1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid fakirlik,yoksulluk,darlık,daralmak,dar olmak,fakirlik,zorlukdayanılmayan her şey kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
fakirlik,yoksulluk,darlık,daralmak,dar olmak,fakirlik,zorlukdayanılmayan her şey ضَيْقٌ ، ضِيْقٌ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
çatlamak,çatlak,pare pare parçalayıp yarılmak,ayrılmak,perakende olmak,dağınık olmakتَصَدُّعٌ (ج) تَصَدُّعَاتٌ : تَشَقّقٌ
zülme boyun bükmek,mazlum olmak,zülüm görmek ve zulme razı olmakإِضْطِلاَمٌ (ج) إِضْطِلاَمَاتٌ
rızık almak ve rızık sahibi, issi olmak, rızıklanmak, paralı asker olmakإِرْتِزَاقٌ
helak olmak, yok olmak,ayağı kayıp yüz üstü düşmek,tökezleyip düşmekتَعَسَ ـَـ تَعْساً
belde ve bir kavim kıtlığa uğramak,kıtlık olmak,kıtlığa giriftar olmakإِمْحَالٌ (ج) إِمْحَالاَتٌ
peygamberlik,peygamber olmak,yalvaçlık,nübüvvet,nübüvvet,üstün olmak,dahi olma,olgunlaşmakنُبُوَّةٌ (ج) نُبُوَّاتٌ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ : وَلَقَدْ آتَيْنَا بَنِي إِسْرَائِيلَ الْكِتَابَ وَالْحُكْمَ وَالنُّبُوَّةَ وَرَزَقْنَاهُم مِّنَ الطَّيِّبَاتِ وَفَضَّلْنَاهُمْ عَلَى الْعَالَمِينَ
şaşa kalmak,donakalmak,müteheyyir olmak,renk soluk,dona kalmak,donuk olmakبَهِتَ ـَـ بَهْتاً و بَهَتاً
güzel olmak,gökçek olmakبَهِيَ ـَـ بَهَاءً
parlak olmak,terutaze olmakغَضَّ ـَـ غَضّاً و غَضَاضَةً و غُضُوضَةً
eski olmak,eskiden olmakتَلُدَ ـُـ تُلُوداً
korkak olmak,zayıf olmakإِسْتَوْهَلَ : إِسْتِيْهَالاً
tıknaz olmak,dolgun olmakوَرَيَ ـِـ وَرْياً
rahatsız olmak, tedirgin olmakإِنْزِعَاجٌ
küstah olmak,katı olmakوَقَحَ ـِـ وَقْحاً و وَقَاحَةً و مَوْقِحاً
hakir olmak,alçak olmakحَقُرَ ـُـ حَقَارَةً و حَقِرَ ـَـ حَقَراً
daha iyi,en iyi örnek,ideal,daha erdemli,pek faziletli,daha faziletli,daha hayırlı,eşref,iyi,adil ve fadıl kişi,ziyade müşabih,benzer olan,imtisale ziyade şayan olan,efdal ve ekrem ve ekber olan,adil veya iyi kişi,en ideal şeyأَمْثَلُ (ج) أَمَاثِلُ و مُثُلٌ (م) مُثْلَي : أَفْضَلُ و يُقَالُ أَمَاثِلُ القَوْمِ خِيَارُهُمْ و طَرِيقَةٌ مُثْلَي أَي فُضْلَي
genç,genç oğlan,yetişmiş oğlan,meydana gelen,ileri gelen,asgari haddi aşıp civanlık kertesine baliğ olan oğlan ve kız,yetişmiş oğlan ve kız,gece içinde hadis ve zahir olan şey,gece ve gündüzün evveli,gecenin ilk saati,naşi,kaynaklanan,neşet edici,naşi,vücüda gelici olan,dolayı,naşi,neşet edenنَاشِئٌ (ج) نَشْءٌ و نَاشِئَةٌ و نُشَأٌ
sairin ortak olmadığı şey ile münferit ve mümtaz eylemek,has eylemek,pay vermek,yalnız bir nesneye mensup ve müteallık kılmak,intihap ile bir nesnenin mensubiyet ve müteallıkatını yalnız bir nesneye hasr etmek,tahsis,tahsis etmek,ayırmak,bir nesneyi bir nesneye muhasses kılmak,pay vermekتَخْصِيصٌ (ج) تَخْصِيصَاتٌ
kilim ve keçe gibi yere döşenen şey,yaygı,sergi,halı,halı döşeme,büyük döşek ve santraç bezi,döşeme,döşek,minder,podyum,döşeme,büyük döşeme,kilim,post,düz yer,geniş yer,geniş ve yayvan tencere,koşhane,büyük tencere, podyum,üzerine yaprak ve meyve silkecek hasır veya seccade,geniş yerبِسَاطٌ (ج) أَبْسِطَةٌ و بُسُطٌ :فَرَاشٌ ، شِبْهُ الحَصِيرِ او السَّجَّادِ يُبْسَطُ عَلَي الأَرْضِ ، اَرْضٌ وَاسِعَةٌ ، قِدْرٌ عَظِيمَةٌ ، و فِي المَثَل
perde,peçe,maske,hicap,örtü,diyafram,muska,tılsım,gizlemek,zar,yan,taraf,nahiye, iki nesne arasında perde ve hail ve engel olan şey,dünyayı muhit olan Cebel-i Kaftan ötede bir dağ adıdır,badiyede harre tabir olunan karataşlık,nazar boncuğu,,iki nesne arasında çekilen bölme,utanmak ve kendini kusur sahibi bulup göz önünden çekilmek,bir kimse maazallah müşrik olarak fevt etmek,ölmekحِجَابٌ (ج) حُجُبٌ و أَحْجِبَةٌ وفِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
adapte olmak,intibak etmek,uymak,uyarlanmak,tabi olmak,keyiflenmek,sevinmek,bir şey eksilmek,kesilmek,hava dışarıya göre değişmek,adapte olmak,intibak etmek,uymak,uyarlanmak,tabi olmak,şekillenmek,şekil almak,kesilmek,hava dışarıya göre değişmekتَكَيَّفَ : تَكَيًُّفاً مَعَ
yıkmak,kuyudan toprak çıkarmak,toprağı boşaltmak,delmek,gedik açmak,evi yıkmak,kuyudan toprak çıkarmak,helak etmek,toplamak,öldürmek,kırmak,helak etmek,toplamak,öldürmek,kırmak,mahve ve helak etmek,toprak veya kum yığınını el ile karıştırıp bir tarafını yıkmak,temelini kazmak,kuyuya toprak sürmek,akçe darp etmek,dövmek torba veya dağarcıktan şey çıkarmak,hayvan terslemekثَلَّ ـُـ ثَلاًّ و ثَلَلاً
daha nefis,ziyade nefis,pek hoş ve makbul olan,enfes,her nesnenin iyisi ve nefisi,ziyade nefis ve makbül olan,en kıymetli,en iyi,enfes,pek nefis olan şey,pek değerli olan,çok kıymetli,en geniş,en uzak,en uzunأَنْفَسُ : أَثْمَنُ ، الأعْظَمُ قِيْمَةً ، أَوْسَعُ ، أَبْعَدُ ، أَطْوَلُ ،
bir şey ile yum tutmak,teberrü etmek,kutlu ve uğurlu saymak,berekete nail olmak,yum ve bereket addetmek,uğur saymak bir şeyle teberrük etmek,kutlu ve uğurlu saymak,kutlu ve uğurlu saymak,hissemend olmak,bir nesne teberrük ve teyemmün etmek,bir nesneyi kendi hakkında sevap ve mübarek ve meymenetli ve aziz add etmekتَبرَّكَ : تَبَرُّكاً بِ
insanda anasız ve babasız kalan çocuk,hayvanda yalnız anasız kalan,babası ölmüş buluğ çağına gelmemiş öksüz çocuk,anası ölmüş hayvan yavrusu,yetim,anasız,babasız,öksüz,babası vefat etmiş baliğ olmayan çocuk,anası babası fevt olup yalınız kalan oğlancık,her yalınız olan nesne,eşi bulunmaz,eşsiz ferit olan,tek,yekta,emsali eşi ve benzeri bulunmayan yegane şeyيَتِيمٌ (ج) أَيْتَامٌ و يَتَامِي ، يَتَمَةٌ و مَيْتَمَةٌ و يَتَائِمُ و فِي القُرْآنِ الكرِيم
pek aydın,pek parlak, pek ziyadar,pek nurlu,daha nurlu,daha parlak,güzel ve hoş şey,daha parlak,enver,ziyade münevver ve ziyadar ve aydınlık olan,ziyade aydınlı,aydın yüzlü,parlak yüz,ziyade parlak,ışıklı,rüşen,güzel yüzأَنْوَرُ (تَث) أَنْوَان : مُنِيرٌ ، حَسَنٌ ، أَوْضَحُ
Allah vergisi,Allah tarafından verilmiş şey,mevhibe,meleke,yetenek,kabiliyet,mevhibe,bağış,bahşiş,küçükgöl,bulut,vergi,dağda su biriken çukur,bağış,bahşiş,yağmur,bulut,su çukuru,küçük su birikintisi,gölcük,küçük göl,dağda su biriken çukur,küçük su birikintisi,gölcük,kabliyet,vergi,Mevhibeمَوْهِبَةٌ (ج) مَوَاهِبُ
rüşvet,rüşvet için verilen şey,bertil,sert ve sivri yapılı olan uzun taş veya demirdir ki insan elinden çıkmış olmayıp yaratılışta bu şekilde ola,uzun ve büyük yapı taşı,bununla değirmen taşı işlerler,bir arşın taş,uzun ve sert bir taş,değirmen taşlarını oydukları demir alet,külünk,dişengi,uzun berk demirtaş kırdıkları külünk,varyoz,rüşvet,dişengi,rüşvet için verilen nesneبَِرْطِيلٌ (ج) بَرَاطِيلُ : رُشْوَةٌ ، حَجَرٌ طَوِيلٌ ، حَجَرق ضَخْمٌ مُسْتَطِيلٌ للبِنَاءِ ، حَدِيدَةٌ طَوِيلَةٌ أَو حَجَرٌ طَوِيلٌ صُلْبق تُنْقَرُ بِهِ الرَّحَي و فِي المِثَلِ
tazarru ve niyaz etmek,yalvarmak,yakarmak,suyu dökmek,ipi kuyuya salmak,kovayı sarkıtmak,boynu üstüne yere vurmak,düşmek,damlamak,süküt etmek,terlemek,dökmek, yedmek,yedeğe bağlamak,damlamak,yere yıkmak,yüz üstüne veya bir yanağıyla boyunun bir tarafı yere gelecek surette düşürmek,şiddetle vermek,atmak,namusu çiğneyecek bir şey söyleyerek yüzüne vurmak,ipi kuyuya salmak,kovayı sarkıtmak,boynu üstüne yere vurmakتَلَّ ـُِـ تَلاًّ
tahta,yassı kemik,geniz ve düz tahta,yazı tahtası,levha,susuzluk,bozmak,kürek kemiği,gök ile yer arası,hava,atmosfer,yağrın küreği,omuz kemiği,kürek kemiği,tahta ve her yassı olan şey,levha,pano,gözükme,görünme,meydana çıkma,büyük bahçıvan beli,küreği,geniz ve düz tahta,gök ile yer arası,hava,atmosferلَوْحٌ (ج) أَلْوَاحٌ ، ، خَشَبٌ، عَظْمُ الكَتْفِ و فِي القرآن الكَرِيم
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid