1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid fakirlik,yoksulluk,darlık,daralmak,dar olmak,fakirlik,zorlukdayanılmayan her şey kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
fakirlik,yoksulluk,darlık,daralmak,dar olmak,fakirlik,zorlukdayanılmayan her şey ضَيْقٌ ، ضِيْقٌ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
köpek kısmını sürüp kovmak,sürülmekle yıkılıp gitmek,göz zayıf ve fersiz olmak,men etmek,men olmak,kovmak olmak,men etmek,men olmakخَسْأٌ : خُسُؤٌ :طرد : تبعيد :
çirkin olmak,iğrenç olmak,yemeğin tadı kötü,bozuk olmak,acı ve sert olup boğaz yakmak,nehrin yatağı suya dar gelip su taşmak,beceremek,aciz kalmakبَشِعَ ـَـ بَشَعاً و بَشَاعَةً
şiddetlenmek,çoğalmak,artmak,katılaşmak,katılanmak,katı olmak,bir nesne muhkem olmak,şiddet kazanmak,sertleşmek,güçlenmek,seğirtmek,kuvvetlenmek,kuvvetli olmak,artmakbüyümek,koşmak,saldırmak,hamle yapmak,bastırmakإِشْتَدَّ : إِشْتِداداً عَلَي ، فِي
yiğit,yürekli,şecaatli olmak,cesur olmak,kuvvetli,kahraman cesur ve iş bitirir olmak,yiğit,yürekli,şecaatli olmak,cesur olmakنَجُدَ ـُـ نَجْدَةً و نَجَادَةً
dağılmak,perişan olmak,parçalanmak,saçılmak,ayrılmak,param parça olmak,bozulmak,gitmek,geçmek,zeval bulmak,yok olmak,fışkırıp akmak,göz yaşı akmakإِرْفَضَّ : إِرْفِضَاضاً
birleşmek,bağlanmak,evlenmek,bitişmek,bitişik be bağlı olmak,yoldaş olmak,koşulmak,kavuşmak,evlenmek,eşleşmek,çatmak,adaşmak,ilişkilendirmek,ortak olmak,yaklaşmak,yanına gelmekإِقْتَرَنَ : إِقْتِرَاناً بِ ، هُ و يُقَالُ قَرَنَ بِهِ فَإِقْتَرَنَ
yarılmak,çiçek açılmak,yol geniş olmak,kuş yukardan süzülüp av üzerine atlamak,çullanmak,konmak,kavmin arası açılmak,ırak olmak,uzak olmakإِنْضَرَجَ : إِنْضِرَاجاً
insanlara saldırmak,tecavüzetmek,fakir olmak,alçak gönüllü olmak,şerir ve fesatçı olup halka taaddi etmek,fakru zarurete düçar olmak,tevazu etmekبَاذَ ـُـ بَوْذاً
karışık olmak,bir şey bir şeye sarılmak,işinde ağır ve gevşek olmak,hüccet getirmekten aciz olmak,alı koymak,tutmak,hapis etmekإِلْتَاثَ : إِلْتِيَاثاً بِ ، عَلي ، عَن ،فِي
birine meyil etmek,aleyhinde bulunmak,bağnazlık etmek,fanatik olmak,sinirlenmek,sarık sarmak,dinini karşı koyu düşkün olmak,mutassıp,bağnaz olmak,bağlanmakتَعَصَّبَ : تَعَصُّباً لِ ، عَلَي
fakir olmak,vücüdü sert,haşin ve pek olmak,elbiseyi yırtmak,parçalamak,dağıtmak,bozmak,sıkıştırmak,acımak,boynu ince olmak,kakmak,dövmek,yırtmak,parelemek,dağıtmak,fesh ve ilga etmek,sıkışmak,izdiham olmak,sıkıştırmak,tazyik etmek,birinin kibir ve gururunu kırmak,burnunu kırmak,birinin boynunu kırmak,kalabalık etmek,kakmak,fakir olmak,yoksul olmakبَكَّ ـُـ بَكّاً وبَكَّةً ، هُ
zerafet sahibi,kibar olmak,zarif,kibar,zeki,dirayetli olmak,kibar olmak,nazik olmak,zerafet sahibi olmakظَرُفَ ـُـ ظَرَافَةً
teselli bulup sabır etmek,bir kimse sebebiyle gelen belaya katlanmak,teselli olunmak,uymak,örnek almak,iktida etmek,sabır ve tahammül etmek,sabır göstermek,müteselli olmak,katlanmak,birine uymak,tabi olmak,izinmekait olmak,mensup olmak,bağlı olmak,nispetlenmek,atıf olunmak,taziye etmek,başsağlığı dilemekتَأَسَّي : تَأَسِّياً بِ (تر)
fasih,açık ifadeli olmak,fasih,açık sözlü olmak,fasih olmak veya konuşmak,açık ve düzgün konuşmak,sütün üstündeki köpük alınmak,dil açık ve düzgün olmak,konuşması ve dili açık ve iyi olmak,sabahın aydınlığı basıp galebe etmek,etrafı kaplamakفَصُحَ ـُـ فَصْحاً و فَصَاحَةً
yüzü asık,burtuk olmak,yiyecek şeyle iğrendirici ve tiksindirici olmak,iğrençliğinden,nahoşluğundan yiyeceği yutamamak,boğazından geçmemek,söz ve giyecek şey sert ve kaba olmak,yiyeceğin kuru ve sert oluşundan boğaz daralmak,takatı tak deyip kudretten kalmak,gücü kesilmek,darlanmak,dere suya dar gelmek,adamın ağzı fena kokmak;ahlakı fena olmak;habis ruhlu olmak,بَشِعَ ـَـ بَشَعاً و بَشَتاعَةً بِ
bir şey kararmak,kömür gibi olmakفَحُمَ ـُـ فُحُوماً و فُحُومَةً
eteğini büküp içine bir şey koydumأَثْبَنْتُ فِي ثَوْبِي
göz korkunç bir şey görüp yıldıجَبِئَ البَصَرُ
fikir,görüş filan şey üzerinde kararlaştıإِسْتَقَرَّ الرَّأْيُ عَلَي كَذَا
ona bir şey öğretti,bildirdi,açıkladıبَصَّرَهُ وَ بِهِ
bir şey diğeri ile beraber girdiوَلَجَ الشَّيْئُ مَعَ غَيْرِهِ
bir şey diğeri ile bitişti,koşulduإِقْتَرَنَ الشَّيْئَ بِغَيْرِهِ
bir şey dikilip yükselmek,dağa çıkmakإِسْتَوْزَي : إِسْتِيزَاءً ب، فِي
hacet,daima lazım olan şey,ihtiyaçلُوَيْجَاءُ : حُجَيْنَاءُ
yer yüzünde hiçbir şey baki değildirلاَ شَيْئٌ عَلَي الأَرْضِ بَاقِياً
bir şey dikilip yükselmek,dağa çıkmakإِسْتَوْزَي : إِسْتِيزَاءً فِي
bir şey dökülmek,kum birikmek,toplanmakإِنْكَثَبَ : إِنْكِثَاباً
filan şey üzerine güçlendi,yardım istediأَرِبَ عَلَيْهِ بِكَذَا : قَوِيَ و إِسْتَعَانَ
onun emri ile hiçbir şey yapılmazإِفْتَاتَ : و هُوَ لاَ يُفْتَاتُ عَليْهِ أَيْ لاَ يُعْمَلُ شَيْئٌ بِلاَ أَمرِهِ
her şey aklına geldi,her yola baş vurduذَهَبَ كُلَّ المَذْهَبِ
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid