحَ ـُـ صَرَاحَةً و صُرُوحَةً
nefes,esme,güzel koku,hoş koku,esinti,bağış,saf süt,katışıksız halis süt,parça,nefha,armağan,atiyyeنَفْحَةٌ (ج) نَفَحَاتٌ
bembeyaz olmak,parlamak,aydınlamak,apaçık olmak, berrak ve net olmak,halis,ak katışıksız olmak,apaçık olmak, berrak ve net olmak,açık olmak,bembeyaz olmak,hakkı itiraf etmek,doğurmakنَصَعَ ـَـ نُصُوعاً و نَصَاعَةً
bir iş apacık,açık,aşikare,ayan beyan,vazıh olmak,ayan olmak,açılmak,görünmek,açık olmakوَضَحَ ـِـ وَضْحاً و وُضُوحاً وضِحَةً و ضَحَةً
iş apacık ayan beyan olmakإِبْلاَجَّ : إِبْلِيجَاجاً
dobra dobra söyleyen,apaçık konuşan,açıklayan,demeç veren,apaçık,söyleyen,deklere eden,ruhsat veren,tasrih edenمُصَرِّحٌ
duru,saf,arı,öz,halis,katışıksız,sırf,yavan,yalnız,sade,halis olan,yavan,katıksız,duru,sade,asla karışmamış,sade,kuru,bir nesne halis olmak,hiç bir şeyle karışık olmak,su karışmadık safi şarap,apacık,şiddetliبَحْتٌ : بُحُوتًةٌ ، : مَحْضٌ ، صِرفٌ ، مَحْتٌ ، خَالِصٌ و يُقَالُ خُبْزٌ بَحْتٌ أَي يَابِسٌ بِلاَ إدَامٍ
delil,bürhan,hüccet,argüman,tanık,şahit,açık delil,ispat,kuvvetli şahit,apaçık delil,beyyine,apaçık delil,kanıt,ispat,tanık,hüccet,ipucu,beyyine,vazıh ve aşikar olan delil,bürhan olan nesneaçık delil,bürhan,hüccet,argüman,tanık,şahit,argüman,kuvvetli şahit,apaçık delil,beyyine,apaçık delil,kanıt,ispat,tanık,hüccet,ipucu,beyyine,vazıh ve aşikar olan delil,bürhan olan nesne,kuvvetli hüccet,açık delil,bürhan,kati şehadet,Kuran-ı Kerimde Elbeyyine suresi,Kuran ayetleriبَيِّنَةٌ (ج) بَيِّنَاتٌ : حُجَّةٌ وَاضِحَةٌ ، بُرْهَانٌ دَلِيلٌ وَاضِحٌ ، سُورَةٌ مِنَ سُوَرِ القُرْآنِ الكَرِيمِ
apaçıkواضح جدا ، صريح
apaçık geziyorتمشي متبرجة
apaçık itirafإعتراف صريح
apacık çelişkiتَنَاقُضٌ صَرِيحٌ
apacık zülümظُلْمٌ بَحْتٌ : وَاضِحٌ صَرِيحٌ
apaçık müdahaleتدخل سافر و مكشوف
apacık davetدَعْوَةٌ صَرِيحَةٌ
apaçık zaferنصر مبين
apaçık tutumموقف صريح و جلي جدا
kolaylıkla hasıl olmak,kolay olmak,gerekmek,lazım olmak,yaraşmak,yakışmak,layık olmak,merğup olmak,seza olmak,güzel olmak,iyi olmak,caiz olmakإِنْبَغَي : إِنْبِغَاءً و يُقَالُ
üstün olmak,dahi olmak,seçkin olmak,ileride olmak,olgun olmak,usta ve uzman olmak,zahir olmakنَبُغَ ـُـ نُبُوغاً و نَبْغاً
renklenmek,boyalı olmak,türlü türlü olmak,rengarenk olmak,renkli olmak,olmak,alacalanmak,haletten halete geçmek,tabiatı kararsız olmak,boyanmak,rengi değişmek,çeşitli renkte olmak,bukalemun gibi olmak,renkten renge girmekتَلَوَّنَ : تَلَوُّناً
doğru ve düz olmak,bir olmak,eşit olmak,pişmek,olmak,egemen olmak,galip olmak ,üstün gelmek ,hakim olmakı ,beraber olmak,beraber olmak,düz olmak,eşit olmak,doğrulmakإِسْتَوَي : إِسْتِوَاءً عَلَي ...
birbiriyle hemta ve miktar olmak,asla takarrup veya tebit etmemek üzere yan yana olmak,paralel olmak,koşut olmak,iki şe eşit olmak,koşut olmak,paralel olmak,denk olmakتَوَازَي : تَوَازِياً
dağılmak,mahv olmak,harap olmak,zail olmak,zeval bulmak,dağılıp yok olmak,perişan olmak,çekip gitmek,kayıp olmak,zayıflamakإِضْمَحَلَّ : إِضْمِحْلاَلاً
mutedil olmak,ılımlı olmak,doğru olmak,orta halde olmak,uygun olmak,düzgün ve tam olmak,doğrulmal,normalleşmek,tavını bulmakإِعْتَدَلَ : إِعْتِدَالاً و يُقَالُ عَدَّلْتُهُ فَاعْتَدَلَ أيْ قَوَّمتُهُ و اسْتَقَامَ
şeref ve asaletiyle mürüvvetli olmak,necip olmak,şerefli olmak,mert olmak,yiğit olmak,serdar olmakسَرُوَ ـُـ سَرْواً و سَرَاوَةً
renkli olmak,renklenmek,boyalı olmak,renkli olmak,türlü türlü olmak,rengarenk olmak,alacalanmak,haletten halete geçmek,tabiatı kararsız olmak,boyanmak,rengi değişmek,çeşitli renkte olmak,bukalemun gibi olmak,renkten renge girmekتَلَوَّنَ : تَلَوُّناً
doğru ve düz olmak,doğru ve mutedil olmak,bir olmak,beraber olmak, ,aş ve yemiş pişmek,meyve olmak,seviyeli olmak,doğru ve eşit olmak,beraber olmak egemen olmak,galip olmak,üstün gelmek,hakim olmak,kast etmek,yönelmek,karar etmek,yerleşmek,yükselmek,çıkmaإِسْتَوَي : إِسْتِوَاءً إِلَي ، عَلَي و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
pek az ve naciz olmak,ahmak ve sebükmağz olmak,arık ve zebün olmak,nesne değersiz olmak,lezzetsiz olmak, tatsız olmak,bir güne lezzetli olmamak,önemsiz olmak,tatsız olmak,naciz olmak,önemsiz,kıymetsiz,hor,hakir olmakتَفِهَ ـَـ تَفَهاً و تُفُوهاً
mert olmak,yiğit olmak,insaniyetli olmak,serdar olmak,şerefli olmak,cömert olmak,sıyırmakسَرَا ـُـ و سَرُوَ ـُـ و سَرَي ـَـ سَرْواً و سَرَاوَةً
boş olmak,batıl ve bozuk olmak,fasit olmak,hükümden düşmek,boşa gitmek,batıl olmak,hükümsüz olmak,heder olmak,zayi olmak,heba olmak,battal olmak,hükümsüz kalmak,cezasız ve intikamsız kalmak,heder olmakبَطَلَ ـُـ بُطْلاً و بُطْلاَناً و بُطُولاً
aptal olmak,bön olmak,ahmak olmak,budala olmak,aciz olmak,saf ve sade dil olmak,delil ve bürhan iradından aciz kalıp mağlup olmakبَلِهَ ـَـ بَلَهاً و بَلاَهَةً
karışık olmak,birbirine karışmak,bir şeyin anlaşması güç,zor olmak,işkillendirmek,örtülü olmak,benzemek,işkillenmek,örtülmek,belirsiz olmak,karışık ve kapalı olmak,muğlak olmak,şüpheli ve kuşkulu olmakإِلْتَبَسَ : إِلْتِبَاساً بِ ، عَلَي ..
bembeyaz olmak,parlamak,aydınlamak,apaçık olmak, berrak ve net olmak,halis,ak katışıksız olmak,apaçık olmak, berrak ve net olmak,açık olmak,bembeyaz olmak,hakkı itiraf etmek,doğurmakنَصَعَ ـَـ نُصُوعاً و نَصَاعَةً
sarı,katı sarı,parlak,berrak,sapsarı,kıpkırmızı,halis ve saf olan renk,ziyade parlak renkli nesne,halis ve saf olan renk,parlak,berrak,pek sarıفَاقِعٌ (ج) فَوَاقِعُ و فِي القُرْآنِ الكَرِيم
berrak suماء برّاق
berrak sloganشِعار برّاق
berrak (ar)براق ، زاهي ، شفاف ، رائق ، متلألئ ، متألق ، زاهر ، مشرق ، صاف ، جلي، متبلور
berrak zihinذِهْنٌ بَرَّاقٌ
ince berrak gömlekهَفَّافٌ
berrak olan yalabık nesneدُمْلُصٌ
yumuşak ve berrak şeyدَلِّيصٌ
mat,donuk,berrak olmayanغَيْرُ بَرَّاقٍ
açık,aşikar,berrak,zahir,vazıhبَادٍ (ج) بَادُون و بُديً و بُدَّي
süzüp durultarak berrak etmek,süzmekتَرْوِيقٌ (ج) تَرْوِيقَاتٌ
berrak,kristalleşen,parlak,billurlaşan,netleşenمُتَبَلِّرٌ : مُتَبَلْوِرٌ
parlak,berrak,ardıç,sığ yer,sığlıkرَقْرَاقٌ
saf ve temiz olmak,pak ve safi olmak,arı ve berrak olmak,parıldamak,dökülmek,hoşa gitmek,beğenmek,safi,berrak olmak,arı ve pak olmak,temiz olmak,beğenmek,hoşuna gitmekرَاقَ ـُـ رَوْقاً و رُوقا ًو رَوَقَاناً
iyilikten ve yatlıktan halilik ve nesneden berilik ve hamlık ve çiğlik ve yönedsizlik ve tertipsizlikقَحٌّ
melce,penah,sığınacak yer,boyna astıkları hamayil ve,muska muhafazai nefse vesile olacak nesne ve afat ve beliye defi için ittihaz olunan muska ve tılsım ve tavizat misillü ve kale gibi muhkem ve metin ve mahfuz olan mevziحِرْزٌ
rükünler,köşeler,esaslar,temeller,şartlar,direkler,sütünler,kurmaylar,etraflar,anasır-ı erbaa,dört öğe ve element,nesnenin başlıca olan ecza ve azası ve mukarrer olan kavaid ve rusum ve devletin bakanları ve büyükleri ve ordu ve seraskerinin has muavinlerأَرْكَانٌ : شُرُوطٌ آدَابٌ ، عَنَاصِرُ أَرْبَعَةٌ وَهِيَ المَاءُ و الهَوَاءُ و النَّارُ و التُّرَابُ و هِيَ أَجْسَامٌ بَسِيطَةٌ َتَتَرَكَّبُ مِنْهَا المَوَّادُ ، أَطْرَافٌ ، أَجْزَاءٌ
galiz ve natıraş ve cafi ve şerrir kimse ve şu deveye denirki şaşkın ve oğuz adam gibi sersem ve sabukmağz olmakla yürümekte şitab ve süratle beyhude çabalayıp ikdam eder ola ona dahi *عجرفية*denirجَلْعَابَةٌ
galiz ve natıraş ve cafi ve şerrir kimse ve şu deveye denirki şaşkın ve oğuz adam gibi sersem ve sabukmağz olmakla yürümekte şitab ve süratle beyhude çabalayıp ikdam eder ola ona dahi *عجرفية*denirجَلْعَبٌ (م) جَلْعَبَاةٌ
göregen kişi,galiz ve natıraş ve cafi ve şerrir kimse ve şu deveye denirki şaşkın ve oğuz adam gibi sersem ve sabukmağz olmakla yürümekte şitab ve süratle beyhude çabalayıp ikdam eder ola ona dahi *عجرفية*denirجَلَعْبَي : شديد النظر
bir husus çetin ve çaparız ve dolaşık ve peçapeç olmak haleti,firib,hile,fend,aldatma,bir nesne kalın ve kaba ve yakışıksız ve uslupsuz ve endamsız olmak,düzen,mekr,keyd,al,bela,musibet,dahiye,cüret ve ikdam sahibi kimseعِنْدَأَوَةٌ : عُسر، إلتواء و في المثل : إن تحت طرّيقتك لعندأوة
bir nesneyi bir nesneye medarı metanet eylemek,bir kimseyi bir kimseye püşt ve penah ve kuvvet-i zahr kılmak,ihkam için binaya dayak ve payendan ve destek nasp eylemek,hayvan ve davarın ab ve alefine ve sair hizmet ve tımarına güzel takayyut ve riayet etmekرَدْءٌ
paslı ve lekeli nesne,alüde -i ayıp ve ar ve lekenak lüm ve hasaset ve idbar olan kimseصَدِئٌ و يقال رجل صضاغر صَدِئٌ اي لزمه العار و اللؤم
kin ve düşmanlık ve diyetten alınacak kesim ve verilecek borç,şu kavimki meslek ve sanatları ve yaşamları hiçbir şeyleri olmayaضَمَدٌ
daima oturur ve yatar yani evinden çıkmaz çok yemek yer ve içer ve pek yalancı ve yaltaklanan ve uykucu kimseرَجُلٌ قُعَدَةٌ ضَجَعَةٌ أَكَلَةٌ شُرَبَةٌ كُذَبَةٌ خُضَعَةٌ نُوَمَةٌ
payidar ve sabit etmek,künh ve hakikatına varmak,hakkıyla anlamak,sağlam ve muhkem etmek,yapışıp ayrılmamak,hareketi mecali olmaacak surette darp ve cerh veya rapt ve hapis etmek,bürhan ve beyyine ile tekid ve zahire çıkarmak,ispatlamak,kanıtlamak,ispat eأَثْبَتَ : إِثْبَاتاً و في القرآنِ الكريم
şu hatuna denirki akile ve reşide olup iş ve sanatında pişkar ve hazıka ve kargüzar ola,davulcu,davul ve kös çalmakta ustad olan mehterدَرَّابَةٌ
siyah kadın,sevda,kara,malhulya illeti,bir illet ki insana arız oldukta pek gamnak ve mukedder olur ve şiddet üzere olursa bazen kendisini telef eder ve aşk ve hırs ve tamah arzu ahlat-ı erbaa dan malum hılttırki safra ve dem ve balgamdan gayrıdırسَوْدَاء (ج) سُودٌ
bir nesne çapraşık,karışık,güç,düşvar,örtülü ve kapalı ve muğlak olmak,müşkil ve ve müştebih ve mültebis olmak,hall ve cevabı güç olmak,harflere nokta ve hareke koymak,tayin etmek,işkâl,problem,sorun,çetinlik,çaprazlık,güçlük,düşvarlık,kapalılık,muğlaklıkإِشْكَالٌ (ج) إِشْكَالاَتٌ
net faiz,net karفَائِدَةٌ صَافِيَةٌ
büyük ağ,balık ağı,avcı ağı,şebeke,ağ,tor,file,sistem,net,sistemnet,örgü,ığrıp,serpme,tuzak,tel kafes, hile,net,pencere kafesi,şebeke,birbirine yakın kuyular,dibi yakın olan eşmeler,tuzak,tel kafes,hile,net,şebeke,ığrıp,serpme,ızgara,elektrotشَبَكَةٌ (ج) شِبَاكٌ و شَبَكَاتٌ
bembeyaz olmak,parlamak,aydınlamak,apaçık olmak, berrak ve net olmak,halis,ak katışıksız olmak,apaçık olmak, berrak ve net olmak,açık olmak,bembeyaz olmak,hakkı itiraf etmek,doğurmakنَصَعَ ـَـ نُصُوعاً و نَصَاعَةً
duru ve halis olan,safi,net,açık bulanık olmayan,açık,duru,saf,safi,net,kedersiz,halis olan,arı,bulutsuz,temiz ve pak olan,bulutsuzصَافِيٌ
net (in)صاف ، خالص ، واضح ، واضح ، جلي ، نت ، شبكة
net ağırlıkوَزْنٌ صَافِيٌ
net ağırlıkوزن صافِي
net analizlerتَحَالِيلُ صَافِيَةٌ
net bakışنظرة صافة
net cevapجَوَابٌ وَاضِحٌ
net karرِبْحٌ صَافِي
net değerقِيْمَةٌ صَافِيَةٌ
net delillerأَدِلَّةٌ وَاضِحَةٌ
net gelirدخل صافي ، إيراد صاف
net karlarصَافِيُ الأَرْبَاحِ
fasih,açık ifadeli olmak,fasih,açık sözlü olmak,fasih olmak veya konuşmak,açık ve düzgün konuşmak,sütün üstündeki köpük alınmak,dil açık ve düzgün olmak,konuşması ve dili açık ve iyi olmak,sabahın aydınlığı basıp galebe etmek,etrafı kaplamakفَصُحَ ـُـ فَصْحاً و فَصَاحَةً
açık kaşlı olmak,kaşları açık ve ayrı olmak,çatık kaşlı olmamak,açık kaşlı olmak,muharete için bir mevki seçip tutmak,aklı zayıf olmakبَلِدَ ـَـ بَلَداً و بلْدَةً
açık kaşlı olmak,kaşları açık ve ayrı olmak,çatık kaşlı olmamak,açık kaşlı olmak,muharete için bir mevki seçip tutmakبَلِدَ ـَـ بَلَداً و بلْدَةً
rüşen ve ayan olmak,açık olmak,vazıh olmak,açıklık,açık olmak,vuzuh,çözünürlük,netlikوُضُوحٌ
bir şey açık seçik,aşikar olmak,açık olmak,vazıh olmak,belli olmak,netleşmek,açıklanmakإِتّضَحَ : إِتَّضَاحاً
açık ve vazıh omak,kuvvetlice maznun ve muhtemel olmak,görünmek,anlaşılmak,izah etmek,muvazahan ve belagatla anlatmak,aşikare olmak,zahir olmak,belli olmak,açık olmak,aydınlamakبَانَ ـِـ بَيَاناً و تَبْيَاناً و تِبْيَاناَ ، لِ
gök açık ve aydın olmak,ayılmak,şevk ve batıl şeyi terk etmek,sarhoş ayılmak,uyanmak,uyanık olmak ,gök açık olmak,hava açık,bulutsuz olmak,hava açılmak,bulut dağılmakصَحْوٌ، صُحُوٌّ
fasih,açık ifadeli olmak,dil açık ve düzgün olmak,konuşması ve dili açık ve iyi olmakفَصُحَ ـُـ فَصَاحَةً
açık,doğru,güzel,fasih konuşmak,açık ve vazıh konuşmak,adam fasih konuşup beliğ olmak,fasih,açık ve düzgün dilli olmak,gün bulutsuz olmak,açıklamak,beyan etmek,izhar etmek,fasahat ve belağatle söylemek,paskalya bayramı gelmek,sabah aydınlanmak,hava açık oأَفْصَحَ : إِفْصَاحاً عَنْ
zayıf ve aciz olmak,amade ve dosdoğru olmak,hazırlanmak,düzelmek,iyi gitmek,yolunda olmak,sağlamak,iş yoluna girmek,açık ve belli olmak,doğru ve düzgün olmak,yerleşmek,sağlanmak,tesis olunmak,yol açık ve vazıh olmak,oturmakإِسْتَتَبَّ : إِسْتِتْبَاباً
bir iş apacık,açık,aşikare,ayan beyan,vazıh olmak,ayan olmak,açılmak,görünmek,açık olmakوَضَحَ ـِـ وَضْحاً و وُضُوحاً وضِحَةً و ضَحَةً
açık olmak,ortaya çıkmak,açık kılmak,yapmak,görüş sahibi,ince görüşlü olmakإِسْتَبْصَرَ : إِسْتِبْصَاراً فِي ، هُ
açık , doğru ,güzel ,fasih konuşmak,adam fasih konuşup beliğ olmak,fasih,açık ve düzgün dilli olmak,gün bulutsuz olmak,açıklamakأَفْصَحَ : إِفْصَاحاً
sefere,yolculuğa çıkmak,kadın yüzünü açmak,evi süpürmek,rüzgar gök yüzünden bulutu sıyırmak,sabah aydınlanmak,nesneyi darmadağın etmek,yola çıkmak,yolcu olmak,açık saçık olmak,açık olmak,açılmak,parlamak,سَفَرَ ـِـ سَفْراً و سُفُوراً
semizlikten bacakları açık ve biribirinden ayrı olmak,iri vücutlu olmakla kolları ve sair azası birbirinden ayrı ve uzak olmak,hayvanın ön ayakları birbirinden açık olmak,geniş etmek,açmak,vüsat hali mucip olmakبَدَّ ـَـ بَدَداً ، بِ ، هُ
bembeyaz olmak,parlamak,aydınlamak,apaçık olmak, berrak ve net olmak,halis,ak katışıksız olmak,apaçık olmak, berrak ve net olmak,açık olmak,bembeyaz olmak,hakkı itiraf etmek,doğurmakنَصَعَ ـَـ نُصُوعاً و نَصَاعَةً
bembeyaz olmakلَهِقَ ـَـ لَهْقاً و لَهَقاً
bembeyaz olmak,ağarmakإِبْيِيضَاضٌ
hurma çomağı,pamuk,hurma yağı,her nesnenin akı,bembeyaz,ak,beyaz,bembeyazيَقَقٌ ، يَقِقٌ (ج) يَقَائِقُ : جَمَّارُ النَّخْلِ و أَمْثَالِهِ ويَقال بَيْضٌ يَقَائِقُ
pek ziyade beyazlanmak,bembeyaz olmak,çok ağarmakإِبْيَاضَّ : إِبْيِضَاضاً
pek ak olmak,bembeyaz olmak,pek ağarmak,çok beyazlanmakإِبْيَاضَّ : إِبْيِِيضَاضاً
ağarmak,beyazlanmak,beyazlaşmak,ziyade beyaz olmak,pek ağarmak,pek ziyade beyazlanmak,bembeyaz olmak,ak olmak,aydın olmakإِبْيَضَّ : إِبْييِضَاضاً
ağarmak,beyazlanmak,beyazlaşmak,ziyade beyaz olmak,pek ağarmak,pek ziyade beyazlanmak,bembeyaz olmak,ak olmak,aydın olmakإِبْيِِضَاضٌ (ج) إِبْيِضَاضَاتٌ
bembeyazلَهَاق
bembeyazأبيض ناصع
bembeyazأَبْيَضُ مَزيد اَيْ يَقَقٌ
bembeyazأبيض ناصع
bembeyazأَبْيَض يَقَقٌ : شَدِيدُ البَيَاضِ
bembeyazأَبْيَيَضُ نَاصِعٌ
bembeyaz deveبَعِيرٌ أَدَمٌ
hasma hak üzere galip olmak,mazlum hakkını zalimden ret ettirmek,hakkı izhar etmek,şeriat ve kanuna göre hakkı yerine getirmekإِحْقَاقٌ (ج) إِحْقَاقَاتٌ
bembeyaz olmak,parlamak,aydınlamak,apaçık olmak, berrak ve net olmak,halis,ak katışıksız olmak,apaçık olmak, berrak ve net olmak,açık olmak,bembeyaz olmak,hakkı itiraf etmek,doğurmakنَصَعَ ـَـ نُصُوعاً و نَصَاعَةً
hasma hak üzere galip olmak,mazlum hakkını zalimden ret ettirmek,şeriat ve kanuna göre hakkı yerine getirmek,gerçekleştirmek,doğru söylemek,gerçek söylemek,haklı kılmak,hakkı beyan etmek,izhar etmekأَحَقَّ : إِحْقَاقاً
hak kazanmak,hak etmek,bir şeye müstahak olmak,liyakat,hak talep etmek,layık olmak,kimseye nesne tamam yaramak,değmek,gerekmek,vacip olmak,hakkı olmakإِسْتَحَقَّ : إِسْتِحْقَاقاً
kendi kaderini tayin etme hakkı,selfdeterminasyon hakkıحَقُّ تَقْرِيرِ المَصِيرِ
teftiş hakı,denetleme hakkı,arama hakkıحَقُّ التَّفْتِيشِ
neşelenmek,hayran olmak,sevinçli olmak,nimetin çokluğundan şaşırıp kalmak,azmak,yersiz yere sarfetmek,şımarmak,nimeti hakir görmek,böbürlenip hakkı kabul etmemek,tiksinmesi icab etmiyen şeye tiksinmekبَطِرَ ـَـ بَطَراً و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
intifa hakkı,faydalanma hakkı,sömürmeحَقُّ الإِنْتِفَاعِ : إِسْتِغْلاَلٌ
seçim hakkı veya öncelik hakkıحَقُّ الإِخْتِيَارِ او الأوْلَوِيَّةِ
hakkı inkar ve def etmek,kibir ve ceberüt sebebiyle hakkı kabul etmediبَطِرَ الحَقَّ : أَنْكَرَهُ
fesih hakkı,bozma hakkıحَقُّ الفَسْخِ
yaşam hakkı,hayat hakkıحَقُّ الحَيَاةِ
çok sevinmek,aşırı derece sevinme,şad olmak,şaşmak,hayret etmek,neşelenmek,sevinçli olmak,küfranı nimet etmek,şımarmak,azmak,pek ziyade sevinmek,çılgınca sevinmek,neşelenmek,beğenmemek,hakkı kabul etmemek,sevinçli olmak,şımarmak,azmak,servet ve saman ve cah ve devletin kesretinden mest ve hayran olmak,ne yapacağını şaşırmak,tuğyan ve küfبَطِرَ ـَـ بَطَراً بِ
martı,eğrilmiş su,avuç unu,değirmenincinin aldığı değirmen hakkı,,kurbağa,diyet,diyet vermeğe mahkum adamlar heyeti,diyet talep edenler heyeti,eşraf ve ayandan bir cemaat,değirmecinin undan aldığı un övütme hakkı,avuç unu, değirmenincinin aldığı değirmen hakkı,tahniye,göl,havuz,bend,korta,eğrilmiş suبُرْكَةٌ (ج) بُرَكٌ و أَبْرَاكٌ و بُركَانٌ
kolaylıkla hasıl olmak,kolay olmak,gerekmek,lazım olmak,yaraşmak,yakışmak,layık olmak,merğup olmak,seza olmak,güzel olmak,iyi olmak,caiz olmakإِنْبَغَي : إِنْبِغَاءً و يُقَالُ
itiraf,ikrar,kabulakrir,karar vermek,kararlaştırmak,deklarasyon,ber kararetmek, itiraf etmek,takrirإِقْرَارٌ (ج) إِقْرَارَاتٌ : إِعْتِرَافٌ بِ
itiraf,itiraf etmek,tanımak,ikrarإِعْتِرَافٌ (ج) إِعْتِرَافَاتٌ
itiraf,tanıma,itiraf etmek,tanımak,inat etmeyip hakkı teslim etmek,ikrar etmek,ikrar eylemek,kilise sırlarından bir olup kişi hatasını ve günahını bir Hıristiyan din adamı huzurundan ikrar ve itiraf etmesidirإِعْتِرَافٌ (ج) إِعْتِرَافَاتٌ: إقرارٌ ، سِرٌّ مِنْ أَسْرَارِ الكَنِيسَةِ و هُوَ أَنْ يَبُوحَ المرْءُ بِخَطِيئَتِهِ و يُقِرَّ بِهَا لَدَي أَحَدِ رِجَالِ الدِّيْنِ
günahını üzerine alıp yüklendi veya günahını itiraf etti ,suçunu itiraf,ikrar eyledi,üstüne aldıبَاءَ بِذنبه بَوْءاً و بَوَاءً اي إحتمله او إعترفه :
günahını üzerine alıp yüklendi veya günahını itiraf etti ,suçunu itiraf,ikrar eyledi,üstüne aldıبَاءَ بِذنبه بَوْءاً و بَوَاءً اي إحتمله او إعترفه :
itiraf,ikrar,karar vermek,üzerinde olan hakkı haber vermek ve sabit kılmak,mukarrer kılmak,berkarar etmek,itiraf etmek,ikrar etmek,tasdik etmek,kararlaştırmak,teslim edip inkar etmemek,serinletmek,haber vermek,evet demek,takrir,beyan,ifade,itiraf,ikrar,kabul,deklarasyon,berkarar etmek,soğutmak,serinletmekإِقْرَارٌ (ج) أَقَارِيرُ وَ إِقْرَارَاتٌ : إِعْتِرَافٌ بِ
kabahatını itiraf etti,suçunu itiraf ettiإِعْتَرَفَ بِذَنْبِهِ
geri dönmek,avdet etmek,rücü etmek,geri döndürmek,rücü ettirmek,geri çekmek,ikrar etmek,itiraf etmek,layık olmak,sonuçlanmak,hayır ve şerre rücü etmek,uğramak,ikram etmek,şair her şeyden kesilip birşeye inhisar ve tahassüs etmek,muvafakat etmek,muvafık ve uygun gelmek,uymak,döndürmek,irca etmek,ikrar ve itiraf etmek,isticap ve istihkak etmek,müstecap olmak,uğramak,ikram etmek,almak,itiraf etmek,kısasen öldürülen eş ve kanını muadil tutmak,bir maktule küfü add olunarak kısasen katl olunmakبَاءَ ـُـ بَوْءاً و بَوَاءً إِلَي ، بِ ، هُ … و قال الشاعر
açıkça söylemek,beyan etmek,ilan etmekm,ikrar ve itiraf etmek,yüksek sesle söylemek,beyan etmek,ilan etmek,ikrar ve itiraf etmek,açığa vurmakصَارَحَ : صِرَاحاً و صُرَاحاً ومُصَارَحَةً
hayır ve şerre rücü etmek,dönmek,uğramak,ikram etmek,şair her şeyden kesilip birşeye inhisar ve tahassüs etmek,muvafakat etmek,muvafık ve uygun gelmek,uymak,döndürmek,irca etmek,ikrar ve itiraf etmek,isticap ve istihkak etmek,müstecap olmak,uğramak,ikram etmek, almak,itiraf etmek,kısasen öldürülen eş ve kanını muadil tutmak,bir maktule küfü add olunarak kısasen katl olunmakبَاءَ ـُـ بَوْءاً و بَوَاءً إِلَي و قال الشاعر
çarpıcı itirafإعتراف ملفت
gönülsüz itirafإِعْتِرَافٌ غَيْرُ طَوْعِيٍّ
gönüllü itirafإِعْتِرَافٌ طَوْعِيٌّ
itiraf konusuموصوع الإعتراف
itiraf konusuمَوْضُوعُ الإِعْتِرَافِ
koymak,vaz etmek,bırakmak,yapmak,doğurmak,yerleştirmek,geçirmek,atmak,kopmak,uydurmak,vaz etmek,vücuda getirmek,alçalmak,birini zelil etmek,telif etmek,kaldırmak,yerleştirmek,takmak,bırakmak,doğurmak,atmak,birini zelil etmek,doğurmak,telif etmek,kaldırmakوَضَعَ ـَـ وَضْعاً و مَوْضَعاً و مَوْضِعاً و مَوْضُوعاً عَلَي ، مِن ، عَنْ ، هُ
neticelenmek,sonuçlanmak,çıkmak,neşet etmek,meydana gelmek,doğurmak,hayvan yavrulamak,işi üzerine alıp sonuçlandırmak,neticelendirmek,doğurmak,çıkmak,neşet etmekنَتَجَ ـِـ نَتْجاً و نَتَاجاً مِنْ
bir nesneyi sonradan ve yeniden edinmek,nesneyi peyda etmek,türetmek,icat etmek,istihdas etmek,ihtira etmek,uydurmak,düzmek,çıkarmak,yaratmak,meydana getirmek,tevlişt etmek,doğurmak,sebep olmak,sebebiyet vermek,ihdas etmek,yeni bulmakإِسْتَحْدَثَ : إِسْتِحْدَاثاً
vurmak,göğsünde itmek,def etmek,kadınla cima etmek,taşlamak,keskince bakmak,anası doğurmak,isabet etmek,değmekلَتَأَ ـَـ لَتْأً فِي
gelmek,varmak,hazır olmak,zuhur etmek,işlemek,yapmak,irtikap etmek,bitirmek,zaman geçmek,mürür etmek,olmak,bulunmak,varmak,uğramak,zuhur etmek,bulunmak istila etmek,doğurmak,dünyaya getirmek,gidermek,alıp götürmek,helak etmek,cima etmek,karıyla yatmakأَتَي ـِـ أَتْياً و إِتْيَاناً و إِتْيَانَةً و أُتِيّاً و مَأْتَاةً و مَأْتَي و إِتِيّاً بِ (تُر) وَيُقَالُ
nezle etmek,nezleye uğratmak,zükam illetine müptela etmek,zükama giriftar etmek,zükam vermek,doğurmakأَزْكَمَ : إِزْكَاماً
tek çocuk doğurmak,oğlunu eşsiz,benzersiz doğurmak,nesneyi tek kılmak,biricik tek kılmak,eşsiz kılmak,tekbaşına bırakmak,kadın tek çocuk doğurmak,yalnız doğurmak,yalnız bırakmak,mümtaz kılmakأَوْحَدَ : إِيْحَاداً بِ ، هُ
doğan oğlanın bir yeri eksik olmak,yavruyu eksik doğurmak,normal vaktinden evvel doğurmak,gebe hayvan yavrusunu vakti tamamlamadan dışarı atmak,bir şeyi eksik etmek,noksan eylemek,kışın yağmuru kıt olmak,azalmak,bir kimse namazının bazı rükünlerini eksikأَخْدَجَ : إِخْدَاجاً
statü,durum,koymak,takmak,geçirmek,yerleştirmek,uydurmak,koymak,koymak,vaz etmek,yerleştirmek,doğurmak,basmak,yerleştirmek,takmak,durum,,geçirmek,atmak,yerleştirmek,doğurmak,koşmak,vaz etmek,takmak,akmak,vurmak,durum,vaziyet,hal,pozisyon,statü Kürtçede rewş derlerوَضْعٌ (ج) أَوَْضاعٌ ، تَلْفِيقٌ ، زَخْرَفَةٌ ، تَمْوِيهٌ بالبَاطِلِ ، تَوْفِيقٌ بَيْنَ الشَّيْئَين ، إِلْحَاقُ الشَّيْئِ بالشَّيْئِ و إِتْبَاعِهِ بِهِ ، قِيَاسُ الشَّيْئِ بالشَّيْئِ ، إِبْدَاعٌ ، إِحدَاثٌ
kadın ikiz doğurmak,iki veya ziyade evlat veya yavru doğurmak,cebren cima edip kadını sakatlamakأَتْأَمَ : إِتْآماً
nesneyi kısaltmak,küçültmek,kadın zayıf bir çocuk doğurmak,kısal kollu ve kısa boyunlu çocuk doğurmakأَوْدَنَ : إِيْدَاناً
geyik doğurmak,cima etmekرَشَأَ ـَـ رَشْأً و رَشَأً
bir şeyin evvelini elde etmek,icat etmek,yeni bir şey ortaya koymak,kadın ilk doğumunda erken doğurmak,birine erkenden gitmek,yemişi turfanda yemek,kızın kızlığını izale etmekإِبْتَكََ : إِبْتِكَاراً عَلَي ، هُ
tek çocuk doğurmak,oğlunu eşsiz,benzersiz doğurmak,nesneyi tek kılmakأَوْحَدَ : إِيْحَاداً بِ
doğurmak,nesil peyda etmek,üremekوَلَدَ ـِـ وِلاَداً و وِلاَدَةً
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid