1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid filana karşı çıktı,muhalefet etti kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
filana karşı çıktı,muhalefet etti تَايَسَهُ فُلاَناً : عارضه
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
filana boyun uzattı,filana boyun verdi,filana boyun kestiإِنْقَادَ و تَوَاضَعَ لَهُ و عَظَّمَهُ و أَطَاعَهُ و سَلَّمَ نَفْسَهُ إِلَيْهِ
filana yazık,vah vah filana !وَاهاً عَلَي فُلاَنٍ !
filana yazık !وَيحاً لِفُلاَنٍ !
filana boşandıتَكَلَّمَ بِمَا فِي ضَمِيرِهِ و أَبْدَاهُ و تَشَفَّي مِنْ غَيْظِهِ
filana giydirdiأَثَّلَ : تَأْثِيلاً فُلاَناً : كَسَاهُ
filana uğradıمَرَّ بِفُلاَنٍ
filana uyduتَأَدَّبَ بِأَدَبِ كَذَا أَوْ بِأَدَب فُلاَنٍ : إِقْتَدَي بِهِ
filana uydurduإِسْتَتْبَعَ فُلاَناً
filana verdiأَهْنَأَ فُلاَناً : أَعْطَاهُ
filana yakışmazلاَ يَزْكُو لِفَلاَنٍ : لاَ يَلِيق
filana ağlaşıyorيَتَبَاكَي لِفُلاَنٍ ، لِيَتَحَنَّنَ عَلَيْهِ
filana inandımوَثِقْتُ بِفُلاَنٍ
filana itiş !إمزح مع فلان !
filana sövdüلَحَا فُلاَناً سَبَّهُ
filana benzediحَكَي فُلاَناً : شَابَهَهُ
karşı gelmek,karşı koymak,karşı durmak,direnmek,karşı çıkmak,kalkışmak,direnmek,mukavamet etmekنَاهَضَ : مُنَاهَضَةً
karşı taarruz,karşı saldırı,karşı hücümهُجُومٌ مُعَاكِسٌ
yüzleşmek,yüzyüze görüşmek,yüz yüze gelmek,karşı durmak,göğüs germek,karşı karşıya gelmek,karşılaşmak,karşı durmak,göğüs germek,karşı karşıya kalmak,buluşmak,çarpışmakوَاجَهَ : مُوَاجَهَةً و وِجَاهاً
yerinde durmak,bir kol üzerinde devam etmek,karşı gelmek,karşı koymak,yapışıp ayrılmamak,devam etmek,karşı gelmek,karşı koymak,mukavemet etmek,kalmak,durmak,suçu sabit olmak,suçlu bulunmak,gerçekleşmek,sağlam ve muhkem olmakثَبَتَ ـُـ ثَبَاتاً و ثُبُوتاً عَلَي ، عِنْدَ
yüz çevirmek,yüzünü dönmek,baş vurmak,karşı koymak,tesadüf etmek,vuku bulmak,doğru niyetle ikdam üzere bir nesneye meşgül olmak,taarruz etmek,karşı koymak,yüz çevirmek,yüzünü dönmek,karşı koymak,önlemek,ses vermek,baş vurmak,karşı çıkmak,takarrup etmek,karşı koymak,önlemek,sesتَصَدِّيٌ (ج) تَصَدِّيَاتٌ لِ
itiraz,taan,protesto,,karşı çıkmak,karşı gelmek,karşı koymak,kabul etmemek,menetmek,yüz döndürmek,arkırı gelmek,bir işi yapmağa kalkışmak,arkırı gelmek,bir kimseyi oklayıp öldürmek,yolunu kesmek,temyiz etmekإِعْتِرَاضٌ (ج) إِعْتِرَاضَاتٌ : طَعْنٌ
karşı,karşı çıkan,muarız,muhalif,reddeden,itiraz eden,çekişenمُعَارِضٌ (ج) مُعَارِضُون
dini vecibelerinin birine karşı gelen hepsine karşı gelmiş olurمَنْ خَالَفَ إِحْدَي فَرَائِضِ الدِّيْنِ فَكَأَنَّمَا خَالَفَهَا جَمِيعاً
beye karşı çıktı,karşı geldi,isyan etti, ayaklandıخَرَجَ عَلَي الأَمِيرِ
mukavemet etmek,direnmek,karşı durmak,dayanmak,karşı koymakقَاوَمَ : مُقَاوَمَةً لِ ، هُ
yontmak,karşı çıkmak,boy ölçüşmek istemek,karşı koymakإِبْتَرَي : إِبْتِرَاءً لِ ، هُ
yontmak,karşı çıkmak,boy ölçüşmek istemek,karşı koymakبَرَي ـِـ بَرْياً ، لِ ، هُ
karşı koymak,direnmek,karşı çıkmak,engel olmak,atmakنَابَذَ: مُنَابَذَةً
a,e yüzleşmek,karşılaşmak,karşı durmak,karşı koymak,göğüs germekجَابَهَ : مُجَابَهَةً مَعَ
karşı koymak,direnmek,karşı durmak,inat etmekعَانَدَ : مُعَانَدَةً ، هُ
filana muhalefet edip karşı çıktıمَارَي فُلاَناً : خَالَفَهُ
yasaya karşı çıktı,muhalefet ettiخَرَجَ عَلَي القانُونِ
filana karşı çıktı,muhalefet ettiتَايَسَهُ فُلاَناً : عارضه
aykırı davranma,muhalefet,muhalefet etmek,terslik,faul,ceza,hata,faul,tecavüz,hata,ihlal,kanun ve nizama karşı koyma,muhalefet,benzememek,uymamak,aykırı davranmak,muhalefet,ihlal,tecavüz,söz dinlememekمُخَالَفَةٌ (ج) مُخَالَفَاتٌ ، عِصْيَانٌ ، عَدِمُ الطَّاعَةِ
ona muhalefet etti,itiraz etti,karşı çıktıأَرْبَسَهُ : عَادَاهُ و عَارَضَهُ
birbirine muhalif olmak,karşı çıkmak,muhalefet,muhalefet etmek,karşı gelme,muarazaمُعَارَضَةٌ
ayrılık,ihtilaf,anlaşmazlık,kavga,şikak,uyuşmazlık,adavet,muhalefet,adavet,düşmanlık,muhalefet ve adem-i ittifak,bozuşmak,bozuşukluk,ara açmakشِقَاقٌ
ona karşı geldi,karşı çıktı,muaraza etti,muhalefet etti,ona çıkıştıأَعنَدَهُ : عَارَضَهُ
karşı olmak,karşı gelmek,muhalefet etmek,muhalefet etmek,parmaklarını kafes gibi ağ gibi birbirine geçirmekخَالَفَ : مُخَالَفَةً و خِلاَفاً
iki nesne birbirine muhalif olmak,birbirinden ayrı ve başka olmak,çelişki,muhalefet,başkalık,fark,farklılık,muhalif olmak,tezad hasıl etmek,çelişmek,zıtlık,zıddıyet,muhalefet,çelişme,iki şeyin birbirinin zıddı olması,zıddıyet,çelişme,iki şeyin birbirinin zıddı olması,değişme,varvasyon,çelişki,muhalefet ,başkalık,fark,farklılıkتَبَايُنٌ (ج) تَبَايُنَاتٌ : تَنَاقُضٌ: مُبَايَنَةٌ و يقال تباين العدد و تباين الآراء
adam ordunun öncü koluyla çıktı,çarhacı ile çıktıإِسْتَرْعَلَ الرَّجُلُ : خَرَجَ غَازِياً فِي طَلِيعَةِ القَوْمِ
yumurtamı tavuktan çıktı yoksa tavukmu yumurtadan çıktıهَلْ خَرَجَتِ البِيْضَةُ مِنَ الدُّجَاجَةِ أَوِ الدُّجَاجَةُ خَرَجَتْ مِنْهَا
sanık divan durdu,mahkemeye çıktı,huzuruna çıktıمَثُلَ المُتَّهَمُ أَمَامَ المَحْكَمَةِ مُثُولاً
adam gizlendikten sonra meydana çıktı,dışarı çıktıبَرَزَ الرَّجُلُ : خَرَجَ
adam kontrolden çıktı,zıvanadan çıktıخَرَجَ الرَّجُلُ عَنِ السَّيْطَرَةِ تَعَصُّباً أَوْ غَضَباً
onu kahr etti,ezdi,mağlup etti,eziyet etti,işkence etti,zülüm etti,incittiإِضْطَهَدَهُ : قَهَرَهُ و أَذَاهُ , جَارَ و غَلَبَ عَلَيْهِ و سَحَقَهُ وعَذََّبَهُ
onu metih etti,övdü,ev safını zikir ve tadat etti,vasf etti,yüceltti,tazim ettiأَثْنَي عَلَيْهِ بالخَيْرِ و مَجَّدَهُ : مَدَحَهُ
parayı tezyif etti,taklit etti,kalpazanlık etti,sikkeye hile kattı,sikkeyi kalp ettiزَيَّفَ الدَّرَاهِمَ : زَافَهَا
onu teşvik etti,kındırdı,tahrik etti,kışkırttı,provake etti,dürttü,terğip ettiإِسْتَحَثَّهُ : حَثَّهُ و إِسْتَفَزَّهُ
onu razı etti,hoşnut etti,memnun etti,itabını izale etti,giderdiأَعْتَبَهُ : أَرْضَاهُ وأزَالَ عَتَبَهُ
hakkı tanıdı,itiraf etti,ikrar etti,izan etti,boyun ettiبَخِعَ بِالحَقِّ بُخُوعاً و بَخَاعَةً
hakkı tanıdı,itiraf etti,ikrar etti,izan etti,boyun ettiبَخِعَ بِالحَقِّ : إِعْتَرَفَ بِهِ
hakkı tanıdı,itiraf etti,ikrar etti,izan etti,boyun ettiبَخِعَ بِالحَقِّ بُخُوعاً و بَخَاعَةً ، ل
hakkı tanıdı,itiraf etti,ikrar etti,izan etti,boyun ettiبَخِعَ ـَـ بُخُوعاً و بَخَاعَةً بِالحَقِّ
arkadaşına isyan etti,zülüm etti,tecavüz etti,tahkir ettiأَبَزَ بِصَاحِبِهِ : إِعْتَدَي عَلَيْهِ
onu tahrip etti,sabote etti,mahv etti,viran ettiخََرَّبَهُ
ihbar etti,jurnal etti,ispiyon etti,müzevvirlik ettiوَشَي بِهِ
hadisi tedvin etti,kayıt etti,yazdı,topladı,derledi,deftere geçirdi,tescil ettiدَوَّنَ الحَدِيثَ الشَّرِيفَ
onu teyit etti,muhkem etti,pekiştirdi,takviye etti,sağlamlaştırdı,sabit kıldı,kuvvetlendirdiآكَدَهُ : أَوْكَدَهُ
batılı yok etti,ortadan kaldırdı,sildi,mahv etti,hükümsüz kıldı,iptal ettiأَزْهَقَ البَاطِلَ : مَحَاهُ و أَزَالَهُ و أًبْطَلَهُ
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid