1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid güçlükle kımıldanıp kalkmak,ağır davrnmak,yükün ağırlığından zahmetle hareket etmek kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
güçlükle kımıldanıp kalkmak,ağır davrnmak,yükün ağırlığından zahmetle hareket etmek جَئِثَ ـَـ جَأْثاً
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
ağır davranmak,hareket etmek,güçlükle kımıldanıp kalkmak,yükün ağır olmasından güçlükle hareket etmekجَئِثَ ـَـ جَأَثاً
güçlükleبتعب
güçlükle karşılaşmakمواجهة الصعوبة
büyük güçlükleبصعوبة كبيرة
onu güçlükle avladıإِصْطَادَهُ
ıklamak,güçlükle nefes almak;inlemekأَنَحَ ـِـ أَنْحاً و أَنِيحاً و أُنُوحاً
muhakkak güçlükle beraber kolaylık vardırإِنَّ مَعَ العُسْرِ يُسْراً
güçlükle kımıldanıp kalkmak,ağır davrnmak,yükün ağırlığından zahmetle hareket etmekجَئِثَ ـَـ جَأْثاً
değerli olmak,nadir olmak,az bulunur olmak,aziz,kuvvetli olmak,nesne az ve nadir olmak,güçlenmek,zilletten kurtulmak,nadir bulunmak,bir şeyi güçlükle,zorla yapmak,güçlü,değerli,aziz olmak,galip olmak,yenmek,takviye etmek,güçlenmek,kuvvetlenmek,su sızmak,akmak,nadir olmak,az bulunur olmak,aziz,kuvvetli olmak,nesne az ve nadir olmak,kıymetli,kuvvetli,üstün ve yüce olmak,zilletten kurtulmak,nadir bulunmak,bir şeyi güçlükle,zorla yapmakعَزَّ ـُِـ عَزّاً و عِزَّاً و عِزَّةً و عَزَازَةً عَزِيزاً
kapalı söz,anlaşılmaz söz,güçlükle anlaşılır sözكَلاَمٌ غَامِضٌ
av avlamak,güçlükle avlamak,kız tavlamak,avcılık etmek,avlanmak,ava çıkmak,ava gitmek,balık tutmak,avı öldürmek,avı tuzağa düşürmekإِصْطَادَ : إِصْطِيَاداً ، هُ
dağa dahil olmak,dağa varmak,dağa doğru gitmek,dağlık bir yere gitmek,pek yere yetişmek,yeri kazıp aramak,birine söz dar gelip meramını ifadede zahmat çekmek,güçlükle söylemek,tutulmak,kuyu kazan sert yere gelmek,birinin kılıcı veya kargı ve okunun demiriأَجْبَلَ : إِجْبَالاً و يُقَالُ سَاَلْنَلهُمْ فَأَجْبَلُوا اَيْ رَفَضُوا و يُقَالُ طَلَبَ الحَاجَة فَأَجْبَلَ اَيْ اَخْفَقَ
güçlükle kımıldanıp kalkmak,ağır davrnmak,yükün ağırlığından zahmetle hareket etmekجَئِثَ ـَـ جَأْثاً
süratle hareket etmek,kımıldanıp gelip gitmek,cayıp dönmek,dalga,akmak,ikircinlik,yolمَوْرٌ : طَريقٌ
kımıldanma,hareket,beri,öte kımıldanıp hareket eylemek,ayak sesi,patırdıتَحْتَحَةٌ : حركة و يقال سمعت تَحْتَحَةَ سَيْرِهِ
ağır davranmak,hareket etmek,güçlükle kımıldanıp kalkmak,yükün ağır olmasından güçlükle hareket etmekجَئِثَ ـَـ جَأَثاً
süraatle yürümek,çok hareket etmek,kımıldanıp durmak,kaçmak,firar etmek ,hayvanı şiddetle sürmek,iyi bakıp ıslah etmek,şiddetle sarsıp sallamak,bir şeyi bir adamdan gasp etmek,bir şeyi elinden atıp rağbet etmemekبَزْبَزَ : بَزْبَزَةً
süraatle yürümek,gitmek,çok hareket etmek,depretmek,kımıldanıp durmak,kaçmak,firar etmek ,hayvanı şiddetle sürmek,iyi bakıp ıslah etmek,şiddetle sarsıp sallamak,bir şeyi bir adamdan gasp etmek,bir şeyi elinden atıp rağbet etmemekبَزْبَزَ : بَزْبَزَةً ، هُ
fırtına,bora,sert yel,bir nevi yıldız,yağmur,yağış,hava,zahmetle yerinde kalkmak,ayak üstüne durdurmak,yük ağır gelmek ve bir şeyi güç ile kaldırmak ve yıldız doğup batmak,batmaya yüz tutmuş yıldız,yıldız düşmek,kalkmak,atiyye,vergi,bağış,yerinden zahmet ve meşakkatle yeğinip kalkmak,ağır olmak,bahşiş,vergi,ataنَوْءٌ (ج) أَنْوَاءٌ و نَوْءانٌ : تَنْوَاءٌ : مَطَرٌ ، عَطَاءٌ و في القرآن الكريم : إِنَّ قَارُونَ كَانَ مِن قَوْمِ مُوسَى فَبَغَى عَلَيْهِمْ وَآتَيْنَاهُ مِنَ الْكُنُوزِ مَا إِنَّ مَفَاتِحَهُ لَتَنُوأُ بِالْعُصْبَةِ أُولِي الْقُوَّةِ إِذْ قَالَ لَهُ قَوْمُهُ لا تَفْرَحْ إِنَّ اللَّهَ لا يُحِبُّ الْفَرِحِينَ
ağır davranmak,hareket etmek,güçlükle kımıldanıp kalkmak,yükün ağır olmasından güçlükle hareket etmekجَئِثَ ـَـ جَأَثاً
ağır bulmak,ağır nazarla bakmak,ağırlaştırmak,ağırlaşmak,ağır ve kerih görmek,ağır add etmek,ağır saymak,ağır tutmak,ağırsamakağır canlıdır demek,yapılamamak,ağırlık peyda etmek,ağırlığı artırmak,ağır görmek,uykuya dalmakإِسْتَثْقَلَ : إِسْتِثْقَالاً، هُ و يُقَالُ أَنْتَ مُسْتَثْقِلٌُ يَسْتثْقِلُكَ النَّاسُ
güçlükle kımıldanıp kalkmak,ağır davrnmak,yükün ağırlığından zahmetle hareket etmekجَئِثَ ـَـ جَأْثاً
yerleşmeyip kalkmak üzere çömelip dik oturmak,ayak üzere oturmak,kalkmak ister gibi oturmak,acele ile yerinden kalkmak için ayağının ucu üzerine oturmakإِسْتَوْفَزَ : إِسْتِيْفَازاً
ağır yük yüklemek,yükünü ağırlaştırmak,uyku yahut hastalık veya levm ve itham basmak,üstüne çökmek,kadının gebeliği belli olmak,ağırlaşmak,ağır olmak,ağır eylemek,ağır görmek,ağır saymak,ağırlık etmekأثْقَلَ : إِثْقَالاً ، هُ
kız turunç memeli olmak,kızın memeleri kalkıp tomurcuklanmak,hücüm etmek,saldırmak,kap dolmaya yaklaşmk,kalkmak,kalkınmak,doğrulmak,kalkmak,meme ağırşaklanmak,tomurcuklanmak,meme kabarıp yükselmek,tomurcuklanmak,kalkmak,tulum dolmaya yaklaşmakنَهَدَ ـَـُـ نُهُوداً و نَهْداً و نَهَداً لِ، إِلَي
doğrulup kalkmak,canlanıp dikilmek,hayat bulup canlanmak,kuvvetlenmek,,kalkmakإِنْتَعَشَ : إِنْتِعَاشاً
kalkmak,kopmak havaya karışmak,toz dağılmak,yayılmak,kızmak,öfkelenmek,ortalığı kaplamak,sıçramak,uçmak,yerinden kalkmak,harekete gelmek,ayaklanmak,baş kaldırmak,püskürmek,tozamak,kalkmak,yükselmek,baş kaldırmak,püskürmek,tozamak,kalkmak,yükselmek,kazan kaldırmak,bayrak açmak,isyan etmek,zuhur etmek,hücum etmek,üstüne çökmek,üşüşmek,yürek bulanmak,zuhur edip ortaya çıkmakثَارَ ـُـ ثَوْراً و ثَوْرَةً و ثُؤُوراً و ثَورَاناً
ağır gelmek,terazinin bir kefesi diğerinden ağır gelmek,terazi ağır gelmek,ağır basmak,sarkmak,meyil etmek,aklı ve görüşü olgunlaşmakرَجَحَ ـُِـ رُجْحَاناً و رُجُوحاً
sahura kalkmak,sabah erken kalkmak,sahurda yemek,sahura ulaşmak,aklını almak,sihir yapmak,سَحَرَ ـَـ سُحُوراً
kalkmak ister gibi oturdu,acele ile yerinden kalkmak için ayağının ucu üzerine oturdu,dikildiإِسْتَوْفَزَ : جَلَسَ كَأَنَّهُ يُريدُ القِيَامَ
havaya kalkmış toz,tozmak,toz kalkmak,fitnekopmak ,kalkmak,isyan etmek,ayaklanmak,püskürmekثَوْرَانٌ : غُبَارٌ و يُقَالُ لِلغَضْبَانِ مَا هَذَا الثَّوَرَانُ و الفَوَرَانُ ؟
ağır almak,ağır gelmek,ağırlaşmak,gebeliği belli olmak,iyi işitememek,kulağı ağır olmak,hoşa gitmemek,zevke ağır gelmek,çok hasta olmakثَقُلَ ـُـ ثِقَالاً و ثَقَالَةً
dikilip durmak,aklı bir şeye merkuz olmak,toz havaya direk gibi kalkmak,dikilmek,toz kalkmak,yükselmekتَنَصَّبَ : تَنَصُّباً
güçlükle kımıldanıp kalkmak,ağır davrnmak,yükün ağırlığından zahmetle hareket etmekجَئِثَ ـَـ جَأْثاً
yükün dengiرِدْءَيْن : عِدْلان و يقال عدلوا الرِّدئين اي العدلين
iki yükün biriعِكْمٌ
adam yükün ağırlığından zahmetle hareket ettiجَئِثَ الرَّجُلُ
adam yükün ağırlığından ötürü yavaş,ağır yürüdüأدَلَ الحِمْلُ الرَّجُلُ : سَارَ بِبُطْءِ بِسَبَبِ ثِقْلِهِ
yükün iki dengi beraber ve müsavi olmakعَدَلٌ
yükün ağırlığından basarak yavaş yürümek,haber ve havadis nakletmek,götürmekجَأَثَ ـَـ جَأْثاً
destek,yardımcı,muin,yaver,yar,arka,madde,yükün bir dengi,ağır nesneرِدْءٌ (ج) أَرْدَاءٌ : مُعِينٌ ، عون ، مادّة ، عدل ، ثقيل و يقال رِدْءٌ لَهُ يَنْصُرُهُ اي عَوْنٌ
yara onulmak,iyileşmek,yara iyileştikten sonra kabuğu düşmek,sütü yayıkta çalkalamak,yükün ağırlığından ötürü yavaş,ağır yürümekأَدَلَ ـِـ أَدْلاً
asmak,nişan,madalya,askı,takı,deveye asılan küçük zembil,yükün bir tarafa ağmaması için konan ağırlık,kalbe uzanan iki damar,asmak,bağlamak,takmakنَوْطٌ (ج) أَنوَاطٌ و نِيَاطٌ
yorulup aciz kalmak,su çekilip yok olmak,zail olmak, ahhde gadretmek,sözünde durmamak,ret ve inkar etmek,bir ağır yükün altında aciz kalmakبَلَحَ ـَـ بُلُوحاً عَلَي ، طَلَبْتُ مِنْهُ حَقِّي فَبَلَحَ أَي عَجِزَ عَنْ أَدَائِهِ
yorulup aciz kalmak,su çekilip yok olmak,zail olmak, ahhde gadretmek,sözünde durmamak,ret ve inkar etmek,bir ağır yükün altında aciz kalmakبَلَحَ ـَـ بُلُوحاً
yorulup aciz kalmak,su çekilip yok olmak,zail olmak, ahhde gadretmek,sözünde durmamak,ret ve inkar etmek,bir ağır yükün altında aciz kalmak,bıkmak,usanmak,sıkılmakبَلَّحَ : تَبْلِيحاً ، عَلَي
ağır davranmak,hareket etmek,güçlükle kımıldanıp kalkmak,yükün ağır olmasından güçlükle hareket etmekجَئِثَ ـَـ جَأَثاً
onu yükün ağırlığı basmakla bir tarafa doğru eğdi,ağır yük ağır olması nedeniyle kişiyi bir tarafa doğru eğdiنَاءَ بِهِ الحَمْلُ : أثقله و أماله
adam yükün ağırlığından zahmetle hareket ettiجَئِثَ الرَّجُلُ
adam yükün ağırlığından ötürü yavaş,ağır yürüdüأدَلَ الحِمْلُ الرَّجُلُ : سَارَ بِبُطْءِ بِسَبَبِ ثِقْلِهِ
binicinin ağırlığından atın topuk kılları yere döküldüثَنَّنَ الفَرَسُ
iki ve üç defa davranmak kalkamaz (bedenin ağırlığından kinayedir )إِثْنَتَان : إِثْنَتَيْن
iki ve üç defa davranmak kalkamaz (bedenin ağırlığından kinayedir )إِثْنَان : إِثْنَيْنِ و يقال ظَرف عجوز فِيه إِثْنَا حَنْظَل او حَنْظَلَتَيْن
güçlükle kımıldanıp kalkmak,ağır davrnmak,yükün ağırlığından zahmetle hareket etmekجَئِثَ ـَـ جَأْثاً
yükün ağırlığından basarak yavaş yürümek,haber ve havadis nakletmek,götürmekجَأَثَ ـَـ جَأْثاً
şu dişi deveye denir ki yük ağırlığından hörgücü basılıp küçülmüş olaهَدْءَآءٌ
deve yükünün ağırlığından ağır basarak yürüdü,adam havadisi nakil ve rivayet ettiجَأَثَ الرَّجُلُ
binicinin ağırlığından atın topuk kılları yere dökülmek,birbirine sarmaşmış kuru ot otlamakثَنَّنَ : تَثْنِيناً
yara onulmak,iyileşmek,yara iyileştikten sonra kabuğu düşmek,sütü yayıkta çalkalamak,yükün ağırlığından ötürü yavaş,ağır yürümekأَدَلَ ـِـ أَدْلاً
külfetli,zahmetli,külfetle,zahmetleبِكُلْفَةٍ
adam yükün ağırlığından zahmetle hareket ettiجَئِثَ الرَّجُلُ
güçlükle kımıldanıp kalkmak,ağır davrnmak,yükün ağırlığından zahmetle hareket etmekجَئِثَ ـَـ جَأْثاً
emek ve zahmetle ve çalışmakla yazılmak,toplanmakتَكَتَّبَ : تَكَتُّباً
fırtına,bora,sert yel,bir nevi yıldız,yağmur,yağış,hava,zahmetle yerinde kalkmak,ayak üstüne durdurmak,yük ağır gelmek ve bir şeyi güç ile kaldırmak ve yıldız doğup batmak,batmaya yüz tutmuş yıldız,yıldız düşmek,kalkmak,atiyye,vergi,bağış,yerinden zahmet ve meşakkatle yeğinip kalkmak,ağır olmak,bahşiş,vergi,ataنَوْءٌ (ج) أَنْوَاءٌ و نَوْءانٌ : تَنْوَاءٌ : مَطَرٌ ، عَطَاءٌ و في القرآن الكريم : إِنَّ قَارُونَ كَانَ مِن قَوْمِ مُوسَى فَبَغَى عَلَيْهِمْ وَآتَيْنَاهُ مِنَ الْكُنُوزِ مَا إِنَّ مَفَاتِحَهُ لَتَنُوأُ بِالْعُصْبَةِ أُولِي الْقُوَّةِ إِذْ قَالَ لَهُ قَوْمُهُ لا تَفْرَحْ إِنَّ اللَّهَ لا يُحِبُّ الْفَرِحِينَ
hareket ettirmek,harekete geçirmek,harekelendirmek,harfe hareke koymak,tahrik etmek,kımıldatmak,sarsmak,sallamak,oynatmak ,yürütmek,depretmek,tetiklemek,parmaklamak,deprendirmek,hareket ettirmek,harekete ,kımıldatmak,oynatmak,hareket ,hareket ettirmek,oynatmak,depretmek,tetiklemekettirmek,sarsmak,sallamak,hareket ettirmek,parmaklamakgeçirmek,tetiklemek,oynatmak,depretmekحَرَّكَ : تَحْرِيكاً ، هُ
bulandırmak,orduyu hamle için hareket ettirmek,ordu hareket etmekأَرْنَقَ : إِرْنَاقاً
başlamak,hareket etmek,çıkmak,gitmek,fırlamak,çıkış,gidişkalkış, hareketإِنْطِلاَقٌ (ج) إِنْطِلاَقَاتٌ
jest,hareket,dikkat çekmek için yapılan hareket,kemiksiz etلَفْتَةٌ
kımıldanma,hareket,beri,öte kımıldanıp hareket eylemek,ayak sesi,patırdıتَحْتَحَةٌ : حركة و يقال سمعت تَحْتَحَةَ سَيْرِهِ
motor,lokomotif,kışkırtıcı,hareket ettirici,hareket ettiren,itici,muharrik,engiz,depretenمُحَرِّكٌ (ج) مُحَرِّكُون و مُحَرِّكَاتٌ : مُوتُورٌ
deve dizlerini yere yerleştirip kalkmak için hareket etmek,nesneyi kımıldatmak,hareket ettirmek,yürürken sallanmakنَصْنَصَ : نَصْنَصَةً
sen her nasıl yaparsan bende öyle yaparım,ne suretle hareket edersen ben öyle hareket ederimكَيْفَمَا تَفْعَلْ أَفْعَلْ
başlamak,hareket etmek,çıkmak,fırlamak,çıkış,gidiş,kalkış,hareket,savuşmak,azimet,bulunduğu yerden hızla ayrılmak,salıverip gitmek,memnun ve mahzuz olmakإِنْطِلاَقٌ (ج) إِنْطِلاَقَاتٌ : ذَهابٌ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
payidar,mevcud,hareket etmeyen yıldız,sabit,sabite,durağan,hareket etmeyen,devamlı,kımıldamaz,yerleşik,bağlı,değişmez,teyit edilmiş,sadık,hakikatlıثَابِتٌ (ج) ثَابِتُون (م) ثَابِتَةٌ (ج) ثَوَابِتُ
kımıldanmak,sallanmak,harekete geçmek,hareket etmek,hareketlenmek,çalkalanmak,harekete geçmek,hareket etmek,oynamak,deprenmek,kımıldanmak,sallanmak,harekete geçmek,hareket etmek,hareketlenmek,çalkalanmak,oynamak,deprenmek,silkinmek,kımıldanmak,harekete geçmek,hareket etmek,hareketlilik,cümbüş,hareketتَحَرَّكَ : تَحَرُّكاً
uyarıcı,uyarıcı hap,sakız gibi şey,kaldıran,kaldırıcı,hareket ettiren,müheyyiç,azdırıcı,hareket ettirenمُهَيِّجٌ (ج) مُهَيِّجَاتٌ
kımıldatmak,oynatmak,hareket ettirmek,harekete getirmek,kımıldatmak,depretmek,oynatmak,harekelendirmek,hareket ettirmek,tetiklemek,oynatmak,harekelendirmek,hareket ettirmek,kımıldatmak,harekete getirmek,yürütmek,teşvik etmek,azdırmak,aratmak,tahrik,ayaklandırmakتَحْرِيكٌ (ج) تَحْرِيكَاتٌ ، تَهْيِيجُ للثَّوْرَةِ
seğirtmek,hareket etmek,titremek,lerzan olmak,ihtilaç,zihni işgal etmek,ürpermek,rahatsız etmek,tedirgin etmek,taciz etmek,canını sıkmak,hareket etmekإِخْتِلاَجٌ (ج) إِخْتِلاَجَاتٌ
gecikmek,sona kalmak,at hareket etmek,oynamak,bir kimse iftihar ederek başını kaldırmak,bir şeyi hareket ettirmek,oynatmak,bir kimseyi kazayı hacetini yapması için kaldırmakإِسْتَنَاصَ : إِسْتِنَاصَةً عَنْ ، هُ
ilân etmek,bildirmek,duyurmak,anons etmek,açıklamak,alenen söylemek,deklere etmek,beyan etmek,aşikar etmek,belli etmek,belirtmek,afişe etmek,izhar etmekmeydana çıkarmakأَعْلَنَ : إِعْلاَناً بِ ، عَنْ، لِ ، هُ
tavsiye etmek,tembih etmek,ısmarlamak,emr etmek,tavsiye etmek,bir şey vermek,vasiyet etmek,emanet etmek,sipariş etmek,çok ve birbirine girmiş otlağa girmek, nasihat etmekأَوْصَي : إِيْصَاءً بِ ، إِلَي ، لِ
öldürmek,yok etmek,iptal etmek,belirsiz etmek,mahv etmek,eksiltmek,silmek,iptal etmek,yok etmek,imha etmek,bozmak,harap etmek,vücudunu ortadan kaldırmak,noksan etmek,silmek,helak etmek,yakmakمَحَقَ ـَـُ مَحْقاً
kayıp etmek,zayi etmek,yitirmek,telef etmek,mahv etmek,helak etmek,ihmal etmek,malı çoğalmak,köy sahibi olmakأَضَاعَ : إِضَاعَةً
göç etmek,göçmek,intikal etmek,gitmek,ölmek,vefat etmek,irtihal etmek,binmek,acele etmek,talep etmek,yüklemek,sırtına çıkmakإِرْتَحَلَ : إِرْتِحَالاً إلَي ، عَنْ
gidermek,izale etmek,bertaraf etmek,def etmek,kaldırmak,uzaklaştırmak,yerinden etmek,soldurmak,silmek,mahv etmek,bir nesneyi yerinden ayırmak,yok etmek,helak etmek,temizlemek,çıkarmak,bozmakأَزَالَ : إِزَالَةً و إِزَالاً ، هُ
gönlünü almak,razı etmek,tarziye vermek, itap etmek,memnun etmek,itabını,azarlamayı izale etmek,hatırını hoş etmek,vaz geçmek,hışım etmek,azarlamakأَعْتَبَ : إِعْتَاباً عَنْ ، هُ و قال الشاعر
eğilmek,bükülmek,çarpılmak,arz etmek,itmat etmek,caymak,önüne geçmek,hücüm etmek,yönelmek,yöneltmek,tevecch etmek,ikbal etmek,rağbet etmek,ıraklaştırmak,kenardan yürümekأَنْحَي : إِنْحَاءً عَلَي ، عَنْ ، لِ
almak,ahz etmek,kabul etmek,elde etmek,ele geçirmek,gafil avlamak,yakalamak,tutmak,başlamak,kapmak,tesir etmek,alıkoymak,hapis etmek,men etmek,zorlamak,öldürmekأَخَذَ ـُـ أَخْذاً وتَأْخَاذاً و مَأْخَذَاً بِ ،عَلَي ، عَنْ ، فِي ، مِنْ ، هُ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
beraberinde götürmek,beraber olmak,kendine refik peyda etmek,tedarik etmek,temellük etmek,arkadaşlık etmek,eşlik etmek,refakat etmek,yanına almak,sahip çıkmak,musahabat etmek,dost olmak istemek,devamlı yanında bulundurmakإِسْتَصْحَبَ : إِسْتِصْحَاباً إِلَي ، بِ ، هُ
bağırıp çağırmak,nale ve feryad etmek,bir nesneyi anlamak,farkına varmak,dikkat etmek,hatıra getirmek,anmak,dert hatır etmek,fehim etmek,cima etmek,lanet etmekبَاهَ ـُـ بَوَاهاً ، هُ و يقال جَاءتْ تَبُوه و و يقال ما بهت له اي ما فهمت
uyandırmak,kaldırmak,uyarmak,farkına vardırmak,andırmak,tanımak,tembih etmek,ihtar etmek,nazarı dikkatini celp etmek,fark etmek,temyiz etmek,itham etmek,bir şeyi birine anlatmak,uyarmak,itham etmekأَبَّهَ : تَأْبِيهاً بِ
bir şeyi tasavvur ederken aklı başkasına gitmek,kalbe murat edilenden başka şey gelmek,yanılmak,sanmak,hayal etmek,tahayyül etmek,zan etmek,kuruntu etmek,vehim etmek,hesapta yanlışlık etmekوَهِمَ ـَـ وَهَماً فِي
tahdit,hudut tayin etmek,nihayetini malum etmek,sıfatı lazimesini tayin etmek,hadbeyan etmek,sınırlama,tahdit etmek,belirlemek,belirtmek,sınırlamak,had beyan etmek,keskinletmek,had beyan etmek,bir şeyin haddini ve sınırını beyan etmek,keskinleştirmek,sivriltmek,bilemek,tespit,tespit etmekتَحْدِيدٌ (ج) تَحْدِيدَاتٌ ، تَثْبِيتٌ
seğirtmek,hareket etmek,titremek,lerzan olmak,ihtilaç,zihni işgal etmek,ürpermek,rahatsız etmek,tedirgin etmek,taciz etmek,canını sıkmak,hareket etmekإِخْتِلاَجٌ (ج) إِخْتِلاَجَاتٌ
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid