1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid fakirlik,yoksulluk,darlık,daralmak,dar olmak,fakirlik,zorlukdayanılmayan her şey kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
fakirlik,yoksulluk,darlık,daralmak,dar olmak,fakirlik,zorlukdayanılmayan her şey ضَيْقٌ ، ضِيْقٌ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
eğri olmak,çarpık olmakخَفِجَ ـَـ خَفَجاً
dazlak olmak, çıplak olmakأَجْرَدَ : إِجْرَاداً
yaştaş olmak,muasır olmakجَايَلَ : مُجَايَلَةً
topal olmak,aksak olmakإِعْرَجَّ : إِعْرِجَاجاً
zelil olmak,alçak olmakمَحْقَرَةٌ
salih olmak,iyi olmakصَلُحَ ـُـ صَلاَحاً و صَلاَحِيَةً و مَصْلَحاً
kalın olmak,kaba olmakغَلَظَ ـُـِـ غِلَظاً و غَلْظَةً و غِلْظَةً و غُلْظَةً و غِلاَظَةً
mecbur olmak,muztar olmakوَضَّ ـُـ وَضّأً
rahatsız olmak,tedirgin olmakإِنْزَعَجَ : إِنْزِعَاجاً مِنْ
hakir olmak,alçak olmakحَقِرَ ـَـ حَقَراً
salak olmak,ahmak olmakخَرِقَ ـَـ خَرَقاً
dazlak olmak,çıplak olmakأَجْرَدَ : إِجْرَاداً
aciz olmak,güçsüz olmakعَجَزَ ـُـَِـ عَجْزاً و عُجُوزاً و عَجَزَاناً و مَعْجَزاً و مَعْجِزاً و مَعْجِزَةً و مَعْجَزَةً
dahil olmak,menzur olmakإِنْشِيَامٌ (ج) إنْشِيَامَاتٌ
tıknaz olmak,çok olmakإِرْتَبَسَ : إِرْتِبَاساً
kapı,bab,mebhas,bölüm,konu,husus,mani,engel,kısım,boğaz,evin kapısı,der,dergah,hane,ocak,dar,konak,beyit,kitap,fasıl,emir,madde,husus,bab,mebhas,husus,mani,engel,kısım,boğaz,Halepte bir belde,kapı kanadı,medhal,giriş,bir işe tevessül edecek şey,kitabın bir şeyden bahseden kısm,bölüm,ayrım,konu,mesele,bahis,hesap ve hudutta gaye son,erek,son derece,anatomide kara ciğerin dibinden çıkan bir damarبَابٌ (ج) أَبْوَابٌ و بِيْبَانٌ و أَبْوِبَةٌ و فِي القُرْآنِ الكَرِيم
bina,çatı,inşat,bina,yapı,yapılmış,inşaat,tesis,kurmak,yapı yapmak,bina inşa etmek,çatı,duvar temeli,bina,yapmak,çatı yapmak,inşa etmek,yapı yapmak,kurmak,yapılmış hane vesaire,cisim,beden,hasır,nahivde kelimenin sonu ilal sebebinden olmayarak değişmez bir hareke ile harekeli veya sakin olup irap kabül etmemesi,sarfta fiil çatısı,tesis etmek,kurulmuş şey,bina,dayamak,isnat etmek,kelime sonunun değişmemesi,bir hal ve hareket üzere olması,vücütبِنَاءٌ (ج) أَبْنِيَةٌ و بُنْيَانٌ (جج) أَبْنِيَاتٌ ، تَأْسِيسٌ ، إِنْشَاءٌ ، مَبْنَي ، جِسْمٌ ، و فِي الكَلاَمِ : لُزُومُ آخِر الكَلِمَةِ حالة وَاحدة و حَركة واحدة ، و فِي القُرْآنِ الكَِريمِ
sunmak,takdim etmek,shov,şov,teklif,arz,sunuş,projeksiyon,genişlik,bolluk,artan,üreyen her çeşit mal,dağ,dere,tepe,dağ eteği,mal,eşya,paradan başka her şey,en,boylam,arz etmek,takdim,bildirmek,gözden geçirip bakmak,sergilemek,teşhir etmek,göstermek,gösteri,eşya,mal,ordu,en,enlilik,sunmak,sunum,şimşek sık sık şakımak,önerme (fel),bir kimsenin önüne bir iş zuhur etmek,gösteriş,göstermek,teklif etmek,geçit,sunu,öneri,gösterim,bıkıp sövmekعَرْضٌ (ج) أَعْرَاضٌ و عُرُوضٌ : ، تَقْدِيمٌ ، إِسْقَاطٌ و فِي القُرآنِ الكَرِيمِ
kökleştirmek,tesis etmek,kurmak,temelleştirmek,temellendirmek,esaslandırmak,tesis,kuruluş,tesis,temel bırakmak,temel kurmak,esas kurmak,esas vermek,temelleştirmek,sabit ve muhkem ve karardar kılmak,tesis etmek,temel atmak,yapı kurmak,temel atmak,tesis,kuruluş,aruzda kafiyenin (وى)denilen son harf ile kendisi arasında bir harf bulunan ( أ) harfine denir (ناصب) ile (كواكب ) kafiyelerinin elifi gibi,beyanda tekidin hilafına yani esaser ve resen bir şey ifadesine denirتَأْسِيسٌ (ج) تَأْسِيسَاتٌ
kilim ve keçe gibi yere döşenen şey,yaygı,sergi,halı,halı döşeme,büyük döşek ve santraç bezi,döşeme,döşek,minder,podyum,döşeme,büyük döşeme,kilim,post,düz yer,geniş yer,geniş ve yayvan tencere,koşhane,büyük tencere, podyum,üzerine yaprak ve meyve silkecek çarşaf,çarşaf üzerine silkerek topladıkları mugaylan ağacı yaprağı vesaire,kilim, yaygı, sergi,halı döşeme,büyük tencere,podyumبِسَاطٌ (ج) أَبْسِطَةٌ و بُسُطٌ :فَرَاشٌ
yanlış söz,galat,saçma,batıl,boş laf,ağız kalabalığı,dil sürçmesi,boş söz,faydasız söz,çirkin konuşmak,batıl ve yersiz olan söz,faydası olmayan nesne,saçma şey boş laf,yanlış,hata,abes konuşmak,iptal etmek,yanlış söz,lağıv,galat,saçma,batıl,ağız kalabalığı,dil sürçmesi,değersiz,önemsiz,iptal etmek,boş iş ve boş laf ile meşgul olmakلَغْوٌ : كَلام باطل : وفِي القُرآنِ الكَرِيمِ
kapı,bap,kepeng,mebhas,bölüm,konu,husus,mani,engel,kısım,boğaz,Halepte Elbap denilen belde,dergah,der,evin kapısı,hane,ocak,dar,konak,beyit,kitap,fasıl,tür,çeşit,nevi,emir,madde,bend,husus,bab,mebhas,husus,mani,engel,kısım,boğaz,Halepte bir belde,kapı kanadı,medhal,giriş,bir işe tevessül edecek şey,kitabın bir şeyden bahseden kısm,ayrım,konu,mesele,bahis,hesap ve hudutta gaye son,erek,son derece,anatomide kara ciğerin dibinden çıkan bir damarبَابٌ (ج) أَبْوَابٌ و بِيْبَانٌ و أَبْوِبَةٌ ، نَوْعٌ و فِي القُرْآنِ الكَرِيم
Tayyip : Seyyit vezninde iyi,pak ve iyi olan şey,güzel,hoş,peki,okey,tamam,lezzetli,arı,tamam,,leziz,taatlı,arı,sağ,bozuk olmayan,onat,gayet hoş ve pakize ve gökçek olan nesneye denir,habisin mukabilidir helal olan şeyede ıtlak olunur مَالٌ طَيِّبٌ أَيْ حَلاَلٌ helal mal,Tayyip ve Mutayyep طَيِّب و مُطَيَّب Seyyit ve mükerrem vezinlerinde peygamberimiz efendimiz hazretlerinin iki ferzend ercümendlerinin isimleridir Ebu Tayyibe (أَبُو طَيِّبَة) ise peygamberimiz efendimiz hazretlerinin haccamları olan zatın künyesidir ismi Dinardırطَيِّبٌ (ج) طَيِّبُون (م) طَيِّبَةٌ (ج) طَيِّبَاتٌ ، حَسَنٌ ، جَيِّدٌ ، مَرْغُوبٌ ، مَمْدُوحٌ ، مُنَاسِبٌ و فِي القُرْآنِ الكَرِيم
kötü,fena adam,şer,en kötü,her türlü kötülük,şeytan,kıvılcım,şer,her türlü kötülük,fenalık,fesat,şer,kötülük,fesat,şer,fenalık,şer,zarar , yaramazlık , yavuzluk ,savaş ,kötü adam ,fena adam , yaramaz kişi, zarar ziyan ve kedere sebep olan nesne,fena olmak,hastalık,hoşa gitmeyen şey,savaş,yavuzluk,kötü adam,fena adam,yaramaz kişi,pek fena,kötü,en kötüشَرٌّ (ج) شِرَارٌ و أَشِرَّاءُ و أَشْرَارٌ (م) شَرّةٌ و يَقَالٌ هَذَا الشَّرُّ و اليَرُّ : إِتْبَاعٌ
tesis etmek,inşa etmek,yapmak,kurmak,temelleştirmek,temellendirmek,esaslandırmak,kuruluş,tesis,temel bırakmak,temel kurmak,temel atmak,esas kurmak,esas vermek,sabit ve muhkem ve karardar kılmak,kurmak,temel atmak,kökleştirmek,tesis,kuruluş,aruzda kafiyenin (وى)denilen son harf ile kendisi arasında bir harf bulunan ( أ) harfine denir (ناصب) ile (كواكب ) kafiyelerinin elifi gibi,beyanda tekidin hilafına yani esaser ve resen bir şey ifadesine denir,yerlştirmek,muhkem etmek,bina yapılmak, bir lafzın diğer manasını ifade etmekتَأْسِيسٌ (ج) تَأْسِيسَاتٌ ، مُنْشَأَةٌ ، إِنْشَاءٌ ، خَلْقٌ، ، بِنَاءُ الأَسَاسِ ، و فِي العَرُوض : هُوَ ألف بَيْنَهَا الروي حَرْفٌ واحدٌ كأَلِف المكارم فِي و تأتِي عَلَي قَدْرِ الكِرَام المَكَارم
,yüzü üzere yere yıkmak,yüzü koyun kapamak,yüzü koyun düşürmek,dökmek,devirmek,alt üst etmek,devirmek,yüz üstü yıkmak,dökmek , devirmek , alt üst etmek,ağır olmak,ipliği yumak yapmak,ipliği yumak hale getirmek,bir şey ağır olmak,yüzü koyun kapamak,devirmek,yüz üstü yıkmak,ağırolmak,ipliği yumak yapmakكَبَّ ـُـ كَبّاً عَلَي ، لِ
sel,nehir çoğalıp taşmak,akmak,bir şey çoğalmak,artmak,yayılmak,kap dolmak,ölmek,taşmak,çok akmak,mebzul olmak,su çoğalmak akmağa başlamak,nehir veya sel,taşmak,kap,dolup taşmak,gözünün yaşı akmak,hayır ve bereket çoğalmak,aşikare etmek,taşmak,çoğalmak,dolmak,ölmek,canı çıkmak,haber yayılmaktaşmak,su çoğalıp akmak,bol bol akmak,ölmek,gitmek,çoğalmak,aşikare etmek,çoğalmak,dolmak,ölmek,çanı çıkmak,haber yayılmak,damlamak,فَاضَ ـِـ فَيْضاً و فَيَضَاناً وفُيُوضاً و فُيُوضَةً و فَيْضَُوضَةَ
Hak,doğru,Allah,adalet ve hikmete mutabık olan şey,adalet ve hikmet muktezası üzere lazım ve vacip olan nesne,inkarı bir türlü reva ve sahih olmayıp sabit ve mevcut olan nesne,muhakkak olan nesne,bir nesnenin ahzu ve zaptı yahut talep ve istidası babında bir muktazayı adalet ve hikmet birinde vaki olan salahiyeti tamme ve birinin kavlinde ve istidasında sıdık ve sıhhati vaki olması ve adalet ve dad ve dini islam ve Kuranı azimüşşan ve nesneyi yerine getirip icra ettirmek ve nesneyi vücüda getirmek,doğru söz,Tanrılığa layık,ölüm,sabit olmak,sabit olmak,gerçek,vazife,sabit ve gerekli olmakحَقٌّ (ج) حُقُوقٌ ، قُرْآنٌ كَرِيمٌ ، اللَّهُ ، مَوْتٌ ، بَعْثٌ ، عَدْلٌ ، صِدْقٌ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
ayırmak,kesmek,biçmek,kovmak,ihraç etmek,memleketten çıkmak,asmanın üzüm tanesi küçükçıkmak,aşikare etmek,ayrım,ayırmak,sezon,mevsim,fasıl,ayrım,bölüm,fasıl,dil,sınıf,mevsim,bölüm,ayrım,ek ,yeri,ayırmak,sezon,mevsim,fasıl,fasıl,sezon,ayrım,fasıl,bölüm,mevsim,sezon,ayırmak,atmak,Kürtçe demsal derlerderler,dil,haklıyı haksızdan ayırmak,bölmek,uzaklaştırmak,karar vermek,arasını açmak,kesmek,biçmek,memleketten çıkmak,asmanın üzüm tanesi küçük çıkmak,aşikare etmek,iki nesne aralığında haciz olan şey,bölme,bedende iki kemiğin kavuştukları yere denir ki en yeri tabir olunur,oğlanı memeden ayırmak,ek yeriفَصْلٌ (ج) فُصُولٌ : صفٌّ ، مَوْسِمٌ ، تَمْيِيزٌ، طَرْدٌ
bir şeyin künhüne,iç yüzüne varıp hakikatını biliş,basiret,kalp gözü,öngörü,kızın kızlığı kanı,akıl,kalp gözü,hüccet,delil,anlayış,idrak,feraset,ilim,fikir,tecrübe,inanç,görmek,hüccet,fıtnat,akıllılık,işlerin sonunu ve neticesini anlamak,görmek idrak,zeka,ilim,birşeyin künhüne iç yüzüne varıp hakikatını biliş,kalp gözüyle görüş,delil,bürhan,şahid,medar-ı ibret olan şey,ibret alınacak iş,çadırın iki bölüğü arasına asılan perdeki oradan içten dışarıya ve dışarıdan içeriye bakılır,evin iki bölüğü arasındaki aralık,yaralanmış avın ne tarafa gittiğine delalet eden kanın izi,bekareti izele olunan kızdan akan akan,kalkan,siper,zırh,cevşenبَصِيرَةٌ (ج) بَصَائِرُ : حجة ، دليل
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid