1.5 MİLYON'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid filanı nimete gark etti kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
filanı nimete gark etti صَبَعَ فُلاَناً فِي النَّعِيمِ : غَرَّقَهُ فِيهِ و صَبَغَ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
filanı amir veya komutan tayin etti,filanı emir,prens yaptıأَمَّرَ : تَأْمِيراً فُلاَناً
filanı amir veya komutan tayin etti,filanı emir,prens yaptıأَمَّرَ فُلاَناً
filanı azarladımأَسَدْتُ فُلاَناً
filanı aldattıبَنَّدَ فُلاَناً
filanı ölürdüمَوَّتَ فُلاَناً
filanı evlendirdiبَاتَ فُلاَناً
filanı kovduجَظَّ فُلاَناً : طرده
filanı ağlattıإِسْتَبْكَي فُلاَناً : أَثَارَ و هَيَّجَهُ لِلبُكَاءَهُ
filanı bıraktıبَقَي فُلاَناً
filanı aldattıغَشَّ فُلاَناً
filanı uyardıيَقَّظَ فُلاَناً : أَيْقَظَهُ واسْتَيْقَظَهُ و أَصْحَاهُ :
filanı bıraktıتَبَقَي فُلاَناً
filanı lanetlediبَاهَ فُلاَناً : لعنه
filanı uzaklaştırdıبَعَّدَ فُلاَناً
filanı uzaklaştırdıغَرَّبَ فُلاَناً
filanı nimete gark ettiصَبَعَ فُلاَناً فِي النَّعِيمِ : غَرَّقَهُ فِيهِ و صَبَغَ
filanı nimete gark ettiصَبَغَ فُلاَناً فِي النَّعِيمِ : غَرَّقَهُ فِيهِ
adam refah ve nimete nail olduبَرِغَ الرَّجُلُ
tatlı sözle insan sofraya nimete erişirبالكلام اللطيف ينال المائدة
teşekkür,nimete mukabil veli nimetin zikir ve senasını etmekتَشَكُّرٌ (ج) تَشَكُّرَاتٌ
nimete karşı nankörlük etti,küfranı nimette bulundu,iyiliği yokumsadıجَدَّفَ بالنِّعْمَةِ
büyük ölçüde nimete,servete sahib olmak,nimet içinde yaşamakبَرِثَ ـَـ بَرَثاً
cümbüşlenip neşelenmek,eğlenmek,nimete erişmekten ötürü tavrını değiştirmek kadar sevinmek,coşmkأَرِنَ ـَـ أَرَناً و أَرِيناً و إِرَاناً و فِي المَثَلِ
refah ve nimete nail olmak,tereffüh ve teneum etmek,yerde sürünmek,emeklemekبَرِغَ ـَـ بَرَغاً
küfranı nimet etti,nimete nankörlük ettiمَعَنَ النِّعْمَةَ : كَفَرَهَا
hurma olgunlaşmağa,pişmeğe başlamak,gebe hayvan tüylü yavru düşürmek,bal vermek,tamamlamak,ikmal etmek,bitirmek,doyurmak,nimete gark etmekأَصْبغَ : إِصْبَاغاً عَلَي
su akmak,derede su çok olmak,at aralıklı yürümek,nimete nankörlük etmek,hakkı inkar etmek veya itiraf etmekمَعَنَ ـَـُ مَعْناً و مُعُوناً بِ
yemek veya içecek birine ağır gelip hazımsızlık yapmak,hazımsızlığa uğratmak,refah,nimet ve bolluk içinde yaşatmak,nimete ve refaha nail etmek,refahla yaşatmakأَسْنَقَ : إِسْنَاقاً ، هُ
refah,nimet ve bolluk içinde yaşatmak,nimete ve refaha nail etmek,refahla yaşatmak,nimet ve refahın ifratı azdırmak,refaha kavuşturmak,şımartmak,azmak,tuğyana düşürmekأَتْرَفَ : إِتْرَافاً ، هُ
filanı nimete gark ettiصَبَغَ فُلاَناً فِي النَّعِيمِ : غَرَّقَهُ فِيهِ
filanı nimete gark ettiصَبَعَ فُلاَناً فِي النَّعِيمِ : غَرَّقَهُ فِيهِ و صَبَغَ
Allah kavmi iyilklere gark ettiرَزَقَ اللهُ الشَّعْبَ خَيْراً
deniz kavmi boğdu,gark ettiأَقْلَدَ : إِقْلاَداً البَحْرُ عَلَي القَوْمِ
batmak,suda boğulmak,gark,yayı son haddine kadar çekmekغَرْقٌ
batırmak,gark etmek,suya boğmak,yayı gereği gi çekmekأَغْرَقَ : إِغْرَاقاً فِي ، هُ
suya batırmak,boğmak,boğdurmak,gark etmek,damping,mübalağa,ifrat,aşırılıkإِغْرَاقٌ (ج) إِغْرَاقَاتٌ ، إِخْنَاقٌ والإِغرَاقِ فِي لُغَةِ الإقْتِصَادِ هُوَ إِجْرَاءٌ يَقْضِي بِتَحْمِبلِ المُسْتَهْلِكِ الوَطَنِيِّ أَعْبَاءً أَكْبَرَ مِنَ المُسْتَهْلِكِ الأَجْنَبِيِّ لِتَمَلُّك الأَسْوَاقِ الأَجْنَبِيَّةِ و ذَلِكَ بابَيْعِ فِي الأَ
koyunun kulağı uzunlamasına yarılmak,yerde su akmak,gözde kan oluşup kızarmak,gark olmak,dolmak,bamak,taşmakشَرِقَ ـَـ شَرَقاً
tamamlamak,ikmal etmek,bitirmek,tüketmek,doyurmak,gark etmekأَسْبَغَ : إِسْبَاغاً
boyamak,sıvı nesneye daldırmak,batırmak,banmak,batıl ile karıştırmak,vaftiz etmek,bulaştırmak,gark etmekصَبَغَ ـَـُِـ صَبْغاً و صِبْغاً و صِبَغاً بِ
Yam : Yemen’de bir kabîle adıdır. ve Nûh aleyhi’s-selâm hazretlerinin oğlunun adıdır ki tûfânda gark olduيَامٌ
hurma olgunlaşmağa,pişmeğe başlamak,gebe hayvan tüylü yavru düşürmek,bal vermek,tamamlamak,ikmal etmek,bitirmek,doyurmak,nimete gark etmekأَصْبغَ : إِصْبَاغاً عَلَي
hurma olgunlaşmağa,pişmeğe başlamak,gebe hayvan tüylü yavru düşürmek,bal vermek,tamamlamak,ikmal etmek,bitirmek,doyurmak,mete gark etmekأَصْبغَ : إِصْبَاغاً عَلَي
suda boğmak,suya batırmak,gark etmek,bodurmak,bir şeyde ifrat etmek,ileri gitmek,yayı son haddine kadar çekmek,suda boğulmak,doldurmak,zayi etmekأَغْرَقَ : إِغْرَاقاً فِي ، هُ
suda boğulmak,gark olmak,at sürüye karışıp sonra cümlesini geçmek,soluğu ziyadesiyle içeri çekmek,hıçkırma derecesinde olmak,devenin karnı pek büyümekle kolan daralmak,mahbube dilber bilcmle enzarı nası kendisine müşteğil kılmakإِغْتَرَقَ : إِغْتِرَاقاً و يُقَالُ فُلاَنَةٌ تَغْتَرِقُ بنَظَرِِمْ أَيْ تُشْغِلُهُمْ بالنَّظَرِ إِلَيْهَا عَنِ النَّظَرِ إِلَي غَيْرِهَا لِحُسْنِهَا
onu kahr etti,ezdi,mağlup etti,eziyet etti,işkence etti,zülüm etti,incittiإِضْطَهَدَهُ : قَهَرَهُ و أَذَاهُ , جَارَ و غَلَبَ عَلَيْهِ و سَحَقَهُ وعَذََّبَهُ
onu metih etti,övdü,ev safını zikir ve tadat etti,vasf etti,yüceltti,tazim ettiأَثْنَي عَلَيْهِ بالخَيْرِ و مَجَّدَهُ : مَدَحَهُ
parayı tezyif etti,taklit etti,kalpazanlık etti,sikkeye hile kattı,sikkeyi kalp ettiزَيَّفَ الدَّرَاهِمَ : زَافَهَا
onu teşvik etti,kındırdı,tahrik etti,kışkırttı,provake etti,dürttü,terğip ettiإِسْتَحَثَّهُ : حَثَّهُ و إِسْتَفَزَّهُ
onu razı etti,hoşnut etti,memnun etti,itabını izale etti,giderdiأَعْتَبَهُ : أَرْضَاهُ وأزَالَ عَتَبَهُ
hakkı tanıdı,itiraf etti,ikrar etti,izan etti,boyun ettiبَخِعَ ـَـ بُخُوعاً و بَخَاعَةً بِالحَقِّ
hakkı tanıdı,itiraf etti,ikrar etti,izan etti,boyun ettiبَخِعَ بِالحَقِّ : إِعْتَرَفَ بِهِ
hakkı tanıdı,itiraf etti,ikrar etti,izan etti,boyun ettiبَخِعَ بِالحَقِّ بُخُوعاً و بَخَاعَةً
hakkı tanıdı,itiraf etti,ikrar etti,izan etti,boyun ettiبَخِعَ بِالحَقِّ بُخُوعاً و بَخَاعَةً ، ل
onu tahrip etti,sabote etti,mahv etti,viran ettiخََرَّبَهُ
arkadaşına isyan etti,zülüm etti,tecavüz etti,tahkir ettiأَبَزَ بِصَاحِبِهِ : إِعْتَدَي عَلَيْهِ
ihbar etti,jurnal etti,ispiyon etti,müzevvirlik ettiوَشَي بِهِ
hadisi tedvin etti,kayıt etti,yazdı,topladı,derledi,deftere geçirdi,tescil ettiدَوَّنَ الحَدِيثَ الشَّرِيفَ
batılı yok etti,ortadan kaldırdı,sildi,mahv etti,hükümsüz kıldı,iptal ettiأَزْهَقَ البَاطِلَ : مَحَاهُ و أَزَالَهُ و أًبْطَلَهُ
nesneyi kaldırdı,izale etti,iptal etti,yerine başka bir şey ikame ettiنَسَخَ الشَّيْئَ
Bilgi Paneli
Elmawarid.com sitemiz yeni kelimeler yüklenerek güncelleştirilmiştirإن موقعنا الموارد كوم قد تم تحديثه بعد أن حملت إليه الكلمات الجديدة والله ولي التوفيق
Paylaş
Elmawarid
Kelime Havuzu
- إتيان بالتوضيح - صلب ، شنق ، تصليب ،تعليق ، إصغاء ، إصغاء إلي ، تشنيق ، صلب ، تصليب ، تعليق ، شنق ، نوط ، توقيف ، نياط ، إعلاق ، ميل ، إهمال ، تدلية ، إعدام ، إلصاق ، تصليب - أحد أفراد الفرقة الموسيقية - بَقَّ ـِـ بَقّاً و بَقَاقاً و بَقِيقاً و بَقَقاً عَلَي - طُمُوسٌ - قَائِدٌ حَكِيمٌ - أمام ألف متفرج - بُرْجُدُ (ج) بَرَاجِدُ : ثَوْبٌ مُخَطّطٌ غَلِيظٌ ، كِسَاءٌ مُخَطَّطٌ غَلِيظٌ - أيطل ، أفقه - دَمٌ فَاسِدٌ - أَقْرَصَ : إِقْرَاصاً - مدللا ، مبرهنا - تَسَاكَبَ : تَسَاكُباً - بيده سيف - زنبور - مَسَخَ طَعْمَ اللَّحْمِ - رَانَ ذَنْبُهُ علَي قَلْبِهِ :غلب عليه - هَدَفٌ مُتَحَرِّكٌ - طِهْلِئَةٌ - أَيُّ مَنْ كَانَ - عصيفرة (زهرة) - أَفْعَي بِرَأْسَيْن - خُشُوفٌ - أذواق إخوة - حَاجَ ـُـ حَوْجاً - مسرف ، مخروق اليد - مَبْسُوطَةٌ (ج) مَبْسُوطَاتٌ - شَطَبَ تَرْشِيحَهُ مِنَ القَائِمَةِ - رتبة (ج) رتب ، مرتبة ، منزلة ، درجة - صَبْراً لاَ جَزَاعاً ، لاَ تَجْزَعْ !
ElmaWarid