1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid cezalandırmak,ceza vermek kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
cezalandırmak,ceza vermek مُقَاصَصَةٌ : مُعَاقَبَةٌ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
cezalandırmak,ceza vermekمُقَاصَصَةٌ : مُعَاقَبَةٌ
sınırlamak,belirlemek,ceza uygulamak,keskinlenmek,bıçağı bilemek,atmak,def etmek,sınırlamak,cezalandırmakحَدَّ ـُ حَدّاً
temsil etmek,özümlemek,heykelleştirmek,oynamak,canlandırmak,ata sözü söylemek,tasvir etmek,heykel yapmak,ceza ile cezalandırmakمَثّلَ : تَمْثِيلاً و تَمْثَالاً ، هُ
minimum ceza,en düşük ceza,azami had,maksimum,tabanحَدٌّ أَدْنَي
büyük ceza,rüzi ceza,kıyamet günüبَطْشَةٌ كُبْرَي : عُقُوبَةٌ عُظْمَي
büyük ceza,rüzi cezaبَطْشَةٌ كُبْرَي : عقوبة عظمي
maksimum,maksimum ceza,en büyük ceza,tavanحَدٌّ أَقْصَي
ceza ve mücazat vermek,tecziye,ceza vermekتَجْزِيَةٌ (ج) تَجْزِيَاتٌ
temsil etmk,taklit etmek,özümlemek,asimle etmek,bastırmak,bir şeyi yerinden alı koymak,asimle etmek,canlandırmak,oynamak,örnek vermek,örneklendirmek,özümlemek,benzeştirmek,kitap basmak,emsal nakil etmek,misillü gerek lafzen ve gerek cismen bir nesnenin aynını ve mislini yapmak,teşbih edip benzetmek,taklit etmek,ata sözü söylemek,tasvir etmek,heykel yapmak,ceza ile cezalandırmak,bastırmakمَثّلَ : تَمْثِيلاً و تَمْثَالاً ، هُ
günah,günah için olan ceza,ukubet,günahın karşılığı,ceza,ukubetإِثَامٌ ، أَثَامٌ ، إثْمٌ : عقوبة
günah,günah için olan ceza,ukubet,günahın karşılığı,ceza,ukubetأَثَامٌ : إثْمٌ ، جَزَاءُ الإِثْمِ ، عُقُوبَةُ الإِثْمِ و في التزيل
ceza muhakemeleri usülü,ceza muhakemat üsülüأُصُولُ المُحَاكَمَاتِ الجَزَائِيَّةِ
cezalandırmakمُعَاقَبَةٌ
cezalandırmakآخَذَ : مُؤَاخَذَةً ، هُ
cezalandırmakمعاقبة ، تجزية ، تنكيل ، مجازاة ، تغريم
izin,destur vermek,müsaade etmek,ruhsat vermek,cevaz vermek,icazet vermek,ödül vermek,caiz kılmak,destur vermek,mükafaat vermek,sudan,geçmek,geçirmek,uygulamak,icra ve infaz etmek,yerine getirmekأَجَازَ : إِجَازَةً ، هُ
izin vermek,müsaade etmek,ruhsat vermek,cevaz vermek,icazet vermek,ödül vermekأَجَازَ : إِجَازَةً ، هُ
sürgü çekmek,ödünç vermek,avans vermek,borca vermek,borç para vermek,peşin akçe vermek,selem alışverişini yapmak,malı sonra teslim almak üzere bedelini vermek,yerin alçağını ve yükseğini düzeltip beraber etmek,kadın kırkbeş yaşını geçmek أَسْلَفَ : إِسْلاَفاً إِلَي ، فِي ، هُ
birine eziyet vermek,yormak,meşakkat vermek,zahmete düşürmek,bir kimseden sıkıntıyı def etmek,incitmek,acıtmak,sıkıntı vermek,zahmet vermek,eziyet vermekبَرَّحَ : تَبْرِيحاً بِ ، عَنْ ، هُ
ödünç vermek,eğreti olarak vermek,peşin,avans vermek,kredi vermekسَلَّفَ : تَسْلِيفاً
eğreti ve emanet vermek,ödünç vermek,ariyet vermek,geçici olarak bir şey vermek,atı semirtmek,çeşmenin suyuazalıncaya dek toprakla basıp gömmekأَعَارَ : إِعَارَةً و عَارَةً مِنْ ، هُ
yemiş vermek,meyve vermek,fayda vermek,mahsül vermek,yayık tulumunun üzeri köpüklenmek ve kabarcıklanmak ve sirkelenip yağı belirmekإِثْمَارٌ (ج) إِثْمَارَاتٌ : إِنْتَاجُ الثَّمَرِ
sevaplandırmak,ivaz vermek,karşılık vermek,ecir ve ceza ve mesubet vermek,sevap vermekإِثابَةٌ (ج) إِثَابَاتٌ
mükafat ve karşılığını vermek,sevaplandırmak,ivaz vermek,ecir ve ceza ve mesubet vermek,sevap vermek,iade etmek,havuzu doldurmakأَثَابَ : إِثَابَةً ، هُ
yetki vermek,hatunu mehirsiz evlendirmek,bir işi Allaha havale etmek,ihale ve sipariş etmek,hatun,karıyı mihirsiz,başlıksız almak,vekalet vermek,izin vermek,ruhsat vermek,ısmarlamakفَوَّضَ : تَفْوِيضاً ، هًُ
bir şeye tehir ve mühlet vermek,bekletmek,mehil vermek,süre vermek,bir kimseye mühlet vermek ve aman vermek ve küyemek ve küyivermekإِنْظَارٌ (ج) إِنْظَارَاتٌ : إِمْهَالٌ
birine soyadı,unvan,lakap vermek vermek,asıl isminden maada bir isim vermekتَلْقِيب (ج) تَلْقِيبَاتٌ
bir şeye tehir ve mühlet vermek,mehil vermek,süre vermek,bekletmekإِنْظَارٌ
cevap vermek,yanıt vermek,yanıtlaşmak,karşılık vermek,söyleşmek,konuşmak,cevaplaşmakتَجَاوَبَ : تَجَاوُباً مَعَ
borç vermek,ödünç vermek,kredilendirmek,kesip ayırmak,karzvermek,kredi vermekأَقْرَضَ : إِقْرَاضاً ، هُ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid