1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid deve kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
anası Arap babası acem olan deve,buğur deve,iki hörgüçlü Horasan deve,buğur devesi,tülü deve,buğur deve,iki hörgüçlü deve,bısırık deve بُخْتٌ : بُخْتِيٌّ (م) بُخْتِيَّةٌ (ج) بَخَاتِيّ و بَخَاتِيَ وبخَاتٍ :
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
açık,aşikar,vazıh,belli,net,sarih,zahir,aydın,açık,ayan,aşikar olan,vazıh,belli,sarih,zahir,aydın,rüşen,aşikare,açık olan,beyazımsı deveوَاضِحٌ : جَلِيٌ
sağrısı pek büyük kadın,sağrısı büyük yancıklı kadın,ağır tabiatlı ve temkinli ve doğru fikir sahibesi kadın,ağır yürüyüşlü deve,ağır,giran,hafif olmamak,ağır,giran,hafif olmamakثَقَالٌ ، ثُقَالٌ (ج) ثِقَالٌ و ثُقُلٌ و يقال إِمْرَأَةٌ ثَقَالٌ
vücüt dolgun olmak,sımsıkı olmak,et,kemik dolgunlaşmak,kalınlaşmak,çocuk semirmek,bedende kemik kesilip birbirinden ayrılmak,kesilmek,ayrılıp gitmek,uzaklaşmak,deve kuşu tereslemek defi tabi etmek,vücüt dolgun olmak,sımsıkı olmak,et,kemik dolgunlaşmak,kalınlaşmak,çocuk semirmek,kopmakتَرَّ ـُـَِـ تَرّاً و تُرُوراً و تَرَارَةً
bir şeyin en kuvvetli yanı ve köşesi,kale,kale çıkmas,kale kulesi,burç,çıkma tabya,mıntıka dairesi üzerinde mesaha olunan otuz derece miktarı,tabya,takım ,yıldız,hisar,köşk,göklerde yıldız durağı,kule,tabya,takım,hisar burcu,kasır,saray,güvercin barınağı,deve köçeği,Aritmetikte yirmi dört rakamdan ibaret kalem,geometride dairenin otuz derecesiبُرْجٌ (ج) بُرُوجٌ و أَبْرَاجٌ و أَبْرِجَةٌ والبروج و في القُرْآنِ الَكرِيمِ : والسَّمَاءِ ذَاتِ البُرُوجِ
ziyade yakışır ve münasip olan,pek uygun olan,ziyade hesap edici,saçının rengi kızıla okşar olan ve dahi tüyünün rengi bozrenk olan kızıl deve,şu deveye denir ki tüyü ak ve kırmızı alaca ola ve şu kimseye denir ki saçı sarışın ve kumral ola ve beşeresi biأَحْسَبُ : أَبْيَضُ الشَّعْرِ و البشَرَةِ ، أَبْرَصُ
kesmek,acele etmek,yalan söylemek,bir işi çabuk ve fena yapmak,üstünkörü iş yapmak,seyrek seyrek ve fena dikmek,iliştiri vermek,kesmek,devenin ayak bağını çözmek,katmak,karıştırmak,hayvanı çabuk sürmek,acele etmeksüratle yürümek,koşmak,ameli yaramaz olmak,,yalan uydurmak,deve süratle gitmek,kaftan dikmek,acele etmekبَشَكَ ـُِـ بَشْكاً
genç küçük er görmedik kız,şu kızla evlenmiş olan kişinin evvelki oğlu,ilk çocuk,Kürtçe buna nuxri derler,genç sığır,her nesnenin evveli,bakire,kız,kızoğlan kız,kızın kızlığı,bekaret,evlenmemiş deli kanlı,nikah görmeyen yiğit veya kızbekar,genç kadın veya dişi deve,henüz boğa görmemiş veya doğurmamış genç inek,her şeyin ilki,kesip ayırmak,bakire kız,orijinal,bozulmamış,sürülmemiş yer,بِكْرٌ (ج) أَبْكَارٌ ، الفَتَي مِنَ الجِمَالِ ، اَوَّلُ وَلَدٍ للأبَوَين للذَّكَرِ و الأُنْثَي، أَوَّلُ كُلِّ شَيْئٍ ، كُلُّ عَمَلٍ لَمْ يَسْبِقْهُ مِثْلُهُ ، بَقَرَةٌ فَتِيَةٌ ، الرَّجُلُ الّذِي لَمْ يَتَزَوّجْ ، و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
ikna etmek,hoşnut etmek,kabul ettirmek,razı etmek,razı kılmak,kandırmak,başını kaldırmak veya aşağı eğmek,deve başını uzatmak,başını örtmek,ikbal etmek,hayvan ağılına yönelmek,ağıl veya otlağa sürmek,dökmek için kabı eğmek,kaseyi suyun yerinden doldurmak için yönelmek,çocuğu öpmek için bir elini başına ve bir elini çenesinin altına koymakأَقْنَعَ : إِقْنَاعاً ، هُ
köle kaçmak,gizlenmek,saklanmak,günah işlemek bir yerde ilişip kalmak,nesneyi inkar etmek,dişi deve sütünü tutmak,haps etmek,bir kimse saklanıp kaçmak,oayalanıp kalmak,bir şeyi inkar etmek,tutulmak,hapis olunmak,örtülmek,ilişip kalmak,günah işlemek,suç işlemek,suç irtikap etmek,inkar etmek,kaçınmak,tiksinmekتَأَبَّقَ : تَأَبُّقاً مِنْ و يُقَالُ التَّأَبُّقُ الإِحْتِبَاسُ و الإِسْتِتَارُ و الإجْتِنَابُ
uzak,daha uzak,aşağı,azami,maksimum,aksa olan,en uzak ve en nihayette olan,ziyade bait ve ırak olan,pek uzak,son derece,son derecede,en nihayette olan,nihayet derecede,uc,en ücra ,erek,gaye,nihayet,ziyade uzak olan çevreler,bir şeyin ortası ve nihayeti,kulağının ucu azca kesik deveأَقْصَي (ج) أَقَاصٍ و قُصْوٌ (م) قُصْوَي و قُصْيَا و قَصْوَاءُ : أَبْعَدُ ، مِنَ الجِمَالِ : الّذِي قُطعَ طَرَفُ أُذْنِهِ قَلِيلاً و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
açan,yayan,döşeyen,döşeyici,rızık yayıcı,dilediğinin rızkını çoğaltan,ve bir nesneyi tevsi edici,genişletici,yayıcı,mücerret,müellef ve mürekkep olmayan,basit olan,Cenab-ı Allah,istediği adam rızkını bast ve tevsi eden cenab-ı hak,açan,yayan,basit,elini açık tutan meradan uzak bulunan su,pek yüğrük deve,ottan uzak olan suبَاسِطٌ : المَاءُ البَعِيدُ عَنِ العُشْبِ ، مِنْ اَسْمَاء اللهِ الحُسْنَي : بَسِيطٌ :
erkek deve dişisine aşmayı terketmek,yürekli ve cüretli olup saldırmak,köprü kurmak,beyabanı kat edip geçmek,köprü yapmak,çölü geçmek,cesaret etmek,cesur olmak,cüretli olmak,bahadır olmak,yürekli olmak,kalkışmak,cesur olmak,cüretli olmak,bahadır olmak,yürekli olmak,kalkışmak,cesaret etmek,cüret etmekجَسَرَ ـُـ جَسْراً و جَسَارَةً و جُسُوراً عَلي
Taifte bir vadi,yer,bir nevi uçmak,ilaç,kaya kuşu,tütsülenen ağaçlar,eğir dedikleri ot kökü ki yürek sancısı için yerler , süraat etmek ,eğir dedikleri ot kökü ki yürek sancısı için yerler,süraat etmek,yeyni ve yüğrek deve kuşu,uçmakوَجٌّ : وَادِيٌ بالطَّائِفِ
düşmek,konmak,vacip olmak,sabit olmak,deve çökmek,iftira etmek,alehinde konuşmak,ilişmek,gıybet etmek,ayıplamak,kınamak,kara atmak,kötülemek,tesir etmek,svaşmak,buğur deveye aşmak,kuş ağaca veya yere konmak,düşmek,olmak,vaki lmak,vuku bulmak,kuş ağaca konmak,kıyamet kopmak,sövmek,çökmek,ilişmek,iftira etmek,alehinde konuşmak,iftira etmekوَقَعَ ـَـ وُقُوعاً و وَقْعاً و وَقِيعَةً و مَوْقِعاً فِي، عَلَي
bölmek,kısımlara taksim etmek,sağlam bağlamak,bir şeyden bir parça almak,aruzda şiirin iki cüzünü hazfetmek veya iki cüzden ibaret bırakmak,çekmek,bir cüzünü almak,beytin son cüzünü atmak,hazif etmek,kısımlara taksim etmek,sağlam bağlamak,bir şeyden bir parça almak,deve çayır yemekle sudan istiğna etmek,yetinmek,iktifa etmek ve kanat etmekجَزَأَ ـَـ جَزْءاً و جَزِئَ ـَـ جَزَأً و جَزْأً
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid