1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid cisim ve bedene mensup ve müteallık ,cismani,cesetsel,maddi,manevi ve ruhani olmayan,cisme ait ve müteallık,beden ve cesede müteallık kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
cisim ve bedene mensup ve müteallık ,cismani,cesetsel,maddi,manevi ve ruhani olmayan,cisme ait ve müteallık,beden ve cesede müteallık جِسْمَانِيٌّ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
tuhaf cisim,garip cisim,yabancı cisimجِسْمٌ غَرِيبٌ
cisim kesp etmek,bir cisim görünmek,tecessüm,irileşmekتَجَسُّمٌ (ج) تَجَسُّمَاتٌ
cisim,gövde,vücüt,ceset,kalıp,cüsse,kalıp,cisim,gövde,tenجُسْمَانٌ (ج) جَسَامِينُ : بَدن ، جَسَدٌ و يقال إنه لنحيف الجُسْمَانِ
cisim (ar)جسم
cisim eridiمَاعَ الجِسْمُ : ذَابَ
hafif cisimجِسْمٌ خَفِيفٌ
saydam cisimجسم شفاف
dış cisimجسم خارجيّ
sümüksü cisimجسم مخاطيّ
sert cisimجسم صلب
sert cisimجِسْمٌ صُلْبٌ
parlak cisimجِسْمٌ مُضِيئٌ او مُنِيرٌ
yabancı cisimجسم أجنبيّ ، جرم غريب ، جسم غريب
camsı cisimجِسْمٌ زُجَّاجِيٌّ
ağır cisimجِسْمٌ ثَقِيلٌ
iyilikten ve yatlıktan halilik ve nesneden berilik ve hamlık ve çiğlik ve yönedsizlik ve tertipsizlikقَحٌّ
melce,penah,sığınacak yer,boyna astıkları hamayil ve,muska muhafazai nefse vesile olacak nesne ve afat ve beliye defi için ittihaz olunan muska ve tılsım ve tavizat misillü ve kale gibi muhkem ve metin ve mahfuz olan mevziحِرْزٌ
rükünler,köşeler,esaslar,temeller,şartlar,direkler,sütünler,kurmaylar,etraflar,anasır-ı erbaa,dört öğe ve element,nesnenin başlıca olan ecza ve azası ve mukarrer olan kavaid ve rusum ve devletin bakanları ve büyükleri ve ordu ve seraskerinin has muavinlerأَرْكَانٌ : شُرُوطٌ آدَابٌ ، عَنَاصِرُ أَرْبَعَةٌ وَهِيَ المَاءُ و الهَوَاءُ و النَّارُ و التُّرَابُ و هِيَ أَجْسَامٌ بَسِيطَةٌ َتَتَرَكَّبُ مِنْهَا المَوَّادُ ، أَطْرَافٌ ، أَجْزَاءٌ
galiz ve natıraş ve cafi ve şerrir kimse ve şu deveye denirki şaşkın ve oğuz adam gibi sersem ve sabukmağz olmakla yürümekte şitab ve süratle beyhude çabalayıp ikdam eder ola ona dahi *عجرفية*denirجَلْعَابَةٌ
galiz ve natıraş ve cafi ve şerrir kimse ve şu deveye denirki şaşkın ve oğuz adam gibi sersem ve sabukmağz olmakla yürümekte şitab ve süratle beyhude çabalayıp ikdam eder ola ona dahi *عجرفية*denirجَلْعَبٌ (م) جَلْعَبَاةٌ
göregen kişi,galiz ve natıraş ve cafi ve şerrir kimse ve şu deveye denirki şaşkın ve oğuz adam gibi sersem ve sabukmağz olmakla yürümekte şitab ve süratle beyhude çabalayıp ikdam eder ola ona dahi *عجرفية*denirجَلَعْبَي : شديد النظر
bir husus çetin ve çaparız ve dolaşık ve peçapeç olmak haleti,firib,hile,fend,aldatma,bir nesne kalın ve kaba ve yakışıksız ve uslupsuz ve endamsız olmak,düzen,mekr,keyd,al,bela,musibet,dahiye,cüret ve ikdam sahibi kimseعِنْدَأَوَةٌ : عُسر، إلتواء و في المثل : إن تحت طرّيقتك لعندأوة
bir nesneyi bir nesneye medarı metanet eylemek,bir kimseyi bir kimseye püşt ve penah ve kuvvet-i zahr kılmak,ihkam için binaya dayak ve payendan ve destek nasp eylemek,hayvan ve davarın ab ve alefine ve sair hizmet ve tımarına güzel takayyut ve riayet etmekرَدْءٌ
paslı ve lekeli nesne,alüde -i ayıp ve ar ve lekenak lüm ve hasaset ve idbar olan kimseصَدِئٌ و يقال رجل صضاغر صَدِئٌ اي لزمه العار و اللؤم
kin ve düşmanlık ve diyetten alınacak kesim ve verilecek borç,şu kavimki meslek ve sanatları ve yaşamları hiçbir şeyleri olmayaضَمَدٌ
daima oturur ve yatar yani evinden çıkmaz çok yemek yer ve içer ve pek yalancı ve yaltaklanan ve uykucu kimseرَجُلٌ قُعَدَةٌ ضَجَعَةٌ أَكَلَةٌ شُرَبَةٌ كُذَبَةٌ خُضَعَةٌ نُوَمَةٌ
payidar ve sabit etmek,künh ve hakikatına varmak,hakkıyla anlamak,sağlam ve muhkem etmek,yapışıp ayrılmamak,hareketi mecali olmaacak surette darp ve cerh veya rapt ve hapis etmek,bürhan ve beyyine ile tekid ve zahire çıkarmak,ispatlamak,kanıtlamak,ispat eأَثْبَتَ : إِثْبَاتاً و في القرآنِ الكريم
şu hatuna denirki akile ve reşide olup iş ve sanatında pişkar ve hazıka ve kargüzar ola,davulcu,davul ve kös çalmakta ustad olan mehterدَرَّابَةٌ
siyah kadın,sevda,kara,malhulya illeti,bir illet ki insana arız oldukta pek gamnak ve mukedder olur ve şiddet üzere olursa bazen kendisini telef eder ve aşk ve hırs ve tamah arzu ahlat-ı erbaa dan malum hılttırki safra ve dem ve balgamdan gayrıdırسَوْدَاء (ج) سُودٌ
bir nesne çapraşık,karışık,güç,düşvar,örtülü ve kapalı ve muğlak olmak,müşkil ve ve müştebih ve mültebis olmak,hall ve cevabı güç olmak,harflere nokta ve hareke koymak,tayin etmek,işkâl,problem,sorun,çetinlik,çaprazlık,güçlük,düşvarlık,kapalılık,muğlaklıkإِشْكَالٌ (ج) إِشْكَالاَتٌ
bedeni,bedensel,vücutlu,şişman,mülhim etti,bedenin,bedensel,bedene ait gibi,bedenci,bedene mensup ve müteallık olanبَدَنِيٌّ (ج) بَدَنِيُّون : مُلحم
bedeni,bedensel,vücutlu,gövdesel,şişman,mülhim etti,bedenin,bedensel,bedene ait gibi,bedenci,bedene mensup ve müteallık olanبَدَنِيٌّ
Hintlerin batıl inancına göre ruh bir bedenden öbür bedene veya hayvana geçmek,iki şey birbirini izleyip biri ötekisini iptal ve izale etmek,birbirini nesih etmek,bozmak,birbirini izale ile müteakip olmak,küfrün bir nevi kavli üzere rul ilel ebet bedenden bedene intikal etmek,kopyalanmakتَنَاسَخَ : تَنَاسُخاً
bedene yağ düretecek nesneمِمْرَحَةٌ
bedene dövme yapan kadınوَاشِمةٌ (ج) وَاشمَاتٌ
hastalık bütün bedene yürüdüدَبَّ السَّقمُ
elbisenin biçimi bedene ugun geldiأَقْطَعَ الثَّوْبُ
bedene iğne ile nişan açmakوَشَّمَ : توْشِيماً ، هُ
bedene iğne ile nişan açmakتَوْشِيمٌ (ج) تَوْشِيمَاتٌ
bedene sürecek nesne yağ gibi,pomadمَرُوخٌ
bedene arız olan leke,karalık,pasقَرَهٌ
içilen meşrup bütün bedene sirayet etti,yürüdü,bulaştıدَبَّ الشَّرَاب فِي الجِسْمِ
ruhlar Hintlerin batıl inancına göre bir bedenden öbür bedene geçtiتَنَاسَخَتْ الأَرْوَاحُ
yeniden dirilmeyi inkar edip ruhların bedenden başka bir bedene veya hayvanlara geçtiğini iddia eden sapıklar veya mezhepleri, sonra tekrar dirilmek,tenasühler taifesi ve tenasühi olmak,yeniden dirilmeyi inkar edip ruhların bedenden başka bir bedene veya hayvanlara geçtiğini iddia eden sapıklar veya mezhepleri,tenasühiyeتَنَاسُخِيَّةٌ
cisim ve bedene mensup ve müteallık,cismani,ruhani olmayan,cesedi,cesetselجَسَدِيٌّ : جَسَدَانِيٌّ : جِسْمَانِيٌّ
cemaatlara ait ve mensup,dağınık gruplara ait ve mensup olan,imamı Ewzaiye mensupأَوْزَاعِيٌّ
cemaatlara ait ve mensup,imamı Ewzaiye mensup,dağınık gruplara ait ve mensup olanأَوْزَاعِيٌّ
adama mensup olan bir nefer,ademi,adamın,Hz.Ademe ve zürrüyetine mensup,insan,beşerآدَمِيٌّ (ج) آدَمِيُّون : النِّسْبَةُ إِلَي آدَم ، بَشَرِيٌّ
batıni,içel,iç,içsel,batıni,deruni,aşikar olmayan,dahiliye,içtarafa ait,dahili,gizli,içerde ki,batına mensup ve müteallık olan,batiniye fırkasına ait ve mensup,batıniye mezhebine mensup ve aitبَاطِنِيٌّ : دَاخِلِيٌّ
Araplar arasında meşhur bir cinse mensup deve,Tayy kabilesinin ( بُحْتُر) taifesine mensup,kısa boylu ve tıknaz adamبُحْتُرِيٌّ (م) بُحْتُرِيَّةٌ : قَصِيرٌ و يقال إِبِلٌ بُحْتُرِيَّةٌ
(مِضِرٌ)lafzıyla itba olunup mensup mensup olarak (بِضْراً مِضْراً)tabirinde kullanılır ki yani(هَدْراً) intikamsız,mücazsız ve diyetsiz demektirبِضْرٌ و يقال ذَهَبَ دَمَهُ بِضْراً و مِضْراً اي هَدْراً
Araplar arasında meşhur bir cinse mensup deve,Tayy kabilesinin (بُحْتُر) taifesine mensup,kısa boylu ve tıknaz adam,ünlü Arap şairi Buhteriبُحْتُرِيٌّ (م) بُحْتُرِيَّةٌ : قَصِيرٌ و يقال إِبِلٌ بُحْتُرِيَّةٌ
batıni,içel,iç,içsel,batıni,deruni,aşikar olmayan,gizli,dahiliye,iç tarafa ait,dahili,içerdeki,gizli,içerde ki,batına mensup ve müteallık olan,batiniye fırkasına ait ve mensup,batıniye mezhebine mensup ve aitبَاطِنِيٌّ : دَاخِلِيٌّ
Arap olan,Arabi,Arapça,arap,Arap milletine mensup,Araba mensupعَرَبِيٌّ (ج) أَعْرَابٌ و فِي الحَدِيثِ
oğlun,oğula ait,mensup ve müteallık olan,kızın,kızlığa ait ve mensupبَنَوِيٌّ : إِبْنِيٌّ ، بِنْتِيٌّ : مَنْسُوبٌ إِلَي الإِبْنِ و البِنْتِ
mensup ve tabi olmak,kendini bir kimseye mensup kılmak,daire-i taalluk ve maaiyyete dahil olmak,intisap,bağlı olmak,merbutiyet,bağlılıkإِنْتِسَاب (ج) إِنْتِسَابَاتٌ
bir millete,kavime mensup olmak,bağlı olmak,müntesip olmak,ait olmak,mensup olmak,intisap etmek,bağlanmak,bağlı olmak,kuş yükselip havalanıp yerini değiştirmek,dağa çıkmakإِنْتَمَي : إِنْتِمَاءً إِلَي ...
ait olmak,mensup olmak,bağlı olmak,nispetlenmek,kendini birine nispet etmek,mensup olmak,dayamak,atıf etmek,ben falan oğlu falanım diye övünüp laf atak,iddia etmekإِعْتَزَي : إِعْتِزَاءً إلي و فِي المَثَلِ
karalı,karanın,karaya ait,karasal,karaya mensup,kıra mensup ve müteallık,yabani,kırsal,yabanıl,evcil olmayan hayvan,vahşi,karada hasıl olan,kara üzerinde bulunan,berri,bahri ve semavi olmayanبَرِّيٌّ (م) بَرِّيَّةٌ : وَحْشِيٌّ
Fazlı,fazilete ait ve mensup,erdeme ait ve mensupفَضْلِيٌّ
iyilikten ve yatlıktan halilik ve nesneden berilik ve hamlık ve çiğlik ve yönedsizlik ve tertipsizlikقَحٌّ
melce,penah,sığınacak yer,boyna astıkları hamayil ve,muska muhafazai nefse vesile olacak nesne ve afat ve beliye defi için ittihaz olunan muska ve tılsım ve tavizat misillü ve kale gibi muhkem ve metin ve mahfuz olan mevziحِرْزٌ
rükünler,köşeler,esaslar,temeller,şartlar,direkler,sütünler,kurmaylar,etraflar,anasır-ı erbaa,dört öğe ve element,nesnenin başlıca olan ecza ve azası ve mukarrer olan kavaid ve rusum ve devletin bakanları ve büyükleri ve ordu ve seraskerinin has muavinlerأَرْكَانٌ : شُرُوطٌ آدَابٌ ، عَنَاصِرُ أَرْبَعَةٌ وَهِيَ المَاءُ و الهَوَاءُ و النَّارُ و التُّرَابُ و هِيَ أَجْسَامٌ بَسِيطَةٌ َتَتَرَكَّبُ مِنْهَا المَوَّادُ ، أَطْرَافٌ ، أَجْزَاءٌ
galiz ve natıraş ve cafi ve şerrir kimse ve şu deveye denirki şaşkın ve oğuz adam gibi sersem ve sabukmağz olmakla yürümekte şitab ve süratle beyhude çabalayıp ikdam eder ola ona dahi *عجرفية*denirجَلْعَابَةٌ
galiz ve natıraş ve cafi ve şerrir kimse ve şu deveye denirki şaşkın ve oğuz adam gibi sersem ve sabukmağz olmakla yürümekte şitab ve süratle beyhude çabalayıp ikdam eder ola ona dahi *عجرفية*denirجَلْعَبٌ (م) جَلْعَبَاةٌ
göregen kişi,galiz ve natıraş ve cafi ve şerrir kimse ve şu deveye denirki şaşkın ve oğuz adam gibi sersem ve sabukmağz olmakla yürümekte şitab ve süratle beyhude çabalayıp ikdam eder ola ona dahi *عجرفية*denirجَلَعْبَي : شديد النظر
bir husus çetin ve çaparız ve dolaşık ve peçapeç olmak haleti,firib,hile,fend,aldatma,bir nesne kalın ve kaba ve yakışıksız ve uslupsuz ve endamsız olmak,düzen,mekr,keyd,al,bela,musibet,dahiye,cüret ve ikdam sahibi kimseعِنْدَأَوَةٌ : عُسر، إلتواء و في المثل : إن تحت طرّيقتك لعندأوة
bir nesneyi bir nesneye medarı metanet eylemek,bir kimseyi bir kimseye püşt ve penah ve kuvvet-i zahr kılmak,ihkam için binaya dayak ve payendan ve destek nasp eylemek,hayvan ve davarın ab ve alefine ve sair hizmet ve tımarına güzel takayyut ve riayet etmekرَدْءٌ
paslı ve lekeli nesne,alüde -i ayıp ve ar ve lekenak lüm ve hasaset ve idbar olan kimseصَدِئٌ و يقال رجل صضاغر صَدِئٌ اي لزمه العار و اللؤم
kin ve düşmanlık ve diyetten alınacak kesim ve verilecek borç,şu kavimki meslek ve sanatları ve yaşamları hiçbir şeyleri olmayaضَمَدٌ
daima oturur ve yatar yani evinden çıkmaz çok yemek yer ve içer ve pek yalancı ve yaltaklanan ve uykucu kimseرَجُلٌ قُعَدَةٌ ضَجَعَةٌ أَكَلَةٌ شُرَبَةٌ كُذَبَةٌ خُضَعَةٌ نُوَمَةٌ
payidar ve sabit etmek,künh ve hakikatına varmak,hakkıyla anlamak,sağlam ve muhkem etmek,yapışıp ayrılmamak,hareketi mecali olmaacak surette darp ve cerh veya rapt ve hapis etmek,bürhan ve beyyine ile tekid ve zahire çıkarmak,ispatlamak,kanıtlamak,ispat eأَثْبَتَ : إِثْبَاتاً و في القرآنِ الكريم
şu hatuna denirki akile ve reşide olup iş ve sanatında pişkar ve hazıka ve kargüzar ola,davulcu,davul ve kös çalmakta ustad olan mehterدَرَّابَةٌ
siyah kadın,sevda,kara,malhulya illeti,bir illet ki insana arız oldukta pek gamnak ve mukedder olur ve şiddet üzere olursa bazen kendisini telef eder ve aşk ve hırs ve tamah arzu ahlat-ı erbaa dan malum hılttırki safra ve dem ve balgamdan gayrıdırسَوْدَاء (ج) سُودٌ
bir nesne çapraşık,karışık,güç,düşvar,örtülü ve kapalı ve muğlak olmak,müşkil ve ve müştebih ve mültebis olmak,hall ve cevabı güç olmak,harflere nokta ve hareke koymak,tayin etmek,işkâl,problem,sorun,çetinlik,çaprazlık,güçlük,düşvarlık,kapalılık,muğlaklıkإِشْكَالٌ (ج) إِشْكَالاَتٌ
cisim ve bedene mensup ve müteallık ,cismani,cesetsel,maddi,manevi ve ruhani olmayan,cisme ait ve müteallık,beden ve cesede müteallıkجِسْمَانِيٌّ
ahirete mensup ve müteallık olan,uhrevi,ahirete ilişkin,öbür dünyaya mensub müteallık,ahiretliأُخْرَوِيٌّ (ج) أُخْرَوِيُّون (م) أُخْرَوِيَّةٌ (ج) أُخْرِوِيَّاتٌ : المَنْسُوبُ إِلَي الآخِرَةِ و الأُخْرَي
dil ucuyla söylenen harf,dil ucunda çıkan harflere ait,ve müteallık olan,dil ucuna mensup ve müteallıkأَسْلِيٌّ (م) أَسْلِيَّةٌ
coğrafi,coğrafik,coğrafyacı,coğrafya ilmiyle uğraşan ve bu ilimde telifatı olan adam,coğrafyaya ait ve müteallik,coğrafya ilmine mensup ve müteallikجُغْرَافِيٌّ (ج) جُغْرَافِيُّون (م) جُغْرَافِيَّةٌ
müteallık (ar)متعلق
çöle müteallıkمتعلق بالبادية ، بدوي
eşeğe müteallık olanحِمَارِيٌّ
kızkardeşe mensub,müteallık,ilişkinأُخْتِيٌّ
padişahın cülüsüne müteallık olanجُلُوسِيٌّ
karıncığa ait ve müteallıkبُطَيْنِيٌّ
buhrana mensup ve müteallıkبَاحُورِيٌّ
tevile mensupve müteallık olanتَأْوِيلِيٌّ
bazıya ait ve müteallıkبَعْضِيٌّ
cehenneme mensup ve müteallık olanجَحِيمِيٌّ
bürhana mensup ve müteallık,nişaniبُرْهَانِيٌّ
cisim ve bedene mensup ve müteallık ,cismani,cesetsel,maddi,manevi ve ruhani olmayan,cisme ait ve müteallık,beden ve cesede müteallıkجِسْمَانِيٌّ
cisim ve bedene mensup ve müteallık,cismani,ruhani olmayan,cesedi,cesetselجَسَدِيٌّ : جَسَدَانِيٌّ : جِسْمَانِيٌّ
maddi ve manevi destekدَعْمٌَ مَادِّيٌّ و مَعْنَوِيٌّ
edebi,yazınsal,edebe ve edebiyata ait ve mensup ve müteallık olan,manevi olan şey ,maddi olmayan şeyأَدَبِيٌّ : المَنْسُوبُ إِلَي الأَدَبِ ، مَا كَانَ مَعْنَوِيّاً لاَ مَادِّياً
somutlaşmak,irileşmek,vücutlu olmak,cisim ve ten peyda etmek,tecessüm etmek,maddi ve cismani olmak,görünmek,cimiyet peyda etmek,bir hasletin mücessemi olmak,bir sıfatla muttasıf olmak,vasıflanmak ,sıfatlanmak,büyük bir işe azim ve teşebbüs etmek,bir yere doğru kast ve azimet etmek,irileşmekتَجَسَّمَ : تَجَسُّماً
manevi şahsiyet,manevi kişilikشَخْصِيَّةٌ مَعْنَوِيَّةٌ
asıl,kök,cevher,heyula,hayalet,biçimsiz,şekilsiz,maddi olmayan,öz,pamuk,ham madde,heyüla denen ilk madde,hayalet,biçimsiz,şekilsiz,maddi olmayan,öz,taslak,pamuk,protoplazmaهَيُولِيٌّ (يو) أصل ، جوهر في الجسم من الإتصال و الإنفعال
maddî kazançكَسْبٌ مَادِّيٌ
maddi kayıplarخسائر مادية
maddi imkanlarإمكانيات مادّية
maddi hasarlarخسائر مادّيّة
maddi sebepعلّة ماديّة
maddi tavizlerتَعْوِيضَاتٌ مَادِّيَّةٌ
maddi tazminatتعويضات مادية
maddi üstünlükتَفَوُّقٌ مَادِّيٌّ
iyilikten ve yatlıktan halilik ve nesneden berilik ve hamlık ve çiğlik ve yönedsizlik ve tertipsizlikقَحٌّ
melce,penah,sığınacak yer,boyna astıkları hamayil ve,muska muhafazai nefse vesile olacak nesne ve afat ve beliye defi için ittihaz olunan muska ve tılsım ve tavizat misillü ve kale gibi muhkem ve metin ve mahfuz olan mevziحِرْزٌ
rükünler,köşeler,esaslar,temeller,şartlar,direkler,sütünler,kurmaylar,etraflar,anasır-ı erbaa,dört öğe ve element,nesnenin başlıca olan ecza ve azası ve mukarrer olan kavaid ve rusum ve devletin bakanları ve büyükleri ve ordu ve seraskerinin has muavinlerأَرْكَانٌ : شُرُوطٌ آدَابٌ ، عَنَاصِرُ أَرْبَعَةٌ وَهِيَ المَاءُ و الهَوَاءُ و النَّارُ و التُّرَابُ و هِيَ أَجْسَامٌ بَسِيطَةٌ َتَتَرَكَّبُ مِنْهَا المَوَّادُ ، أَطْرَافٌ ، أَجْزَاءٌ
galiz ve natıraş ve cafi ve şerrir kimse ve şu deveye denirki şaşkın ve oğuz adam gibi sersem ve sabukmağz olmakla yürümekte şitab ve süratle beyhude çabalayıp ikdam eder ola ona dahi *عجرفية*denirجَلْعَابَةٌ
galiz ve natıraş ve cafi ve şerrir kimse ve şu deveye denirki şaşkın ve oğuz adam gibi sersem ve sabukmağz olmakla yürümekte şitab ve süratle beyhude çabalayıp ikdam eder ola ona dahi *عجرفية*denirجَلْعَبٌ (م) جَلْعَبَاةٌ
göregen kişi,galiz ve natıraş ve cafi ve şerrir kimse ve şu deveye denirki şaşkın ve oğuz adam gibi sersem ve sabukmağz olmakla yürümekte şitab ve süratle beyhude çabalayıp ikdam eder ola ona dahi *عجرفية*denirجَلَعْبَي : شديد النظر
bir husus çetin ve çaparız ve dolaşık ve peçapeç olmak haleti,firib,hile,fend,aldatma,bir nesne kalın ve kaba ve yakışıksız ve uslupsuz ve endamsız olmak,düzen,mekr,keyd,al,bela,musibet,dahiye,cüret ve ikdam sahibi kimseعِنْدَأَوَةٌ : عُسر، إلتواء و في المثل : إن تحت طرّيقتك لعندأوة
bir nesneyi bir nesneye medarı metanet eylemek,bir kimseyi bir kimseye püşt ve penah ve kuvvet-i zahr kılmak,ihkam için binaya dayak ve payendan ve destek nasp eylemek,hayvan ve davarın ab ve alefine ve sair hizmet ve tımarına güzel takayyut ve riayet etmekرَدْءٌ
paslı ve lekeli nesne,alüde -i ayıp ve ar ve lekenak lüm ve hasaset ve idbar olan kimseصَدِئٌ و يقال رجل صضاغر صَدِئٌ اي لزمه العار و اللؤم
kin ve düşmanlık ve diyetten alınacak kesim ve verilecek borç,şu kavimki meslek ve sanatları ve yaşamları hiçbir şeyleri olmayaضَمَدٌ
daima oturur ve yatar yani evinden çıkmaz çok yemek yer ve içer ve pek yalancı ve yaltaklanan ve uykucu kimseرَجُلٌ قُعَدَةٌ ضَجَعَةٌ أَكَلَةٌ شُرَبَةٌ كُذَبَةٌ خُضَعَةٌ نُوَمَةٌ
payidar ve sabit etmek,künh ve hakikatına varmak,hakkıyla anlamak,sağlam ve muhkem etmek,yapışıp ayrılmamak,hareketi mecali olmaacak surette darp ve cerh veya rapt ve hapis etmek,bürhan ve beyyine ile tekid ve zahire çıkarmak,ispatlamak,kanıtlamak,ispat eأَثْبَتَ : إِثْبَاتاً و في القرآنِ الكريم
şu hatuna denirki akile ve reşide olup iş ve sanatında pişkar ve hazıka ve kargüzar ola,davulcu,davul ve kös çalmakta ustad olan mehterدَرَّابَةٌ
siyah kadın,sevda,kara,malhulya illeti,bir illet ki insana arız oldukta pek gamnak ve mukedder olur ve şiddet üzere olursa bazen kendisini telef eder ve aşk ve hırs ve tamah arzu ahlat-ı erbaa dan malum hılttırki safra ve dem ve balgamdan gayrıdırسَوْدَاء (ج) سُودٌ
bir nesne çapraşık,karışık,güç,düşvar,örtülü ve kapalı ve muğlak olmak,müşkil ve ve müştebih ve mültebis olmak,hall ve cevabı güç olmak,harflere nokta ve hareke koymak,tayin etmek,işkâl,problem,sorun,çetinlik,çaprazlık,güçlük,düşvarlık,kapalılık,muğlaklıkإِشْكَالٌ (ج) إِشْكَالاَتٌ
ruhani (ar)روحانيّ
manevi,dini,ruhani,ruhi,psikolojikرُوحِيٌّ ، مَعْنَوِيٌّ ، نَفْسِيٌّ
manevi,ruhi,dini,ruhani,ruha aitرُوحَانِيٌّ (ج) رُوحَانِيُّونَ : رُوحِيٌّ : مَعْنَوِيٌّ: دينيّ
Hz.İsa,papaz,Hıristiyanların ruhani reisi,lideriأَبِيلُ الآبِلين
karabaş,papaz,rahip,dini,ruhani,hırıstıyan din öğrencisi,ilahiyatçıإِكْلِيرِيكِيٌّ (يو) : رُوحِيٌّ ، رَاهِبٌ ، وَاحِدُ الإِكْليرُوسِ
papa,katoliklerin ruhani reisi,dini başkanı,çocuk lisanında babaبَابَا (ج) بابَوَاتٌ : أَبٌ : ، حَبْرٌ أَعْظَمُ ، رَئِيسُ الكَنِيسَةِ الكَاثُولِيكِيَّةِ ، نِدَاءٌ للوَلَدِ ، أَجْنَبِيَّةٌ
papa,katoliklerin ruhani reisi,dini başkanı,çocuk lisanında babaبَابَا : حَبْرٌ أَعْظَمُ ، رَئِيسُ الكَنِيسَةِ الكَاثُولِيكِيَّةِ
rahip,papaz,manastırın baş rahibi,Hırıstiyanların ruhani reisi,başkanı,lideri,kilise çancısı,çan,değnek,asaأَبِيلٌ (ج) آبَالٌ و أُبَلٌ و أُبْلٌ و أَبِيلُون : راهب ، رئيس دير الرهبان ، صاحب الناقوس ، ناقوس ، عصا
cisim ve bedene mensup ve müteallık,cismani,ruhani olmayan,cesedi,cesetselجَسَدِيٌّ : جَسَدَانِيٌّ : جِسْمَانِيٌّ
cisim ve bedene mensup ve müteallık ,cismani,cesetsel,maddi,manevi ve ruhani olmayan,cisme ait ve müteallık,beden ve cesede müteallıkجِسْمَانِيٌّ
Ağustos ayı ki Süryani takviminde miladi yılının sekizinci ayı olup günleri 31 dir,Ağustos ayında ücretle çalışan işçi ve orakçıyada denilir,Hıristiyanlıkta üç temel uknumdan birisi,birinci uknum,Eb,ruhani baba,lahuti babaآبُ (روم) : أَبٌ (١) : أَغُسْطُسُ الشَّهْرُ الثَّامِن مِنَ السَّنَةِ المِيلاَديَّةِ و أَيَّامُهُ ٣١ يَوْماً و يُطْلَقُ عَلَي العَامِلِ الذي يَعْمَلُ فِيهِ بِأُجْرَةٍ ، الأُقْنُومُ الأوَّلُ عِنْدَ النَّصَارَي
cisim ve bedene mensup ve müteallık ,cismani,cesetsel,maddi,manevi ve ruhani olmayan,cisme ait ve müteallık,beden ve cesede müteallıkجِسْمَانِيٌّ
gayri meşru,meşru olmayan,şeriata aykırı olan,illegal,kanunsuz,yasasız,yasadışı,yasal olmayan,doğru olmayan,yasal olmayanغَيْرُ شَرْعِيّ ، غَيْرُ قَانُونِيّ
gayr itabii,doğal olmayan,normal olmayan,tabii olmayan,anormal,tuhaf,garipغَيْرُ طَبِيعِي
aldatılmış,kopya edilmiş,düzme,katışık,temiz olmayan,sahte,taklit,saf olmayan,kalp,karışık,halis olmayan,alûde,karışmış,mağşuş,aldatılmış,saf olmayan,katışıkمَغْشُوشٌ ، مُزَوَّرٌ
zorunlu olmayan,bağlayıcı olmayan,gereksiz,mecburi olmayanغَيْرُ إِلْزَامِيٍّ
boş,batıl,hükümsüz,doğru olmayan,şeytanhak olmayan,bozukbozuk,o nesnedir ki hak ve doğru olmaya,hükümsüz,doğru olmayan,temelsiz,haksız,zatında hakikat ve sebat olmayan,beyhüde,hakkı olmayan,abes,ham,put,sane,sihir,afsun,sihirbaz,cadı,kumar,şirk,iblis,şeytan,hükümsüz,boş,geçersiz,batıl,kadük,muhal olan,hamبَاطِلٌ (البَاطِلُ) (ج) بُطُلٌ وأَبَاطِلُ و أَبَاطِيلُ : إِبْلِيسٌ و في القرآن الكريم
ocağı sönük, ocağı kör, zürriyetsiz ,arkasında evladı olmayan ,çoluk çocuğu olmayan ,kesik,sonunda hayrı ve evladı olmayan uluأَبْتَرُ (م) بَتْرَاءُ: ومنه قوله
doğru olmayan,gayri sahih,sahih olmayan,sahte,yalan,düzme,dürüst olmayan,na dürüst,yanlış,eğri,çarpıkغَيْرُ صَحِيح : معوج
sağlıksız,doğru olmayan,sahih olmayan,dürüst olmayan,na dürüstعَدِيمُ الصِّحَةِ : مُعوج
mikro,cüzi,kısmi parçalı,genel olmayan,cüzün,cüze ait,az,bir şeyin bir kısım ve bölüğüne mensup ve müteallık,umuma ait olmayan,hususu,külli olmayanجُزْئِيٌّ (م) جُزْئِيَّةٌ (ج) جُزْئِيَّاتٌ: قليل و في المنطق
düşünmeksizin ve irticalen irad olunan,düşünmeğe veya delil ve bürhana muhtaç olmayan,zahir aşikar,o nesnedir ki onu bilmekte mütalaaya ve fikir muhtaç olmayan,bedihi,ispata,muhtaç olmayanبَدِيْهِيٌّ
sonsuz,ebedi,nihayet olmayan,sonu olmayan,ezeli,bakiأَبَدِيٌّ (ج) أَبَدِيُّون ، دَائِمٌ ، بَاقِيٌّ
puluç,erliği olmayan,iktidarsız kimse,aciz,cima gücü olmayan kişiعَجِيزٌ : عِنِّينٌ
hareketsiz,süreduran,tesirsiz,tembel,aktif,ve etkin olmayan,faal olmayanغَيْرُ نِشيطٍ
yol,hoş olmayan ve büyük iş geldiği yer malum olmayan nesneطُرْآنِيٌّ : طَريقٌ و يقال حمام طُرْآنيّ اي لا يدري من حيث أتي و يقال هذا كلام طُرْآنِيٌّ اي منكر
yerli,yere ait dünyalı,dünyaya ait, zemine ait,toprağa ait ve mensupأَرْضِيٌّ
yerli,yere ait ve mahsus,dünyalı,dünyevi,dünyaya ait ve mahsus,zemine ait,zemin,yersel,toprağa mensup ve müteallık olan,yerin,toprağın,arzi,arza aitأَرْضِيٌّ : دُنْيَوِيٌّ
kıtasal,karasal,kıtaya ait,anakaraya ait,kitanın,kıtaya ait ve mensupقَارِّيٌّ
dilci,dil uzmanı,dilbilimci,sözlükçü,lüğatçı,dilci,lugatla uğraşan,dil ile ilgili olan,lüğata ait,dilsel,dile ait ve mensup,türetmeye ilişkin,iştikaka ait,luğaviلُغَوِيٌّ (ج) لُغَوِيُّون
özlü,öze ait,asıl,temel,köklü,esaslı,öze ait,mücevherat satıcısı,cehverli,cevheri,cevhere müteallık ve mensup olan,,cevherci,özlü,öze aitجَوْهَرِيٌّ
kriminal,cinayet ve suça ait ve mensup olan,cinayetle ilgili,cinai,cinayete ait,suça ait ve ilişkinجِنَائِيٌّ
inşai,dileğin,dilek kipi,kompozisyona ait,işkembeden,gelişi güzel,inşatın,inşata ait ve mensup,inşaya ait ve mensup ve müteallık olan,dileğin,istekإِنْشَائِيٌّ ، طَلَبِيٌّ
şehirli,şehirli olan,memlekete ait,yerli,şehre mensup,beledi,bedevi olmayan,yerli,köye ait olan,şehirci,beled veya beldeye ait ve mensupبَلَدَِيٌّ : مَنْسُوبٌ إِلَي البَلَدِ أَوِ البَلْدَةِ
herhangi bir organın duvarlarına ait,çepersel,yumurtalık çeperine aitجَدَارِيٌّ
feri,alt,tali,ara,ikincil,yana ait,şubeye aitفَرْعِيٌّ (م) فرْعِيَّة ، تَاِلِيٌ
deriden,deriye ait,derinin,cilde ait,kuru ot,esrarجِلْدِيٌّ
sopalı,değeneğe ait,sopanın,sopaya ait ve müteallıkعَصَوِيٌّ
resmi,devlete ait,hükümetin,hükümete ait ve ilişkinحُكُومِيٌّ : رَسْمِيٌّ
idrarın,idarara ait ve mensup,bevli,bevle aitبَوْلِيٌّ (م) بَوْلِيَّةٌ
arkaya ait,arkadaki,arkanın,geriye ait ve mensupخَلْفِيٌّ
iyilikten ve yatlıktan halilik ve nesneden berilik ve hamlık ve çiğlik ve yönedsizlik ve tertipsizlikقَحٌّ
melce,penah,sığınacak yer,boyna astıkları hamayil ve,muska muhafazai nefse vesile olacak nesne ve afat ve beliye defi için ittihaz olunan muska ve tılsım ve tavizat misillü ve kale gibi muhkem ve metin ve mahfuz olan mevziحِرْزٌ
rükünler,köşeler,esaslar,temeller,şartlar,direkler,sütünler,kurmaylar,etraflar,anasır-ı erbaa,dört öğe ve element,nesnenin başlıca olan ecza ve azası ve mukarrer olan kavaid ve rusum ve devletin bakanları ve büyükleri ve ordu ve seraskerinin has muavinlerأَرْكَانٌ : شُرُوطٌ آدَابٌ ، عَنَاصِرُ أَرْبَعَةٌ وَهِيَ المَاءُ و الهَوَاءُ و النَّارُ و التُّرَابُ و هِيَ أَجْسَامٌ بَسِيطَةٌ َتَتَرَكَّبُ مِنْهَا المَوَّادُ ، أَطْرَافٌ ، أَجْزَاءٌ
galiz ve natıraş ve cafi ve şerrir kimse ve şu deveye denirki şaşkın ve oğuz adam gibi sersem ve sabukmağz olmakla yürümekte şitab ve süratle beyhude çabalayıp ikdam eder ola ona dahi *عجرفية*denirجَلْعَابَةٌ
galiz ve natıraş ve cafi ve şerrir kimse ve şu deveye denirki şaşkın ve oğuz adam gibi sersem ve sabukmağz olmakla yürümekte şitab ve süratle beyhude çabalayıp ikdam eder ola ona dahi *عجرفية*denirجَلْعَبٌ (م) جَلْعَبَاةٌ
göregen kişi,galiz ve natıraş ve cafi ve şerrir kimse ve şu deveye denirki şaşkın ve oğuz adam gibi sersem ve sabukmağz olmakla yürümekte şitab ve süratle beyhude çabalayıp ikdam eder ola ona dahi *عجرفية*denirجَلَعْبَي : شديد النظر
bir husus çetin ve çaparız ve dolaşık ve peçapeç olmak haleti,firib,hile,fend,aldatma,bir nesne kalın ve kaba ve yakışıksız ve uslupsuz ve endamsız olmak,düzen,mekr,keyd,al,bela,musibet,dahiye,cüret ve ikdam sahibi kimseعِنْدَأَوَةٌ : عُسر، إلتواء و في المثل : إن تحت طرّيقتك لعندأوة
bir nesneyi bir nesneye medarı metanet eylemek,bir kimseyi bir kimseye püşt ve penah ve kuvvet-i zahr kılmak,ihkam için binaya dayak ve payendan ve destek nasp eylemek,hayvan ve davarın ab ve alefine ve sair hizmet ve tımarına güzel takayyut ve riayet etmekرَدْءٌ
paslı ve lekeli nesne,alüde -i ayıp ve ar ve lekenak lüm ve hasaset ve idbar olan kimseصَدِئٌ و يقال رجل صضاغر صَدِئٌ اي لزمه العار و اللؤم
kin ve düşmanlık ve diyetten alınacak kesim ve verilecek borç,şu kavimki meslek ve sanatları ve yaşamları hiçbir şeyleri olmayaضَمَدٌ
daima oturur ve yatar yani evinden çıkmaz çok yemek yer ve içer ve pek yalancı ve yaltaklanan ve uykucu kimseرَجُلٌ قُعَدَةٌ ضَجَعَةٌ أَكَلَةٌ شُرَبَةٌ كُذَبَةٌ خُضَعَةٌ نُوَمَةٌ
payidar ve sabit etmek,künh ve hakikatına varmak,hakkıyla anlamak,sağlam ve muhkem etmek,yapışıp ayrılmamak,hareketi mecali olmaacak surette darp ve cerh veya rapt ve hapis etmek,bürhan ve beyyine ile tekid ve zahire çıkarmak,ispatlamak,kanıtlamak,ispat eأَثْبَتَ : إِثْبَاتاً و في القرآنِ الكريم
şu hatuna denirki akile ve reşide olup iş ve sanatında pişkar ve hazıka ve kargüzar ola,davulcu,davul ve kös çalmakta ustad olan mehterدَرَّابَةٌ
siyah kadın,sevda,kara,malhulya illeti,bir illet ki insana arız oldukta pek gamnak ve mukedder olur ve şiddet üzere olursa bazen kendisini telef eder ve aşk ve hırs ve tamah arzu ahlat-ı erbaa dan malum hılttırki safra ve dem ve balgamdan gayrıdırسَوْدَاء (ج) سُودٌ
bir nesne çapraşık,karışık,güç,düşvar,örtülü ve kapalı ve muğlak olmak,müşkil ve ve müştebih ve mültebis olmak,hall ve cevabı güç olmak,harflere nokta ve hareke koymak,tayin etmek,işkâl,problem,sorun,çetinlik,çaprazlık,güçlük,düşvarlık,kapalılık,muğlaklıkإِشْكَالٌ (ج) إِشْكَالاَتٌ
cisim ve bedene mensup ve müteallık ,cismani,cesetsel,maddi,manevi ve ruhani olmayan,cisme ait ve müteallık,beden ve cesede müteallıkجِسْمَانِيٌّ
beden terbiyesi,beden eğitimiتَرْبِيَّةٌ بَدَنِيَّةٌ
ahirete mensup ve müteallık olan,uhrevi,ahirete ilişkin,öbür dünyaya mensub müteallık,ahiretliأُخْرَوِيٌّ (ج) أُخْرَوِيُّون (م) أُخْرَوِيَّةٌ (ج) أُخْرِوِيَّاتٌ : المَنْسُوبُ إِلَي الآخِرَةِ و الأُخْرَي
cirm,cisim,hacim,urum,boğaz,renk,beden,ten,ceset,boğaz,renk,gövde,beden,vücut,ses,avaz,,levnجِرْمٌ (ج) أَجْرَامٌ و جُرُومٌ و جُرُمٌ : جِسْمٌ، جُثَّةٌ، بدن و يقال جِرْمُ الصَّوْتِ
dil ucuyla söylenen harf,dil ucunda çıkan harflere ait,ve müteallık olan,dil ucuna mensup ve müteallıkأَسْلِيٌّ (م) أَسْلِيَّةٌ
coğrafi,coğrafik,coğrafyacı,coğrafya ilmiyle uğraşan ve bu ilimde telifatı olan adam,coğrafyaya ait ve müteallik,coğrafya ilmine mensup ve müteallikجُغْرَافِيٌّ (ج) جُغْرَافِيُّون (م) جُغْرَافِيَّةٌ
balkon,açık cumba,teras,şerefe,minarenin şerefesi,sundurma,beden kale duvarı üzerinde yaparlar,baca,balkon,müezzinin ezan okumak için çıkıp minarede durduğu yer, tepe,beden,sundurma,alî olmakشُرْفَةٌ (ج) شُرَفٌ وشُرُفَاتٌ : بَلْكُونٌ
yapı,bina,beden,beden mizacı,bina etmek,yapı yapmak,duvar örmek,kurmak,bina olunan şey,duvar,bünyan,bünyan,bina etmek,mukem yapılmış nesneبُنْيَانٌ : بِنَاءٌ : حائط و في التنزيل :
bina etmek,yapı yapmak,duvar örmek,kurmak,bünyan,bina olunan şey,yapı,duvar gibi yapı,yapı,bina,beden,beden mizacı,bünyan,bünyan,bina etmek,mukem yapılmış nesne,Kayseride Bünyan ilçesiبُنْيَانٌ : بِنَاءٌ ، حَائِطٌ ، قَضاءٌ تَابِعَةٌ لِمَدِينَةِ قَيْصَرِيَّةَ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ :
bir iş belli ve aşikar olmak,beden çok terlemek,yardım etmek,iş açık,belli,vazıh olmak,beden terlemek,yenmek,kurtarmak,galip gelmek,ferahlatmak,yiğit olmak,cesur olmak,yükselmek,bir iş belli ve aşikar olmak,beden çok terlemek,ortaya çıkmak,yenmek,galip olmak,yardım etmek,kurtarmak,yardım etmek,ferahlatmakنَجَدَ ـُِـ نَجْداً و نُجُوداً و نَجْدَةٌ و نَجَادَةً
otsuz,ağaçsız çıplak yer,dazlak,kavlak,kılsız ve tüysüz adam,saçı sakalı olmayan,kılsız tenli,kılsız kavlak olan beden kavlak olan beden ve cümle hayvanın zekere ki ülp derler,yüzünde kılı ve tüyü olmayan,tüyü yumuşak ve kısacık olan at,yalın yüzlü manasıأَجْرَدُ (ج) جُرْدٌ و أَجَارِدُ (م) جَرْدَاءُ : أَمْرَدُ : يقال لا شعر عليهُ
bedenشُرْفَةُ سُورِ القَلْعَةِ
beden hazırlığıإِعْدَادٌ بَدَنِيٌّ
beden duyusuحاسة البدن
beden inceliğiنحافة البدن
iyilikten ve yatlıktan halilik ve nesneden berilik ve hamlık ve çiğlik ve yönedsizlik ve tertipsizlikقَحٌّ
melce,penah,sığınacak yer,boyna astıkları hamayil ve,muska muhafazai nefse vesile olacak nesne ve afat ve beliye defi için ittihaz olunan muska ve tılsım ve tavizat misillü ve kale gibi muhkem ve metin ve mahfuz olan mevziحِرْزٌ
rükünler,köşeler,esaslar,temeller,şartlar,direkler,sütünler,kurmaylar,etraflar,anasır-ı erbaa,dört öğe ve element,nesnenin başlıca olan ecza ve azası ve mukarrer olan kavaid ve rusum ve devletin bakanları ve büyükleri ve ordu ve seraskerinin has muavinlerأَرْكَانٌ : شُرُوطٌ آدَابٌ ، عَنَاصِرُ أَرْبَعَةٌ وَهِيَ المَاءُ و الهَوَاءُ و النَّارُ و التُّرَابُ و هِيَ أَجْسَامٌ بَسِيطَةٌ َتَتَرَكَّبُ مِنْهَا المَوَّادُ ، أَطْرَافٌ ، أَجْزَاءٌ
galiz ve natıraş ve cafi ve şerrir kimse ve şu deveye denirki şaşkın ve oğuz adam gibi sersem ve sabukmağz olmakla yürümekte şitab ve süratle beyhude çabalayıp ikdam eder ola ona dahi *عجرفية*denirجَلْعَابَةٌ
galiz ve natıraş ve cafi ve şerrir kimse ve şu deveye denirki şaşkın ve oğuz adam gibi sersem ve sabukmağz olmakla yürümekte şitab ve süratle beyhude çabalayıp ikdam eder ola ona dahi *عجرفية*denirجَلْعَبٌ (م) جَلْعَبَاةٌ
göregen kişi,galiz ve natıraş ve cafi ve şerrir kimse ve şu deveye denirki şaşkın ve oğuz adam gibi sersem ve sabukmağz olmakla yürümekte şitab ve süratle beyhude çabalayıp ikdam eder ola ona dahi *عجرفية*denirجَلَعْبَي : شديد النظر
bir husus çetin ve çaparız ve dolaşık ve peçapeç olmak haleti,firib,hile,fend,aldatma,bir nesne kalın ve kaba ve yakışıksız ve uslupsuz ve endamsız olmak,düzen,mekr,keyd,al,bela,musibet,dahiye,cüret ve ikdam sahibi kimseعِنْدَأَوَةٌ : عُسر، إلتواء و في المثل : إن تحت طرّيقتك لعندأوة
bir nesneyi bir nesneye medarı metanet eylemek,bir kimseyi bir kimseye püşt ve penah ve kuvvet-i zahr kılmak,ihkam için binaya dayak ve payendan ve destek nasp eylemek,hayvan ve davarın ab ve alefine ve sair hizmet ve tımarına güzel takayyut ve riayet etmekرَدْءٌ
paslı ve lekeli nesne,alüde -i ayıp ve ar ve lekenak lüm ve hasaset ve idbar olan kimseصَدِئٌ و يقال رجل صضاغر صَدِئٌ اي لزمه العار و اللؤم
kin ve düşmanlık ve diyetten alınacak kesim ve verilecek borç,şu kavimki meslek ve sanatları ve yaşamları hiçbir şeyleri olmayaضَمَدٌ
daima oturur ve yatar yani evinden çıkmaz çok yemek yer ve içer ve pek yalancı ve yaltaklanan ve uykucu kimseرَجُلٌ قُعَدَةٌ ضَجَعَةٌ أَكَلَةٌ شُرَبَةٌ كُذَبَةٌ خُضَعَةٌ نُوَمَةٌ
payidar ve sabit etmek,künh ve hakikatına varmak,hakkıyla anlamak,sağlam ve muhkem etmek,yapışıp ayrılmamak,hareketi mecali olmaacak surette darp ve cerh veya rapt ve hapis etmek,bürhan ve beyyine ile tekid ve zahire çıkarmak,ispatlamak,kanıtlamak,ispat eأَثْبَتَ : إِثْبَاتاً و في القرآنِ الكريم
şu hatuna denirki akile ve reşide olup iş ve sanatında pişkar ve hazıka ve kargüzar ola,davulcu,davul ve kös çalmakta ustad olan mehterدَرَّابَةٌ
siyah kadın,sevda,kara,malhulya illeti,bir illet ki insana arız oldukta pek gamnak ve mukedder olur ve şiddet üzere olursa bazen kendisini telef eder ve aşk ve hırs ve tamah arzu ahlat-ı erbaa dan malum hılttırki safra ve dem ve balgamdan gayrıdırسَوْدَاء (ج) سُودٌ
bir nesne çapraşık,karışık,güç,düşvar,örtülü ve kapalı ve muğlak olmak,müşkil ve ve müştebih ve mültebis olmak,hall ve cevabı güç olmak,harflere nokta ve hareke koymak,tayin etmek,işkâl,problem,sorun,çetinlik,çaprazlık,güçlük,düşvarlık,kapalılık,muğlaklıkإِشْكَالٌ (ج) إِشْكَالاَتٌ
cesede otopsi yapmakإجراء التشريح للجثة
cisim ve bedene mensup ve müteallık ,cismani,cesetsel,maddi,manevi ve ruhani olmayan,cisme ait ve müteallık,beden ve cesede müteallıkجِسْمَانِيٌّ
cisim ve bedene mensup ve müteallık ,cismani,cesetsel,maddi,manevi ve ruhani olmayan,cisme ait ve müteallık,beden ve cesede müteallıkجِسْمَانِيٌّ
ahirete mensup ve müteallık olan,uhrevi,ahirete ilişkin,öbür dünyaya mensub müteallık,ahiretliأُخْرَوِيٌّ (ج) أُخْرَوِيُّون (م) أُخْرَوِيَّةٌ (ج) أُخْرِوِيَّاتٌ : المَنْسُوبُ إِلَي الآخِرَةِ و الأُخْرَي
dil ucuyla söylenen harf,dil ucunda çıkan harflere ait,ve müteallık olan,dil ucuna mensup ve müteallıkأَسْلِيٌّ (م) أَسْلِيَّةٌ
coğrafi,coğrafik,coğrafyacı,coğrafya ilmiyle uğraşan ve bu ilimde telifatı olan adam,coğrafyaya ait ve müteallik,coğrafya ilmine mensup ve müteallikجُغْرَافِيٌّ (ج) جُغْرَافِيُّون (م) جُغْرَافِيَّةٌ
müteallık (ar)متعلق
çöle müteallıkمتعلق بالبادية ، بدوي
eşeğe müteallık olanحِمَارِيٌّ
kızkardeşe mensub,müteallık,ilişkinأُخْتِيٌّ
padişahın cülüsüne müteallık olanجُلُوسِيٌّ
karıncığa ait ve müteallıkبُطَيْنِيٌّ
buhrana mensup ve müteallıkبَاحُورِيٌّ
tevile mensupve müteallık olanتَأْوِيلِيٌّ
bazıya ait ve müteallıkبَعْضِيٌّ
cehenneme mensup ve müteallık olanجَحِيمِيٌّ
bürhana mensup ve müteallık,nişaniبُرْهَانِيٌّ
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid