1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid deve kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
anası Arap babası acem olan deve,buğur deve,iki hörgüçlü Horasan deve,buğur devesi,tülü deve,buğur deve,iki hörgüçlü deve,bısırık deve بُخْتٌ : بُخْتِيٌّ (م) بُخْتِيَّةٌ (ج) بَخَاتِيّ و بَخَاتِيَ وبخَاتٍ :
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
dört aylık olup işkembelenmekle sütten kesilerek otlamağa başlayan kuzu veya oğlak,memeden yeni kesilen altı deve yavrusu,etleri kabarıp yemek yemeğe başlayan çocuk,içerisi duvarla örülmemiş veya kısmen örülmüş kuyu,Hz.Aliye nisbet edilen cifir ilmiجَفْرٌ (ج) أَجْفَارٌ و جِفَارٌ و جَفَرَةٌ
ön ayaklarının arası geniş ve ırak olan at ve topaç dirsekli adam,kolları göğsünden ırak olan adam,açık dirsekli deveأَفْتَلُ (ج) فُتْلٌ (م) فَتْلاَءُ : مَنْ تَبَاعَدَ جَنْبَاهُ
bir zahmettir ki davarın memesine arız olur sütü pare pare uyunmuş gibi çıkar,koyun yahut dişi deve sütlü olmakla memesine nazar isabet eylediğinde yahut nemnak yerde yattığından südü pare pare uyuşuk olacak çıkmakخَرَطٌ
geniş deve,geniş kova,ve kavata gibi büyük ve içi çukur davar tırnağı,suvat çeşme,ve ayazmaya denirki ondan hayvanlar ve mevaşi sulanır yahut bir mahsus çeşmenin ismidir,Basra yakınında bir yer adıحَوْءَبٌ
köklü,asli,asil,soylu,hasep nesep sahibi,şerefli,şerif,necip,asaletli,esasi,temelli,esaslı,kök salan,sağlam,metin,muhkem,berk,kök salmış,yerde kökleşmiş olan,sermaya,demirbaş,esaslı mal,eski,kadim,zekeri büyük olan deveأَثِيلٌ : مُؤَثَّلٌ : أصيل ، متأصل ، محكم ، شريف ، قديم ، جمل عظيم الذكر
getirmek,celp etmek,toplamak,şamata etmek,bağırmak,ardından çağırmak,gitsin diye haykırmak,ünlemek,atı arkasından haykırmak,toplanmak,cinayet işlemek,kazanmak,tehdit etmek,cem eylemek,yoldaşlık eylemek,deve gürültü etmek,çığıltı etmek,patırtı etmekأَجْلَبَ : إِجْلاَباً عَلَي ، لِ ، هُ
çanta,bavul,valiz,,makam,görev,bakanlık,hurç,çanta,valiz,posta,heybe,bakanlık,eyrim dedikleri nesnedir kundak tarzında içini doldurup deve hatbının ense tarafına karlar ve mutlaka palan ve havut ensesine bend olunan nesneحَقِيبَةٌ (ج) حَقَائِبُ
dört olmak,ilk bahara girmek,koyun dört yaşına girmek,at beş deve yedi yaşına girmek,üçüncü günde gelmek,iki gün koyup üçüncü gün dönmek,çoğalmakأَرْبَعَ : إِرْبَاعاً
aşı,toz,aşılama,polen,ekek at,aygır,devenin dölü,suyu,ekek at,aygır,devenin dölü,suyu,deve gebe olmakلِقَاحٌ : تطعيم
taşırmak,akıtmak,su dökmek,yaş dökmek,kenarlarına kadar doldurmak,su dökünmek,taşırıp dökerek vermek,hacılar sel gibi taşıp Arafattan Minaya doğru dağınık dönmek,kabı taşıncaya dek doldurmak,su serpmek,deve gevişini boğazına geri almak,dolaştırmak,çoğaltmأَفَاضَ : إِفَاضَةً ، بِ ، فِي ، هُ
kulaksız,kulağı kesik,iki kulağı dibinden büsbütün kesik olan kimse,yaratılıştan sanki kulağı kesik küçürek kulaklı kimse,kesik kulaklı,erkek deve kuşuأَصْلَمُ (ج) صُلْمٌ (م) صَلْمَاءُ : المَقطُوعُ الأُذْنِ ، الصَّغِيرُ الأُذْنِ خِلْقَةً كَاَّنَّهَا مَقْطُوعَةٌ ، ذَكَرُ النَّعَامِ
hayat ve ruh bakiyyesi,kalıntısı,ramak,hane,ev,döşeme,çemenzer,suizan,töhmet,şüphe,havuz kalan su bakiyyesi,kalıntısı ,zubye,avcı çukuru,sıcaklığı zail olmuş kül,zina,fücür,fuhuş,taştan çevrilmiş koyun ve deve ağılı himmet,hastalık,dertطِنْءٌ : بقية الحياة و حشاشة الروح ، منزل ، بساط ، ريب ، تهمة ، داء ، مرض و تقول تركته بطنئه اي بحشاشة نفسه و يقال بعيد الطنء اي بعيد التهمة
deve ve koyun ve cariye makulesini satmak için bir yerden başka yere sürüp iletmek,sürek götürmek,celp etmek,sevk etmek,giryo ve feryat ve çığıltı eylemek,haykırmak ,kan kurumak,korkutmak ,tehdit etmek,cemaat cem etmek,yara onulmakجَلْبٌ ، جَلَبٌ و يقال جلبه فجلب اي إنساق
oka gez yapmak,dişi deve yavrusuna azar aralıkla süt vermek,birini diğerine üstün tutmak,terfi ettirmek,tercih etmek,çok beğenmek,terfi ettirmek, tercih etmek, çok beğenmekفَوَّقَ : تَفْوِيقاً
sıçramak,seğirtmek,sıçramak,sıçrayıp oynamak,fokur fokur kaynamak,fıkır fıkır kaynamak,sıcaklıktan ortalık kaynamak,yanmak,deve zebün olduktan sonra kendini toplayıp neşatlanmak,hizmette çabuk ve çalak olmak,arıklıktan sonra semirmek,sevinmekأَفَرَ ـِـ أَفْراً و أُفُوراً و أَفِرَ ـَـ أَفَراً : و يَُقَالُ أَفِرَ و طَفِرَ فُلاَنٌ : اَيْ وَ ثَبَ و فَرِحَ
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid