1.5 MİLYON'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid hurma yetişmeğe başlamak,gebe hayvan tüylü yavru düşürmek,boyamak,elbiseyi iyice boyamak,hurma yetişmeğe başlamak,gebe hayvan tüylü yavru düşürmek kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
hurma yetişmeğe başlamak,gebe hayvan tüylü yavru düşürmek,boyamak,elbiseyi iyice boyamak,hurma yetişmeğe başlamak,gebe hayvan tüylü yavru düşürmek صَبَّغَ : تَصْبِيغاً
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
taze hurma,hurma koruğu,ham veya henüz olgunlaşmamış hurma,her şeyin tazesi,şu hurma ki henüz yarı pişmiş olan,hurma koruğu,hurma koruğu,taze hurma,besleme,beslengi,evlatlıkبُسْرٌ (ج) بِسَارٌ و فِي المَثَلِ الكُرْدِيِّ
hurma kesilirken düşeni,kesilirken yere düşen hurma,kesilmiş hurma,kesinti,hurma kesiminden sonra budak başlarında kalıp sonradan kesilen başak hurma,buğday ve arpa kesmiğiجُرَامَةٌ و يقال هَذِهِ جُرَامَةُ نخْلِكَ
yaş hurma,hamca hurma,yeni sararmağa başlamış olan alaca hurma koruğu ki(خلال) ile(بسر) haletleri arasındadır,bir cins tatlı su balığı,yaş hurma,hamca hurma,kuru hurma,hanya balığı,şaşkınlık,ahmaklıkبَلَحٌ (و) بَلَحَةٌ : ثَمضرُ النَّخْلِ الأَخْضَرِ غَير النَّاضِجِ
şu hurma ki henüz yarı pişmiş olan,hurma koruğu,hurma koruğu,taze hurma,besleme,beslengi,evlatlıkبُسْرٌ (ج) بِسَارٌ و فِي المَثَلِ الكُرْدِيِّ
taze hurma temr denilecek hadde varmak,iyice olmak,hurma ağacı meyve tutmak veya meyvesi yetişip taze hurma derecesine gelmek,hurma yedirmek,kurutmak,eti doğrayıp kurutarak pastırma etmekتَمَّرَ : تَتْمِيراً
yaş hurma,hamca hurma,kuru hurma,hanya balığı,şaşkınlık,ahmaklıkبَلَحٌ
küçük hurma fidanı,hurda hurma fidanları,hurma ağacının küçüreği,ufağıأَشَاءٌ (و) أَشَاءَةٌ (تص) أُشَيْئٌ و أُشَيٌّ : صِغَارُ النَّخْلِ
taze hurma,yaş hurma,olgun hurmaرُطَبٌ (ج) أَرْطَابٌ
taze hurma , yaş hurma, olgun hurmaرُطْبٌ
hurma vermek,hurma yedirmek,hurma yemekتَمَرَ ـُِـ تَمْراً
kabile,oymak,dövülmüş hurma ile sütten ibaret yemek,bir bölük hurma ağacı,bir miktar hurma,Basra yakınında bir şehir adıأُبُلَّةٌ : قَبِيلَةٌ
aşı tutmayan fena ve kemter hurma,uzun hurma ağaçlarıشَأْشَاءٌ : شِيْصٌ
bir cins hurma,dalları ve meyvesi çok hurma ağacıجُدَامِيٌّ و يقال نَخْلٌ جُدَامِيٌّ
fidan,henüz dikilmiş hurma fidanı,yeni çıkan hurmaغَرِيسَةٌ (ج) غَرَائِسُ و غِرَاسٌ
hurma kesimi ve bunun mevsimi,hurma devşirme vaktiصِرَامُ النَّخْلِ جَدَادٌ ، جِدَاد ، جزاز
hurma yetişmeğe başlamak,gebe hayvan tüylü yavru düşürmek,boyamak,elbiseyi iyice boyamak,hurma yetişmeğe başlamak,gebe hayvan tüylü yavru düşürmekصَبَّغَ : تَصْبِيغاً
başlamak,bir şeye tekellüfle,zora ki başlamak,gebe kadın her şeyden çabuk bıkıp başka yemek arzu etmek,aş yermekتَأَنَّفَ : تَاَنُّفاً
hurma yetişmeğe başlamak,gebe hayvan tüylü yavru düşürmek,boyamak,elbiseyi iyice boyamak,hurma yetişmeğe başlamak,gebe hayvan tüylü yavru düşürmekصَبَّغَ : تَصْبِيغاً
deve gebe olmamışken kendini gebe göstermek,gebe hayvan yavrusu tamam olmadan dışarı atmakأَخْفَدَ :إِخْفَاداً
zorla yeniden başlamak;gebe kadın bir nesneyi arzularken hemen vazgeçip,ondan nefret edip başkasını istemekتَأَنَّفَ : تَأَنُّفاً ، هُ
hurma olgunlaşmağa,pişmeğe başlamak,gebe hayvan tüylü yavru düşürmek,bal vermek,tamamlamak,ikmal etmek,bitirmek,doyurmak,nimete gark etmekأَصْبغَ : إِصْبَاغاً عَلَي
hurma olgunlaşmağa,pişmeğe başlamak,gebe hayvan tüylü yavru düşürmek,bal vermek,tamamlamak,ikmal etmek,bitirmek,doyurmak,mete gark etmekأَصْبغَ : إِصْبَاغاً عَلَي
inşa etmek,yapmak,yaratmak,ihtira ve icat etmek,türetmek,meydana getirme,telif etme,şiir söylemek,kaleme almak,tahrir etmek,yazmak,bir ibareyi,bir sözü tertip etmek,imal etmek,bir nesne neşvü nema bulmak,başlamak,bir yerden çıkmak,dişi deve gebe kalmak,bir hususa yeni başlamak,kılmak,bir nesneyi yükseltmek,bir nesneyi bir kimse kendiliğinden peyda eylemek,kurmak,bina etmek,tesis etmek,i,kendinden söz doğup söylemek,oluşturmak,terbiye etmek,bir şeyi hayal ve tasavvur etmek,dilemek,bir nesne neşvu nema bulmak, bir yerden çıkmak,dişi deve gebe kalmak,yaratmak,peyda etmek,tesis etmeketmek,kurmak,yetiştirmekأَنْشَأَ : إِنْشَاءً ، مِنْ ، هُ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
dişi deve gebe değilken kuyruğunu kaldırıp kendini gebe gösterdiبَرَقَتِ النَّاقَةُ
devenin sütü kesilmek,deve çnce gebe görünüp sonra gebe olmamakمَارَنَ : مُمَارَنَةً و مِرَاناً
deve gebe olmamışken kendini gebe gösterdiأَخْفَدَتْ النَّاقَة : أَظهَرَتْ أَنّهَا حَمَلَتْ و لَمْ يَكُنْ بِها حَمْلٌ
yapı,yapım,inşa dersi,inşa etmek,yapmak,yaratma,meydana getirme,telif etme,kompozisyon,ifade tarzı,telif uslubu,imal etmek,bir nesne neşvü nema bulmak,başlamak,bir yerden çıkmak,dişi deve gebe kalmak,bir hususa yeni başlamak,bir nesneyi yükseltmek,bir nesneyi bir kimse kendiliğinden peyda eylemek,kurmak,bina etmek ,tesis etmek,mektup yapmanın ilmi,mektup yazma ilmi,güzel yazı yazmak,hüsnü hat,,kendinden söz doğup söylemek,yaratmak,oluşturmak,terbiye etmek,dilek,şiir söylemekإِنْشَاءٌ (ج) إِنْشَاءَاتٌ : خَلق وفي القرآن الكريم
gebe gebe hatunu doğurttuوَلَّدَتْ القَابِلَةُ الحُبْلَي
hurma aşılanmak,kadı gebe kalmak,hayvan gebe kalmakلَقِحَ ـَـ لَقَحاً و لَقْحاً و لَقَاحاً
bir nesneye sairlerden önce başlamak,sairlerden evvel başlamak hakkı, ve bediha manasınadır ki düşünmeksizin söylenen söze deniyorبَدِيئَةٌ : بَُدَاءَةٌ : بِدْأَةٌ : بُدْأَةٌ : بَدَاءَةٌ
genç deve bir defa gebe olup bir daha gebe olmayan deve,bekir,bakireبَكْرٌ
başıboş hayvan,kendi haline çayıra bırakılmış hayvan ,serbest bırakılmış hayvan,salma deve,daim merada otlayan hayvanسَائِبَةٌ
bıçağa gelen kuzu,boğazlanmış hayvan,kurban,kurbanlık hayvan,kesilen hayvanذَبِيحٌ (ج) ذَبْحيَ: مَذْبُوحٌ
davar,sürüngen,yerde yürüyen hayvan ,dabbe,hayvan,yeryüzünde dolaşanların hepsi,daha çok binit olarak kulanılanlar için,davar,sürüngen,dabbe,yerde yürüyen hayvan,at ve dört ayaklı hayvan,malدَابَّةٌ (ج) دَوَّابٌ و في القُرْآنِ الكَرِيمِ
böcek,hurda hayvan,haşere,küçük hayvan,cemiyet,cemaat,guruhحَشرَةٌ (ج) حَشَرَاتٌ
avını parçalayan hayvan,yırtıcı hayvan,parçalayıcı,çok acıkan,aslanمُفْتَرِسٌ (ج) مُفْتَرِسُون
tezek,gübre,tırnaklı hayvan,ters,fışkı,pislik,hayvan terslemekرَوْثٌ (ج) أَرْوَاثٌ : سَرْقِينٌ
kara burunlu hayvan,hayvan burunun başı,önü,kuru etأَطْخَمُ (ج) طُخْمٌ (م) طَخْمَاءُ : مُقَدِّمَةُ خُرْطُومِ الدَّابَّةِ ، لَحْمٌ جَافٌّ
hayvan nakik yani kurbağa sesli olmak,hayvan kurbağavari bağırmağa başlamakأَنَقَّ : إِنْقَاقاً
makatta kalıp kuruyan neces, yırtıcı hayvan tersi,hayvan boku,necasetجَعْرٌ (ج) جُعُورٌ و يقال رمي الذئب بِجَعْرِهِ اي نجسه
kuzu,oğlak,buzağı gibi hayvan,davar,dört ayaklı hayvan,çarpaبَهْمَةٌ (ج) بَهْمٌ و بَهَمٌ و بِهَامٌ (جج) بِهَامَاتٌ
tank,sürünen,hayvan,böcek,sürüngen hayvan,tarla sürgüsü,Kürtçe tapan derlerزَحّافَةٌ (ج) زَحَّافَاتٌ
yedmek,yularını çekmek,hayvan bitkinin kokusunu duyup hücüm etmek,hayvan yedeğe gelmekإِقْتَادَ : إِقْتِيَاداً
döndürmek,ayrılmak,hayvan kösnümek,hayvan koşmakصِرَافٌ
hayvan terbiyesi,hayvan beslemek,yetiştirmek,talimi,eğitimi,terbiye etmek,tay ve güre beygir öğretmekتَرْوِيضٌ
yedmek,yularını çekmek,sürmek,götürmek,hayvan bitkinin kokusunu duyup hücüm etmek,hayvan yedeğe gelmekإِقْتَادَ : إِقْتِيَاداً، هُ
tüylüكثير الشعر
tüylüازغب ، بزعبرته
tüylüمريش ، ريشي ، موفور الريش ، مزغّب ، مؤبر ،أزبّ ، كثير الشعر ، أشعر، ازغب ، بزغبرته ، ذو شعر ، ذو ريش ، ذو وبر
tüylüأَوْبَرُ : وَبِرٌ
ufak tüylüزَغِبٌ (م) زَغْبَاءُ
tüylü mikrofonمِيكرُوفُونٌ مُرَيَّشٌ أَوْ مُزغبٌ
orman,tüylü şeftaliشَعْرَاءُ
siyah tüylü,yağızجَرْنُوبٌ
kadife,tüylü kumaşمُخَمَّلٌ : خَمِيلَةٌ
tüylü,yünlü koyunصَايِفٌ
hurma yetişmeğe başlamak,gebe hayvan tüylü yavru düşürmek,boyamak,elbiseyi iyice boyamak,hurma yetişmeğe başlamak,gebe hayvan tüylü yavru düşürmekصَبَّغَ : تَصْبِيغاً
tüylü,yumuşak,kıllı,havlıوَبِرٌ ، أَوْبَرُ : لَهُ شَعْرٌ او زَغَبٌ او وَبَرٌ
çok yünlü,tüylü olmakوَبَرَ ـِـ وَبَراً
derinin yüzü tüylü ve kirli olmakحَلأٌ
ak düzce tüylü yavrusu olan inekمَارِيَةٌ
ceylan yavruladı,yavru doğurdu,tala denilen yavru getirdiأَطْلَتِ الغَزَالَةُ : جَاءَتْ بِطَلاً
kuş yavrusu yumurtadan çıkmak,kuluçka makinesiyle civciv,yavru çıkarmak,filiz vermek ,filiz sürmek,kuş yavru çıkarmak,palazmak,yavrulamakفَرَّخَ : تَفْرِيخاً
yavruفرخ الطائر و جرو الحيوان ، جرو الوحش ، صغير
yavru (is)فرخ الطائر ، جرو الحيوان و الوحش ، طفل الإنسان ، زغلول الحمام ، شبل السبع ، ديسم : جرو الدب ، تنفل : جرو الثعلب ، نوفل : جرو الوحش ، جرو إبن آوي ، جرو الذئب و الفيل ، صغير السن ، حديث السن ، صوص ، قوب ، كتكوت ، فلو ، جنين ، ولد ، إبن ، طفل ، جرو الوحش ، فرخ الطير ، جرو الحيوان ، ولد الإنسان، شبل الأسد، صغير ، نصف اللبنة ، صغير ، ولد ، جنين ، فلو ، فرخ ، جرو ، نصف اللبنة في البناء ، نصف اللبنة في البناء ، إبن ، ولد ،
yavru muhalefetمُعارَضَةٌ صَغِيرَةٌ
yavru kurtكشاف صغير ،جرو الذئب
yavru kesesiأُنْفُحَةٌ
yavru düşürmekخداج ، إجهاض ، إزلاق الولد
yavru kapıخادعة
yavru devletدَوْلَةٌ صَغِيرَةٌ
Küçük,yavruصغير، حديث السنّ
yavru atmakإجهاض ، اسقاط الحيوان جنينه ، رمي الجنين
karındaki yavruخَرُوقٌ
yavru muhalefetمعارضة صغيرة
yavru vatanوَطَنٌ صَغِيرٌ
hurma yetişmeğe başlamak,gebe hayvan tüylü yavru düşürmek,boyamak,elbiseyi iyice boyamak,hurma yetişmeğe başlamak,gebe hayvan tüylü yavru düşürmekصَبَّغَ : تَصْبِيغاً
elbiseyi siyah ile boyamak elbisenin kirini örterالصِّبْغُ بالسَّوَادِ أَغْفَرُ لِلأْوَسَخِ
yağmur yağmak,gitmek,koşmak,acele etmek,elbiseyi kırmızı çamurla boyamakمَغَرَ ـَـ مَغْراً
ihrama girmek için koku sürünüp üzerine haccı gerektirmek,elbiseyi safranla boyamakأَيْدَعَ : إِيْدَاعاً عَلي
cebi gevşetmek,sözü güzelleştirmek,elbiseyi kırmızıya boyamak,kana bulaştırmak,burnu kanatmakضَرَّجَ : تَضْرِيجاً ، هُ
bir nesneyi kızıl boyamak ve tokca boyamakإِجْسَادٌ
safrana boyamak,aspur ile boyamakعَصْفَرَ : عَصْفَرَةً ، هُ
beyaz şeyi siyaha karıştırmak,karayı aka karıştırmak,başına kına yakmak,çok boyamak,yağla ıslatmak,saçı kına ile çok boyamak,saça çok yağ sürmek,bir şeyi kırmızı boya ile çok boyamak,kıpkırmızı etmek,yarmak,karışmakثَمَغَ ـُـ ثَمْغاً
boyamak,hurma ağacının ilk çıkan yemişi yeşillenmek,yerin otu zuhur etmek,çıkmak,ağacın şu yeşillenmesine denirki henüz yaprak açmağa başladıkta zahir ola,yeşerti,filiz,boyamakخَضْبٌ (ج) خُضُوبٌ : تَلْوِينٌ ، صَبْغٌ
elbiseyi yeniletti veya elbiseyi yeni giydiأَجَدَّ الثَّوْبَ : صَيَّرَهُ جَدِيداً او لَبِسَ جَدِيداً
sarartmak,sarılatmak,sarı renge boyamak,ıslık,düdük çalmak,sarıya boyamak,güvercine ve eşeğe su içsin diye ıslık salıvermek ,ıslık çalmak,sıfırlamakتَصْفِيرٌ (ج) تَصْفيرَاتٌ
elbiseyi eskitmek,elbiseyi yıpratmakإِنْضَاءُ الثَّوْبِ
elbiseyi yıpratmak,elbiseyi eskitmekإِخْلاَقُ الثَّوْبِ
korkutmak,paniklendirmek,paniğe düşürmek,ürkütmek,dehşete düşürmekأَذْعَرَ : إِذْعَاراً،هُ
değnek ile ağaçtan yaprağı düşürmek,indirmek,düşürmek,hesaptan bir şey tenzil etmekأَنْدَرَ : إِنْدَاراً
iyiceجيّدا ، حسن ، في أحسن الحال
iyiceجيد ليلا
iyice çalkalanırيُرج جيدا
iyice eğitilmişمدرب جيدا
iyice incelemekتفرّس ، توسم الشيئ ، إمعان
iyice koklamakإِِشْتَمَّ : إِشْتِمَاماً
iyice uyudunmu?هَلْ نَمْتَ جَيِّداً
iyice,güzelceجَيِّداً
iyice koklamakإِشْتَمَّ : إِشْتِمَاماً
iyice düşünün !فَكِّرُوا جَيِّداً
iyice biliyorيعرف جيدا
iyice düşün!تَاَمَّلْ مَلِيّاً !
iyice karıştırılırيُمزج جيّدا
iyice dinledimإستمعت جيّداً
hep iyiceعلي قدر الكفاية ، وافيا ، مقارنا ، بين بين
boyamak,hurma ağacının ilk çıkan yemişi yeşillenmek,yerin otu zuhur etmek,çıkmak,ağacın şu yeşillenmesine denirki henüz yaprak açmağa başladıkta zahir ola,yeşerti,filiz,boyamakخَضْبٌ (ج) خُضُوبٌ : تَلْوِينٌ ، صَبْغٌ
hurma yetişmeğe başlamak,gebe hayvan tüylü yavru düşürmek,boyamak,elbiseyi iyice boyamak,hurma yetişmeğe başlamak,gebe hayvan tüylü yavru düşürmekصَبَّغَ : تَصْبِيغاً
taze hurma,hurma koruğu,ham veya henüz olgunlaşmamış hurma,her şeyin tazesi,şu hurma ki henüz yarı pişmiş olan,hurma koruğu,hurma koruğu,taze hurma,besleme,beslengi,evlatlıkبُسْرٌ (ج) بِسَارٌ و فِي المَثَلِ الكُرْدِيِّ
hurma kesilirken düşeni,kesilirken yere düşen hurma,kesilmiş hurma,kesinti,hurma kesiminden sonra budak başlarında kalıp sonradan kesilen başak hurma,buğday ve arpa kesmiğiجُرَامَةٌ و يقال هَذِهِ جُرَامَةُ نخْلِكَ
bir nesneyi kızıl boyamak ve tokca boyamakإِجْسَادٌ
yaş hurma,hamca hurma,yeni sararmağa başlamış olan alaca hurma koruğu ki(خلال) ile(بسر) haletleri arasındadır,bir cins tatlı su balığı,yaş hurma,hamca hurma,kuru hurma,hanya balığı,şaşkınlık,ahmaklıkبَلَحٌ (و) بَلَحَةٌ : ثَمضرُ النَّخْلِ الأَخْضَرِ غَير النَّاضِجِ
safrana boyamak,aspur ile boyamakعَصْفَرَ : عَصْفَرَةً ، هُ
beyaz şeyi siyaha karıştırmak,karayı aka karıştırmak,başına kına yakmak,çok boyamak,yağla ıslatmak,saçı kına ile çok boyamak,saça çok yağ sürmek,bir şeyi kırmızı boya ile çok boyamak,kıpkırmızı etmek,yarmak,karışmakثَمَغَ ـُـ ثَمْغاً
şu hurma ki henüz yarı pişmiş olan,hurma koruğu,hurma koruğu,taze hurma,besleme,beslengi,evlatlıkبُسْرٌ (ج) بِسَارٌ و فِي المَثَلِ الكُرْدِيِّ
taze hurma temr denilecek hadde varmak,iyice olmak,hurma ağacı meyve tutmak veya meyvesi yetişip taze hurma derecesine gelmek,hurma yedirmek,kurutmak,eti doğrayıp kurutarak pastırma etmekتَمَّرَ : تَتْمِيراً
yaş hurma,hamca hurma,kuru hurma,hanya balığı,şaşkınlık,ahmaklıkبَلَحٌ
küçük hurma fidanı,hurda hurma fidanları,hurma ağacının küçüreği,ufağıأَشَاءٌ (و) أَشَاءَةٌ (تص) أُشَيْئٌ و أُشَيٌّ : صِغَارُ النَّخْلِ
sarartmak,sarılatmak,sarı renge boyamak,ıslık,düdük çalmak,sarıya boyamak,güvercine ve eşeğe su içsin diye ıslık salıvermek ,ıslık çalmak,sıfırlamakتَصْفِيرٌ (ج) تَصْفيرَاتٌ
taze hurma,yaş hurma,olgun hurmaرُطَبٌ (ج) أَرْطَابٌ
hurma vermek,hurma yedirmek,hurma yemekتَمَرَ ـُِـ تَمْراً
hurma yetişmeğe başlamak,gebe hayvan tüylü yavru düşürmek,boyamak,elbiseyi iyice boyamak,hurma yetişmeğe başlamak,gebe hayvan tüylü yavru düşürmekصَبَّغَ : تَصْبِيغاً
başlamak,bir şeye tekellüfle,zora ki başlamak,gebe kadın her şeyden çabuk bıkıp başka yemek arzu etmek,aş yermekتَأَنَّفَ : تَاَنُّفاً
hurma yetişmeğe başlamak,gebe hayvan tüylü yavru düşürmek,boyamak,elbiseyi iyice boyamak,hurma yetişmeğe başlamak,gebe hayvan tüylü yavru düşürmekصَبَّغَ : تَصْبِيغاً
deve gebe olmamışken kendini gebe göstermek,gebe hayvan yavrusu tamam olmadan dışarı atmakأَخْفَدَ :إِخْفَاداً
zorla yeniden başlamak;gebe kadın bir nesneyi arzularken hemen vazgeçip,ondan nefret edip başkasını istemekتَأَنَّفَ : تَأَنُّفاً ، هُ
hurma olgunlaşmağa,pişmeğe başlamak,gebe hayvan tüylü yavru düşürmek,bal vermek,tamamlamak,ikmal etmek,bitirmek,doyurmak,nimete gark etmekأَصْبغَ : إِصْبَاغاً عَلَي
hurma olgunlaşmağa,pişmeğe başlamak,gebe hayvan tüylü yavru düşürmek,bal vermek,tamamlamak,ikmal etmek,bitirmek,doyurmak,mete gark etmekأَصْبغَ : إِصْبَاغاً عَلَي
inşa etmek,yapmak,yaratmak,ihtira ve icat etmek,türetmek,meydana getirme,telif etme,şiir söylemek,kaleme almak,tahrir etmek,yazmak,bir ibareyi,bir sözü tertip etmek,imal etmek,bir nesne neşvü nema bulmak,başlamak,bir yerden çıkmak,dişi deve gebe kalmak,bir hususa yeni başlamak,kılmak,bir nesneyi yükseltmek,bir nesneyi bir kimse kendiliğinden peyda eylemek,kurmak,bina etmek,tesis etmek,i,kendinden söz doğup söylemek,oluşturmak,terbiye etmek,bir şeyi hayal ve tasavvur etmek,dilemek,bir nesne neşvu nema bulmak, bir yerden çıkmak,dişi deve gebe kalmak,yaratmak,peyda etmek,tesis etmeketmek,kurmak,yetiştirmekأَنْشَأَ : إِنْشَاءً ، مِنْ ، هُ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
dişi deve gebe değilken kuyruğunu kaldırıp kendini gebe gösterdiبَرَقَتِ النَّاقَةُ
devenin sütü kesilmek,deve çnce gebe görünüp sonra gebe olmamakمَارَنَ : مُمَارَنَةً و مِرَاناً
deve gebe olmamışken kendini gebe gösterdiأَخْفَدَتْ النَّاقَة : أَظهَرَتْ أَنّهَا حَمَلَتْ و لَمْ يَكُنْ بِها حَمْلٌ
yapı,yapım,inşa dersi,inşa etmek,yapmak,yaratma,meydana getirme,telif etme,kompozisyon,ifade tarzı,telif uslubu,imal etmek,bir nesne neşvü nema bulmak,başlamak,bir yerden çıkmak,dişi deve gebe kalmak,bir hususa yeni başlamak,bir nesneyi yükseltmek,bir nesneyi bir kimse kendiliğinden peyda eylemek,kurmak,bina etmek ,tesis etmek,mektup yapmanın ilmi,mektup yazma ilmi,güzel yazı yazmak,hüsnü hat,,kendinden söz doğup söylemek,yaratmak,oluşturmak,terbiye etmek,dilek,şiir söylemekإِنْشَاءٌ (ج) إِنْشَاءَاتٌ : خَلق وفي القرآن الكريم
gebe gebe hatunu doğurttuوَلَّدَتْ القَابِلَةُ الحُبْلَي
hurma aşılanmak,kadı gebe kalmak,hayvan gebe kalmakلَقِحَ ـَـ لَقَحاً و لَقْحاً و لَقَاحاً
bir nesneye sairlerden önce başlamak,sairlerden evvel başlamak hakkı, ve bediha manasınadır ki düşünmeksizin söylenen söze deniyorبَدِيئَةٌ : بَُدَاءَةٌ : بِدْأَةٌ : بُدْأَةٌ : بَدَاءَةٌ
genç deve bir defa gebe olup bir daha gebe olmayan deve,bekir,bakireبَكْرٌ
başıboş hayvan,kendi haline çayıra bırakılmış hayvan ,serbest bırakılmış hayvan,salma deve,daim merada otlayan hayvanسَائِبَةٌ
bıçağa gelen kuzu,boğazlanmış hayvan,kurban,kurbanlık hayvan,kesilen hayvanذَبِيحٌ (ج) ذَبْحيَ: مَذْبُوحٌ
davar,sürüngen,yerde yürüyen hayvan ,dabbe,hayvan,yeryüzünde dolaşanların hepsi,daha çok binit olarak kulanılanlar için,davar,sürüngen,dabbe,yerde yürüyen hayvan,at ve dört ayaklı hayvan,malدَابَّةٌ (ج) دَوَّابٌ و في القُرْآنِ الكَرِيمِ
böcek,hurda hayvan,haşere,küçük hayvan,cemiyet,cemaat,guruhحَشرَةٌ (ج) حَشَرَاتٌ
avını parçalayan hayvan,yırtıcı hayvan,parçalayıcı,çok acıkan,aslanمُفْتَرِسٌ (ج) مُفْتَرِسُون
tezek,gübre,tırnaklı hayvan,ters,fışkı,pislik,hayvan terslemekرَوْثٌ (ج) أَرْوَاثٌ : سَرْقِينٌ
kara burunlu hayvan,hayvan burunun başı,önü,kuru etأَطْخَمُ (ج) طُخْمٌ (م) طَخْمَاءُ : مُقَدِّمَةُ خُرْطُومِ الدَّابَّةِ ، لَحْمٌ جَافٌّ
hayvan nakik yani kurbağa sesli olmak,hayvan kurbağavari bağırmağa başlamakأَنَقَّ : إِنْقَاقاً
makatta kalıp kuruyan neces, yırtıcı hayvan tersi,hayvan boku,necasetجَعْرٌ (ج) جُعُورٌ و يقال رمي الذئب بِجَعْرِهِ اي نجسه
kuzu,oğlak,buzağı gibi hayvan,davar,dört ayaklı hayvan,çarpaبَهْمَةٌ (ج) بَهْمٌ و بَهَمٌ و بِهَامٌ (جج) بِهَامَاتٌ
tank,sürünen,hayvan,böcek,sürüngen hayvan,tarla sürgüsü,Kürtçe tapan derlerزَحّافَةٌ (ج) زَحَّافَاتٌ
yedmek,yularını çekmek,hayvan bitkinin kokusunu duyup hücüm etmek,hayvan yedeğe gelmekإِقْتَادَ : إِقْتِيَاداً
döndürmek,ayrılmak,hayvan kösnümek,hayvan koşmakصِرَافٌ
hayvan terbiyesi,hayvan beslemek,yetiştirmek,talimi,eğitimi,terbiye etmek,tay ve güre beygir öğretmekتَرْوِيضٌ
yedmek,yularını çekmek,sürmek,götürmek,hayvan bitkinin kokusunu duyup hücüm etmek,hayvan yedeğe gelmekإِقْتَادَ : إِقْتِيَاداً، هُ
tüylüكثير الشعر
tüylüازغب ، بزعبرته
tüylüمريش ، ريشي ، موفور الريش ، مزغّب ، مؤبر ،أزبّ ، كثير الشعر ، أشعر، ازغب ، بزغبرته ، ذو شعر ، ذو ريش ، ذو وبر
tüylüأَوْبَرُ : وَبِرٌ
ufak tüylüزَغِبٌ (م) زَغْبَاءُ
tüylü mikrofonمِيكرُوفُونٌ مُرَيَّشٌ أَوْ مُزغبٌ
orman,tüylü şeftaliشَعْرَاءُ
siyah tüylü,yağızجَرْنُوبٌ
kadife,tüylü kumaşمُخَمَّلٌ : خَمِيلَةٌ
tüylü,yünlü koyunصَايِفٌ
hurma yetişmeğe başlamak,gebe hayvan tüylü yavru düşürmek,boyamak,elbiseyi iyice boyamak,hurma yetişmeğe başlamak,gebe hayvan tüylü yavru düşürmekصَبَّغَ : تَصْبِيغاً
tüylü,yumuşak,kıllı,havlıوَبِرٌ ، أَوْبَرُ : لَهُ شَعْرٌ او زَغَبٌ او وَبَرٌ
çok yünlü,tüylü olmakوَبَرَ ـِـ وَبَراً
derinin yüzü tüylü ve kirli olmakحَلأٌ
ak düzce tüylü yavrusu olan inekمَارِيَةٌ
ceylan yavruladı,yavru doğurdu,tala denilen yavru getirdiأَطْلَتِ الغَزَالَةُ : جَاءَتْ بِطَلاً
kuş yavrusu yumurtadan çıkmak,kuluçka makinesiyle civciv,yavru çıkarmak,filiz vermek ,filiz sürmek,kuş yavru çıkarmak,palazmak,yavrulamakفَرَّخَ : تَفْرِيخاً
yavruفرخ الطائر و جرو الحيوان ، جرو الوحش ، صغير
yavru (is)فرخ الطائر ، جرو الحيوان و الوحش ، طفل الإنسان ، زغلول الحمام ، شبل السبع ، ديسم : جرو الدب ، تنفل : جرو الثعلب ، نوفل : جرو الوحش ، جرو إبن آوي ، جرو الذئب و الفيل ، صغير السن ، حديث السن ، صوص ، قوب ، كتكوت ، فلو ، جنين ، ولد ، إبن ، طفل ، جرو الوحش ، فرخ الطير ، جرو الحيوان ، ولد الإنسان، شبل الأسد، صغير ، نصف اللبنة ، صغير ، ولد ، جنين ، فلو ، فرخ ، جرو ، نصف اللبنة في البناء ، نصف اللبنة في البناء ، إبن ، ولد ،
yavru muhalefetمُعارَضَةٌ صَغِيرَةٌ
yavru kurtكشاف صغير ،جرو الذئب
yavru kesesiأُنْفُحَةٌ
yavru düşürmekخداج ، إجهاض ، إزلاق الولد
yavru kapıخادعة
yavru devletدَوْلَةٌ صَغِيرَةٌ
Küçük,yavruصغير، حديث السنّ
yavru atmakإجهاض ، اسقاط الحيوان جنينه ، رمي الجنين
karındaki yavruخَرُوقٌ
yavru muhalefetمعارضة صغيرة
yavru vatanوَطَنٌ صَغِيرٌ
korkutmak,paniklendirmek,paniğe düşürmek,ürkütmek,dehşete düşürmekأَذْعَرَ : إِذْعَاراً،هُ
değnek ile ağaçtan yaprağı düşürmek,indirmek,düşürmek,hesaptan bir şey tenzil etmekأَنْدَرَ : إِنْدَاراً
yere vurmak,çalmak,yıkmak,düşürmek,ürkütüp korkutmak,ağacı kökünden koparmak,çıkarmak,sökmek,düşürmekجَأَفَ ـَـ جَأْفاً
şüphelendirmek,şüpheye düşürmek,kuşkulandırmak,kuşkuya düşürmekرَابَ ـِـ رَيْباً و رَيْبَةً
yanıltmak,birini yanıltıya düşürmek,galata düşürmekأَغْلَطَ : إِغْلاَطاً هُ
rezil etmek,itibardan düşürmek,gözden düşürmekجَرَّسَ : تَجْرِيساً
bir şeyin hepsini terketmek,eksik hesap etmek,birini vehme düşürmek,şüpheye düşürmek,töhmet altındatutmakأَوْهَمَ : إِيْهَاماً
kışkırtmak,tahrik etmek,biribirine düşürmek,kışkırtıp birbirine düşürmek,kışkırtmak,köpekleri birbirinin üzerine sürmek,dalaştırmak,birbirine bırakmak,aralarını açmak,tahrik etmek,birbirine düşürmek,kışkırtmak,birbirine bırakmak,aralarını açmak,kışkırtıp birbirine düşürmek,halkı ve sair hayvanı birbirine tutuşturup kındırmakهَرَّشَ : تَهْرِيشاً مِنْ
düşürmek,kadın veya sair hayvan düşük düşürmek,sövmek,küfür etmek,iskat etmek,çıkarmak,atmakأَسْقَطَ : إِسْقَاطاً ، هُ
bir nesneye söykünür şekilde düşürmek,sol tarafına düşürmek,bir kimseye dayanacak nesne kılmak,koltuğu altına koymak gibiإِتْكَاءٌ (ج) إِتْكَاءَاتٌ و يقال ضَرَبَهُ فَأَتْكَأَهُ أَيْ أَلْقَاهُ عَلَي هَيْئَةِ المُتَّكِئِ و علي جانبه الأَيْسَرِ
sıkıştırmak,bunaltmak,zor ve kritik duruma sokmak,durumda bırakmak,darlığa düşürmek,sıkıntıya düşürmek,zahmete sokmak,mecbur etmekأَحْرَجَ : إِحْرَاجاً إِلَي ، هُ
bir nesneye söykünür şekilde düşürmek,sol tarafına düşürmek,bir kimseye dayanacak nesne kılmak,koltuğu altına koymak,otturtmak,yaslandırmak gibiأَتْكَأَ : إِتْكَاءً ، هُ
yüz üstü yere sermek,yıkmak yüz üstüne düşürmek,yüz üzerine düşürmek,yüzü koyun düşmekبَطْحٌ
çirkinleştirmek,rezil rüsvay etmek,biçimsizleştirmek,kötülemek,kıymetini düşürmek,kıymetini düşürmek,azl etmek,yaramazlık söyleyip sövmekشَنَّعَ : تَشْنِيعاً عَلَي ، هُ
sırt üstü yere düşürmek,dürtmek,birinin sırtını yere getirmek,arkası üstü yatmak,sırtı üzerine düşürmekسَلْقَي : سِلْقَاءً و سَلْقَاةً
Bilgi Paneli
Elmawarid.com sitemiz yeni kelimeler yüklenerek güncelleştirilmiştirإن موقعنا الموارد كوم قد تم تحديثه بعد أن حملت إليه الكلمات الجديدة والله ولي التوفيق
Paylaş
Elmawarid
ElmaWarid