1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid fakirlik,yoksulluk,darlık,daralmak,dar olmak,fakirlik,zorlukdayanılmayan her şey kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
fakirlik,yoksulluk,darlık,daralmak,dar olmak,fakirlik,zorlukdayanılmayan her şey ضَيْقٌ ، ضِيْقٌ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
gözü dar olmakخَاصَ ـُـ خَوصاً و مَخُوصاً
gözü dar olmakخَذَرَ ـَـ خَذَراً و مَخْذَراً
ziyade dar nesneأَضْيَقُ
kelimenin dar anlamıylaبِالمَعْنَي الضَّيِّقِ لِلكَلِمةِ
dar açı (geo)زاوية حادّة
dar ağacına asmakتعليق علي المشنقة
dar açılı üçgenمُثَلَّثٌ حَادٌّ
dar ağacına çekmekشَبِحَ ـَـ شَبْحاً
dar ayakkabıyı büyüttüوَسَّعَ الحِذَاءَ الضَّيِّقَ
dar yoldan çıkmaخروج عن الدرب ، خروج عن المضيق ، خروج عن المأزم ، خروج عن المستل
dar yola girmekرَصِمَ ـَـ رَصَماً
dar biryere düştükوَقَعْنَا فِي مَأْزَقٍ
dar yol ağzıفوهة الدرب ، فوهة المستل
nesne dar olduتَأَزَّقَ الشَّيْئُ : ضَاقَ
dar ağacına ilişkinمتعلق بعود الصلب
bir şeye alışmak,eli yatmak,yüzü utanmaz,arlanmaz olmak,esnek olmak,sertlik içinde yumuşak olmak,beceri kazanmak,adet etmek,deriyi yumuşatmak,yere vurmak,düşmanından kaçmak,esnek olmak,sertlik içinde yumuşak olmakمَرَنَ ـُـ مَرْناً و مُرُوناً و مُرُونَةً و مَرَانَةً بِ ، عَلَي ، مِنْ
erkek deve dişisine aşmayı terketmek,yürekli ve cüretli olup saldırmak,köprü kurmak,beyabanı kat edip geçmek,köprü yapmak,çölü geçmek,cesaret etmek,cesur olmak,cüretli olmak,bahadır olmak,yürekli olmak,kalkışmak,cesur olmak,cüretli olmak,bahadır olmak,yürekli olmak,kalkışmak,cesaret etmek,cüret etmekجَسَرَ ـُـ جَسْراً و جَسَارَةً و جُسُوراً عَلي
talep etmek,istemek,üzünmek,hacet bitirmek ve fakirlik insanı tac-ı sual etmek,talep etmeğe mecbur etmek,yardım etmek,birinin ihtiyacını yerine getirmekأَطْلَبَ : إِطْلاَباً ، هُ و يُقَالُ طَلَبَ مِنِّي فَأَطْلَبْتُهُ أَيْ اَسْعَفْتُهُ
tasa,üzüntü,hüzün,acı,bela,keder,tasalanmak,acı,bela,keder,gam,gussa,melamet,tasalanmakk,üzülmek,sıkıntı,aşağı,iniş,nüzül,yoksulluk,fakirlik,ihtiyaçتَرَحٌ (ج) أَتْرَاحٌ : غم ، حزن ، كدر : فقر : هبوط ، نزول و يقال ما الدنيا إلا فرح و ترح و يقال ما زلنا الليلة في ترح و يقال به ترح اي فقر و إحتياج
felah bulmak,zafer bulmak,kurtulmak,isteğini elde etmek,kazanmak,elde etmek,zafer yab olmak,muvaffak olmak,ihtiraz etmek,maksadına nail olmak,başarılı olmak,korkudan emin olmak,selamete çıkmak,maksadına,muradına,istediğine nail olmak,أَفْلَحَ : إِفْلاَحاً بِ و فِي القُرْآنِ العَظِيمِ
birbirine yaklaşmak,toplanmak,adımları yakın ve sıkı atarak yürümek,adımlar birbirine yakın olmak,daralmak,dar olmak,ahlakı kötü olmak,ahlaksız olmakتَآزَفَ : تَآزُفاً
at halinden ve binicilikte anlamak,at tımarında ve bakımında usta olmak,mahir olmak,işleri bilir ve görüşü kuvvetli olmak,anlayış ve maharet sahibi olmakفُرُوسَةٌ
edası lazım olan şeyi mdetmek,borçlu kılmak,ödetmek,bir şeye müptela olmak,bir şeye düşkün olmak,hırslı olmak,aşık olmakأَغْرَمَ : إِغْرَاماً بِ
denize açılmak,deniz seferine çıkmak,seyrü sefer etmek,su tuzlu olmak,yer bataklık olmak,su birikintileri çok olmak,deniz olmakأَبْحَرَ : إِبْحَاراً
saçı siyah ve beyaz karışık olmak,kırgıl olmak,otuz yaşı geçip kuhulet halinde olmak,otuz yaşını geçmek,saçı siyah ve beyaz muhtelif olmak,kırgıl olmak,cabeca kırsımak,saçı beyaz ve asiyah ile karışık olmak,kır saçlı ve sakallı olmak,bitki uzayıp çiçeklenmekإِكْتَهَلَ : إِكْتِهَالاً
bir şeyden ayrılmak,uzak olmak,bir şey diğerinden ayrılıp üstün olmak,seçkin,güzide ve mümtaz olmak,ayrı olmak,süper olmak,ayırmak,uzak olmak,bir şey ayrılıp diğerinden üstün olmak,imtiyaz ve intihapla tefrik etmek,ayırmakإِسْتَمَازَ : إِسْتِمَازَةً عَنْ
alay etmek,gır gır geçmek,dalga geçmek,hafife almak,meftun olmak,birinin heva ve hevesine uymak,umursamaz olmak,hayasız olmak,pervasız olmakإِسْتَهْتَرَ : إِسْتِهْتَاراً بِ
borçluyu sıkıştırıp borcunu talep etmek,pek fakir ve borçlu olmak,fakir ve yoksul olmak,bir nesne güç olmak,sıkıntıya düşmek,düşvar olmakأَعْسَرَ : إِعْسَاراً
güven içinde olmak,güvenlik,asayiş,emniyet,korkusuz olmak,korku ve endişeden salim olmak,emniyet,güvenlik,emin olmak,selamet,esenlikأَمْنٌ (ج) آمَانٌ : سَلاَمَةٌ
beş duyu ile bilmek,öğrenmek,tanımak,haberi olmak,farkında olmak,suçunu itiraf etmek,tedbir almak,,haberi olmak,farkında olmakعَرَفَ ـِـ مَعْرِفَةً و عِرْفَاناً و عِرْفَةً و عِرِّفَاناً و قَالَ المُتَصَوِّفَةُ مَنْ عرَفَ نفْسَهُ عَرَفَ رَبَّهُ
bir şey etmezلا يساوي شيئا
süslenmiş şey,minyatürمُنَمْنَمٌ (ج) مُنَمْنَمَاتٌ ، مُصَغَّرٌ
bir şey küflenmekأَكْرَجَ : إِكرَاجاً
acayip şey,yalanبَطْبَطٌ : شَيْئٌ عَجِيبٌ ، كَذِبٌ
bir şey değiştirmeyecekلن يغير شيئا
bir şey değiştirmezلا يغيّر شيئاً
bir şey demiyorumلاَ أَقُولُ شَيْئاً
ne şahane şey be !وَيْباً لِهَذا !
acayip şey,ucubeبَابِيَّةٌ : أُعْجُوبَةٌ و يقال أيّ بالبَابِيَّةِ اي الأُعْجُوبَةِ
bir şey semizleşmekوَدُكَ ـُـ وَدَاكَةً ووَدِكَ ـَـ وَدَكاً
gebeliği önleyici her şeyعُقْرٌ
işe yaramaz şeyلا شيئ
çabuk kırılan şeyقَصِمٌ
inanılacak şey değilشيئ لا يصدق
olacak şey değilأمر لا يتيسر حصوله ولا يتأتي تستعمل الا في معرض الإنكار و الرفض و الاستحالة
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid