1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid fakirlik,yoksulluk,darlık,daralmak,dar olmak,fakirlik,zorlukdayanılmayan her şey kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
fakirlik,yoksulluk,darlık,daralmak,dar olmak,fakirlik,zorlukdayanılmayan her şey ضَيْقٌ ، ضِيْقٌ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
halvet,tenhada biri ile buluşmak,yalnız başına olmak,boş olmak,geçmek,çileخَلْوَةٌ
öğrenmek,bellemek,tahsil,ilim ve marifette meşgül olmak,tedriç ile bilir olmakتَعَلَّمَ : تَعَلُّماً ، هُ
semirmek,semiz olmak,şişmanlamak,etli ve yağlı olmak,bağlamak,sadeyağ,tereyağı,semizlikسَمْنٌ
gizlendikten sonra meydana çıkmak,birine görünmek,gelini süslendirmek,ortaya çıkmak,belirmek,kabarmak,bariz olmak,kabarmak,zahir olmak,ortaya çıkmak,zahir olmak,belirmek,kabarmak , bariz olmakبَرَزَ ـُـ بُرُوزاً و بَرَزَ ـَـ بَرَزاً إِلِي ، لِ
ülfet,alışkanlık,alışmakdostluk,arkadaşlık,uysallık,akrabalık,hısımlık,öğür olmak,dünürlük,alaka,meyil,çekme,ilgi,cazibe,eğinim,eğinim,konuşmak,aşinalık,munis ve dost olmak,ilginlik,itiyat,munis ve dost olmak,ihtilat,anlaşmaأُلْفَةٌ : أُنْسِيَةٌ ، صَدَاقَةٌ ، مُؤَانَسَةٌ ، إِعْتِيَادٌ
itaat etmek,iyilik etmek,doğru söylemek,duası kabul olmak,iyilik etmek,itaat etmek,ihsan eylemek,boyun eğmek,iyilik etmek,yeminde sadık olmak,yemini doğru çıkmak,yemin doğru olmak,sözünde doğru olmak,itaat ve inkiyad etmek,iyilik etmek,itaat etmek,yeminde sadık olmak,yemini doğru çıkmak,yemin doğru olmak,iyi,doğru olmak,sözünde doğru olmak,itaat ve inkiyad etmek,iyilik etmek,itaat etmek,doğru söylemek,duası kabul olmak,ihsan eylemek,boyun eğmek,birini sözle veya işle mağlup ve mülzim etmek,ana babasına ve sair akrabaya bakmak,kendilerine karşı olan vazifeleri ifa etmek,ihsan edip muhabbet göstermek,rahmet ve şefkat etmek,koyun ve keçi sürüsünü sürmek,güdmekبَرَّ ـُِـ بِرّاً و مَبَرَّةً و بَرّاً و بَرَارَةً و بُرُوراً إِلَي ، فِي ، هُ
bir yere üye olmak,bağlı,mensup ve ait olmak,bir yere nisbet ve talluk sahibi olmak,bir kimseye dayanmak ve dirgenmekإِنْتَسَبَ : إِنْتِسَاباً إِلَي
bakmak,bilgi almak,bilgilenmek,bilgi edinmek,bakmak,bilgilenmek,agah olma,muttali olmak,vakıf olmak,muttali olmak,ansızın çıka gelmekإِطَّلَعَ : إِطِّلاَعاً عَلَي
isyan ve zorbalık etmek,itaat etmemek,iş güçleşmek,zorlaşmak,zor olmak,güç olmakإِسْتَعْصَيَ : إِسْتِعْصَاءً عَلَي
nefret etmek,ahlakı kötü,düşük olmak,ağzını bozmak,ağzı bozuk olmak,dil uzatmakبَذَا ـُـ بَذْواً عَلَي
dokunmak,dokunulmak,örülmek,nesc olunmakmuntazam olmak,ulaşık olmak,rüzgarın etkisiyle su sathı çizgilenmekإِنْتَسَجَ : إِنْتِسَاجاً
kifayet,yeterlik,ot,yetişmek,elverecek kadar,yetmek,elverir ve yetişir olmak,kafi olmakكِفَايَةٌ (ج) كِفَايَاتٌ ، علي قَدْرِ ما يَكْفِي
mülk sahibi olmak,sahip ve malik olmak,bir kadını evlendirmek,sahiplendirmek,erkek evlenmekإِمْلاَكٌ (ج) إِمْلاَكَاتٌ
salyası kuruyup susamak,eli felç,çolak olmak,dal,budak uzun olmak,kemik incelmekإِسْتَحَشَّ : إِسْتِحْشَاشاً
soğuk pek katı olmak,şiddetlenmek,parlamak,kızarmak,yüzünü öatmak,ekşitmek,asık suratlı olmakإِزْمَهَرَّ : إِزْمِهْرَاراً
onu doğurup suya kandırdı,onu hoşnut etti,onu doyuncaya kadar yedirip içirdi,ona razı edecek şey verdiأَحْسَبَهُ : أَرْضَاهُ : حَسَّبَهُ
farz,fariza,farz olunan ibadet,ödev,farz kılınan şey,hisse,sıra,nöbetulufe,muayyen maaş,atiye,ihtiyar hayvanفَرِيضَةٌ (ج) فَرَائِضُ و فِي القُرآنِ الكَرِيمِ
eşi bulunmayan,eşsiz yaratan,eşsiz yapan,yoktan var eden Allah,nadide,yeniden olan şey ve yeniden bir nesne peyda edici,yeni çıkarılmış,hob ve garip olan,çok güzel olan,Halık,yaratıcı,Hallak,kreatör,bedi,numunesiz bir şeyi halk ve icat eden yani yeri ve göklerin örneksiz,eşsiz yaratıcısı,acayip iş ve yeni nesne ihdas edici,yeni peyda olmuş nesne,eşi ve emsali olmayan,acayip şey,nadide görülüp işitilmemiş,örneksiz vücuda getirilmiş,orijinal,son derece mükemmel,dörtdörtlük,sonradan ihtira ve icat edilmiş acayip nesne,parlak,bal tulumu,yeni tulum,iri,semiz,çerçeveبَدِيعٌ (ج) بَدَائِعُ و بُدُعٌ (م) بَدِيعَةٌ : مبدع ، مبتدع ، مخترع ، أمر عجيب، جميل، غريب ، عَجِيبٌ، خالق، خلاّق ، مُبدَع ، مُحدّثٌ، سَمِينٌ ، زِقٌّ جَدِيدٌ ، زِقٌّ عَسَلٍ ، إِسْمٌ مِنْ أَسْمَاءِ اللهِ الحُسْنَي ، عِلْمُ البَدِيعِ : عِلْمٌ مِنْ عُلُومِ اللُّغَةِ تُعْرَفُ بِهِ وُجُوه تَحْسِينِ الكَلاَمِ و هُوَ نَوْعَان بَدِيعٌ لَفْظِيٌّ و بَدِيعٌ مَعْنَوِيٌّ ، و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ "بَدِيعُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ وَإِذَا قَضَى أَمْرًا فَإِنَّمَا يَقُولُ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ"
sultan Abdülaziz zamanında basılan sikke,altın,para veya yapılan köprü,imaret,han ve hamam,sultan Abdülazize ait olan her şey,Azizîعَزِيزِيٌّ (م) عَزِيزِيَّةٌ
iki şey arasını açmak,ayırmak,fasıl etmek,saçını tarakla düzeltmek,sezmek,düşman arasını bulmak,denizi yarmak,saçı taramak,açık olmak,فَرَقَ ـُِـ فَرْقاً و فَرْقَاناً بَيْنَ
bir şey görmek veya işitmek için uzanıp sağa sola bakmak;göğsünden kambur olmak;zorbalıkla birine sataşmak,musallat olmak,alışıp dadanmakبَزَا ـُـ بَزْواً ، بِ ، هُ (كر)
bir şey bir şeyden ayrılmak,bir şeyi çekmekإِمْتَصَخَ : إِمْتِصَاخاً
örneksiz yeni bir şey icat etmek,meydana,ortaya koymak,benzersiz inşa etmek,nümunesi yok iken yaratmak,var etmekبَدَعَ ـَـ بَدْعاً ، هُ
devam etmek,sürmek,gelip gitmek,bir şey acı olmak,bir şeyi acı bulmakإِسْتَمَرَّ : إِسْتِمْرَاراً بِ ، فِي
maruz kalan,ortaya konulan,ortada olan şey,hedef,a,e maruz,hedef,amaçعُرْضَةٌ ل ، هَدَفٌ لِ
bir şeyin karşılığını vermek,karşılık,ivaz,bedel,hergangi bir şey karşılığı verilen bedelعِوَضٌ (ج) أَعْوَاضٌ
göze uyku basmak,uyku gelmek,süt koyulanmaya yaklaşmak,bir şey bir birbirine karışmakإِلْهَاجَّ : إِلْهِيجَاجاً
gören göz,bairet,gören,bilen,görme duyusu,çeşm,görünen şey,görme kuvveti,gücüبَاصِرَةٌ (ج) بَوَاصِرُ : عين ، قُوَّةُ الإبْصَارِ و يقال خَيْرُ الغِدَاء بَوَاكِرُهُ و خَيْرُ العَشَاءِ بَوَاصرُهُ
göze uyku basmak,uyku gelmek,süt koyulanmaya yaklaşmak,bir şey bir birbirine karışmakإِلْهِيجَاجٌ (ج) إِلْهِيجَاجَاتٌ
esvabın eteğini kırıp dikmek,eteğine bir şey sarıp götürmek,bir şeyi eteğine koymakتَثَبَّنَ : تَثَبُّناً
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid