1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid bir kimseyi hezil edip maskaralığa almak,alay etmek,istihza etmek,zevklenip maskaralığa almak,alay etmek,eğlenmek,istihza,hor görme kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
bir kimseyi hezil edip maskaralığa almak,alay etmek,istihza etmek,zevklenip maskaralığa almak,alay etmek,eğlenmek,istihza,hor görme إِسْتِهْزَاءٌ (ج) إِسْتِهْزَاءَاتٌ : مَهْزَاةٌ ، هُزْءٌ ، هُزُءٌ و يقال تَهَزَّأَ بِهِ و إِسْتَهْزَأَ بِهِ اي هَزَأَ بِهِ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
boyunduruğa koşturmak,bir şeyi bir şeye yanaştırıp bitiştirmek,birbirine çatmak,bir araya getirmek,ulaştırmak,bir nesneyi bir nesneye bağlamak,koşmak,yaklaştırmak,birleştirmek,satmak,çatık kaşlı olmakقَرَنَ ـِـ قَرْناً و قِرَاناً إِلَي ، بِ
niyet etmek,kastetmek,bir işten dönmek,sapmak,bir yerde durmak,oturmak,ikamet etmek,bir işe azm ve niyet etmek,bir kimsenin ihtiyacını gidermek,bir yerden bir yere gitmek,taşınmak,geçmek,intikal etmekإِنْتَوَي : إِنْتِوَاءً ، عَنْ ، هُ
bazı,bazısı,kimi,kimisi,birkaç,biraz,bir kısım,bir miktar,her nesne,bir parça,biri,cümlesi olmayıp içlerinden bir takım,bazı, kimi, bir kısım, bir miktar, bir parça , biraz,nın bazısı,dan beri,bir,birisi,bir anca,cüz,parça,pare,kısımبَعْضٌ ، البَعْضُ (ج) أَبْعَاضٌ ، الفَرْدُ مِنَ الشَّيْئ و فِي المَثَلِ
bir nesneyi bir nesneye bağlamak, bir adamı bir nesneden sarf ve tahvil etmekشَجِرٌ
önceller,selefler,bir veyahut bir makama önceden malik olanlar,eslaf,bir milletin veya bir kavmin geçmişleriأَسْلاَفٌ جَمْعُ سَلَفٍ
sözde ve lafta bir kimseye saldırmak,yüklenmek,bir kimseyi bir işe soydurup başka bir işle meşgul etmemekأَقْزَعَ : إِقْزَاعاً لِ، هُ
bir yerden bir yere ve bir şehirden bir şehire olan elçilikمُغَلْغَلَةٌ
bir rahip bir kilisede versiye bir kazakla güzel bir kadınla evlendiتَأَهَّلَ رَاهِبٌ بِكَنْزَةٍ بِنَسِيئَةٍ بَكَنِيسَةٍ فِي كَنِيسَةٍ
ağaçtan meyve toplarken yanlışlıkla yere duşenler,bir bölük,bir takım halk,parekende cemaat,dapğınık topluluk ,bir şeyin parçası,bir kıtasıبَقَطٌ و يقال جَاءَ بَقَطٌ مِنَ النَّاسِ اي طائفة و أخذ منه بَقَطاً اي قطعةً
ağaçtan meyve toplarken yanlışlıkla yere duşenler,bir bölük,bir takım halk,parekende cemaat,dapğınık topluluk ,bir şeyin parçası,bir kıtasıبَقَطٌ : مَايَسْقُطُ مِنَ التَّمْرِ عِنْدَ قَطْعِهِ ، جَمَاعَةٌ مُتَفَرِّقَةٌ ، مَاتَعُ البَيْتِ ، و يقال جَاءَ بَقَطٌ مِنَ النَّاسِ اي طائفة و أخذ منه بَقَطاً اي قطعةً
birkaç,kısım,küsür,kadar,bir nebze,bir gecenin bir bölüğü,bir miktarı,küsür,gecenin bir bölümü,geceden bir miktar,parça,üçten dokuza kadar olan sayılar,parça,pareبِضْعٌ ، بَضْعٌ : بِضْعَةٌ : بِصْعٌ و يقال مَضَي بَِضْعٌ مِنَ اللَّيْلِ
bir fersah bir mil bir ulak ve bir konak yürüdümسِرْتُ فَرْسَخاً و مِيلاً و بَرِيداً و منْزِلَةً
dünya bir köy vatan bir şehir şehir bir mahalle mahalle bir ev ve evde bir oda olduصَارَ العَالَمُ قَرْيَةً و الوَطَنُ مَدِيْنَةً و المَدِيْنَةُ حَيّاً و الحَيُّ بَيْتاً و البَيْتُ غُرْفَةً
a,e ye yazılmak,kendi kendine yazı,kitap yazmak,bir kişinin milli veya hayır bir projesini uygulayıp yerrine getirmesi için mal ve başka bir şeyle bağışta bulunması,bir kişinin bir meblağ para ve mal ile ticari bir projede katkıda bulunmasıإِكْتِتَابٌ (ج) إِكْتِتَابَاتٌ : تَبَرُّعُ المَرْءِ بِمَالٍ أَوْ غَيْرِهِ إِنْفَاذاً لِمَشْرُوعٍ وَطَنِيٍّ أوْ خَيْرِيٍّ ، إِسْهَامُ المَرْءِ بِمَبْلَغٍ مِنَ المَالِ فِي مَشْرُوعٍ تِجَارِيٍّ
bir şey yüksek olmak,bir yerden çıkıp başka bir yere gitmek,yükselmek,bir yerden başka bir yere çıkmak,gizlice seslenmek,gelmek,haber vermekنَبَأَ ـَـ نَبْأً و نَبَاَ و نُبُؤاً مِنْ
bir kimseyi hacetinden şiddetle geri çevirmek,bir kimseyi sevmediği ve nefret ettiği şeyle karşılamak,men etmekإِنْتَجَهَ : إِنْتِجَاهاً عَنْ ، هُ
yukarıdan aşağı bırakmak,sarkıtmak,delil ve hüccet izhar etmek,bir kimseyi hile ile müşkil işe düşürmek ve belaya uğratmak,bir kimseyi isteiği gibi aldamakتَدْلِيَةٌ (ج) تَدْلِيَاتٌ
yatıştırmak,teskin etmek,susturmak,dindirmek,belini bükmek,çocuk uyuması için yavaşça yanına vurmaya başlamak,yaşlılık bir kimseyi bükmek,elbiseyi yıpratmak,eskitmek,Allah bir kimseyi kambur eylemekأَهْدَأَ : إِهْدَاءً ، هُ
kesmek,geçmek,kestirmek,mukataaya vermek,bir miktar arazi vermek,meyve kesim zamanı gelmek,tavuğun yumurtası kesilmek,bir kimseyi delil ve hüccet ile susturmak,münazarada susturmak,hapt etmek,bir kimseyi nehirden geçirmekأَقْطَعَ : إِقْطَاعاً عَنْ ، هُ
aşağı yukarı çok inip çıkan kovaya denir ki kuyu pek işlek ola asla boş durmaya,biriktirmek,korkutmak,davar sürmek,bir kimseyi horlamak,tart etmek,uzaklaştırmak devenin palan ağaçlarını düzmek cepheye kakül koymak,süratle yürümek,bir kimseyi yermek,zem eذَئِبٌ و يقال غرب ذَئِبٌ اي كثير الحركة بالصعود و النزول
yasaklama,men etme,ambargo,bir kimseyi bir nesneden savmak ve geri durdurmak,önlemek,bir kimseyi bir işten yığıp ve yığlındırıp işletmemek,yasak,yasaklama,engellemek,yaptırmamak,alıkoymak,yasaklamak,önlemek,men,menetmek,bir kimseyi bir işten yığıp ve yığlındırıp işletmemek,yasak , yasaklama , önleme ,alıkoymak,egellemek,önlemek,me etmek,vermemekمَنْعٌ
bir kimseyi gafil sanmak,bir kimseyi gafil avlamak,gafil yakalamakإِغْتَفَلَ : إِغْتِفَالاً ، هُ
bir kimseye sözde galip olup basmak,birine sözle galebe çalmak,birinin arkasından ayıbını söylemek,bir kimseyi sözle horlamak,küçük düşürmek,bir kimse ile önce seğirtmekte yarışıp mağlup olduktan sonra tekrar yarışıp o kimseyi geçmek,bir nesne zuhura geliإِغْتَمَطَ : إِغْتِمَاطاً ، هُ
bir kimseyi şiddetli sevmek,üzülmek,öfkelenmek,kızmak,kederlenmek,istediğini bulmak,arzusuna ulaşmak,bir kimseyi şiddetli sevmek,üzülmek,kederlenmek,istediğin bulmak,arzusuna ulaşmakوَجَدَ ـِـ وَجْداً و وَجْدَةً و مَوْجِدَةً و وِجدَاناً بِ ، لِ ، عَلَي
kimseyi görmedimما رأيت أحداً
filan kimseyi öldürdüقَنَأَ فُلاَناً : قَتَلَهُ
bir kimseyi gücendirmekإِضْجَارٌ (ج) إِضْجَارَاتٌ
filan kimseyi aldattıقَطَنَ فُلاَناً : خَدَعَهُ
hiç kimseyi ayırmadıلم يستثن أحدا
danıştığı kimseyi aldattıأَرَّاهُ : خَدَعَهُ
şu kimsedir ki herkes sakalına gülüp kendisini zevklenip hezil ve istihza edeler kaşmer tabir olunurهُزْءَةٌ و يقال رجل هُزْءَةٌ اي يهزأ منه
onunla alay etti,onu alaya aldı,onu hezil edip maskaralığa aldı,istihza etti,eğlendi,güldü,dalga geçti,gır gır geçtiإِسْتَهْزَأَ بِهِ أَوْ مِنْهُ : سَخِرَ مِنْهُ و هَزَأَ و هِزَئَ و تَهَزَّأَ بِهِ
bir kimseyi hezil edip maskaralığa almak,alay etmek,istihza etmek,zevklenip maskaralığa almak,alay etmek,eğlenmek,istihza,hor görmeإِسْتِهْزَاءٌ (ج) إِسْتِهْزَاءَاتٌ : مَهْزَاةٌ ، هُزْءٌ ، هُزُءٌ و يقال تَهَزَّأَ بِهِ و إِسْتَهْزَأَ بِهِ اي هَزَأَ بِهِ
halkı daima maskaralığa alıp hezil ve istihza eden kimse,insanlarla daima gırgır geçen,çok alay eden kimse,dalga geçen,insanlarla daima gırgır geçen,alay eden kimseهُزَأَةٌ : كثير الإستهزاء و يقال رجل هُزَأَةٌ اي يَهْزَأُ بالناسِ
tahlit edip karışmak,şüpheli kılmak,hile edip aldatmakتَلْبِيسٌ (ج) تَلْبِيسَاتٌ
ihtilatı nasdan mücanebet edip uzlet ve inzivayı ihtiyar etmek,tefrik edip ayırmakتَفْرِيدٌ (ج) تَفْرِيدَاتٌ
düzeltmek,taslih etmek,artıklardan temizlemek,yeniden gözden geçirmek,kemikten ilik çıkarmak,tecessüs edip nesnenin sonuna ve hakikatına ermek,şair şiirini tımar edip ayıplarını hazf etmek,ayıklamak,umuman evaid ve ayıplarını def edip mergup kılmak,azaltıp seçmekتَنْقِيحٌ (ج) تَنْقِيحَاتٌ
giydirmek,kaplamak,tahlit edip karışmak,şüpheli kılmak,hile edip aldatmak,başka surette göstermek,gizlemekتَلْبِيسٌ (ج) تَلْبِيسَاتٌ
kalabalık,çokluk,yoğunluk,izdiham,muzamaha edip sımsıkı olmak,kalabalık edip sıkışmak,itişme,muzamaha edip sımsıkı olmak,kalabalık edip sıkışmak,çoklukإِزْدِحَامٌ (ج) إِزْدِحَامَاتٌ ، إِكْتِظَاظٌ ، زِحَامٌ ، زَحْمٌَ، كَثْرَةٌ
ona döndü,ona rücü edip vardı veya sair şeylerden büsbütün inkita edip o nesneye mütehassıs olduبَاَءَ إِليهِ : رجع او إنقطع
ona döndü,ona rücü edip vardı veya sair şey lerden büsbütün inkita edip o nesneye mütehassıs olduبَاَءَ إِليهِ : رجع او إنقطع
karışmak,karma karışık olmak,kan galebe edip kaynamak,süt çoğalmak,bir kimsenin üzerine hamle edip üstün olmak,kan tutmakتَبَيَّغَ : تَبَيُّغاً
Allaha tevekkül etmek,güvenmek,her hususta Allaha itimat edip güvenip bağlanmak,Allaha teslim olmak,bütün işleri birine sipariş edip ısmarlamakAllaha tevekkül etmek,güvenmek,her hususta Allaha itimat edip güvenip bağlanmak,Allaha teslim olmak,bütün işleri birine sipariş edip ısmarlamak,Allaha teslim olmak,işini Allaha bırakmak,güvenmek,yetinmek,yorulmak,güç yürümek,her hususta Allaha itimat edip güvenip bağlanmak,bütün işleri birine sipariş edip ısmarlamak,vekil olmakوَكَلَ ـِـ وَكْلاً ووُكُولاَ ووَكَالَةً إِلَي ، ب ، عَلَي
cima edip inzal olmadan gayri avrata cima edip onada inzal olmakفَهْرٌ
iplik eğirmek,kadınların sobetinden haz edip yanlarından ayrılmamak,kadınlara şaka ve latife etmek,nisvan sohbetinden haz edip latife etmekإِغْزَالٌ (ج) إِغْزَالاَتٌ
hayvana eyer vurmak,mum yakmak,nesne tezyin etmek,davarı yabana salıvermek,göndermek,salak edip boşamak,teshil edip kolaylık vermek,taramak,davarı otlamak için meraya salmak ve hatuna talak vermek,ayırmakتَسْرِيحٌ (ج) تَسْرِيحَاتٌ
ayıklamak,temizlemek,süslemek,revize etmek,yeniden gözden geçirmek,düzeltmek ,tashih etmek,kemikten ilik çıkarmak,tecessüs edip nesnenin sonuna ve hakikatına ermek,şair şiirini tımar edip ayıplarını hazf etmek,ayıklamak,umuman evaid ve ayıplarını def edip mergup kılmak,azaltıp seçmek,üründülemek,ayırtlamak,pürüzünü ayırtlamak,tenkih etmek,temizlemek,ayıklamak,düzeltmek,tashih etmek,yeniden gözden geçirmek,kemikten ilik çıkarmak,tecessüs edip nesnenin sonuna ve hakikatına ermek,şair şiirini tımar edip ayıplarını hazf etmek,ayıklamak,umuman evaid ve ayıplarını def edip mergup kılmakنَقَّحَ : تَنْقِيحاً ، هُ
iplik eğirirken iği,kirmeni döndürmek,çevirmek,iplik eğirmek,kadınların sobetinden haz edip yanlarından ayrılmamak,kadınlara şaka ve latife etmek,nisvan sohbetinden haz edip latife etmekاَغْزَلَ : إِغْزَالاً
lütüf edip sevgi ve sevmeklik göstermek,yaltaklanmak,yağ çekmek,dalkavukluk etmek ,övmek,yağcılık etmek,göklere çıkarmak,telattuf edip arz ve izharı bendeki ve muhabbet etmek,yaltaklanmakتَمَلّقَ : تَمَلُّقاً و تِمْلاَقاً
bir kimseyi hezil edip maskaralığa almak,alay etmek,istihza etmek,zevklenip maskaralığa almak,alay etmek,eğlenmek,istihza,hor görmeإِسْتِهْزَاءٌ (ج) إِسْتِهْزَاءَاتٌ : مَهْزَاةٌ ، هُزْءٌ ، هُزُءٌ و يقال تَهَزَّأَ بِهِ و إِسْتَهْزَأَ بِهِ اي هَزَأَ بِهِ
maskaralığa almakتمسخر ، إستسخار
maskaralığa alarakساخراً
maskaralığa çevirmekإستسخار ، تمسخر
maskaralığa gülmekأَنْتَغَ : إِنْتَاغاً
maskaralığa alınacak şeyأضحوكة ، مستحق التمسخر ، واجب الإستهزاء
ıslık çalmakla maskaralığa aldıإِسْتَسْخَرَ بالتَّصْفِيرِ
ıslık çalmakla maskaralığa almakإستسخار بالتصفير
alay emek,istihza etmek,maskaralığa almakتَهَزَّأَ : تَهَزُّؤاً
oyuncak,çocuk oyuncağı,cici,oyun,temaşaya ve maskaralığa sebep olan tanca sözأُلعُوبَةٌ (ج) أَلآعِيبُ
oyuncak,oyun,çocuk oyuncağı,cici,temaşaya ve maskaralığa sebep olan tanca sözأُلعُوبَةٌ (ج) أَلآعِيبُ : لُعْبَةٌ
ona alay etti,şaka etti,maskaralığa aldı,zevklendi,eğlendiهَزِئَ الرَّجُلُ هُزْءاً و هَزْءاً و هُزُؤاً و مَهْزَأَةً مِنْهُ و بِهِ : هَزَأَ و سخر مِنْهُ
adam onunla alay etti,şaka etti,maskaralığa aldıهَزَأَ الرَّجُلُ هُزْءاً و هَزْءاً و هُزُؤاً و مَهْزَأَةً مِنْهُ :سخرَ
adam onu maskaralığa alıp alay etti,istihza ettiتَفَشَّأَ الرَّجُلُ بِهِ : سخر مِنهُ
hastalık cümleye yayılır şamil olmak,kapsamlı olmak,bir kimseyi maskaralığa alıp alay etmek,istihza etmekتَفَشُّؤٌ
alay,eğlenme,istihza,maskaralık,kesinti,alay etmek,şaka etmek,gülmek,maskaraya almak,kesintiye almakهَزْلٌ
nesneyi suhreye alıp gülünce almak,maskaraya almak,alay ve istihza edip zevklenmek,istihza etmek,alay etmek,eğlenmek,gırgır geçmek,maskaralık etmekإِسْتَسْخَر : إِسْتِسْخَاراً بِ ، مِنْ
bir kimseyi gülünceğe almak,alay etmek,eğlenmek,şallavlanmak,gülünecek etmek,gülmek,dalga geçmek,gırgıra almak,eğlenmek, maskaralığa almak,alay etmek,eğlenmek,şallavlanmak, horlamak,,bıyık altında gülmekإِسْتَهْزَأَ : إِسْتِهْزَاءً بِ ، مِنْ
eğlenmek,alaya almak,alay etmek,bir kimseyi temaşaya ,gülünceğe,almak,ala etmek,gırgır geçmek,kala almamak,şaka etmek,mizah etmek,eğlenmek,alay etmek,gır gır geçmek,dalga geçmek,maskaraya almakسَخِرَ ـَـ سَخَراً و سَخْراً و سُخْراً و مَسْخَراً و سُخْرَةً و مَسْخَرَةً ، مِن ، هُ
bir kimseyi hezil edip maskaralığa almak,alay etmek,istihza etmek,zevklenip maskaralığa almak,alay etmek,eğlenmek,istihza,hor görmeإِسْتِهْزَاءٌ (ج) إِسْتِهْزَاءَاتٌ : مَهْزَاةٌ ، هُزْءٌ ، هُزُءٌ و يقال تَهَزَّأَ بِهِ و إِسْتَهْزَأَ بِهِ اي هَزَأَ بِهِ
alay etmek,gırgıra almak,dalga geçmek,boşuna almakإِسْتِهْزَاءٌ
nesneyi suhreye alıp gülünce almak,maskaraya almak,zevklenmek,eğlenmek,maskaralığa almak,maskaralık etmek,maskara etmek,alay etmekإِسْتَسْخَر : إِسْتِسْخَاراً بِ
bir kimseyi gülünceğe almak,maskaralığa almak,zevklenmek,istihza etmek,sakalına gülmek,,alay etmek,dalga geçmek,gırgıra almak,eğlenmek,şallavlanmak,bıyık altında gülmek,eğlenmek,horlamak,hakir görmek,إِسْتَهْزَأَ : إِسْتِهْزَاءً بِ ، مِنْ و يُقَالُ فَعَلَ ذَلِكَ إِسْتِهْزَاءً بِهِ
itmek,ci,ma etmek,alay etmek,eğlenmek,uzaklaştırmak,def etmek,itmek,cimaetmek,birini bir hükme mecbur etmek,alay etmek,eğlenmek,maskaraya almak,vurmak,çarpmakطَعَزَ ـَـ طَعْزاً بِ
oynamak,alay etmek,almak,kavramakعَبَثَ ـَـ عَبَثاً
gülmek,alay edip zevklenmek,gülüncüğe almakإسْتَضْحَكَ : إِسْتِضْحَاكاً
gülmek,alay edip zevklenmek,gülüncüğe almakإِسْتِضْحَاكٌ (ج) إِسْتِضْحَاكَاتٌ
alay emek,istihza etmek,maskaralığa almakتَهَزَّأَ : تَهَزُّؤاً
alay etmek,dalga geçmek,gırgıra almak,eğlenmekهَزِئَ ـَـ هَزْءاً و هُزْءاً و هُزُؤاً
alay etmek,dalga geçmek,gırgıra almak,eğlenmek,gülmekهَزَأَ ـَـ هَزْءاً و هُزْءاً و هُزُؤاً و هُزْأَةً و مَهْزَأَةً بِ ، مِنْ
nesneyi suhreye alıp gülünce almak,maskaraya almak,alay ve istihza edip zevklenmek,istihza etmek,alay etmek,eğlenmek,gırgır geçmek,maskaralık etmekإِسْتَسْخَر : إِسْتِسْخَاراً بِ ، مِنْ
bir kimseyi hezil edip maskaralığa almak,alay etmek,istihza etmek,zevklenip maskaralığa almak,alay etmek,eğlenmek,istihza,hor görmeإِسْتِهْزَاءٌ (ج) إِسْتِهْزَاءَاتٌ : مَهْزَاةٌ ، هُزْءٌ ، هُزُءٌ و يقال تَهَزَّأَ بِهِ و إِسْتَهْزَأَ بِهِ اي هَزَأَ بِهِ
pişman olmak,birini hafife alıp eğlenmek,alay etmek,istihza etmek,eğlenmek,çöküp yıkılmak,istihza eylemek,alay etmek,pek öfkelenip hışma gelmek,kuyu yıkılmak,gök pek yağmur yağdırmak,yıkılmak,ziyade darılmak,ırlamakتَهَكَّم : تَهَكُّماً بِ ، عَلَي
alay ve istihza edip zevklenmek,istihza etmek,zevklenmek,alay etmekإِسْتِسْخَارٌ (ج) إِسْتِسْخَارَاتٌ
maskara etmek,alay,istihza,mizahسُخْرِيَّةٌ
alay emek,istihza etmek,maskaralığa almakتَهَزَّأَ : تَهَزُّؤاً
hastalık cümleye yayılır şamil olmak,kapsamlı olmak,bir kimseyi maskaralığa alıp alay etmek,istihza etmekتَفَشُّؤٌ
alay,eğlenme,istihza,maskaralık,kesinti,alay etmek,şaka etmekهُزْءٌ ، هَزْءٌ ، هُزُؤٌ ، مَهْزَءَةٌ
angarya,eğlenme,alay etmek,maskaraya almak,gülünceğe alma,istihza,kaşmer,köftehor dalkavukسُخْرِيٌّ : سخرية
alay,eğlenme,istihza,maskaralık,kesinti,alay etmek,şaka etmek,gülmek,maskaraya almak,kesintiye almakهَزْلٌ
müjde etmek,müjdelemek,muştulamak,müjde vermek,sevindirici haber vermek,müjde ile sevindirmek,istihza makamında inzar ve tehdit etmekبَشَّرَ : تَبْشِيراً بِ ، هُ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
müjde etmek,müjdelemek,muştulamak,müjde vermek,sevindirici haber vermek,müjde ile sevindirmek,istihza makamında inzar ve tehdit etmekبَشَّرَ : تَبْشِيراً بِ ، هُ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
bir kimseyi gülünceğe almak,maskaralığa almak,zevklenmek,istihza etmek,sakalına gülmek,,alay etmek,dalga geçmek,gırgıra almak,eğlenmek,şallavlanmak,bıyık altında gülmek,eğlenmek,horlamak,hakir görmek,إِسْتَهْزَأَ : إِسْتِهْزَاءً بِ ، مِنْ و يُقَالُ فَعَلَ ذَلِكَ إِسْتِهْزَاءً بِهِ
at kuyruğunun kılını kesmek,kıl yolmak,hücüm ve istihza ve zem ve şetim etmekهَلَّبَ : تَهْلِيباً
kıl yolmak,hücüm ve istihza ve zem ve şetim etmekتَهْلِيبٌ (ج) تَهْلِيبَاتٌ
bir kimseyi hezil edip maskaralığa almak,alay etmek,istihza etmek,zevklenip maskaralığa almak,alay etmek,eğlenmek,istihza,hor görmeإِسْتِهْزَاءٌ (ج) إِسْتِهْزَاءَاتٌ : مَهْزَاةٌ ، هُزْءٌ ، هُزُءٌ و يقال تَهَزَّأَ بِهِ و إِسْتَهْزَأَ بِهِ اي هَزَأَ بِهِ
şu kimsedir ki herkes sakalına gülüp kendisini zevklenip hezil ve istihza edeler kaşmer tabir olunurهُزْءَةٌ و يقال رجل هُزْءَةٌ اي يهزأ منه
ilân etmek,bildirmek,duyurmak,anons etmek,açıklamak,alenen söylemek,deklere etmek,beyan etmek,aşikar etmek,belli etmek,belirtmek,afişe etmek,izhar etmekmeydana çıkarmakأَعْلَنَ : إِعْلاَناً بِ ، عَنْ، لِ ، هُ
tavsiye etmek,tembih etmek,ısmarlamak,emr etmek,tavsiye etmek,bir şey vermek,vasiyet etmek,emanet etmek,sipariş etmek,çok ve birbirine girmiş otlağa girmek, nasihat etmekأَوْصَي : إِيْصَاءً بِ ، إِلَي ، لِ
öldürmek,yok etmek,iptal etmek,belirsiz etmek,mahv etmek,eksiltmek,silmek,iptal etmek,yok etmek,imha etmek,bozmak,harap etmek,vücudunu ortadan kaldırmak,noksan etmek,silmek,helak etmek,yakmakمَحَقَ ـَـُ مَحْقاً
kayıp etmek,zayi etmek,yitirmek,telef etmek,mahv etmek,helak etmek,ihmal etmek,malı çoğalmak,köy sahibi olmakأَضَاعَ : إِضَاعَةً
göç etmek,göçmek,intikal etmek,gitmek,ölmek,vefat etmek,irtihal etmek,binmek,acele etmek,talep etmek,yüklemek,sırtına çıkmakإِرْتَحَلَ : إِرْتِحَالاً إلَي ، عَنْ
gidermek,izale etmek,bertaraf etmek,def etmek,kaldırmak,uzaklaştırmak,yerinden etmek,soldurmak,silmek,mahv etmek,bir nesneyi yerinden ayırmak,yok etmek,helak etmek,temizlemek,çıkarmak,bozmakأَزَالَ : إِزَالَةً و إِزَالاً ، هُ
gönlünü almak,razı etmek,tarziye vermek, itap etmek,memnun etmek,itabını,azarlamayı izale etmek,hatırını hoş etmek,vaz geçmek,hışım etmek,azarlamakأَعْتَبَ : إِعْتَاباً عَنْ ، هُ و قال الشاعر
eğilmek,bükülmek,çarpılmak,arz etmek,itmat etmek,caymak,önüne geçmek,hücüm etmek,yönelmek,yöneltmek,tevecch etmek,ikbal etmek,rağbet etmek,ıraklaştırmak,kenardan yürümekأَنْحَي : إِنْحَاءً عَلَي ، عَنْ ، لِ
almak,ahz etmek,kabul etmek,elde etmek,ele geçirmek,gafil avlamak,yakalamak,tutmak,başlamak,kapmak,tesir etmek,alıkoymak,hapis etmek,men etmek,zorlamak,öldürmekأَخَذَ ـُـ أَخْذاً وتَأْخَاذاً و مَأْخَذَاً بِ ،عَلَي ، عَنْ ، فِي ، مِنْ ، هُ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
beraberinde götürmek,beraber olmak,kendine refik peyda etmek,tedarik etmek,temellük etmek,arkadaşlık etmek,eşlik etmek,refakat etmek,yanına almak,sahip çıkmak,musahabat etmek,dost olmak istemek,devamlı yanında bulundurmakإِسْتَصْحَبَ : إِسْتِصْحَاباً إِلَي ، بِ ، هُ
bağırıp çağırmak,nale ve feryad etmek,bir nesneyi anlamak,farkına varmak,dikkat etmek,hatıra getirmek,anmak,dert hatır etmek,fehim etmek,cima etmek,lanet etmekبَاهَ ـُـ بَوَاهاً ، هُ و يقال جَاءتْ تَبُوه و و يقال ما بهت له اي ما فهمت
uyandırmak,kaldırmak,uyarmak,farkına vardırmak,andırmak,tanımak,tembih etmek,ihtar etmek,nazarı dikkatini celp etmek,fark etmek,temyiz etmek,itham etmek,bir şeyi birine anlatmak,uyarmak,itham etmekأَبَّهَ : تَأْبِيهاً بِ
bir şeyi tasavvur ederken aklı başkasına gitmek,kalbe murat edilenden başka şey gelmek,yanılmak,sanmak,hayal etmek,tahayyül etmek,zan etmek,kuruntu etmek,vehim etmek,hesapta yanlışlık etmekوَهِمَ ـَـ وَهَماً فِي
bir kimseyi hezil edip maskaralığa almak,alay etmek,istihza etmek,zevklenip maskaralığa almak,alay etmek,eğlenmek,istihza,hor görmeإِسْتِهْزَاءٌ (ج) إِسْتِهْزَاءَاتٌ : مَهْزَاةٌ ، هُزْءٌ ، هُزُءٌ و يقال تَهَزَّأَ بِهِ و إِسْتَهْزَأَ بِهِ اي هَزَأَ بِهِ
maskaralığa almakتمسخر ، إستسخار
maskaralığa alarakساخراً
maskaralığa çevirmekإستسخار ، تمسخر
maskaralığa gülmekأَنْتَغَ : إِنْتَاغاً
maskaralığa alınacak şeyأضحوكة ، مستحق التمسخر ، واجب الإستهزاء
ıslık çalmakla maskaralığa aldıإِسْتَسْخَرَ بالتَّصْفِيرِ
ıslık çalmakla maskaralığa almakإستسخار بالتصفير
alay emek,istihza etmek,maskaralığa almakتَهَزَّأَ : تَهَزُّؤاً
oyuncak,çocuk oyuncağı,cici,oyun,temaşaya ve maskaralığa sebep olan tanca sözأُلعُوبَةٌ (ج) أَلآعِيبُ
oyuncak,oyun,çocuk oyuncağı,cici,temaşaya ve maskaralığa sebep olan tanca sözأُلعُوبَةٌ (ج) أَلآعِيبُ : لُعْبَةٌ
ona alay etti,şaka etti,maskaralığa aldı,zevklendi,eğlendiهَزِئَ الرَّجُلُ هُزْءاً و هَزْءاً و هُزُؤاً و مَهْزَأَةً مِنْهُ و بِهِ : هَزَأَ و سخر مِنْهُ
adam onunla alay etti,şaka etti,maskaralığa aldıهَزَأَ الرَّجُلُ هُزْءاً و هَزْءاً و هُزُؤاً و مَهْزَأَةً مِنْهُ :سخرَ
adam onu maskaralığa alıp alay etti,istihza ettiتَفَشَّأَ الرَّجُلُ بِهِ : سخر مِنهُ
hastalık cümleye yayılır şamil olmak,kapsamlı olmak,bir kimseyi maskaralığa alıp alay etmek,istihza etmekتَفَشُّؤٌ
alay,eğlenme,istihza,maskaralık,kesinti,alay etmek,şaka etmek,gülmek,maskaraya almak,kesintiye almakهَزْلٌ
nesneyi suhreye alıp gülünce almak,maskaraya almak,alay ve istihza edip zevklenmek,istihza etmek,alay etmek,eğlenmek,gırgır geçmek,maskaralık etmekإِسْتَسْخَر : إِسْتِسْخَاراً بِ ، مِنْ
bir kimseyi gülünceğe almak,alay etmek,eğlenmek,şallavlanmak,gülünecek etmek,gülmek,dalga geçmek,gırgıra almak,eğlenmek, maskaralığa almak,alay etmek,eğlenmek,şallavlanmak, horlamak,,bıyık altında gülmekإِسْتَهْزَأَ : إِسْتِهْزَاءً بِ ، مِنْ
eğlenmek,alaya almak,alay etmek,bir kimseyi temaşaya ,gülünceğe,almak,ala etmek,gırgır geçmek,kala almamak,şaka etmek,mizah etmek,eğlenmek,alay etmek,gır gır geçmek,dalga geçmek,maskaraya almakسَخِرَ ـَـ سَخَراً و سَخْراً و سُخْراً و مَسْخَراً و سُخْرَةً و مَسْخَرَةً ، مِن ، هُ
bir kimseyi hezil edip maskaralığa almak,alay etmek,istihza etmek,zevklenip maskaralığa almak,alay etmek,eğlenmek,istihza,hor görmeإِسْتِهْزَاءٌ (ج) إِسْتِهْزَاءَاتٌ : مَهْزَاةٌ ، هُزْءٌ ، هُزُءٌ و يقال تَهَزَّأَ بِهِ و إِسْتَهْزَأَ بِهِ اي هَزَأَ بِهِ
alay etmek,gırgıra almak,dalga geçmek,boşuna almakإِسْتِهْزَاءٌ
nesneyi suhreye alıp gülünce almak,maskaraya almak,zevklenmek,eğlenmek,maskaralığa almak,maskaralık etmek,maskara etmek,alay etmekإِسْتَسْخَر : إِسْتِسْخَاراً بِ
bir kimseyi gülünceğe almak,maskaralığa almak,zevklenmek,istihza etmek,sakalına gülmek,,alay etmek,dalga geçmek,gırgıra almak,eğlenmek,şallavlanmak,bıyık altında gülmek,eğlenmek,horlamak,hakir görmek,إِسْتَهْزَأَ : إِسْتِهْزَاءً بِ ، مِنْ و يُقَالُ فَعَلَ ذَلِكَ إِسْتِهْزَاءً بِهِ
itmek,ci,ma etmek,alay etmek,eğlenmek,uzaklaştırmak,def etmek,itmek,cimaetmek,birini bir hükme mecbur etmek,alay etmek,eğlenmek,maskaraya almak,vurmak,çarpmakطَعَزَ ـَـ طَعْزاً بِ
oynamak,alay etmek,almak,kavramakعَبَثَ ـَـ عَبَثاً
gülmek,alay edip zevklenmek,gülüncüğe almakإسْتَضْحَكَ : إِسْتِضْحَاكاً
gülmek,alay edip zevklenmek,gülüncüğe almakإِسْتِضْحَاكٌ (ج) إِسْتِضْحَاكَاتٌ
alay emek,istihza etmek,maskaralığa almakتَهَزَّأَ : تَهَزُّؤاً
alay etmek,dalga geçmek,gırgıra almak,eğlenmekهَزِئَ ـَـ هَزْءاً و هُزْءاً و هُزُؤاً
alay etmek,dalga geçmek,gırgıra almak,eğlenmek,gülmekهَزَأَ ـَـ هَزْءاً و هُزْءاً و هُزُؤاً و هُزْأَةً و مَهْزَأَةً بِ ، مِنْ
bir kimseyi hezil edip maskaralığa almak,alay etmek,istihza etmek,zevklenip maskaralığa almak,alay etmek,eğlenmek,istihza,hor görmeإِسْتِهْزَاءٌ (ج) إِسْتِهْزَاءَاتٌ : مَهْزَاةٌ ، هُزْءٌ ، هُزُءٌ و يقال تَهَزَّأَ بِهِ و إِسْتَهْزَأَ بِهِ اي هَزَأَ بِهِ
pişman olmak,birini hafife alıp eğlenmek,alay etmek,istihza etmek,eğlenmek,çöküp yıkılmak,istihza eylemek,alay etmek,pek öfkelenip hışma gelmek,kuyu yıkılmak,gök pek yağmur yağdırmak,yıkılmak,ziyade darılmak,ırlamakتَهَكَّم : تَهَكُّماً بِ ، عَلَي
nesneyi suhreye alıp gülünce almak,maskaraya almak,alay ve istihza edip zevklenmek,istihza etmek,alay etmek,eğlenmek,gırgır geçmek,maskaralık etmekإِسْتَسْخَر : إِسْتِسْخَاراً بِ ، مِنْ
bir kimseyi gülünceğe almak,maskaralığa almak,zevklenmek,istihza etmek,sakalına gülmek,,alay etmek,dalga geçmek,gırgıra almak,eğlenmek,şallavlanmak,bıyık altında gülmek,eğlenmek,horlamak,hakir görmek,إِسْتَهْزَأَ : إِسْتِهْزَاءً بِ ، مِنْ و يُقَالُ فَعَلَ ذَلِكَ إِسْتِهْزَاءً بِهِ
hor ve hakir add etmek,horlamak,hor tutmak,hor görmek,hakir görmek,yukarıdan bakmak,horsanmak,aşağılamak,bir şeyi küçümsemek,hafif görmek,hafifsemek,alay etmek,ehven görmek,tahkir etmek,ihanet etmek,kötü işlem yapmak,kıymakإِسْتَهَانَ : إِسْتِهَانَةً بِ
hor ve hakir add etmek,horlamak,hor tutmak,hor görmek,hakir görmek,yukarıdan bakmak,horsanmak,aşağılamak,bir şeyi küçümsemek,hafif görmek,hafifsemek,ehven görmek,tahkir etmek,ihanet etmek,kötü işlem yapmak,kıymakإِسْتِهَانَةٌ (ج) إِسْتِهَانَاتٌ
itmek,ci,ma etmek,alay etmek,eğlenmek,uzaklaştırmak,def etmek,itmek,cimaetmek,birini bir hükme mecbur etmek,alay etmek,eğlenmek,maskaraya almak,vurmak,çarpmakطَعَزَ ـَـ طَعْزاً بِ
bir kimseyi gülünceğe almak,alay etmek,eğlenmek,şallavlanmak,gülünecek etmek,gülmek,dalga geçmek,gırgıra almak,eğlenmek, maskaralığa almak,alay etmek,eğlenmek,şallavlanmak, horlamak,,bıyık altında gülmekإِسْتَهْزَأَ : إِسْتِهْزَاءً بِ ، مِنْ
alay ve istihza edip zevklenmek,istihza etmek,zevklenmek,alay etmekإِسْتِسْخَارٌ (ج) إِسْتِسْخَارَاتٌ
eğlenmek,alaya almak,alay etmek,bir kimseyi temaşaya ,gülünceğe,almak,ala etmek,gırgır geçmek,kala almamak,şaka etmek,mizah etmek,eğlenmek,alay etmek,gır gır geçmek,dalga geçmek,maskaraya almakسَخِرَ ـَـ سَخَراً و سَخْراً و سُخْراً و مَسْخَراً و سُخْرَةً و مَسْخَرَةً ، مِن ، هُ
beklemek,yavaş davranmak,teenni etmek,eğlenmek,yavaş gitmek,acele etmemek,düşünerek hareket etmek,yavaşlıkla muamele etmek,yavaş davranmak,sabır etmek,acele etmemek,teenni etmek,yavaş davranmak,intizar etmek,ağır davranmak,temkinli davranmak,yavaş yavaş yapmak,teenni etmek,eğlenmek,yavaş gitmek,vakti gelmek,mühlet vermek,acele etmeyip ağır ve temkinlli davranmak,tehir ve ahestelik etmek,yavaş ve yumuşak hareket etmek,beklemek,eğlenmekتَأَنَّي : تَأَنِيّاً عَلَي ، فِي ، هُ و فِي المَثَلِ
inkar etmek,ret etmek,esirgemek,vermemek,yalanlamak,kaçınmak,nefret etmek,hor görmek,küçümsemek,hakaret etmek,alay etmek,küfran-ı nimet etmek,nimete şükür etmemek,hakkı inkar etmek,hakaret etmek,alay etmek,inkar etmek , reddetmek ,esirgemek , vermemek , yalanlamak , kaçınmak , nefret etmek , hor görmekغَمَطَ ـُِـ غَمْطاًً
horlamak,hakaret etmek,aşağılamak,alçaklamak,hakir,hor denȋ,addetmek,hakir ve deni kılmak,haysiyetine nazar lazımiken taltifane bedelen sui muamele etmek,hareketi naşayeste ile hakaret ve tenzil kadir etmek,horlamak,zelil etmek,hor eylemek,alçaklamak,tahkirتَحْقِيرٌ (ج) تَحْقِيرَاتٌ
horlamak,hor görmek,tahkir etmek,hor olmak, zelil tmek,horluk,küçük görmek,yukardan bakmak,tepeden bakmak,tahkir etmek,küçümsemekإِحْتِقَارٌ (ج) إِحْتِقَارَاتٌ
horlamak,hor görmek,tahkir etmek,hor olmak,zelil tmek,küçük görmek,yukardan bakmak,tepeden bakmak,tahkir etmek,küçümsemekإِحْتَقَرَ : إِحْتِقاراً ، هُ
horluk,zillet,aşağılık,darlık,şiddet,rezalet,sıkıntı,halk,ahali,bütün halk,hor görme , küçük görme , zillet,hor görme,küçük görme,zillet,önemsiz olmak,horlukهَوَانٌ : مَذَلَّةٌ و فِي المَثَلِ
göz,çeşm,göz nuru,gözün görmesi,görüp bilmek,basar,görme veya anlama gücü,kalp gözü,bilmek,görmek,idrak,görüş,görme duyusu,görme veya anlama gücü,göz nuru,gözdeki görme duyusu,kuvvet,rüyet,ilim,idrak,fikirبَصَرٌ (ج) أَبْصَارٌ : نظر ، عين ، إدراك ، مكر و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
gören göz,bairet,gören,bilen,görme duyusu,çeşm,görünen şey,görme kuvveti,gücüبَاصِرَةٌ (ج) بَوَاصِرُ : عين ، قُوَّةُ الإبْصَارِ و يقال خَيْرُ الغِدَاء بَوَاكِرُهُ و خَيْرُ العَشَاءِ بَوَاصرُهُ
küçükseme,hafifseme,küçük görme,önemememe,hor görme,yukarıdan bakmatahfif ve tahkir etmek,nesnesden saymamak,hor addetmek,horlamak,istihfafإِسْتِخْفَافٌ (ج) إِسْتِخْفَافَاتٌ : إيهان : إِسْتِهَانَةٌ
göz,görme,görme kuvveti,anlama kuvveti,idrakبَصَرٌ (ج) أَبْصَارٌ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
göz,çeşm,göz nuru,gözün görmesi,basar,görme veya anlama gücü,kalp gözü,bilmek,görmek,idrak,görüş,görme duyusu,görüp bilmek,gözün görücülüğüبَصَرٌ (ج) أَبْصَارٌ : نظر ، عين ، إدراك ، مكرو فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
büyüme çağı,gençlik,bakış,görme,gençlik,ergenlik çağı,bakış,görmeمُرَاهَقَةٌ
görmeنظر ، بصر ، رؤية
görme engelliمُعَوَّقٌ بَصَرِيّاً
görme engelliمعوق بصرياً
sonradan görmeمحدث ، حديث نعمة ، مِقمل، هي بن بيّ
görme duyusuحاسة البصر
görme duyusuحَاسَّةُ البَصَرِ
görme aygıtıجهاز بصري
dünya görme günüيوم عالمي للإبصار
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid