1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid fakirlik,yoksulluk,darlık,daralmak,dar olmak,fakirlik,zorlukdayanılmayan her şey kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
fakirlik,yoksulluk,darlık,daralmak,dar olmak,fakirlik,zorlukdayanılmayan her şey ضَيْقٌ ، ضِيْقٌ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
belağat,kelamın merama mutabık olması,yani meramını tıpkı ifade etmeye kadir olmak,beliğ olmak,sözde uz olmak,meramın hüsnü suratle ve münasip ve düzgün sözlerle anlatılması,sözü yerli yerinde söylemek,fa sahatبَلاَغَةٌ : فصاحة
savaş,harp,korku,işkence,harpte şiddet,azap,beis,silah,zarar,mazarat,şer,ıstırap,yoksulluk,beis,sıkıntı,tasa,keder,ıstırap,sıkıntı,bes,fena,bed,kötü,tasa,keder,cesaret,yiğitlik,savlet,ukubet,mahzur,güçlük,önem,zor,fakirlik,önem,zarar,yaramazlık,problemبَأْسٌ (ج) أَبْؤُسٌ: شدة ، قوة ، جسارة ، صولة ، عذاب ، عقوبة ، خوف ، قتال ، صعوبة ، ضرر و منه قوله تعالي :
iki kişi arasında arabululculuk etmek,aracı olmak,aralarını bulmak,bir şeyin ortasında,arasında olmak,orta yolu tutmak,orta olmak,tutumlu olmak,aracı olmak,ortaya girmek,ara yere girmek,aralarını bulmak,bir şeyin ortasında,arasında olmak,orta yolu tutmak,meyancılık etmekتَوَسَّطَ : تَوَسُّطاً بَيْنَ
bitki,ot uzayıp çok olmak,çok uzun olmak,birbirine sarılmak,sarmaş dolaş olmak,yerin otu birbirine sarılmak,bitişmek,kavimin sayısı çoğalmakإِئْتَصَرَ : إِئْتِصَاراَ
kırılmak,kırılıp ufanmak,parça parça olmak ,ezilmek,kişinin yalımı alçak olmak ve bel bükülmek,kırılmak,zayıflamak,zebun ve arık olmak,esirgemekتَهَشَّمَ : تَهَشُّماً
mahv ve helak olmak,şaşmak,sersem olmak,yolu kayıp edip gümrah ve dal olmak,yolunu kayıp etmek,azmak,kibirve azamet etmekتَاهَ ـُـ تَوْهاً و تُوهاً و يُقَالُ مَا أَتْوَهَهُ
mahv ve helak olmak,şaşmak,sersem olmak ,yolu kayıp edip gümrah ve dal olmak,yolunu kayıp etmek,azmak,kibirve azamet etmekتَاهَ ـُـ تَوْهاً و تُوهاً و يقال مَا أتوهه
hali olmak,boş olmak,boşaltmak,boşlamak,tenha yere çekmek,halvete çekmek,çekilmek,bir kenara çekilmek,tenha yerde yalınız başına olmak,biçmekإِخْتَليَ : إِخْتِلاَءً إِلَي ، بِ ، مَعَ
azadlık,azad olmak,serbest olmak,eskilik,ihtiyarlık,azat etmek,azat olmak,serbest olmak,esir ve kul,köle azat etmek,iyilik,eskilik,ihtiyarlıkعِتْقٌ
ağır almak,ağır gelmek,ağırlaşmak,gebeliği belli olmak,iyi işitememek,kulağı ağır olmak,hoşa gitmemek,zevke ağır gelmek,çok hasta olmakثَقُلَ ـُـ ثِقَالاً و ثَقَالَةً
ebedilik,ölmezlik,ölümsüzlük,beka,ikamet etmek,mengi ve daim olmak,ebedi ve daimi kalmak,ölümsüz olmak,ölümsüzlük,daim olmak,ayrılmamakخُلُودٌ
sürülmek,ardından sürülüp gitmek,sevk olunmak,haydanmak,sevk olunmak,kapılmak,sürüklenmek,tabi ve peyrev olmak,uymak,tabi olmak,münkad olmakإِنْسَاقَ : إِنْسِيَاقاً
helak olmak,bozulmak,fasit olmak,mütekebbirane yürümek,yorulup aciz kalmak,şek ve şüphe etmek,ölmek,vefat etmek,kanmak,hazil olmak,arık olmak,aşiret reisi ahiretini çölde bırakıp kendisi kasaba ve köyde iskan etmek,nam ve nişan işitilecek bir tarafa gitmek,kişi başını sallaya sallaya süraatle gitmekبَيْقَرَ : بَيْقَرَةً
birine uymak,tabi olmak,takip olmak,izlemek,takip etmek,arkasından gitmek,ardınca gitmek,gerisinde gitmek,arkası sıra gitmek,muti ve tabi olmak,birinin emrine imtisal etmek,birinin mezhep veya mesleğini yahut taraftarlığını iltizam etmek,peyrev olmak,yürümek,yanından geçmek,izince gitmekتَبِعَ ـَـ تَبَعاً و تَبَاعاً و تَبَاعَةً ، هُ
soğumak,fütür getirmek,uyumak,ölmek,vefat etmek,sabit ve vacip olmak,kolay olmak,bıkmak,sabit olmakzayıflamak,zayıf ve zebun olmak,arıklanmak,kılıç vurduğu şeyi kesmeyip geri dönmek,dolu yağmak,iyi halde olmak,iyi gitmek,soğutmak,üşütmek,soğuk kaldırmak,üşümek,uyumak,kılıç vurduğu şeyبَرَدَ ـُـ بَرْداً و بُرُوداً و بُرَاداً و بُرُداً و بُرُودَةً عَلَي ، هُ و يُقَالُ لاَ تَبْرُد عَنْ فُلاَنٍ أَيْ لاَ تَشْتِمُهُ
bir şey nadir olmak,azalmak,eksilmek,küçülmek,noksanlaşmakقَلَّ ـِـ قِلَّةً
peyniri çok olan yer,korkuyu icab ettiren şeyمَجْبَنَةٌ
iki kişi birbirne boş,batıl şey iddia etmekتَهَاتَرَ : تَهَاتُراً
parlamak,parıldamak,su sızmak,pek az şey vermekبَصَّ ـِـ بَصِيصاً و بَصّاً
parlamak,parıldamak,su sızmak,pek az şey vermekبَصَّ ـِـ بَصّاً و بَصِيصاً لِ ،
pantolon,şalvar,iç donu,ince şey,kilot,gömlekسِرْوَالٌ (ج) سَرَاوِيلُ و سَرَاوِيلاَتٌ (كر)
onun için şöyle bir şey tasımladım,tahmin ettimتَاحَ لَهُ كَذَا
bir şey ile öğüt aldı,nasihatı kabul ettiإِعْتَبَرَ بالشَّيْئ : إِتَّعَظَ بِهِ
Alemde iyilik yapmak gibi güzel bir şey yokturلا يوجد شيئ جميل في العالم كصنع المعروف
tutucu şey,yeni doğan çocuğun yüzündeki kabuk dericağızمَاسِكَةٌ
adak için yerine getirilen şey,kilisye adanmış çocukنَذِيرَةٌ (ج) نَذَائِرُ
faciaya uğrayan,acıtan,ağrıtan,insanları dertli kılan şeyفَجُوعٌ
iki şey bir birbirne dokundu,değdi,temas ettiتَمَاسَّ الشَّيْئَان
ufak bir şey koymak için eteğin bükülmüş yeriثُبْنَةٌ (ج) ثُبَنٌ و ثُبَانٌ
filanla kuvvet hususunda yarıştı,filana bir şey verdiقَاَوَي فُلاَناً
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid