1.5 MİLYON'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid hapis evi kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
hapis evi محبس ، دار التوقيف
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
yalamak,yapışmak,ilişmek,bulaşmak,deve harınolmak,hapis etmek,karıştırmakلَجَنَ ـُـ لَجْناً و لِجَاناً ولُجُوناً
karışıklık,karışık olmak,iltibas,şüphe,ihtilat,kuvvet,sihir,hapisإِلْتِيَاثٌ (ج) إِلْتِيَثَاتٌ : إِخْتِلاَطٌ ، إِلْتِبَاسٌ ، شُبْهَةٌ
kadını evlenmekten men edip hapis etmek,iş katı olmakعَضَلَ ـُِـ عَضْلاً و عِضْلاً و عِضْلاَناً
alı konulmuş,mahpus,tutuklu,tutsak,mahkum,hapiste,hapis olunmuş,püştمَحْبُوسٌ (ج) مَحْبُوسُون : مَسْجُونٌ
satıcı müşteriden malın kıymetini almak için malı hapis etti,alı koyduإِعْتَقَبَ البَائِعُ البِضَاعَةَ: حَبَسهَا عَنِ المُشْتَرِي حَتَّي يَقْبِضَ الثَّمَنَ مِنْهُ
sabır etmek,katlanmak,sabır,tahammül etmek,dayanmak,güç vakitlerde dayanıp kendi nefsini zapt etmek,çıdam,ivmemek,tutmak,hapis etmek,sabır,katlanma,çıdam,ivmemek,küymek,sabır etmek,sabırlı olmak,güç vakitlerde dayanıp kendi nefsini tutmak,zapt etmek,hapis etmek,ivmemek,dayanma,kendini tutma,kendine hakim oloma,yüklenme,tahammül etme,endişelenme,kendine hakim olma,afet,belaصَبْرٌ و فِي القُرآنِ الكَرِيم
darlaşmak,sıkılmak,darlık,şiddet,sıkıntı,yeis,ümitsizlik,meyusiyet,hapis etmek,düşvarcılık,yalanأَزْلٌ : شِدَّةٌ ، ضِيقٌ ،مُضَايَقَةٌ، يَأْسٌ ، حَبْسٌ و يُقَلُ
kan,su,süt ve sivı madde birikti,toplandı,hapis olundu,tutuldu,akmadıإِحْتَقَنَ الدَّمُ او المَاء او اللّبَنُ او السَّائِلُ : تَجمَّعَ و إِحْتَبسَ
deve ilk yiyişte ot yemek,çocuk zayıf yemek yemek,deve memeden kesilip ilk defa ot yemek,ısırmak,deve ilk yiyişte ot yemek,deve memeden kesilp ilk defa ot yemek,ısırmak,çocuk zayıf yemek yemek,ağacın yapraklarını soymak,sıyırmak,yemek yemek,hapis etmek,ayıplamak,burnunderisini sıyırmak,soymak,kesmek,sövmek,soymak,bir şeyi dişiyle parçalamak,kesmek,sövmek,yemek,soymak,kesmek,kemirmek,sövmek,kınamak,ağacın yapraklarını soymak,sıyırmak,yemek yemek,hapis etmek,ayıplamak,kesmek,kemirmek,sövmek,kınamak,yemek,hapis etmek,burnun derisini sıyırmak,bir şeyi dişiyle parçalamakقَرَمَ ـِـ قَرْماً و قُرُوماً و مَقْرَماً و قَرَمَاناً
hayvanı evde yem üzerine hapis etmek,deve evde kalmakأَرْجَنَ : إِرْجَاناً
hapis etmek,men etmek,geciktirmek,yolun sarp yerlerini aşmakأَخْنَسَ : إِخْنَاساً ، عَنْ، هُ
kesmek,defetmek,itmek,men etmek,gecikmek,hapis etmek,menetmekصَرَي ـِـ صَرْياً عَنْ
evinden hapis olunup,dışarı çıkarılmayan kadın,kısa kadınقَصِيرَةٌ (ج) قَصَائِرُ و قَصِيرَاتٌ
hapis etmek,tutmak,men etmekkapanmak,tutulmak,vakf etmekإِحْتَبَسَ : إِحْتِبَاساً بِ، عَلَي ، فِي ، هُ
hakkını eksik vermek,aldatmak,haber vermek,haberi gizlemek,hapis etmekلاَتَ ـُـ لَوْتاً
taziye eviبَيْتُ التَّعْزِيَةِ
tatlı eviدار الحلويات
şefkat eviدار الرحمة
ceza eviسجن ، دار العقوبات ، معتقل ، حبس
ceyiz eviدار جهاز العرائس
şifa eviدار الشفاء ، مشفي
Şifa eviمشفي
cem eviدار الجمع ، بيت الجمع ، معبد العلويين في تركيا
Şii eviبَيْتٌ شيعِيٌّ
tamir eviدار التصليح
taş eviكرسي الفصّ ، بيت حجر الخاتم
tütün eviدَارُ التَّبْغِ
bakım eviدار الرعاية ، مستوصف ، دار الصيانة
Arap eviبَيْتُ العَرَبِ
Arap eviبَيْتٌ عَرَبِيٌّ
Bilgi Paneli
Elmawarid.com sitemiz yeni kelimeler yüklenerek güncelleştirilmiştirإن موقعنا الموارد كوم قد تم تحديثه بعد أن حملت إليه الكلمات الجديدة والله ولي التوفيق
Paylaş
Elmawarid
Kelime Havuzu
- إِنَّ اللَّهَ غَفُورٌ رَحِيمٌ * و قَالَ إِنَّ اللهَ مُبْتَلِيكُمْ بِنَهَرٍ * إِنَّ قَارُونَ كَانَ مِن قَوْمِ مُوسَىٰ فَبَغَىٰ عَلَيْهِمْ وَآتَيْنَاهُ مِنَ الْكُنُوزِ مَا إِنَّ مَفَاتِحَهُ لَتَنُوءُ بِالْعُصْبَةِ أُولِي الْقُوَّةِ إِذْ قَالَ لَهُ قَوْمُهُ لَا تَفْرَحْ إِنَّ اللَّهَ لَا يُحِبُّ الْفَرِحِينَ - شَفِقَ عَلَي - تسكين الوجع ، إخماد الوجع - خَبِيبٌ : خَبَبٌ : سُرعة - كدَسَتْ الخَيْلُ - غروب القمر ، أفول القمر - مسّاح الأحذية ، مساح الصرم ، مساح المراكيب - نَزَعَهُ مِنْ يَدِهِ وَلَمْ يُبَالٍ بِصِيَاحِهِ و نِيَاحِهِ أَيْ قَهْراً عَنْهُ - غير ، ىخر ، ما عدا ، خلا - إِرْتَاتٌ - أَنَا أُحبُّ أَبِي وأُمّي - جَذَّابٌ - أرشدُ - منسوجات - دائرا ما دار - وسيم القامة - برد رفيع - إناء من جلد - ضَمْخَر - أوقات الإغلاق - بَدْرُ الدُّجَي : سَيُّدُنَا مُحَمَّد (صلعم) - قضية معقدة - أطرش ، أصمّ ، كر ، حمار، نية ، قصد - مسيرة الموكب - بَنْدَرٌ (ج) بَنَادِرُ : مَرْسَي - مِصْقَلَةٌ - مَزَّعَ الشَّيْئَ : فَرَّقَهُ - أَوْكَعَ الشَّيْئَ : جَعَلَهُ وَكِيعاً أَيْ مَتِيناً - أَرْسَحَهُ : هَزَلَهُ و أَضْعَفَهُ - أَسَارَهُ
ElmaWarid