1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid dişi deve ve yavrusu kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
dişi deve ve yavrusu (zol) ناقة و فصيلة
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
köpek dişi,azı dişi,uzun sivri diş,yan diş,yaşlı dişi deve,kavmin efendisi,seyyit,uluنَابٌ (ج) أَنْيَابٌ و نُيُوبٌ و أَنْيُبٌ (تَص) نُيَيْبٌ : آزِمٌ ، آزِمَةٌ : المُسِنةُ من النّوق. قال الراجز:لَسْنَ بأنْيابٍ ولا حَقائِقِ
azı diş ile ön dişlerin arasında olan diş,azı dişi,akıl dişi,yirmi yaş dişi,sondaki diş,son diş,azı dişleriنَاجِذٌ (ج) نَوَاجِذُ
kesme,bir uzvu kesip atma;azı dişi;köpek dişiأَرْمٌ ، إِرْمٌ (ج) أُرَّمٌ
dişi kurt,dişi maymun,cüretli ve şirretli kadınإلْقَةٌ
uzun memeli,doğurmadan memesine süt gelen dişi,ağız getiren dişiمُبْسِقٌ ، مِبْسَاقٌ ، بَسُوقٌ
çoban dişi deveyi diğer dişi develerden ayırıp kendisi için sağdıإسْتَطْلَقَ الرَّاعِيُ
uzun memeli,doğurmadan memesine süt gelen dişi,ağız getiren dişiبَسُوقٌ ، مِبْسَاقٌ ، مُبْسِقٌ
uzun memeli,doğurmadan memesine süt gelen dişi,ağız getiren dişiمِبْسَاقٌ ، بَسُوقٌ ، مُبْسِقٌ
dudaklarını yumup susan kimse,perhiz tutan,köpek dişi,azı dişiآزِمٌ (ج) أُزَّمٌ : مُحْتَمِي، نَابٌ
doğurgan her sene doğuran karı ,dişi hayvan,cariye,ürkek dişi eşekرَنَأَ الرَّجُلُ إِلَيْهِ رَنْأً : نَظَرَ
ön dişi sınık,dişi ufanık ve kırık,dişi dökük,dişlerinden ve bilhassa ön dişlerinden biri veya birkaçı kökünden kırık olan,gedikأَثْرَمُ (ج) ثُرْمٌ (م) ثَرْمَاءُ و يقال رَجُلٌ أَثْرَمُ و إِمْرَأَةٌ ثَرْمَاءُ
dişi buzağı veya yaban sığırının dişi buzağısıبَحْزَجَةٌ
adamın dişi kökünden veya ön dişi kırıldıثَرِمَالرَّجُلُ ثَرَماً
dişi sırtlan,buğursamış dişi deve,kösnümüş avratضَبْعَةٌ : أُمُّ جَعْرٍ
bir nevi dikenli dağ ağaç,cins dişi deve,bol sütlü dişi hayvanبَاحِرَةٌ مِنْ إِنَاثِ المَاشِيَةِ الغَزِيرَةِ اللَّبَنِ ، شَجَرَةٌ جَبلِيَّةٌ شَائِكَةٌ و يُقَالُ نَاقَةٌ بَاحِرَةٌ أَيِ غَزِيرَةُ اللَّبَنِ
anası Arap babası acem olan deve,buğur deve,iki hörgüçlü Horasan deve,buğur devesi,tülü deve,buğur deve,iki hörgüçlü deve,bısırık deveبُخْتٌ : بُخْتِيٌّ (م) بُخْتِيَّةٌ (ج) بَخَاتِيّ و بَخَاتِيَ وبخَاتٍ :
anası Arap babası acem olan deve,buğur deve,iki hörgüçlü Horasan deve,buğur devesi,tülü deve,bisrek deve,Arap v Acemden doğmuş olan deve,Buxtiبُخْتٌ : بُخْتِيٌّ (م) بُخْتِيَّةٌ (ج) بَخَاتِيّ و بَخَاتِيَ وبخَاتٍ :
iklim,bir yerin abuhavası,hava durumu,abuhava,deve çöktürecek yer,deve ıhdıracak yer,deve çökecek yer,deve ağılı,ikametgahı,konakمَنَاخٌ (ج) مَنَاخَاتٌ و أَمْنِخَةُ
Mekkey-i mükerremeye götürülen kurbanlık sığır ve deve koyunu (أَضحية) derler,Mekkede kurban ettikleri deve,kurbanlık deve,yaşlı dişi deve veya inek,yensiz ve yakasız gömlek,dişi deve,inekبَدَنَةٌ (ج) بَدَنَاتٌ و بُدُنٌ و بُدْنٌ : النَّاقَةُ اَوِ البَقَرَةُ المُقَدَّمَةُ ذَبِيحَةً فِي مَكَّةَ المُكَرَّمَة ، النَّاقَةُ أَِ البَقَرَةُ المُسِنَّةُ ، ثَوْبٌ للنِّسَاءِ مَشْقُوقٌ لاَ كُمَّ لَهُ و فِي الحَدِيثِ "وَنَحَرَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ بِيَدِهِ سَبْعَ بُدْنٍ قِيَامًا وَضَحَّى بِالْمَدِينَةِ كَبْشَيْنِ أَمْلَحَيْنِ أَقْرَنَيْنِ "
erkek deve,dişi deve,azı dişini yeni yarmış,çıkarmış deve,yük götüren hayvanبَعِيرٌ (ج) بُعْرَان و أَبْعِرَةٌ و (جج) أَبَاعِرُ و اَبَاعِيرُ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
ifk ve iftira etmek,bühtan etmek,deve deve dikenini yemek,yerde deve dikeni çok olmakأَعْضَهَ : إِعْضَاهاً
kısır olduğundan semiz ve tavlı olan deve;hırsız;cimri,soylu deve;eti pek ve sıkı deveأَصُوصٌ (ج) أُصُصٌ
o deve ahvalini iyi bilici olan,deve sahibi,deve ve koyunlara bakmakta halıkn en mahiri ve ustasıdırهُوَ مِنْ آبَلِ النَّاسِ
tükürük,bir cins hurma ağacı,has ve güzide deve,cins deve,soylu deveبُصَاقٌ : بُزَاقٌ ، بُسَاقٌ
endamı tam güzel ve cins deve,güzel endamlı soy deve,sütlü deveبِرْعِسٌ : بِرْعِيسٌ و يقال ناقة بِرْعِس و بِرْعِيسٌ : بِرْجيسٌ ويُقَالُ نَاقَةٌ بِرْعِس و بِرْعِيسٌ أَيْ كَثِيرَةُ اللَّبَنِ
tükürük,bir cins hurma ağacı,has ve güzide deve,cins deve,soylu deveبُصَاقٌ : بُزَاقٌ ، بُسَاقٌ ، مَاءُ الفَمِ ، الرِّيْقُ الّذِي بُطْرَحُ مِنْ الفَمِ
azı dişini yarmış veya beş yaşına girmiş erkek deve,eşek,himar,mutlaka yük kaldıran hayvan,deve cinsi,yük devesi,buğur deve,buğraبَعِيرٌ (ج) بُعْرَانٌ و أَبْعِرَةٌ و أَبَاعِرُ و أَبَاعِيرُ (م) بَعِيرَةٌ ، جَمَلٌ ، نَاقَةٌ ، حِمَارٌ و فِي المَثَلِ
daha süt emen deve yavrusu ölmüş deve yavrusunun anasına gösterilip sütünü koyu vermesi için samanla doldurulmuş derisi,kül,ahmak adam,deve köçeğinin derisiki samanla doldurup anasına gösterirler ki sağılmaktan çekinmesin,ahmak kimse,kül,deve köçeğiبَوٌّ (ج) أَبْوَاءٌ : وَلَدُ النَّاقَةِ ، جِلْدُ وَلَدِ النَّاقَةِ المَيِّت يُحْشَي تِبْناً أو غَيْره و يُقرب من النَّاقَة لتدرّ ، أَحْمَقُ ، رَمَادٌ و
dişi deve kösnüdü,erkek deve istedi,aygır,lök deve istediبَلْمَتِ النَّاقَةُ و أَبْلَمَتِ النَّاقَةُ
yeyni ve yüğrek deve kuşu,genç deve kuşu,erkek deve kuşu,keler,ağır yürüyüşهَيْقَلٌ : ظَليم ، ضبّ
iyilikten ve yatlıktan halilik ve nesneden berilik ve hamlık ve çiğlik ve yönedsizlik ve tertipsizlikقَحٌّ
melce,penah,sığınacak yer,boyna astıkları hamayil ve,muska muhafazai nefse vesile olacak nesne ve afat ve beliye defi için ittihaz olunan muska ve tılsım ve tavizat misillü ve kale gibi muhkem ve metin ve mahfuz olan mevziحِرْزٌ
rükünler,köşeler,esaslar,temeller,şartlar,direkler,sütünler,kurmaylar,etraflar,anasır-ı erbaa,dört öğe ve element,nesnenin başlıca olan ecza ve azası ve mukarrer olan kavaid ve rusum ve devletin bakanları ve büyükleri ve ordu ve seraskerinin has muavinlerأَرْكَانٌ : شُرُوطٌ آدَابٌ ، عَنَاصِرُ أَرْبَعَةٌ وَهِيَ المَاءُ و الهَوَاءُ و النَّارُ و التُّرَابُ و هِيَ أَجْسَامٌ بَسِيطَةٌ َتَتَرَكَّبُ مِنْهَا المَوَّادُ ، أَطْرَافٌ ، أَجْزَاءٌ
galiz ve natıraş ve cafi ve şerrir kimse ve şu deveye denirki şaşkın ve oğuz adam gibi sersem ve sabukmağz olmakla yürümekte şitab ve süratle beyhude çabalayıp ikdam eder ola ona dahi *عجرفية*denirجَلْعَابَةٌ
galiz ve natıraş ve cafi ve şerrir kimse ve şu deveye denirki şaşkın ve oğuz adam gibi sersem ve sabukmağz olmakla yürümekte şitab ve süratle beyhude çabalayıp ikdam eder ola ona dahi *عجرفية*denirجَلْعَبٌ (م) جَلْعَبَاةٌ
göregen kişi,galiz ve natıraş ve cafi ve şerrir kimse ve şu deveye denirki şaşkın ve oğuz adam gibi sersem ve sabukmağz olmakla yürümekte şitab ve süratle beyhude çabalayıp ikdam eder ola ona dahi *عجرفية*denirجَلَعْبَي : شديد النظر
bir husus çetin ve çaparız ve dolaşık ve peçapeç olmak haleti,firib,hile,fend,aldatma,bir nesne kalın ve kaba ve yakışıksız ve uslupsuz ve endamsız olmak,düzen,mekr,keyd,al,bela,musibet,dahiye,cüret ve ikdam sahibi kimseعِنْدَأَوَةٌ : عُسر، إلتواء و في المثل : إن تحت طرّيقتك لعندأوة
bir nesneyi bir nesneye medarı metanet eylemek,bir kimseyi bir kimseye püşt ve penah ve kuvvet-i zahr kılmak,ihkam için binaya dayak ve payendan ve destek nasp eylemek,hayvan ve davarın ab ve alefine ve sair hizmet ve tımarına güzel takayyut ve riayet etmekرَدْءٌ
paslı ve lekeli nesne,alüde -i ayıp ve ar ve lekenak lüm ve hasaset ve idbar olan kimseصَدِئٌ و يقال رجل صضاغر صَدِئٌ اي لزمه العار و اللؤم
kin ve düşmanlık ve diyetten alınacak kesim ve verilecek borç,şu kavimki meslek ve sanatları ve yaşamları hiçbir şeyleri olmayaضَمَدٌ
daima oturur ve yatar yani evinden çıkmaz çok yemek yer ve içer ve pek yalancı ve yaltaklanan ve uykucu kimseرَجُلٌ قُعَدَةٌ ضَجَعَةٌ أَكَلَةٌ شُرَبَةٌ كُذَبَةٌ خُضَعَةٌ نُوَمَةٌ
payidar ve sabit etmek,künh ve hakikatına varmak,hakkıyla anlamak,sağlam ve muhkem etmek,yapışıp ayrılmamak,hareketi mecali olmaacak surette darp ve cerh veya rapt ve hapis etmek,bürhan ve beyyine ile tekid ve zahire çıkarmak,ispatlamak,kanıtlamak,ispat eأَثْبَتَ : إِثْبَاتاً و في القرآنِ الكريم
şu hatuna denirki akile ve reşide olup iş ve sanatında pişkar ve hazıka ve kargüzar ola,davulcu,davul ve kös çalmakta ustad olan mehterدَرَّابَةٌ
siyah kadın,sevda,kara,malhulya illeti,bir illet ki insana arız oldukta pek gamnak ve mukedder olur ve şiddet üzere olursa bazen kendisini telef eder ve aşk ve hırs ve tamah arzu ahlat-ı erbaa dan malum hılttırki safra ve dem ve balgamdan gayrıdırسَوْدَاء (ج) سُودٌ
bir nesne çapraşık,karışık,güç,düşvar,örtülü ve kapalı ve muğlak olmak,müşkil ve ve müştebih ve mültebis olmak,hall ve cevabı güç olmak,harflere nokta ve hareke koymak,tayin etmek,işkâl,problem,sorun,çetinlik,çaprazlık,güçlük,düşvarlık,kapalılık,muğlaklıkإِشْكَالٌ (ج) إِشْكَالاَتٌ
karaca,geyik yavrusu,yabani sığır yavrusu,sığın yavrusu,ahu,geyik yavrusu,ceylan,karaca,henüz kuvvetbulan ahu yavrusu ve yabani sığır buzağısı,geyik buzağısı,Hz.Muhammedin merkebinin adıيَعْفُورٌ (ج) يَعَافِيرُ : خِشْفٌ ، وَلَدُ البَقَرَةِ الوَحشِيَّةِ
devenin yavrusu veya inek yavrusu anasının memesindeki sütün hepsini içtiأَفَنَ وَلَدُ النَّاقَةِ أَوِ البَقَرَةِ : شَرِبَ مَا فِي الضَّرْعِ كُلِّهِ
yeni doğan geyik yavrusu,tırnaklı hayvan yavrusuطَلاً
aslan yavrusu insan yavrusu olmazشيل الأسد لا يكون إبن الإنسان
yabani sığır yavrusu,sığın yavrusuخِشْفٌ : يَعْفُور ، وَلَدُ البَقَرَةِ الوَحشِيَّةِ
yaban ineği yavrusu , sığır yavrusu , güzel güzel dilberden dahi kinaye olurجَوْذَرٌ ، جَوْذِرٌ ، جُوذَرٌ ، جُؤْذَرٌ (ج) جَوَاذِرُ و جَآذِرُ
kurt,kurt yavrusu,tavşan veya sırtlan yavrusuنَهْسَرٌ
grup,takım,torum,sütten kesilmiş çocuk,köçek,memeden kesilmiş deve yavrusu,sürüden grup,takım,torum,deve yavrusu,sütten kesilmiş çocuk,köçek ,memeden kesilmiş deve yavrusu,köçek,torum,sürüden ayrılmış deve köçeği, ,sütten kesilmiş deve yavrusu,ordu,surdan daha alçak ve kısa olan duvar,beden organlarından bir parça,takım,grup,adamın aşiret ve yakınlarفَصِيلٌ (ج) فَصَائِلُ و فُصْلاَن و فِصْلاَن و فِصَال
bir yavrusu yaşamayan veya bir yavru doğrup bir daha doğurmayan kadın veya devenin yavrusu olduأَقْلَتَتِ المَرْأَةُ أَوِ النَّاقَةُ : صَارتْ مِقْلاَتاً
öldürmek,helak etmek,helaka uğratmak,bozmak,ifsat etmek,bir yavrusu yaşamayan veya bir yavru doğrup bir daha doğurmayan kadın veya devenin yavrusu olmakأَقْلَتَ : إِقْلاَتاً، هُ
sığır yavrusu,yabani sığır yavrusuجُؤْذَرٌ (ج) جَآذِرُ
ceylan yavrusuطَليً (ج) طِلاَءً و أَطْلاَءٌ
kuş yavrusuفرخ الطير
leylek yavrusuعش اللقلق
sırtlan yavrusuخَنُّورٌ
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid