1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid emek vermek kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
emek,çalışıp çabalamak,meşakkat,emek çekmek,çalışmak,gücünü vermek,zahmet,uğraşmak,çalışmak,yorulmak,zahmet çekmek,emek,meşakkat,emek çekmek,uğraşmak كَدٌّ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
emek,çalışıp çabalamak,meşakkat,emek çekmek,çalışmak,gücünü vermek,zahmet,uğraşmak,çalışmak,yorulmak,zahmet çekmek,emek,meşakkat,emek çekmek,uğraşmakكَدٌّ
bere,çizik,ısırık,tırmalama,emek,emek çekmek,çalışmak,gücünü vermek,bir kimsenin gövdesini veya yüzünü yırtmak,tırmalamak, çaynaklamak,çırnaklamak,çalışma ,emek,çalışıp çabalamak,uğraşma,gece pek yürümek,tırmalamak,emek,kedmek,kazanmak,bir kimsenin gövdesini veya yüzünü yırtmak,bere,çizik,ısırık,tırmalama,çaynaklamak,çırnaklamak,çalışma,emek,uğraşma,çabalama,kazanmak,çalışıp çabalamak,emek çekmek,çalışmak,gücünü vermek,kedmekكََدْحٌ (ج) كُدُوحٌ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
üstüne almak,deruhte etmek,katlanmak,ıstırap çekmek,cefa çekmek,emek çekmek,müPtela olmak,bir mesafenin büyük kısmını almak,kat etmek,tefrika ve ihtiyar etmek,emek çekmekتَجَشَّمَ : تَجَشُّماً
çalışmak,say etmek,ailesinin rızkını kazanmak,yüzü tırmalamak,çizmek,çalışmak,zahmet çekmek,emek vermek ,didinmek,çabalamak a,uğraşmak, emek çekmek,gücünü vermek,yorulmaktırmalamak,ailesinin rızkını kazanmak,başını taramak,çalışmak,say etmek,zahmet çekmek,emek vermek,didinmek,çabalamak,gücünü vermek,emek çekmek,gayret etmek,yorulmak,ailesinin rızkını kazanmak,başını taramak,uğraşmak,yüzü tırmalamak,çizmek,çalışıp çabalamak,canla başla çalışmakكَدَحَ ـَـ كَدْحاً فِي و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
zahmet,meşakkat,boyun eğmek,eğilmek,yorgunluk,sıkıntı,çile,emek,uğraş,keder,ıstırap,zahmet,zahmet,meşakkat,yorgunluk,uğraş,keder,ıstırap,sıkıntı,çile,emek,inmek,alçalmakعَنَاءٌ : عُنُوٌّ، مُعَانَاةٌ ، مِحْنَةٌ ، خَلْوَةٌ ، حُزْمَةٌ صَغِيرَةٌ مِنَ الخُيُوطِ سَوَاءٌ كَانَتْ مِنَ القُطْنِ أَوِ الحَرِيرِ
emekجهد ، همة ، كدح ، مجهود ، خدامة ، اتعاب ، عمل ، إتقان ، حسن الصناعة ، خدمة ، سعي ، كدّ ، تعب ، عناء ، مشقة ، شغل ، خدامة ، أتعاب
emekأكر ، زرع
emekكَدٌ
emekغَايِلَةٌ
emekسعي ، كد ، تعب ، جهد
emek bayramıعيد الكدّ
emek çekmekبذل الجهد ، كدّ
emek çekmekسعي ، كد ، نعب
emek çekmekكِبَادٌ
emek çekmekجَشَمٌ
izin,destur vermek,müsaade etmek,ruhsat vermek,cevaz vermek,icazet vermek,ödül vermek,caiz kılmak,destur vermek,mükafaat vermek,sudan,geçmek,geçirmek,uygulamak,icra ve infaz etmek,yerine getirmekأَجَازَ : إِجَازَةً ، هُ
izin vermek,müsaade etmek,ruhsat vermek,cevaz vermek,icazet vermek,ödül vermekأَجَازَ : إِجَازَةً ، هُ
sürgü çekmek,ödünç vermek,avans vermek,borca vermek,borç para vermek,peşin akçe vermek,selem alışverişini yapmak,malı sonra teslim almak üzere bedelini vermek,yerin alçağını ve yükseğini düzeltip beraber etmek,kadın kırkbeş yaşını geçmek أَسْلَفَ : إِسْلاَفاً إِلَي ، فِي ، هُ
birine eziyet vermek,yormak,meşakkat vermek,zahmete düşürmek,bir kimseden sıkıntıyı def etmek,incitmek,acıtmak,sıkıntı vermek,zahmet vermek,eziyet vermekبَرَّحَ : تَبْرِيحاً بِ ، عَنْ ، هُ
ödünç vermek,eğreti olarak vermek,peşin,avans vermek,kredi vermekسَلَّفَ : تَسْلِيفاً
eğreti ve emanet vermek,ödünç vermek,ariyet vermek,geçici olarak bir şey vermek,atı semirtmek,çeşmenin suyuazalıncaya dek toprakla basıp gömmekأَعَارَ : إِعَارَةً و عَارَةً مِنْ ، هُ
yemiş vermek,meyve vermek,fayda vermek,mahsül vermek,yayık tulumunun üzeri köpüklenmek ve kabarcıklanmak ve sirkelenip yağı belirmekإِثْمَارٌ (ج) إِثْمَارَاتٌ : إِنْتَاجُ الثَّمَرِ
sevaplandırmak,ivaz vermek,karşılık vermek,ecir ve ceza ve mesubet vermek,sevap vermekإِثابَةٌ (ج) إِثَابَاتٌ
mükafat ve karşılığını vermek,sevaplandırmak,ivaz vermek,ecir ve ceza ve mesubet vermek,sevap vermek,iade etmek,havuzu doldurmakأَثَابَ : إِثَابَةً ، هُ
yetki vermek,hatunu mehirsiz evlendirmek,bir işi Allaha havale etmek,ihale ve sipariş etmek,hatun,karıyı mihirsiz,başlıksız almak,vekalet vermek,izin vermek,ruhsat vermek,ısmarlamakفَوَّضَ : تَفْوِيضاً ، هًُ
bir şeye tehir ve mühlet vermek,bekletmek,mehil vermek,süre vermek,bir kimseye mühlet vermek ve aman vermek ve küyemek ve küyivermekإِنْظَارٌ (ج) إِنْظَارَاتٌ : إِمْهَالٌ
birine soyadı,unvan,lakap vermek vermek,asıl isminden maada bir isim vermekتَلْقِيب (ج) تَلْقِيبَاتٌ
bir şeye tehir ve mühlet vermek,mehil vermek,süre vermek,bekletmekإِنْظَارٌ
cevap vermek,yanıt vermek,yanıtlaşmak,karşılık vermek,söyleşmek,konuşmak,cevaplaşmakتَجَاوَبَ : تَجَاوُباً مَعَ
borç vermek,ödünç vermek,kredilendirmek,kesip ayırmak,karzvermek,kredi vermekأَقْرَضَ : إِقْرَاضاً ، هُ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid