1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid iç yüz kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
iç yüz دخيلة الأحوال
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
at gibi hayvanların iç dizi,diz altındaki çukur,dizaltı,dizin iç tarafı,dirseğin iç yüzü,diz kapağının altı,oyuğuمَأْبِضٌ (ج) مآبِضُ : أُبْضٌ : بَاطِنُ المِرْفَقِ
derinin iç yüzü,iç deri,altderi,alt tabakası,yerin iç yüzü,kavmin başbuğuأَدَمَةٌ : بَاطِنُ الجِلْدَةِ الّتِي تَلِي اللَّحْمَ او ظَاهِرهَا الّذِي علَيهش الشَّعْرُ ، مَا ظَهَرَ مِنْ جِلْدَةِ الرَّأْسِ و يُقَالُ هُوَ أَدَمَةُ قَوْمِهِ ايْ بِهِ يُعْرَفون
iç çalkalanmalar,iç çalkantılar,iç karışıklıklarإِضْطِرَابَاتٌ دَاخِلِيَّةٌ
iç,batın,meydanda olmayan,gizli,gizli nesne,bir şeyin içi,iç tarafı,iç tarafta olan,dahil,iç yüzü,herşeyin iç yüzünü bilen,dünyada görülmez olan,Allah (c.c),mahrem-i esrar,tevile muhtaç olan,zahiri manın gayrisi,zahirde olmayan,insanın ruhu,Allah,aşikar olmayan ,sert,katı,su yolu ,arık,ark,enderunبَاطِنٌ (ج) بُطُنٌ و بُطْنَانٌ و بَوَاطِنُ و أَبْطِنَةٌ : دَاخِلٌ: مَسْتُورٌ: من أسماء الله الحسني و قيل معني الباطن اي العالم بكل شيئ جلي و خفيّ
iç,dahil,batın,aşikar,sert,katı,meydanda olmayan,dünyada görülmez olan,gizli,gizli nesne,bir şeyin içi, iç tarafı,iç tarafta olan,dahil,iç yüzü,herşeyin iç yüzünü bilen,Allah (c.c),mahrem-i esrar,tevile muhtaç olan,zahiri manın gayrisi,zahirde olmayan,insanın ruhu,Allah,aşikar olmayan ,sert,katı,su yolu ,arık,ark,enderunبَاطِنٌ (ج) بُطُنٌ و بُطْنَانٌ و بَوَاطِنُ و أَبْطِنَةٌ : دَاخِلٌ: مَسْتُورٌ ، خَفِيٌ ، دَاخِلُ الشَّيْئِ ، بَاطِنُ القَدَمِ : مَا تَوَطَّأَ بِهِ الأَرْضِ مِنْهَا ، بَاطِنُ الَرْضِ : مَا إِنْخَفَضَ مِنْهَا و سَهُلَ و الباطِنُ من أسماء الله الحسني و قيل معني الباطن اي العالم بكل شيئ جلي و خفيّ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
iç,iç yüzü dahil, batın, gizli, aşikar, sert, katıبَاطِنٌ (ج) بَوَاطِنُ و أَبْطِنَةٌ : دَاخِلٌ
at gibi hayvanların iç dizi,dizin iç tarafı,diz altıأُبْضٌ (ج) آبَاضٌ : مَأْبِضٌ
uyluğun iç yüzü,iç tarafı,apış,but,uyluk dibiبَادٌّ (تر)
uyluğun iç yüzü,but,uyluk dibi,iç tarafı,apış,butبَادٌّ (تر)
at gibi hayvanların iç dizi,dizin iç tarafı,diz altı,dirseğin içiمَأْبِضٌ (ج) مآبِضُ : أُبْضٌ : بَاطِنُ المِرْفَقِ
iç kulak,iç kulaktaki girintili boşluk,labirentأُذُنٌ دَاخِلِيَّةٌ : مَحَارَةُ الأُذْنِ
dahili,iç,yatılı,enderun,iç,içindeki,içerdekiدَاخِلِيٌّ
iç kulak,labirent,iç kulaktaki girintili boşlukأُذُنٌ دَاخِلِيَّةٌ : مَحَارَةُ الأُذْنِ
iç,halis,katkısız,samim,samimi,hakiki,gerçek,iç,kalp,doğru,yürek ortası,duruصَمِيمٌ
derinin iç yüzü, iç deriأَدَمَةٌ
hayırsız yüz,kuru yüz,hayrı az olan yüzوَجْهُ يَابِسٌ : قَلِيلُ الخَيْرِ
yüz üstü yere sermek,yıkmak yüz üstüne düşürmek,yüz üzerine düşürmek,yüzü koyun düşmekبَطْحٌ
baş örtüsü,bürgü,peçe,yüz örtüsü,bürgü,yüz peçesi,nikab,yaşmak,avratların yüz örtüsü,bürgü,duvak,nikap,kadınların yüzlerine taktıkları yüz peçesi,nikab, taştan korunmak için hayvanın yüzüne takılan tel örtüبُرْقُعٌ ، بُرْقَعٌ (ج) بَرَاقِعُ (تر):، نِقَابٌ : مَا تَسْتُرُ بِهِ المَرْأَةُ وَجْهَهَا
yere yatmak,yüz üstü düşmek,yüz üstüne,yüz koyun yıkılmak,sırt üstü yatmak,dere bollanmak,genişlenmekإِنْبَطَحَ : إِنْبِطَاحاً عَلَي و يُقَالُ بَطَحَهُ عَلَي وَجْهِهِ فَانْبَطَحَ
baş örtüsü,bürgü,peçe,yüz örtüsü,bürgü,yüz peçesi,nikab,yaşmak,avratların yüz örtüsü,bürgü,duvak,nikap,kadınların yüzlerine taktıkları yüz peçesi,nikab,taştan korunmak için hayvanın yüzüne takılan tel örtü,hayvanların maskesi,hayvanın uyluk alametiبُرْقُعٌ ، بُرْقَعٌ (ج) بَرَاقِعُ (تر) ، نِقَابٌ : مَا تَسْتُرُ بِهِ المَرْأَةُ، قِنَاعُ المَرْأَةِ ، قِنَاعٌ للدّوَابِ ، عَلاَمَةٌ فِي فَخْذِ الدَّابَّةِ وَجْهَهَا
ak yüz kara yüz geçit başında belli olurعند الإمتحان يكرم المرء او يهان
yüz buruşturmak,yüz ekşitmek,dişlerini göstermek,sırıtmak,açmak,ikişer olmakكَشَّرَ : تَكِْشيراً عَنْ
yüz ve yüz gibi şeyde çizgiler olduإِخْتَطَّ الوَجْهُ اَوْ غَيْرُهُ : صَارَ فِيْهِ خُطُوطٌ
darılıp yüz ekşitmek,yüz azdırmak,surat asmakتَعَبَّسَ : تَعَبُّساً
sayı yüz olmak,yüze çıkarmak,yüz yapmakأَمْأَي : إِمْآءً
güzel yüz,pek parlak,nurlu yüzوَجْهٌ أَنْوَرُ
meyil etmek,eğilmek,sapmak,sevmek,yönelmek,okşamak,bir şeyden vazgeçmek,terk etmek,kaymak,çalmak,yüz tutmak,dayanmak,güneş batmaya yüz tutmak,sapmak,okşamak,çalmak,yüz tutmak,dayanmak,vaz geçmek,güneş batmaya yüz tutmakمَالَ ـِـ مَيْلاَ و مَيَلاَناً و تَمْيَالاً ومُيُولاً و مَيْلُولَةً و مَمَالاً و مَمِيلاً إِلَي ، بِ ،عَنْ ، علي و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
yüz ekşitmek,çıban onulmadan deşmek,yersiz ve mahalsiz hacet istemek,soğuk su,ekşi yüzبَسْرٌ : مَاءٌ بَارِدٌ ، بَاسِرٌ ، مُقَطَّبٌ
kuruyup buruşan yüz,çirkin yüzوَجْهٌ كَزٌّ اي قَبِيحٌ
mesaha,yüz ölçümü,yüz ölçümü bilimi,alan,seyahat edilen yer,arşınlayıp ölçmek,kadastroمِسَاحَةٌ (ج) مِسَاحَاتٌ : عِلْمُ المِسَاحَةِ
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
Günün Kelimesi
ElmaWarid