1.5 MİLYON'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid hayatını idame etti,sürdürdü kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
hayatını idame etti,sürdürdü أَدَامَ حَيَاتَهُ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
hayatını kurtarmakإِنْقَاذُ حَيَاتِهِ
hayatını kurtarmakإنقاذ حياته
hayatını kayıp ettiفقد حياته
hayatını kabusa çevirdiحَوَّلَ حَيَاتَهُ غِلَي الكَابُوسِ
hayatını hiçe saymakعدم الإهتمام بحياته
hayatını garanti etmekضمان حياته
hayatını kurtarmak içinلأحل إنقاذ حياته
hayatını yok ettiدَمَّرَ حَيَاتَهُ
onun hayatını kurtardıأَنْقَذَ حَيَاتَهُ
nesne ile hayatını sürdürdüأَفْلَحَ بالشَّيْئِ
hayatını idame etti,sürdürdüأَدَامَ حَيَاتَهُ
rehinelerin hayatını tehlikeye uğratmakتعريض حياة الرهائن للخطر
yaralarından etkilenerek hayatını kayp ettiفقد حياته متأثرا بجروخه
yaşamını yitirdi,hayatını kayıp ettiفَقَدَ حَيَاتَهُ
hayatını adil Kürt sorununa adamakتَكْرِيسُ حَيَاتِهِ لِلقَضِيَّةِ الكُرْدِيَّةِ العَادِلَةِ
idameإِدَامَةٌ
hayatını idame etti,sürdürdüأَدَامَ حَيَاتَهُ
Allahım Hz.Muhammede ve onun pak ailesine bereketi idame et !الّلَهُمَّ بَارِكْ عَلَي مُحَمَّدٍ و عَلَي آلِ مُحَمَّد !
et emezlik,otçuluk,yalnız ot,sebze ve meyve ile hayatını idame etmekأَبَالِيَّةٌ
idame ve ibka etmek,devam ettirmek,baki kılmak,ölümsüzleştirmek , ebedileştirmek , daimi eylemekخَلَّدَ : تَخْلِيداً، هُ
daim etmek,devamlı etmek,baki kılmak,idameإِدَامَةٌ (ج) إِدَامَاتٌ
sonsuzlaştırmak,sonsuz kılmak,ebedileştirmek,devam ettirmek,idame ettirmek,ürkütmek,korkutmak,yabanileştirmek,vahşileştirmek,tavahhüş ettirmek,acayip ve alışılmayan bir iş yapmakأَبَّدَ : تَأْبِيداً
ölümsüzleştirmek,ebedileştirmek,sonsuzlaştırmak,daimi kılmak,ebedi kılmak,devam ettirmek,idame etmek,ürkütmek,korkutmak,vahşileştirmek,tavahhuş ettirmek,garip ve alışılmamış iş işlemek,abideleştirmekأَبَّدَ :تَأْبِيداً
idame etmek, devam ettirmek,daimi etmek,daim etmek,devamlı etmek,baki kılmak,daimi kılmak,bir nesneyi daim etmek,devam ettirmek,sürdürmek,müdavemet etmek,ağır davranmak,durdurmak,yağmur yağmakأَدَامَ : إِدَامَةً ، هُ
kutlamak,kutlu kılmak,tebrik etmek,bolluk ve bereket dilemek,ihsan eylemek,mübarek olsun demek,mübarek eylemek,mübarek kılmak,bereket vermek,bereketli etmek,bereketli idame etmek,mudavemet ve muvazabat etmek,bereketli etmek,mübarek olmak,berekete veya bereket duasına nail olmak,hayır ve bereket vermek,takdis etmekبَارَكَ : مُبَارَكَةً عَلَي ، فِي ، لِ ، هُ وفِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
kutlamak,bereket vermek,tebrik etmek , bolluk ve bereket dilemek,kutlamak,kutlu kılmak,tebrik etmek,bolluk ve bereket dilemek,mübarek olsun demek,bereket vermek, bereketli etmek,bereketli idame etmek,mudavemet ve muvazabat etmek,mübarek olmak,bereketli etmek,mübarek olmak,berekete veya bereket duasına nail olmakبَارَكَ : مُبَارَكَةً فِي
hayatını idame etti,sürdürdüأَدَامَ حَيَاتَهُ
çalışmayı sürdürdü,çalışmaya devam etti,işe devam etti,ara vermediوَاصَلَ العَمَلَ و فِيهِ : دَاوَمَ او وَاظَبَ عَلَيْهِ
hacı haccı sürdürdü,hacca devam ettiأَقْنَتَ الحَاجُّ : أَدَامَ الحَجَّ
sözü ileri sürdü,devam etti,sürdürdü,manzum ve muntazam söylediتَابَعَ الحَدِيثَ : سَرَدَهُ
işi devam ettirdi,sürdürdü,işe devam ettiمَضَي عَلَي الأَمْرِ : دَاوَمَهُ
çalışmalarını sürdürdüوَاصَلَ أَعْمَالَهُ
grevi sürdürdüوَاصَلَ الإِضْرَابَ
at seğirtmesini sürdürdüأَهْلَبَ الفَرَسُ فِي جَرْيِهِ : تَابَعَهُ
ona hayvanları sürdürdüأَسَاقَهَ المَاشِيَةَ : جَعَلَهُ يَسُوقُهَا
çanağa sır sürdürdüإنه أمر بتلطيخ لزوجات الغراء بالقصعة
cezaevinde kampanyayı sürdürdüوَاصَلَ الحَمْلَةَ فِي السِّجِنِ
kasideler çalışmasını sürdürdüإِقْتَصَدَ الشَّاعِرُ : وَاصَلَ عَمَلَ القَصَائِد
hizmetleri devam ettirdi,sürdürdüأَدَامَ الخَدَمَات
onun burnunu toprağa sürdürdüرَاغَمَ أَنْفَهُ
savaşı bıraktığı yerden sürdürdüواصل الحرب من حيث تركها
Bilgi Paneli
Elmawarid.com sitemiz yeni kelimeler yüklenerek güncelleştirilmiştirإن موقعنا الموارد كوم قد تم تحديثه بعد أن حملت إليه الكلمات الجديدة والله ولي التوفيق
Paylaş
Elmawarid
Kelime Havuzu
- ذرب اللسان - ساكن - ولايات الأناضول - مُسْتَفْهِمٌ (ج) مُسْتَفْهِمُون - ملوزيات سكرية - ضِبْنٌ (ج) أَضبَانٌ : وَهُوَ مَا بَيْنَ الخَاصِرَةِ و أَعْلَي الجَنْبِ - مقاطعة ضد ، تهديد ، تحريم - هَذَا البَيْت فِيه عَشَرَ غُرَف ومَطْبَخَان و كِيلاَر وَاحد - جَزَائِرِيٌّ (ج) جَزَائِرِيُّون (م) جَزَائِرِيَّةٌ (ج) جَزَائرِيَّاتٌ - مقطع مستعرض - حضرة القيصر - مَطْبَعَةِ الدَّوْلَةِ - أداء إضافيّ - أَبْرَهَةُ الأَشْرَم : صَاحِبُ الفِيْلِ - أُذُنَاتٌ سَارِيَةُ المَفْعُول - إِعْتِرَاضٌ عَلَي اَهْلِيَةِ القَاضِي لِنَظَرِ فِي القَضِيَّةِ - شعر مرتجل ، بديهة - حَثْلَبٌ - سياسة متبعة او منتهجة - إِرْتَصَفَ القَوْمُ فِي الصَّفِ : تَضَامُّوا و تَلاَصَقُوا - تَهَافَتَتِ الفَرَاشَةُ - قَرْقَشَ : قَرْقَشَةً - تشكيل التحالف - حُجَيْرَةٌ - مَهْدِي أَضَاعَ سِكِّيْنَهُ و سِكِّينَكَ - عطوف ، شفيق ، رحيم، محب ، الله - إِسْتَبْعَدَهُ - غَرَّقَهُ فِي المَاءِ : أَغْرَقَهُ - تَزَوَّجَ تِرْكَةً - لاَ بُدَّ أَنْ لاَ يَقْتُلَ
ElmaWarid