1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid bilmek,fakih kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
manasını pek iyi anlamak,bilmek,bir meseleyi gereğince bilmek,öğrenmek,anlamak,fakih olmak,sözde aciz olmak,bir meseleyi greğince bilmek,manasını anlamak,öğrenmek,fakih olmak فَقِهَ ـَـ فِقْهاً و فَقَهاً و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
ıslatmak,yaş etmek,ıslatmak,sağalmak,bir şeyi bilmek ve aşina olmak,hasta iyi olmak,yemin ederek veya bugün yarındı diyerek herkesin hakkını yiyen,kavgacı,muarız,ihsan,lütüf,yorgunluktan inleyişبَلٌّ
ilim,bilgi,ehil,asıl,esas,sahra,çöl,bir işin iç yüzü,hakikat,gerçek,vukuf,malumat,ehil,görüp bilmek,çölde yolu gösteren kılavuz,çöl,toprak,işin gerçeği,hakikatıبَجْدَةٌ ، بُجْدَةٌ ، بُجُدَةٌ : عِلْمٌ ، اَهْلٌ ، دَلِيلٌ هَادِيٌ فِي الصَّحْرَاءِ ، صَحْرَاءُ ، حَقِيقَةُ الأَمْرِ ، تُرَابٌ ، أَصْلٌ ، أَسَاسٌ : كنه الأمر: يقال عنده بَجْدَةُ ذَلِك و يُقَالُ هُوَ إِبْنُ بَجْدَتِهَا اَي عَالِمٌ بالشَّيْئِ مُتْقِنٌ لَهُ و يُقَالُ أَيْضاً عِنْدَهُ بَجْدَةُ ذَلِكَ أَيْ عِلْمُ ذَلِكَ
sebep,neden,gerekçe,bahane,vesile,çare,neden,bilmek,duymak,yol,ip,başka şeye ulaştıran herşey,akrabalık,sevgi,başka şeye ulaştıran her şeyسَبَبٌ (ج) أَسْبَابٌ و يقال السَّبَبُ كالفَاعِلِ
beş duyu ile bilmek,öğrenmek,tanımak,haberi olmak,farkında olmak,suçunu itiraf etmek,tedbir almak,,haberi olmak,farkında olmakعَرَفَ ـِـ مَعْرِفَةً و عِرْفَاناً و عِرْفَةً و عِرِّفَاناً و قَالَ المُتَصَوِّفَةُ مَنْ عرَفَ نفْسَهُ عَرَفَ رَبَّهُ
bakıp görmek,Basraya gelmek,küfrü bırakıp iman etmek,kapıya perde takmak,gündüz aydınlık olmak,yol açık ve belli olmak,kulak vermek,dikkat etmek,görmek,görebilmek için bakmak,bilmekأَبْصَرَ : إِبْصَاراً إِلَي ، هُ
binicilik,şövalyelik,at ahvalini bilmek,at halinden ve binicilikte anlamak,at tımarında ve bakımında usta olmak,mahir olmak,işleri bilir ve görüşü kuvvetli olmak,anlayış ve maharet sahibi olmakفُرُوسِيَّة: فن ركوب الخيل ، فن الفرسان ، فن الفرسنة، خُيُولِيّةٌ
ahit,antlaşma,peyman,yemin,söz,akit,vaat,şart,mukavele,devir,dönem,çağ,ahit,tanımak,bilmek,söz vermek,adamak,ahit,söz,akit,söz vermek,mukavele,devir,dönem,çağ,söz,vaat,and,and içmek,yemin ,peyman,misak,yemin ,ahit,söz,akit,söz vermek,mukavele,devir,dönem,çağ,söz,vaat,and,and içmek,yemin içmek,antlaşma,yemin,bilgi,ilim,vasiyet,antlaşmaiçmek,şart,dönem,devir,zaman,zimmet,vasiyet,ilim,bilgi,ahd etmek,tanımak,bilmek,söz vermek,adamak,yemin etmek,korumakعَهْدٌ (ج) عُهُودٌ : يَمِينٌ ، مِيثَاقٌ، وَدِيعَةٌ
bir kimsenin aklanmasını istemek,aklamak,aklatmak,beraatını istemek,istibra etmek,paklığını bilmek,temizlenmek,hali etmek,sidiğin tamamen boşalmasını istemek,temizliği istemek,aptest bozduktan sonra kurulanmak suçssuz olduğunu istemek,masumiyet istemek,boإِسْتَبْرَأَ : إِسْتِبْرَاءً مِنْ
taşın ağırlığını öğrenmek için tartmak,paranın kıymetini öğrenmek için tartmak,adamın yanında ne var ne yok bilmek için yoklamak,denemek,sınamak,tecrübe etmekرَازَ ـُـ رَوْزاً
duymak,sezmek,hayır talep etmek,bildirmek,istemek,fikirle bilmek,işar ve tembih talep etmek,ana rahminde cenin üzerinde tüy bitmek,tüylenmek,kıllanmak,şiar denen elbiseyi giymek,kalbinde korkuyu gizlemek,kavim savaşta birbirine sloganla çağrışmakإِسْتَشْعَرَ : إِسْتِشْعَاراً بِ و يُقَالُ
sanmak,kat...i olmayarak inanmak,farzetmek,sezmek,düşünmek,şüphe etmek,bilmek,sanmak,kati olmayarak inanmak,kati inanmak,zannetmek,ظَنّ ـُـ ظَنّاً و ظُنُوناً
ihata etmek,kuşatmak,bir şeyin etrafını çevirmek,bir nesnenin dolayı yanlarını çevirip kaplamak,sarmak,kapsamak,etrafına duvar yapmak,örtmek,bürümek,içine almak,önlemek,vakıf olmak,tamam kılmak,bir şeyi tamamıyla ve iyice gereği gibi bilmek,bildirmekأَحَاطَ : إِحَاطَةً بِ
bildirmek,bilmek,tabi olmak,yetişmek,erişmek,yetmek,telafi etmek,anlamak idrak etmek,idrak,bilinç,şuur,akıl,sezmek,seziş,kuyu kazarken katı sarp yere erişmek,idrak,anlamak,anlayış,algıإِدْرَاكٌ (ج) إِدْرَاكَاتٌ
izin vermek,destur vermek,müsaade etmek,mübah etmek,dinlemek,işitmek,kulak vermek,kulak tutmak,bilmek,ruhsat vermek,taaccüp etmek,kokusunu almakla arzu etmekأَذِنَ ـَـ إِذْناً و أَذِيناً و أَذَناً و أَذَاناً و أََذَانَةً إِلَي ، ب ، فِي ، لِ
gizli olmak,vadiye girmek,devenin kollarını sıkı bağlamak,karnına vurmak,işin içini bilmek,vakıf olmak,içine hastalık girmek,sıtma,ateş nöbeti içine tesir etmek,geçmek,içli dışlı,samimi olmak,hususi arkadaş olmak,بَطَنَ ـُـ بَطْناً و بُطُوناً و بِطَانَةً لِ ، مِنْ ، هُ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
Benzer Kelimeler
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid