1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid fakirlik,yoksulluk,darlık,daralmak,dar olmak,fakirlik,zorlukdayanılmayan her şey kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
fakirlik,yoksulluk,darlık,daralmak,dar olmak,fakirlik,zorlukdayanılmayan her şey ضَيْقٌ ، ضِيْقٌ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
dokuz olmak,dokuza ulaşmak,dokuza baliğ olmak,kavmin develeri dokuzun gün suya gelmekأَتْسَعَ : إِتْسَاعاً
kılıç kınına girmek,geceye dahil olmak,girmek,karanlıkla sarılmak,gece karanlığında tek olmakإِغْتَمَدَ : إِغْتِمَاداً
birine çirkin söz söylemek,çirkin olmak,aecele etmek,tez olmak,ivmek,ivdirmek,hızlandırmakأَخْفَسَ : إِخْفَاساً لِ
güçlü,kuvvetli olmak,kuvvetlenmek,çalışmaya,işe gücü yetmek,kuvvetli olmak,bir şeyi yapabilmekقَوِيَ ـَـ قُوَّةً و قُوَيً عَلَي
sevmek,sevgili olmak,aşk,sevgi,dostluk,sevmek,muhabbet,dumak,zahmet çekip rencide olmakحِبٌّ *، مَحَبَّةٌ، وِدَادٌ ، وُقُوفٌ، حُبَابٌ و يقال بينهما حُِبّ و حِبَاب و مَحَبَّة و حُبَاب اي وِدَادٌ
zoraki aşk izhar etmek,sevmek,aşık olmak,aşk belasına giriftar olmak,aşka tutulmakتَعَشَّقَ : تَعَشُّقاً بِ ، لِ
susmak,süküt etmek,hapt olmak,suskunluk,hamuş olmak,ses çıkarmamak,tınmamak,söylememek,susmakصَمْتٌ
sürmek,kovmak,tart etmek,uzaklaştırmak,hurma alaca olmak,hurma ağacı uzamak,uzun olmakأَشْقَحَ : إِشْقَاحاً
bir meslekte,işte ihtisas yapmak,ihtisas görmek,uzmanlık etmek,mütehassıs olmak,mahsus olmak,تَخَصَّصَ : تَخَصُّصاً بِ ، فِي
kurtulmak,halas bulmak,beri ve azade olmak,ilişiği kesmek,suçsuz ve medhalsiz olmakبَرُوءَ ـُـ بَرَاءً و بَرَاءَةً و بُرُوءءاً و
canlanmak,hareketlenmek,aktif ve enerjik olmak,canlı ve hareketli olmak,neşatlanmak,ferahlanmak,sevinmekتَنَشَّطَ : تَنَشُّطاً
ümidini kesmek,ümitsiz olmak,ümitsizliğe düşmek,kadın kısır olmak,kısır olma çağına varmakيَئِسَ ـَـ يَأْساً و يَآسَةً مِنْ
yeğin olmak,zafer,aşağı dudağı yarık ve yırık olmak,alet ve dudak yarılmakفَلَحٌ
devenin tüyü ak ve kırmızı alaca olmak,adamın saçı sarışın ve kumral olmakحَُسْبَةٌ
kaynamak,geyik uzun sıçramak,hizmetçi atik olmak,yeynik;olmak;hoplayarak kaynamak;zayıfken şişmanlamakأَفَرَ ـِـ أَفْراً و أُفُوراً ، هُ
o ki,o kimse ki,o kadın ki,o şey ki,şu şeyki anlamına olan ve dişi için kullanılan ismi mevsul (tekil dişi için)الّتِي ، ألّلتِ ، الّلت (ج) اللآتي و اللآت و اللوات و اللواتي و اللوات و اللآئي و (تث) اللتان و اللتانّ و اللتا و (تص) اللتيا و اللُتيّا : إسم مبهم ولا يجوز نزع الألف و الأم منه ولا يتم إلا بعلة و فيه ثلاث لغات
ekşi süt ğzere koyulanmak için taze süt sağmak,ölüye mersiye söylemek yani ölünün iyiliklerini tedat ederek şiirler dizmek,bir şeye başka bir şey katıp karıştırmak ,sütü göremez çalmak,bir kimse ekil eylesin göremez yapmak,öfke edinmek,sakin olmakرَثْأٌ : قلة الفطنة و ضعف الذهن و الإدراك ، حمق ، بلاهة
haber verdikleri nesne,haber verilen şey,konuşulan konu,insanlar arasında vukuu bulan acayip haberler,halk arasında olup biten acayip haber,söz,garip destan,masal,hurafe,gülünç haber v,s,yeni türemiş nesne,yeniden olan işأُحْدُوثَةٌ (ج) أَحَادِيُثُ مَا يُتَحَدَّثُ بِهِ و يُقَالُ هُوَ طَيِّبُ الأحْدُوثَةِ
arka,yardımcı kılmak,yardım etmek,zahir olmak,kötü iş işlemek,fena bir şey yapmak,fena bir şeyle karşılaşmak,ifsat etmek,bozmak,kötülük yapmak,helak etmek,artırmak,yardım etmek,desteklemek,sarkıtmakأَرْدَأَ : إِرْدَاءً ، عَلَي، هُ
akıl,hal,iç,gönül,akıl,yürek,hatır,arzu,akıl,kalp,fuat,şen,şan,durum,dil,ihtimam,gaile,düşünülen şey,vazife,ehemiyet,şeref,yaşayış,bahçıvan beli,Hint okyanusunda bulunur bir nevi büyük balık,balina,bal,emel,umut,mal,Kürtçedede bal derlerبَالٌ : حال ، شأن ، خاطر ، قلب ، عقل و ، فُؤَادٌ ، يقال هو كاسف البال
Rabia nam şairin validesi ismi,hacizül ezdi nam kimsenin atının adı,bir hastalıktırki davarın boğazında hadis olur kulağının dibini demir çuvaldız gibi nesne ile delip hurda darı tanesi gibi bir şey istihraç eylemekle o hastalıktan halas olur, at eyerinذِئْبَةٌ
intikal etmek,taşınmak,geçmek,devrolmak,göç etmek,ölmek,vefat etmek,intikal,geçiş,taşınmak,değişmek,tebdili mekan etmek,bir yerden bir yere gitmek,sıçramak,sirayet etmek,bulaşmak,daimi ve sabit olmayan,gelecek bir aşamayı hazırlayan şeyإِنْتِقَالٌ (ج) إِنْتِقَالاَتٌ ، سِرَايَةٌ ، مِنَ العُهُودِ أَوِ الحُكُومَاتِ أَوْ نَحْوَهَا ، مَا كَانَ غَيْرَ ثَابِتٍ أَوْ دَائِمٍ ، مَا كَانَ يُمهد بِهِ لِمَرْحَلَةٍ مُقْبِلَةٍ
toz koparmak,tozutmak,kaldırmak,fitne koparmak,araziyi tarımla mamur etmek,uyandırmak,tozutmak,ilgi çekmek,araziyi tarımla mamur etmek,galeyana getirmek,tahrik etmek,heyecan,alamet,iz eser,artakalan şeyإِثَارَةٌ (ج) إِثَارَاتٌ و في التنزيل
ezan okumak,namaza çağırmak,bildirmek,ilan etmek,haberdar etmek,kulak takmak,çok bildirmek,iyi anlatmak,ezan okumak,birinin kulağını burmak,baş ağrıtmak,su vesaire içecek şey vermemek,içmeden alıkoymak,men etmek,ayakkabına vesaireye kulak geçirmekأَذَّنَ: تَأْذِيناً و أَذَاناً بِ ، فِي ، لِ ، هُ
batıl,saçma,herze ve mühmel söz,mealsız manasız kelam,abes,boş laf,boş şey,boş lakırdı,herze,caddeden ayrılan ince yol,ulu yoldan ayrılmış yol,çığır,afet,dahiye,rüzgar,yel, bulut,düz ova,otsuz ve susuz kır,çölتُرَّهَةٌ (ج) تُرَّهَاتٌ و يقال جَاءَ بالترَّهَةِ اي الباطل
emsalsiz ve numunesiz bir şey vücuda getirmek icat ve ihtira etmek,şair emsalsiz bedi bir şiir söylemek ,birinin memülü hilafında haceti def etmeyerek hor ve mahrum etmek ,iptal etmek,çürütmek,binek hayvanı yorulup yolda kalmak veya topallamakزَكْأٌ
o kimseki, o şey ki, ki oالَّذِي (ج) الَّذِين (تث) الّلذَان (م) الَّتِي (تث) الّّتَان (ج) اللَّوَاتِي و اللآتِي و الآئِي
sofi camide itikafa girdi,itikaf etti,hapis olundu,camide ibadet etmek için caminin bir köşesine çekildi,camide oturup dışarı çıkmayıp ibadet etti,ibadet veya başka bir şey için camide devamlı kaldıإِعْتَكَفَ الزَّاهِدُ فِي المَسْجِدِ
çeşitli işler birbiri ardınca zuhur edip peyda etmek,birbirini takip eden eşyalar arasında bir miktar fasıl ve fetret vaki olarak peyder pey zuhur etmek,bir hususun zikri hemen herkesin ağzında olup söylenmek,bir şey ard arda veya aralıklı olarak belirmek,ortaya çıkmak,birbirini izlemek,takip etmek,çeşitli işler birbiri ardınca zuhur edip peyda etmek,birbirini takip eden eşyalar arasında bir miktar fasıl ve fetret vaki olarak peyder pey zuhur etmek,bir hususun zikri hemen herkesin ağzında olup söylenmek,bir şey ard arda veya aralıklı olarak belirmek,ortaya çıkmakتَوَاتَرَ : تَوَاتُراً
kaç,nice,ne kadar,ne miktar,çend?,ne kadar adedi ve cinsi bilinmeyen şey sorulur,çok, nice,çend,ne miktarكَمْ ؟
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid