1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid fakirlik,yoksulluk,darlık,daralmak,dar olmak,fakirlik,zorlukdayanılmayan her şey kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
fakirlik,yoksulluk,darlık,daralmak,dar olmak,fakirlik,zorlukdayanılmayan her şey ضَيْقٌ ، ضِيْقٌ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
süte malik olmak,süt sahibi olmak,koyunun sütü çoğalmak,bollaşmak,hayvanın memesine süt imekأَلْبَنَ : إِلْبَاناً
e,a ile damat olmak,hısım olmak,kız alıp kız vermek,yaklaşmak,ulaşmak,eimekأَصْهَرَ : : إِصْهَاراً إِلَي ، بِ ، فِي ، هُ
değerli,kıymetli amcaları olmak,herkese iyilik yapmak,amcaları çok olmak,iyiliği ile herkesi kapsamakأَعَمَّ : إِعْمَاماً
olgunlaşmak,entegre olmak,bir şey kemalini bulmak,tam olmak,kamilleşmak,yavaş yavaş kemale ermekتَكَامَلَ : تَكَامُلاً
hali olmak,boş olmak,boşaltmak,boşlamak,tenha yere çekmek,halvete çekmek,çekilmek,ot biçmekإِخْتِلاَءٌ (ج) إِخْتِلاَءَاتٌ
köpek eniği gözlerini açmak,yerin otu henüz çıkar olmak,ağacın yaprakları henüz çıkmakta olmakبَصًّصَ : تَبْصِيصاً
ağaç gibi kupkuru olmak,sertleşmek,katılaşmak,sert ve kuru ve cılız olmak,arıklanmak,arıkolmakشَزُبَ ـُـ شَزْباً و شُزُوباً
bürünmek,gizlenmek,saklanmak,örtünmek,örtülü olmak,kapanmak,örtülü olmak,bürülmek,perdeye girmekإِسْتَتَرَ : إِسْتِتَاراً
örtülü olmak,benzemek,karışık olmak,işkillenmek,ihtilat,karışık etmek,karışıklık,iltibas,muğlaklıkإِلْتِبَاسٌ (ج) إِلْتِبَاسَاتٌ : إِشْتِبَاهٌ ، إِخْتِلاَطٌ ، إِشْكَالٌ
cimrilik,pintilik,hasislik,hırs,kıtlık,cimrilik,ihtiras,bahil olmak,cimri olmak,tamahkarlıkشُحٌّ : بخل
kuvvetli ve pek olmak,sabit ve sağlam olmak,ağırbaşlılık,temkin,metinlik,resanetرَصَانَةٌ
zorluk,güçlük,zorlanmak,güç ve düjvar olmak,güç olmak,çetinlik,sıkıntı,sarplıkصُعُوبَةٌ (ج) صُعُوبَاتٌ
kesif,yoğun olmak,küme küme olmak,toplanmak,bir şeyi katılaşmak,şiddetlenmek,pekişmekإِسْتَصْبَرَ : إِسْتِصْبَاراً
ihtiyaç,muhtaçlık,naçarlık,mecburiyet,zaruret,zorunluk,ıstırar,ihtiyaç olmak,çaresizlik,çaresiz olmakإِضْطِرَارٌ (ج) إِضْطِرَارَاتٌ
atın toynağı,tırnağı sert olmak,sertleşmek,nesne katı,sert ve yoğun olmakإِسْتَوْقَحَ : إِسْتِيْقَاحاً
bir iş karşılığında verilen şey,ücret,ayakteri,maaş,bahşiş,mükafat,bedel olarak cihada gönderilen adama verilen ücret,bedel-i şahsi ücreti,ücret,ayakteri,maaş, bahşiş,mükafatجُعْلٌ (ج) أَجْعَالٌ و جُعُولٌ: أُجْرَةٌ : جعالة ، جِعَالٌ : جَعِيلٌ
cem etmek,toplamak,her nesnenin iptidası,başı,evveli,düşünmeden söz söylemek,hazır cevaplık etmek,düşünmeksizin söz söylemek,hazır cevap etmek,bedahetten ve düşünmeden bir şey söylemek,okumak,konuşmak,bir sözü veya şiiri bilebedahe söylemek,doğaçlama,irtإِرْتِجَالٌ (ج) إِرْتِجَالاَتٌ
büyümek,gelişmek,fiyat yükselmek,yükseltmek,çoğalmak,artmak,sözü filana isnat etmek,çoğalmak,kalkınmak,taşımak,neşvünema bulmak,büyümek,gelişmek,bir şey artmak,çoğalmak,neşvünema bulmak,yükselmekنَمَا ـُـ نَمَاءً و نُمُوّاً إِلَي
gençlik traveti, tazelik, meşe ağacının çiçeği ve çiçeğin akabinde zuhur eden tüy ve tiftik gibi bir şey,arfat ve semer (عرفط و سمر)ağaçlarının çiçeği ve çiçeğinden çıkan yapışkan şire fakirlikten sonra gelen servet,zenginlik,merada kalan çayır bakiyesi,kalıntısı,ayıp,noksanlık, nakısa,kusur,nemli,yaş,rutubetliبَلَّةٌ
kötü bir şey işlemek,bir işi iyi yapmamak,kötü zanda bulunmak,yaramazlık etmek,iyilik edene yatlılık etmek,kötülük etmek,kötülük yapmak,kötü etmek,hakeret etmek,tahkir etmek,çürütmek,fenalık etmek,yaman etmek,başına fena bir hal getirmek,kemlik etmek,kötüأَسَاءَ : إِسَاءَةً إِلَي ، بِ ، عَلَي ، لِ ، هُ
bir şeyi daima işleyip adet ve idman edinmek,alçaklatmak ,hor ve zelil görmek,istihaf etmek,alışmak,üns ve ülfet etmek,yüz göz öğrenip bir şey ile üns ve ülfet eylemek,yüz göz olmakبَسَأَ ـَـ بَسْأً و بَسَأً و بَسَاءً و بُسُؤاً بِ
bir şeyi dövmek,ufaltmak,dövmek,çalmak,kakmak,incelmek,çakmak,bir şeyi dövmek,vurmak ,kapı kakmak,çalmak,incelmek,ince şeyدَقٌٌّ
akıl,hafıza,bellek,arzu,dikkat,,mal,iç,kalp,yürek,hal,durum,hatır,fuat,gönül,iç,şen,şan,dil,ihtimam,gaile,düşünülen şey,vazife,ehemiyet,şeref,dirlik,yaşayış,bahçıvan beli,balta,Hint okyanusunda bulunur bir nevi büyük balık,balina,kadırga balığı,bal,emel,umut,Kürtçe Bal u bel derlerبَالٌ : حال ، شأن ، خاطر ، قلب ، عقل إهتمَامٌ ، أَمَلٌ ، فُؤَادٌ ، حُوتٌ كَبِيرٌ يُعْرَفُ بِجَمَلِ البَحْرِ فِي المُحِيطِ الهِنْدِيِّ ، يقال هو كاسف البال و فِي الحَدِيثِ الشَّرِيفِ
nesak,düzen,istif,inci gibi düzgün dizilen söz,inci ve boncuk dizisi,nizam ve tertip üzere olan her şey,sıra,ahenk,nizam,simetri,düzen,seri,birbirine bağlamak,dizmek,istif etmek,ritim,istif etmek,mevzunca dizmek,bağlaç,atıf,çüstنَسَقٌ أَيْ مَا كَانَ عَلَي طَرِيقَةِ نِظَامٍ وَاحِدٍ مِنْ كُلِّ شَيْئٍ ، شَيْئٌ لَطِيفٍ رَقِيقٌ جَمِيلٌ
hanenin önünde yapılan selamlık gibi daire veya oda,cümle evlerin ilerisinin ilerisinde olan ev,salon,hol,lobi,selamlık,geniş meydan,sığır damı,ahır,geniş meydan,geniş şey,göğsün içi veya memelerle boğaz çukurunun tulani aralığı,gebe kadının mehbeli yani ferci ile rahmi arasında ki yerبَهْوٌ (ج) أَبْهَاءٌ وأَبْهٍ و بُهِيٌّ و بِهِيٌّ و بُهُيٌّ
boş,boş şey,hakkın zıddı,geçersiz,hükümsüz,batıl,kadük,muhal olan,ham,bozuk,o nesnedir ki hak ve doğru olmayan,temelsiz,haksız,zatında hakikat ve sebat olmayan,beyhüde,hakkı olmayan,abes,ham,put,sanem,sihir,afsun,sihirbaz,cadı,kumar,şirk,iblis,şeytan,yalan,şer,kötülükبَاطِلٌ (البَاطِلُ) (ج) بُطُلٌ وأَبَاطِلُ و أَبَاطِيلُ و بَطَلَةٌ : إِبْلِيسٌ ، ضَلاَلٌ ، الضَّائِعُ هَدْراً ، شَرٌّ ، سَاحِرٌ ، كَذِبٌ و في القرآن الكريم
taaccüpte bırakmak,beğendirmek,şaşırmak,taaccüp etmek,hayrete sevk etmek,bir şey hoşuna gitmek,sevinmek,beğenmek,hayran olmak,hayrete düşürmek,şaşırtmak,tuhafına gitmek,hoşlanmak,hayran olmak,kendini görmek,bir nesneyi beğendirmek,taaccüp ettirmek,acep veأَعْجَبَ : إِعْجَاباً بِ ، هُ
düzecik yer,tayıncak yer,kaypancak yer,yumuşak yer,dümdüz,düz,yalız,pürüzsüz,üzeri düz ve dazlak ve dayancak nesne,el ayası gibi düz ve sayrancak olan,düz ve yumuşak şey,zahmetli,güç iş,sırtı sağlam olan hayvanأَمْلَسُ (ج) أَمَالِسُ و مُلْسٌ (م) مَلْسَاءُ : لَيِّنُ المَلْمَسِ
farz etmek,farz kılmak,takdir etmek,yazmak,dayatmak,tahtayı kertmek,mecbur kılmak,mecbur tutmak,sanmak,inanmak,uygulamak,tayin etmek,dayatmak,genişlemek,tahsis etmek,kesmek,genişlemek,bir şey genişlemek,gerekmek,farz olmakفَرَضَ ـِـ فَرْضاً و فُرُوضاً عَلَي ، لِ
ikişey arasında tereddüt etmek,iki şey arasında gidip gelmek,tereddüt etmek,bir kararda durmamak,sallanmak,bir kararda durmamak,salınmak,sallanmakتَذَبْذَبَ : تَذَبْذُباً
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid