1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid fakirlik,yoksulluk,darlık,daralmak,dar olmak,fakirlik,zorlukdayanılmayan her şey kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
fakirlik,yoksulluk,darlık,daralmak,dar olmak,fakirlik,zorlukdayanılmayan her şey ضَيْقٌ ، ضِيْقٌ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
az ve naciz olmak,mal ve servet ve maişeti dar olmak,nebat uzamayıp bodur olmak,yer gayri mumbit olmak,mahsulat vermemekجَحِدَ ـَـ جَحَداً
alnı dar olan at,perçemin kılı hafif olan at,hızlı,tez ve çabuk olan hayvan,tez yürüyüşlü olan katır,tez yürüyen dişi deve,şiddetli esen yelأَسْفَي (ج) سُفْي (م) سَفْوَاءٌ و سَقْيَاءٌ و مِنَ الخَيلِ الخَفِيف شَعْر النَّاصِيةِ ، و مِنَ الدّوَّابِ السَّرِيع
yer,arz,zemin,ordugah,harp meydanı,devecilerin yatmasına uygun olmayan deve yatağı,mahpes,zindan,dar ve sert yer,bağırsağı sert ve yüksek erkek deveجَعْجَاعٌ : أَرْضٌ و يقال بَعِيرٌ جَعْجَاعٌ و مَوَْضِعٌ جَعْجَاعٌ
kesmek,şuradan buradan dermek,çatmak,ailesinin rızkını kazanmak,buradan bir iktirmek,cem etmek,kesp etmek,toplamak,kesmek,ordu savaşta birbirine karışıp mızrakları birbirine tokuşturmak,dar geçinmekقَرَشَ ـُِـ قَرْشاً لِ
bir gözü küçürek ve bir gözü dar ve kısık ve çömelez olanأَحْوَصُ
delmek,kuyuya bir delik açmak,kuyu kazmak,loğ ile damı loğlamak,silindirle düzemek,delik,oyuk,yürek,çadırın gölgesine girip kuytulanmak,kazmak,yürek,bodrum,derelerde ve düz yerlerde olup ağzı dar dibi bol olan çukurدَحْلٌ (ج) أَدْحَالٌ و دُحُولٌ و دِحَالٌ
lağım,evin orta yerindeki boşluk,sarnıç,su hazinesi,çirkef lağımı,gemi sintinesi,ağzı dar kuyu ve hela çukuru,lağım ve yuyuntu dökülen su,büz,savak,lağım,ev ortasında kazılan kuyuبَالُوعَةٌ : بَلُّوعَةٌ : بَلاَّعَةٌ (ج) بَوَالِيعُ و بَلاَلِيعُ ، بَالُوعَاتٌ
yumurtlamak,yumurta,tuğulga,ışık,yumurta ve bir şey yumru olmak,atın kolunda çıkan yumurta şeklinde şiş,yumurta,yumurtlamak,başa giyidkleri demirden miğfer,başlık,tuğulga,bir şey şiddet üzerine olmak,at ayağında olur bez gibi bir şiş,yumru,sıcaklığın şiddeti,beyazlıkta galebe ve üstünlük,darlık,Kürte heg derlerبَيْضٌ (و) بَيْضَةٌ (ج) بُيُوضٌ و بَيْضَاتٌ ، شِدَّةُ حَرٍّ ، ، ضِيٌْ و يقال أحسن من بَيْضَةٍ فِي رَوْضَةٍ وفِي المَثَلِ
çirkin olmak,iğrenç olmak,yemeğin tadı kötü,bozuk olmak,acı ve sert olup boğaz yakmak,nehrin yatağı suya dar gelip su taşmak,beceremek,aciz kalmak,ağzın kokusu pis,bozuk olmak,huysuzlaşmak,tiksinmek,yemeği beğenmemek,eğri çehreli olmakبَشِعَ ـَـ بَشَعاً و بَشَاعَةً
darlıkta bulunmak,darlaşmak,sıkılmak,kıtlık çekmek,kıtlığa düçar olmak,sıkıntıda bulunmak,hapis ve tevkif etmek,atın kösteğini kısaltıp salıvermek hayvanı merayı göndermeyip içeride tutmak,darlığa düşürmek,darlıkta ve kıtlıkta olmak,ezilmek,dar dirlik içiأَزَلَ ـِـ أَزْلاً ، هُ
münhasır olmak,hasır olunmak,tecavüz etmek,kapanıp çıkmamak,bir sınır dahilinde kalıp dışa taşmamak,kuşatılmak,tutulmak,azalmak,ticareti bir kimseye tahsis etmek,dar olmak,sıkılmak,hıfız etmek,söylemekten aciz olmak ve kesmek,kesilmek,sınırlanmak,tekel,inhisarإِنْحِصَارٌ (ج) إِنْحِصَارَاتٌ : إِنْقِطَاعٌ
lağım,hela,evin orta yerindeki boşluk,sarnıç,su hazinesi,çirkef lağımı,gemi sintinesi,ağzı dar kuyu ve hela çukuru,lağım ve yuyuntu dökülen su,büz,savak,lağım,ev ortasında kazılan kuyuبَلُّوعَةٌ ، بَالُوعَةٌ
batkın gözlü,çukur gözlü,çukur ve kısık gözlü,gözü çukura düşmüş kimse,bir gözü diğer gözünden daha küçük olan adam,gözü dar olan kimseأَخْوَصُ العَيْنِ (م) خَوْصَاءُ العَيْنِ : مَنْ كَانَتْ إِحْدَي عَيْنَْهِ أَصْغَرَ مِنَ الأُخْرَي ، مَنْ غَارَتْ عَيْنُهُ و دَخَلَْ فِي وَجْهِهِ
sıkıştırmak,daraltmak,kıstırmak,aram vermeyip ibram etmek,süi hale düçar etmek,dar etmek,daraltmak,darda bırakmak,sıkıştırmak, kıstırmak,darlaştırmak,tazyik etmek,tazyikتَضْيِيقٌ (ج) تََضْيِيقَاتٌ
dağa dahil olmak,dağa varmak,dağa doğru gitmek,dağlık bir yere gitmek,pek yere yetişmek,yeri kazıp aramak,birine söz dar gelip meramını ifadede zahmat çekmek,güçlükle söylemek,tutulmak,kuyu kazan sert yere gelmek,birinin kılıcı veya kargı ve okunun demiriأَجْبَلَ : إِجْبَالاً و يُقَالُ سَاَلْنَلهُمْ فَأَجْبَلُوا اَيْ رَفَضُوا و يُقَالُ طَلَبَ الحَاجَة فَأَجْبَلَ اَيْ اَخْفَقَ
ait olmak,mensup olmak,bağlı olmak,nispetlenmek,kendini birine nispet etmek,mensup olmak,dayamak,atıf etmek,ben falan oğlu falanım diye övünüp laf atak,iddia etmekإِعْتَزَي : إِعْتِزَاءً إلي و فِي المَثَلِ
yalnız bir nesneye mensup olmak,sevgi ve muhadenetle birine merbut olmak,bağlı olmak,has ve mahsus olmak,ihtisas,ihtisas görmek,ihtisas,uzmanlık,uzmanlaşma,has ve mahsus olmak,branş,branşتَخَصُّصٌ (ج) تَخَصُّصَاتٌ : إِخْتِصَاصٌ
insaf etmek,adaletli olmak,dad ve adalet etmek,yarı olmak,insaf etmek,insaf sahibi olmak,adaletli olmak,adaletle muamele etmek,bir şey yarı olmak,bir şeyin yarısına ulaşmak,yarısını almak,insaf etmek,her nesneyi yerli yerinde etmek,aralarını bulmak,adil davranmak,yarılamak,yarı olmak,أَنْصَفَ : إِنْصَافاً بَيْنَ ، هُ
koyunun gebeliği belirmek,belli olmak,kösnemesi gidip gebe olmak,deve kısmı pek arıklığından yerlerinden kalkmaz olmak,yaralayanı veya katili kısas etmek,devirdiği yerde bir kimseyi vurup öldürmek,bir kimse ölüme yakın olmak,yaklaştırmakأَقَصَّ : إِقْصَاصاً
rahat ve nimette daim olmak,felah bulmak,zafer bulmak,kurtulmak,necat bulmak,korkudan emin olmak,salah ve saadet kesp etmek,başarılı olmak,muvaffak olmak,selamete çıkmak,iflahإِفْلاَحٌ (ج) إفْلاَحَاتٌ : نَجَاةٌ ، خَلاَصٌ
muhtaç olmak,muhtaç olduğu halde bulamamak,lazım olmak,gereksemek,az ve nadir olmak,muhtaç olup bulamamak,istemek,yok olmakعَازَ ـُـ عَوْزاً
caiz olmak,içeçek boğazda kolay geçmek,rahat olmak,kolay yutmak,içeçeğin içilmesi kolay olmak,sinirmek ve nesne caiz olmakسَاغَ ـُـ سَوْغاً و سَوَاغاً و سَوَاغَاناً
dul kadın kimse tarafından tezevvüce istenmeyip evde kalmak,helak olmak,kesad olmak,yok olmak,bitmek,boşa gitmekبَارَ ـُـ بَوْراً و بَوَاراً
piramit,tepe,ihtiyarlık,ihtiyar olmak,pir olmak,kocalmak,natavan olmak,kocama çağına varma,ihtiyatrlıktan ileri gelen düşkünlükهَرَمٌ (ج) أَهْرَامٌ و (جج) أَهْرَامَاتٌ
görüşmekten çekinmek,yan vermek,savuşmak,sakınmak,uzaklaşmak,ırak olmak,ıraklaşmak,uzak olmak,çekilmek,imtina etmek,cünüp olmakإِجْتَنَبَ : إِجْتِنَاباً ، هُ
itibar,haysiyet,onur,şerefali kadir olmak, insanlar katında muteber olmak,ali nebeviden olup seyyid ve şerif olmakشَرَافَةٌ : شَرَفٌ
darmadağın ve yok olmak,perakende olmak,parçalanmak,gecenin çoğu gitmek,sıcak şiddetli olmak,birine yüklemek,istila etmekتَصَبْصَبَ : تَصَبْصُباً عَلَي
kurtulmak,halas bulmak,beri ve azade olmak,ilişiği kesmek,suçsuz ve medhalsiz olmak,beri olmak,sağalmak, hasta iyilkeleşmek,yara iyi olmak,ifaket bulmak,şifa bulmak,ayılmak,hastalıktan kalkmak,yara iyi olmakبَرِئَ ـَـ بَرَاءَةً و بَرَاءً و بُرُوءاً و بَرُؤَ ـُـ بَرَاءَةً و بَرَاءً و بُرُوءاً مِنْ
işsiz güçsüz boşta olmak,arızalanmak,işlememek,durmak,paydos olmak,tatil olmak,işsiz güçsüz boşta olmak,arızalanmak,işlememek,bozulmak,aksamak,maldan ve bezenmekten boş olmakتَعَطَّلَ : تَعَطُّلاً
bir yere ayakla basılıp çiğnetmekle düzlenip yumuşak ve kolay olmak,nesne yavaşımak ve iş geniş olmak ,nesne kolay ve amade olmak,hazır olmak,bir iş dosdoğru olup berencam olmakإِتَّطَأَ : إِتِّطَاءً و يُقَالُ وَطَّأَ الفِراشَ فاتّطَأَ
onda bir şey bulmadıبَلَّحَ عَلَيْهِ : لَمْ يَجِدْ عِنْدَهُ شَيْئاً
geç hazım olan şeyبَطِئُ الهَضْمِ
a bu nasıl şeyكَيْف هذا الشيئ ؟
bir şey enine kesilmekkesmekإِقْتَطَّ : إِقتِطَاطاً
ondan bir şey çıkardıإِسْتَفَصَّ مِنْهُ شَيْئاً : إِسْتَخْرَجَهُ
ona iyimiyi şey yedirdiأَطْعَمَهُ هَشّاً ومَشّاً
ona ısıtacak şey giydirdiأَدْفَأَهُ : أَلْبسَهُ مَا يُدْفِئُهُ
bir şey ile ısınmakإِسْتِدْفَاءٌ ، إِدِّفَاءٌ
bir şey ile ısınmakإِدِّفَاءٌ (ج) إِدِّفَاءَاتٌ : تَدَفُّؤٌ
ona bir şey yaptıفَعَلَ بِهِ شَيْئاً
filancaya bir şey verdiأَنَالَ فُلاَناً الشَّيْئَ
ona bir şey yutturduأَلْهَمَهُ شَيْئاً
acayip,garip, tuhaf şeyفَرِئٌ و يقال أَمْرٌ فَرِئٌ اي غريب عجيب
gönlünden bir şey koparmakإنتزاع شيئ من خاطره
yumuşak ve berrak şeyدَلِّيصٌ
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid