1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid bir bardak su kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
dolu bardak,su kabı,kase,tas,kupa,piyale,cam,bir nevi yassı yatık bardak,kadeh,su içecek kap,kutu,çanak,zarf,şarap,içinde içki bulunan bardak,bütün kötü şeylere mecazen kullanılır كَأْسٌ (ج) كُؤُوسٌ و أَكْؤُسٌ و فِي القرْآنِ الكَريمِ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
boyunduruğa koşturmak,bir şeyi bir şeye yanaştırıp bitiştirmek,birbirine çatmak,bir araya getirmek,ulaştırmak,bir nesneyi bir nesneye bağlamak,koşmak,yaklaştırmak,birleştirmek,satmak,çatık kaşlı olmakقَرَنَ ـِـ قَرْناً و قِرَاناً إِلَي ، بِ
niyet etmek,kastetmek,bir işten dönmek,sapmak,bir yerde durmak,oturmak,ikamet etmek,bir işe azm ve niyet etmek,bir kimsenin ihtiyacını gidermek,bir yerden bir yere gitmek,taşınmak,geçmek,intikal etmekإِنْتَوَي : إِنْتِوَاءً ، عَنْ ، هُ
bazı,bazısı,kimi,kimisi,birkaç,biraz,bir kısım,bir miktar,her nesne,bir parça,biri,cümlesi olmayıp içlerinden bir takım,bazı, kimi, bir kısım, bir miktar, bir parça , biraz,nın bazısı,dan beri,bir,birisi,bir anca,cüz,parça,pare,kısımبَعْضٌ ، البَعْضُ (ج) أَبْعَاضٌ ، الفَرْدُ مِنَ الشَّيْئ و فِي المَثَلِ
bir nesneyi bir nesneye bağlamak, bir adamı bir nesneden sarf ve tahvil etmekشَجِرٌ
önceller,selefler,bir veyahut bir makama önceden malik olanlar,eslaf,bir milletin veya bir kavmin geçmişleriأَسْلاَفٌ جَمْعُ سَلَفٍ
sözde ve lafta bir kimseye saldırmak,yüklenmek,bir kimseyi bir işe soydurup başka bir işle meşgul etmemekأَقْزَعَ : إِقْزَاعاً لِ، هُ
bir yerden bir yere ve bir şehirden bir şehire olan elçilikمُغَلْغَلَةٌ
bir rahip bir kilisede versiye bir kazakla güzel bir kadınla evlendiتَأَهَّلَ رَاهِبٌ بِكَنْزَةٍ بِنَسِيئَةٍ بَكَنِيسَةٍ فِي كَنِيسَةٍ
ağaçtan meyve toplarken yanlışlıkla yere duşenler,bir bölük,bir takım halk,parekende cemaat,dapğınık topluluk ,bir şeyin parçası,bir kıtasıبَقَطٌ و يقال جَاءَ بَقَطٌ مِنَ النَّاسِ اي طائفة و أخذ منه بَقَطاً اي قطعةً
ağaçtan meyve toplarken yanlışlıkla yere duşenler,bir bölük,bir takım halk,parekende cemaat,dapğınık topluluk ,bir şeyin parçası,bir kıtasıبَقَطٌ : مَايَسْقُطُ مِنَ التَّمْرِ عِنْدَ قَطْعِهِ ، جَمَاعَةٌ مُتَفَرِّقَةٌ ، مَاتَعُ البَيْتِ ، و يقال جَاءَ بَقَطٌ مِنَ النَّاسِ اي طائفة و أخذ منه بَقَطاً اي قطعةً
birkaç,kısım,küsür,kadar,bir nebze,bir gecenin bir bölüğü,bir miktarı,küsür,gecenin bir bölümü,geceden bir miktar,parça,üçten dokuza kadar olan sayılar,parça,pareبِضْعٌ ، بَضْعٌ : بِضْعَةٌ : بِصْعٌ و يقال مَضَي بَِضْعٌ مِنَ اللَّيْلِ
bir fersah bir mil bir ulak ve bir konak yürüdümسِرْتُ فَرْسَخاً و مِيلاً و بَرِيداً و منْزِلَةً
dünya bir köy vatan bir şehir şehir bir mahalle mahalle bir ev ve evde bir oda olduصَارَ العَالَمُ قَرْيَةً و الوَطَنُ مَدِيْنَةً و المَدِيْنَةُ حَيّاً و الحَيُّ بَيْتاً و البَيْتُ غُرْفَةً
a,e ye yazılmak,kendi kendine yazı,kitap yazmak,bir kişinin milli veya hayır bir projesini uygulayıp yerrine getirmesi için mal ve başka bir şeyle bağışta bulunması,bir kişinin bir meblağ para ve mal ile ticari bir projede katkıda bulunmasıإِكْتِتَابٌ (ج) إِكْتِتَابَاتٌ : تَبَرُّعُ المَرْءِ بِمَالٍ أَوْ غَيْرِهِ إِنْفَاذاً لِمَشْرُوعٍ وَطَنِيٍّ أوْ خَيْرِيٍّ ، إِسْهَامُ المَرْءِ بِمَبْلَغٍ مِنَ المَالِ فِي مَشْرُوعٍ تِجَارِيٍّ
bir şey yüksek olmak,bir yerden çıkıp başka bir yere gitmek,yükselmek,bir yerden başka bir yere çıkmak,gizlice seslenmek,gelmek,haber vermekنَبَأَ ـَـ نَبْأً و نَبَاَ و نُبُؤاً مِنْ
dolu bardak,su kabı,kase,tas,kupa,piyale,cam,bir nevi yassı yatık bardak,kadeh,su içecek kap,kutu,çanak,zarf,şarap,içinde içki bulunan bardak,bütün kötü şeylere mecazen kullanılırكَأْسٌ (ج) كُؤُوسٌ و أَكْؤُسٌ و فِي القرْآنِ الكَريمِ
cam bardak,kulpu olmayan kase,küp,kulpsuz bardakكُوبٌ (ج) أَكْوَابٌ
lüleli bardak,emzikli bardak,ibrik vesaire emziği,sıgara ağızlığı,şarap koydukları külündürبُلْبُلَةٌ
emzikli bardak,ibrik eöziği,emzikli su kabı,lüleli bardak,şarap içtikleri zarf,kapبُلْبُلَةٌ (ج) بَلاَبِلُ : قَنَاةُ الإِبْرِيقِ
cam bardak,kulpu olmayan kase,kulpsuz bardak,su bardağı,küp,kase,kupa,testiكُوبٌ (ج) أَكْوَابٌ و أَكْوُبٌ : كَأْسٌ
testi,sürahi,cerre,emzikli bardak,küp,çekmece,çekiş,geviş getiriş,emzikli bardak,toprak kapجَرَّةٌ (ج) جِرَارٌ و فِي المثل الكرديِّ : جَرَّةُ المَاءِ تَنْكَسِرُ فِي طَرِيقِ المَاءِ
su soğutacak kap,karlık,buzluk,soğutucu,buzdolabı,demlik,suyu soğutacak kabın asıldığı çengel veya konduğu sehpa,soğutma cihazı,bardak astıkları çengel,suyu soğutmak için çömlek sürahi,bardak asacak yer,suyu soğutmak için su içine astıkları bardak,çaydanlık,demlikبَرَّادَةٌ (ج) بَرَّادَاتٌ و بَرَارِيدُ : إِنَاءٌ أَوْ جِهَازٌ لِنَبْرِيدِ المَاءِ
topraktan yapılmış kulplu bardak,testi,su içilen kulplu bardak,ibrik,küp,su bardağı,Kürtçede küpe küz derlerكُوزٌ (ج) أَكْوَازٌ وكِيْزَانٌ (كر)
kadeh,kase,piyale,bardak,sağrak ve su içecek tas ve çanak,bardak,kap,bir nevi Mısır ölçeği,küçük bir hububat ölçeğiقَدَحٌ (ج) أَقْدَاحٌ
bardak (is)كوب ، قدح ، كباية ، نعارة ، دورق ، كأس ، كوز، قلة او كاسة او مشربة او بوقال او كباية ذات الأذن ، فنجان ، آنية زجاجية ، وعاء الماء ، إناء الشاي
bardakمِحْضَي
bardakمِشْرَبَةٌ مِنَ الفَخَّارِ
bardakكوز ، كوب ، قدح
bardakكوب ، كوز ، قدح ، كأس
bardak inciriتين كأسي
su akmak,su akıtmak,su yeri yarmak,yerden kaynayıp akan suبَجْسٌ : بَجِيسٌ : يقال مَاءٌ بَجْسٌ و مُنْبَجِسٌ
şu koyunki sahibinin evinde olup sağıla,şu koyunki açlıkta,kıtlıkta kesile,şu koyunk ki hastalık olmaksızın boğazlana, şu şeyki boncuk ve benzeri şeyler çocuğa takılaتَئْمَةٌ : تَيْمَةٌ : الشَّاةُ التي تَكُونُ فِي مَنْزِلِ صَاحِبِهَا يَحْلِبُهَا ، الشَّاةُ الّتِي تُذْبَحُ فِي المَجَاعَةِ ، الشَّاةُ التِي تُذْبَحُ مِنْ غَيْرِ مَرَضٍِ، مَا يُعَلَّقُ عَلَي الوَلَدِ مِنْ خَرْزَةٍ و نَحْوِهَا
burnuna su alıp sümkürmek,temizlik için buruna su çekip geri püskürmek,burnu yıkamak için su çekmek,burna su çekip tekarar salıvermekإِسْتَنْثَرَ : إِسْتِنْثَاراً
albümin,protein,tatlı,duru ve boğazdan tez iner su,tatlı safi su,ziyade tatlı su,saf,tatlı,hafif su,yumurta akı,zülalزُلاَلٌ (كر) : آح : بياض البيض
su çoğalmak,su çoğalıp taşmak,su basmak,bollaşmak,adam bilgisiz,cahil olmakغَمُرَ ـُـ غَمَارَةً و غُمُورَةً
maşraba,su tası,su bardağı,içinde su içilen kap,suvak,köşkمَشْرَبَةٌ (ج) مَشَارِبُ
su yere sinişüp gitmek,su yere batmak,sinmek,soğulmak,su azalmak,su yere geçmekنُضُوبٌ : نَضْبٌ
su makulesi şeyler çoğalmak,su kabarmak,kaba su koymak,kırkmak,ısırmak,galip olmak,tamطَمٌّ
ersuyu,meni,su,sperma,damla,katre,duru su,berrak su,küpe,ufak ve gerçek inciنُطْفَةٌ (ج) نُطَفٌ و نِطَافٌ : و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
duru su,arı su,saf su,ab-ı zelalسَلْسَالٌ : مَاءٌ زُلاَلٌ
yeryüzünde akan su,yerden sızan su,çorak suإِمَدَّان : نَزٌّ
boğazdan kolay geçen su,bağırdan genez geçen su tatlı ve serin su,ziyade tatlı ve latif olup asanlık ile içilen suسَلْسَلٌ
su akmak,su akıtmak,su yeri yarmakبَجْسٌ
safi su,gök su,mavi su,kataraktمَاءٌ أَزْرَقُ اي صَافٍ
su fışkırmak,tulumdan su çıkmak,sızmak,buluntan su fışkırmak,akmak,damardan kan fışkırıp boşanmak,bulut çeşme gibi yağmur yağdırıp boşanmak,köpek işemek,tulumun deliğinden su fışkırıp boşanmakتَغَرَ ـَـ تَغْراً وتُغُوراً
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
Günün Kelimesi
ElmaWarid