1.5 MİLYON'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid bu patırdıya kulak asma kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
- -
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
bu esnada,bu arada,bu sırada,bu aralıktaفِي أَثْنَاءِ ذَلِكَ
Ben, Nail. Bu eşim saliha. Bu oğlum İbrahim ve bu da kızım Zeynep.انا نائل . هَذِهِ زوجتي صالحة. هَذاَابْنِي ابراهيم و هَذِهِ بِنْتِي زَيْنَب.
bu gün,bu zaman,bu asır,gök açıktır bugünاليَوْمُ : هَذَا اليَوْم نَحْو السَّمَاءُ مُجلي فِي اليَوْمِ و المُرَادُ بِأَيَّامِ اللهِ اي عُقُوبَاتِ اللهِ
Kapıyı kim çalıyor?Bu mektubu kim yazdı?Eldivenleri kime verdiniz?Cemal bıçağını ariyeten kime verdi?Bu para kimden size geldi?Bu güzel çiçekler kimin içindir?Tiyatroya kiminle gidelim?Çalgıda kimi gördünüz?Bu baston kimindir?Kardeşimindir.Bu çizmeler kimindir?Amcazadenizindirler.Bu çoraplar kimindirler?Bilirmisiniz?zannederim ki Cemal veyahut Adil’indir.Bu genç efendi kimindir?O hekimimizin oğludur.Bu genç hanım kimindir?Komşunızın kızıdır.Bu efendiler kimlerdirler?Onlar tüccardırlar?Şehirinizde en zengin adam kimdir?Bu evlerin ve bahçelerin tümü kimdir?Onlar kimin olduğunu hiç kimse bilmez.مَنْ يَطْرُقُ البَابَ ؟ مَنْ كَتَبَ هَذَا الخِطَابَ ؟ لِمَنْ أَعْطَيْتُمْ الكُفُوفَ ؟ لِمَنْ أَعَارَ جَمَالٌ سِكّينَتَهُ ؟ لمَنْ جَاءَتْ لكُمْ هَذِه الدّرَاهِمُ ؟ لِمَنْ هَؤُلاَء الأزْهَارُ الجَمِيلَةُ ؟ مَعَ مَنْ نَذْهَبُ إِلَي المَسْرَحِ ؟ أَ رَأَيْتُمْ مَن فِي النَّوْبَةِ ؟ لِمَنْ هَذَا العَصَا ؟ لأَخِي لِمَنْ هَذِهِ الجَزَمُ ؟ لأِبْنِ عَمِّكُمْ ، أَ تَعْرِفُون تُعْلَقُ من هَؤُلاَء الجَوَارِبُ ؟ أَظُنُّ أَنَّهَا تعلق جَمَالٌ او َعادِلٌ ، مَنْ هَذَا السَّيِّدُ الشَّابُ ؟ هَذَا إِبْنُ طبِيبِنَا ، مَنْ هَذهِ الشَّابَّةُ ؟ هَذِهِ بِنْتُ جَارِكُمْ ، مَنْ هَؤُلاَء الأَسْيَاد؟ هُمْ تُجَّارٌ ، مَنء الرِّجلُ الأَغْنَي فِي مَدِينتِكُمْ ؟ لِمَنْ هَذهِ البُيُوتِ و جَمِيعُ هَذِهِ الجَنَائِن ؟ لاَ أَحَد يَعرِفُ لِمَنْ هِيَ
Bu metodla,bu yordamla,bu yöntemleبِهَذِهِ الطَّرِيقَةِ
Oğlum kiraz ve kızım fireng üzümü severler.Bu yıl çok kiraz ve armut var.Bay winter’in çok çocukları var mı?onun iki oğlan ve dört kızları var.Bu bay Fransız mıdır?Hayır o ingilizdir.Bu efendi amcamızmıdır?Bu hanım teyzenizmidir?Bu hanımları ve bu efendileri tanıyormusunuz?Hayır tanımıyorum.Bu fakir kadınlar biraz ekmek yemişler ve bu fakir adamlar bir bardak limonata içmişlerdir.Ne satın aldınız?çatallar,kaşıklar ve bıçaklar satın aldım.Cemal bey nerededir?Odasındadır.Adnan bey nerede ikamet eder bilirmisiniz? Bu sandalyeleri ve bu terebizleri satın mı aldınız efendim?Hayır.Hanım efendi satın almadım.Bu odada pek çok sandalye (ler) var.Şehrimizde ne kadar camiler vardır?Zanederim altı yahut yedi cami vardır.إِبْنِي يُحِبُّ الكِرَازَ و بِنْتِي عِنَبَ الثَّعْلَبِ، يُوجَدُ كَثِيرٌ مِنَ الكرَازِ و الكُمَثْرَي هَذِهِ السَّنَة، هَلْ تَرَي السَّيِّدَ وِنْتَر لَهُ أَوْلاَدٌ كَثِيرُون ؟ لهُ صَبِيَان و أَرْبعُ صِبِيَات ، هَلْ هَذَا السَّيِّدُ فِِرَنْسَاوِيٌّ؟ لاَ هُوَ إِنْجِيلِيزيٌّ ، هَلْ هَذَا السَّيِّدُ عَمُّكُمْ ؟ هَلْ هَذِهِ السِّتُّ خَالَتُكُمْ ؟ أَ تَعْرِفُونَ هَؤُلاَءِ السِّتَات و هَؤُلاَءِ الأَسْيَادِ ؟ لاَ ، لاَ أَعْرِفُهُمْ ، هَؤُلاءِ النِّسَاء المِسْكِينَات أَكَلْنَ قَلِيلاً مِنَ الخُبْزِ و هَؤُلاَءِ الرِّجَال المَسَاكِين شَرِبُوا كُبَّايَةَ لِيْمُونَادَةٍ ، مَاذَا إِشْتَرَيْتَ؟ إِشْتَرَيْتُ أَشْوَاكاً و مَلاَعِقَ و سَكَاكِين، أَيْنَ جَمَال بَكْ ؟هوَ فِي غُرْفَتِهِ ، أَيْنَ مَادَام وِنْتَر؟ هِيَ فِي غُرْفَتِهَا، أَ تَعْرِفُونَ أَيْنَ سَاكِنٌ عَدْنَان بَكْ؟ هَلْ إِشْتَرَيْتُمْ هَؤُلاَء الكَرَاسِي و هَؤُلاَءِ الطَّاوْلاَت يَا سَيِّدِي ؟ لاَ ، يَا سِتّي مَا إِشْتريْتُهَا ، يُوجَدُ كَرَاسيُ كَثِيرَةٌ جِدّاً فِي هَذِهِ الغُرْفَةِ ، كَمْ يُوجَدُ مِنَ المَسَاجِدِ (الجَوَامِعِ) فِي مَدينَتِكُمْ ؟ أَظُنُّ أنَّهُ يُوجَدُ فِيْهَا سِتّ او سَبْعٌ مِنْهَا
zaman zarfı olup,şimdi,elan,şimdiki zaman,şimdiki halde,henüz,demin,bu an,bu vakit,bu anda,şimdiki halde anlamında kullanılırالآنُ ، السَّاعَة ، هَذَا الوَقْت ، هَلاَّ ، دُرْكَةٌ ، حالاً: (ظر)
Mağazada ne yaptınız? Bahçede ne buldun ?ressam ne getirdi ?fakir adama ne verdiniz? Kızkardeşiniz nasıl elbise satın aldı?hangi odada akşam yemeği yiyelim?bu nasıl çiçektir?şu çiçeğe ne ad verirsinizbu bir menekşemidir?şu hangi ağaçtır?bu ağaca ne ad verirsiniz? Bu bir meşe yahut Gülgen midir? Hangi kitapları okuyorsunuz? Okumak için hangi kitapları istek edersiniz? Bu kaşıkların ve bu tabakların fiyatı nasıldır? saat kaçta kahvaltı edersiniz? saat kaçta yatarsınız? Ayın hangi günündeyiz bilir misiniz? Bu genç efendiye ne diye çağırırsınız? O arap mı yahut kürt müdür? Ve bu ihtiyar adam kimdir? Bu bir tüccar yahut kunduracı mıdır? Bu çiçeğin faydası nedir? Ne güzel çocuk! Ne güzel akşam!مَاذَا فَعَلتُمْ فِي المَخْزَنِ ؟ مَذَا وَجَدْتَ فِي الجُنَيْنَةِ ؟ َاذَا أحَْضرَ الرَّسَامُ ؟ مَاذَا أَعْطَيْتُمْ الرَّجُلَ المِسْكِنَ ؟ اَيُّ ثَوْبٍ إِشْتَرَتْ أُخْتُكُمْ ؟ فِي اَي حُجْرَةٍ نَتَعَشَّي ؟ أَيّ زهْرَةٍ تِلْكَ ؟ كَيْفَ تُسَمُّونَ هَذِهِ الزَّهْرَةِ ؟ هَلْ هِيَ بِنَفْسَجَةٌ ؟ أَيُّ شَجَرَةٍ تِلْك ؟ كَيْفَ تُسَمّونَ هَذهِ الشَّجَرَةَ ؟ هَلْ هِيَ بِنَفْسَجَةٌ ؟هَل هِيَ بلُّطَةٌ اَوْ زانٌ ؟ اَيُّ كُتُبٍ تَقْرَؤُون ؟ اَيُّ كُتُبٌ تَرْغَبُون أَنْ تَقْرَؤا ؟ مَا ثَمَنُ هَذِهِ المَلاَعِقِ و هَذِهِ الصُّحُون ؟ فِي اَيٍّ سَاعَةٍ تُفْطِرُونَ ؟ فِي اَيِّ سَاعَةٍ تنَامُون ؟ أَ تَعْرِفُونَ كَمْ اليَوْمُ مِنَ الشَّهْرِ ؟ مَا إِسْمُ هَذَا السّيِّدُ الشَّابُّ ؟ هَلْ هُوَ عَرَبِيٌّ اَوْ كُرْدِيٌّ ؟ و هَذَا الرَّجُلُ الهَرِمُ مَنْ هُوَ ؟ هَلْ هُوَ تَاجِرٌ اَمْ حََّذّاءٌ ؟ مَا مَنْفَعَةُ هَذِهِ المِطْرَقَةِ ؟ مَا اَجْملُ هَذَا الصَّبِيُّ ! مَا اَلْطفَ هذَا المَسَاء !
bu iş,bu adam bana el vermediki geleyimهَذَا الأَمْرُ أَوْ هَذَا الرَّجُلُ مَا مَكَّنَنِي مِنَ المَجِيئِ اَي مَا تَمَكَنتُ مِنَ المَجِيئِ بِسَبَبِهِ
John bu şapka ve bu bastonu nereden aldı?حَنَّا أَيْنَ أخَذَ هَذِهِ البُرْنِيطَةَ و هَذَه العَصَا ؟
Adil bu çatal ve bu bıçağı nerede buldunعَادِل أيْنَ وَجَدْتَ هَذِهِ الشَّوْكَةَ و هَذَا السِّكّين ؟
ya bu deveyi güdersin veya bu diyardan göçersinإما أن ترعي هذا الجمل و إما تهجر من هذه الديار
Ondan bu kısrağı aldığın genç. Adam bu mudur?هَلْ هَذَا هُوَ الشَّابُ الّذي مِنْهُ أَخذْتَ هَذِهِ الفَرَسِ ؟
Bu fakir adam bu fakire kadın hastadırlar (keyifsizdırlar)هَذَا الرَّجُلُ المِسْكِينُ وهَذِه المِسْكِينَةُ مَرِيضَان
bu bir kalemdir bu gün satın aldım onuهَذَا قَلَمٌ إِشْتَرَيْتُهُ اليَوْمَ
bu patırdıya kulak asma !لاَ تُبَالِ بِهَذَا الصِّيَاحِ
bu patırdıya kulak asma !لا تبال بهذا الصباح و يراد به إنه مواضعة و خداع
halk bir gürültüye patırdıya düştüوَقَعَ القَوْمُ فِي أَجَّةٍ
laftan hoşlanıp kulak vermek,kulak kesilmek,dinlemek,ymeğin kokusunu duyup iştahı artmak,kulak ağrımakأَذِنَ ـَـ أَذَناً إِلَي ، لِ
dinlemek,kulak vermek,kulak asmak,kulak tutmak,işitmekأَصَاخَ : إِصَاخَةً إَلَي ، لِ
kulak içi,kulak deliği,kulak kanalıأُصْمُوخٌ (ج) أَصَامِيخُ : صِمَاخٌ
dinlemek,kulak vermek,kulak asmak,kulak tutmak,bir nesneyi muhkem tutmak,meyil etmek,dikkat etmek,kabın içindekini dökmek için eğmekأَصْغَي : إِصْغَاءً إِلَي ، هُ و يُقَالُ فُلاَنٌ يُصْغِي إِنَاءَ فُلاَنٍ اَيْ يُهِينُهُ
kulak yumuşağından aşağıya sarkan saç,kulak memesinde olan kılلِمَّةٌ (ج) لِمَمٌ و لِمَامٌ
onu işitti,duydu,dinledi,kulak verdi,kulak tuttuأَذِنَ إِلَيْهِ : إِسْتَمَعَ
gütmek,otlatmak,kulak vermek,kulak tutmak,dinlemek,acımak,otlağı çok olmakأَرْعَي : إِرْعَاءً إِلَي ، عَلَي ، هُ
onu güzelce dinledi,kulak tuttu,kulak verdiأَنْصَتَ لَهُ : أَنْصَتَ لَهُ : أَحْسَنَ الإِسْتِمَاعَ لِحَدِيثِهِ
sözü dinledi,söze kulak verdi,kulak astıأَصْغَيَ إِلَي الكَلاَمِ : إِسْتَمَعَ إِلَيْهِ
ona kulak verdi,kulak tuttu,dinlediأَرْعَي إِلَيْهِ
dinlemek,kulak vermek,işitmek,kulak asmakأَصَاخَ : إِصَاخةً إِلَي ، لِ
ona kulak verdi,kulak tuttu,dinlediأَرْعَي سَمْعَهُ
kulak deliğinin içi,kulak kiri,çirkiصُمْلُوخٌ
ona kulak verdi,kulak tuttu,dinlediأَرَنَّ إِلَيْهِ : أَصْغَي إلَيْهِ
herkesin sözüne kulak kesilen,kulak verenفُلاَنٌ مِنَ الآذَانِ أَيْ مُسْتَمِعٌ لِمَا يُقَالُ لَهُ
bağ,asma,asma,üzüm ağacı,asma teveği,yaş üzüm,üzüm ağacı,üzüm kütüğü,teyek,omca,gerdanlık,Kürtçe rez derler,asma , üzüm ağacı ,asma teveği,üzüm kütüğü,üzüm bağı,bağ,uyluk başı kemiğinin ucunda oynayan değirmi kemikكَرْمَةٌ ، كَرْمُ العِنَبِ ، كُلُّ بُسْتَانٍ كَبِيرٍ
çok keçi,asma budağı,asma dalıحَبْلَةٌ : مَعْزٌ كَثِير
asmanın kökü,üzüm ağacı,asma,kılıç kını,üzüm kabuğu,göz kapağı,kılıç kını,asma budağı,üzüm ağacı,asma,kın,kapakجَفْنٌ (ج) جُفُونٌ و أَجْفَانٌ : أصْلُ الكَرْمِ : قال النَّمِر بنُ تَوْلَب : سَقِيَّةُ بَيْنَ أنهارٍ عذاب وزرْعٍ نابتٍ وكُروم جَفْنِ لها ما تشتهِى عَسَلٌ مُصَفَّى وإن شاءتْ فَحُوَّارَى بِسَمْنِ فأعطت كلما غُذِيَتْ شَبَاباً فأنبتها نَبَاتاً غير حَجْنِ
kara asma,kara asma denilen bir nevi ağaç kabuğuبُوطَانِيَّةٌ : كَرْمَةٌ سَوْدَاءُ
ağaç parçası,asma budantısı,kesintisi,çöppare,asma budantısı,kesintisi,talaşقُضَابَةٌ ، نُشَارَةٌ
tırnak,eğe kemiklerinin birbirine yapıştıran küçük incecik et,ciğer,ciğerin ziyadesi,ciğerköşe,ciğer perdesi, hicab-ı kebed,beyaz ve yufka zarki ciğere yapışık olur,turp,aygır,asma yaprağı,zampara,asma yaprağı,çamur,ciğerخِلْبٌ (ج) أَخْلاَبٌ و خلباء : ظفر ، كبد ، فجل ، فحل و يقال هو خِلب النساء إذا كان يحبهن للحديث و الفجور و يحبنه و يقال أيضا هم أخلاب نساء و خلباء نساء
aşmaتجاوز ، عبور ، متجاوز
aşmaنزوف
asmaكرم ، دالية ، شجرة العنب ، معلق ، مصلوب ، مدلّي
asmaدالية للعنب ، كرمة ، شجر العنب ، عريش ، كرم شجر العنب ، تعليق
Asmaكرم ، شجر العنب
asmaزَرَجُومٌ
asmaدَالِيَةٌ: كَرمَةٌ
asma yaprağıيَبْرَق (ج) يبَارِقُ (تر) : وَرَقُ عِنبٍ ، وَرَقُ الكَرْمِ
asma köprüجسر معلق
Bilgi Paneli
Elmawarid.com sitemiz yeni kelimeler yüklenerek güncelleştirilmiştirإن موقعنا الموارد كوم قد تم تحديثه بعد أن حملت إليه الكلمات الجديدة والله ولي التوفيق
Paylaş
Elmawarid
ElmaWarid