1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid fakirlik,yoksulluk,darlık,daralmak,dar olmak,fakirlik,zorlukdayanılmayan her şey kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
fakirlik,yoksulluk,darlık,daralmak,dar olmak,fakirlik,zorlukdayanılmayan her şey ضَيْقٌ ، ضِيْقٌ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
şiddetli fakirlik,malını fakir oluncaya değin harcamak,fakir olmak,muhtaç olmakإِمْلاَقٌ (ج) إِمْلاَقَاتٌ : و في القرآن الكريم " وَلاَ تَقْتُلُوا أَوْلاَدَكُمْ مِنْ إِمْلاَقٍ "
dar-ı fena bizim için mesken olamazمَا دَارُ الفَنَاءِ لَنَا بِدَارٍ
dağda dar yol,duvar veya deri deliğiنَقْبٌ (ج) أنْقَابٌ و نِقَابٌ : طريق ضيّق فِي الجبل
adamın malı,serveti ve maişeti dar olduجَحِدَ الرَّجُلُ
armağanı men etmek,esirgemek,yer dar olmakضَبَنَ ـُـ ضَبْناً عَنْ
bukağı dar olduğundan esirin başını yukarı kaldırdıأَقْمَحَ القَيْدُ الأَسِيرَ : تَرَكَ رَأْسَهُ مَرْفُوعاً لَِِيْقِهِ
gönlü dar;sıkıntılı,zayıf,korkak,sıska,cılızمُتَآزِفٌ
aile ve çoluk çocuğunun nafakasını dar ettiأَقْتَرَ عَلَي عِيَالِهِ
derenin yatağı suya dar gelip su taştıبَشِعَ الوَادِيُ : تََضَايَقَ بالمَاءِ
gussa sebebiyle mustarip ve dar gönüllü olanضَجِرٌ
hayvanın yelini şişip emciğinin delikleri dar olmakحَزَبٌ
kalabak dedikleri keçe takke,içerisi dar gölgelikبُرْطُلَةٌ
ağzı dar küçük kuyudurki yüksek yerde olaمُنْقُرٌ
zarar ziyan,bela,kıtlık,şiddet,mihnet,ziyan,darlık,keder,sıkıntı,kötülük,tasa,bela,hasar,ضَرَّاء (ج) ضُرٌّ : محنة و يُقَالُ نَحْنُ مَعكُمْ فِي السَّرَّاءِ و الضَّرَاءِ
sıkıntı ,darlık,zahmet,meşakkat,eza,cefa,meşakkat,katı nesne,zorluk,zahmet,meşakkaet,şiddet,hava,atmosferكَبَدٌ : مَشَقَّةٌ
baş ağarmak,bozarmak,beyazlanmak,kır olmak,kül renginden olmak,akı karasına galip olmakإِشْتَهَبَ : إِشْتِهَأباً
yukarıdan aşağı bilmek,vakıf olmak,haberdar olmak,agah olmak,tanımak,vukuf,vakıflık,ıttılaإِطِّلاَعٌ (ج) إِطِّلاَعَاتٌ
tembel ve gevşek ve ahmak olmak,bön olmak,kaz kafalı olmak,özlemek,nedamettten ellerini çırpıp dövüşmek,teessüf ve telehhuf ve tahassür etmek,şaşmak,şaşa kalmak,yere düşmek,kendini kaldırıp yere atmak,başkasının yerine ve memleketini musallat olmak, şenlik ve mamuriyetten hali olmakتَبَلَّدَ : تَبَلُّداً
genişlemek,iç açılmak,genişlenmek,yassı olmak,yayıklanmak,yayılmak,basık olmak,serilmek,uzanmak,açılmak,neşelenmek,hoşlanmak,sevinmek,gönül ferahlanmak,bollanmak,memnun ve mesrur olmak,eğlenmek,merasimi ber taraf edip laubali olmak,döşenmekإِنْبَسَطَ : إِنْبِسَاطاً إِلَي ، عَلي
kahraman,bahadır olmak,cesur olmak,hışımlı olmak,hışımdan ve yiğitlikten yüz ekşitmek,yiyecek içecek bozulmak,tadı değişmek,söz,gün hararetli olmak,şiddetlenmek,yermek,kınamak,alıkoymak,azar azar almak,elekle elemek,ivdirmekبَسَلَ ـُـ بَسَالاً و بَسَالَةً و بَسْلاً و بُسُولاً ، عَنْ ، هُ
yol açmak,sebep olmak,açılmak,aydınlık olmak,aydınlanmak,aydınlık vermek,parlamak,yıldıramak,ortaya çıkmak,sonuçlanmak,parlak ve güzel olmak,belli olmak,ağarmak,sabah namazını ortalık aydınlanıncakılmak,ağaç yaprak dökmek,savaş kızışmakأَسْفَرَ : إِسْفَاراً بِ عَن و فِي الحَدِيثِ
dikkat edip anlamak,muttali olmak,agah olmak,beklentisi içinde olmakتَطَلُّعٌ (ج) تَطَلُّعَاتٌ
tarmar olmak,dağılmak,bir dün ve kemter olmak,alçak olmakتَشَأْشُؤٌ
dan ,den , farklı olmak ,başka olmak , değişik olmak , benzememek ,ayrılmakغَايَرَ :مُغَايَرَةً
yeksan olmak,düz olmak,kaplayıp ihata etmek,dümdüz olmak,öldürmekتَوَدُّؤٌ : تسوية
yapışkan olmak,yelmişik olmak,yapışmak,bulaşmak,bir şeye tutkun olmakلَزِجَ ـَـ لَزَجاً و لُزُزجاً و لُزُوجَةً
ümitsiz olmak,yeis etmek,umut kesmek,umutsuz olmak,meyus olmakإِسْتِيَاسٌ (ج) إِسْتِيَاسَاتٌ
yer geniş,bol olmak,bolalmak,genişlenmek,seyrek olmak,mesrur olmakإِنْفَسَحَ : إِنْفِسَاحاً يُقَالُ إِنْفَسَحَ قَلْبُهُ أَيْ إِتَّسَعَ
razı olmak,hoşnut olmak,tatmin olmak,seçmek,beğenmek,takdir etmekإِرْتَضَي : إِرْتِضَاءً بِ ، ِي لِ ، هُ و يُقَالُ إِرْتَضَاهُ لصُحْبَتِهِ و لِخِدْمَتِهِ أَيْ إِخْتَارَهُ
yer alçalıp rahat ve düz olmak,ova olmak,un ekmek olmakإِنْخَبَزَ : إِنْخِبَازاً
tavrından bir şey değiştirmediلم يغير شيئا من موقفه
tecrübe ile olmuş şeyتَجْرِيبِيٌّ
kötü bir şey yaptıأَرْذَلَ : فَعَلَ شَيْئاً قَبِيحاً
kulağa hoş gelen her şeyكل شيئ يأتي للأذن طيباً
rağbet olunan şey,istenilenالمَرْغُوبُ فِيه
kuru,kurumuş,kurutulmuş şeyمَجَفَّفٌ
rağbet olunan şey,istenilenمَرْغُوبٌ فيه (المَرْغُوبُ فِيه)
deri üzerindeki şey soyulduإِنْحَمَرَ : إِنْحِمَاراً : مَا عَلَي الجِلْدِ : إِنْقَشَرَ
toz nevinde yenecek şeyسُفُوفٌ
hurda şey görecek şişeمنظرة الدقاق
ziyadesiyle ak olan şeyحَضِئٌ : يقال أبيض حَضِئٌ أي يقق
bir şey yerinde oynamakنَغْشٌ
bir şey yerinde oynamakنَغَشَانٌ
ottan bir şey yenilediتَأَنَّفَ العُشْبُ : لَمْ يُؤْكَلْ مِنْهُ شَيْئٌ
ekşi şey dişleri kamaştırdıأَضْرَسَ الحَامِضُ الأَسْنَانَ
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid