900.000'DEN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 900.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid işlere alıştırdı kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
işlere alıştırdı دَرَّبَهُ فِي الأُمُورِ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
işlere alıştırdıدَرَّبَهُ فِي الأُمُورِ
işlere girişken olanمِمْرَاقٌ
işlere dalıp nüfuz ettiوَاقَعَ الأُمُورَ : دَانَاهَا
işlere vakıf ve arif oanlarجَهَابِذَةُ
yüce mertebelere ve işlere terfi etmekتَسْوِيرٌ (ج) تَسْوِيرَاتٌ
iç işlere agah,muttali ve vakıf olmakإِسْتِبْطَانٌ (ج) إِسْتِبْطَانَاتٌ
yüce işlere vasıl olan ,eren,gittikçe terakki eden,ilerleyenطُلاَّعُ الثَّنَايَا
azı dişleri ısırdı yani güç işlere sabredip dayandı,işleri hırsla yaptıعَضَّ عَلَي النَّوَاجِذِ
kemal-i ferah ve neşattan düşünmeksizin atılıp büyük işlere teşebbüs edenتَرِيعٌ
yemekten çok iğrenen,titsinen,yemekten yiğrinsek kimse,kötü işlere tenezzül etmeyen,alicenapأَبَيَانٌ (ج) إِبْيَانٌ : آبِيٌّ
yakasını zor kurtaracak zor işlere girişenبَشِقٌ
dolu,kemal-i ferah ve neşattan düşünmeksizin büyük işlere kalkışmak,çabuk gazpa ve hiddet eden,sefih,taze,yeşilتَرِعٌ
hacıların ihramdan çıkışlarında saç ve bedenlerine yağ sürünmek vev sakal ile bıyık kesmek ve usture tutunmak misillü işlere mübaşeret etmek,تَفْثٌ
türlü türlü işlere yararصالح للأعمال المتعددة
boyu ve endamı güzel ve ölçülü olan,işlere güzel bakanقَوَّامٌ
alıştırdıعَوَّدَ عَلَي
onu alıştırdıعَوَّدَهُ
onu alıştırdıآلَفَهُ : آنَسَهُ
ona alıştırdıآلَفَهُ
işe alıştırdıدَرَّبَ فِي الأُمُورِ
işlere alıştırdıدَرَّبَهُ فِي الأُمُورِ
köpeği ava alıştırdıأَضْرَي الكَلْبَ بالصَّيْدِ : عَوَّدَهُ عَلَي الصَّيْدِ
onu yere alıştırdıآلَفَهُ المَكَانَ : جَعلَهُ يَأْلَفُه
filanı ona dadandırdı,alıştırdıدَرَّبَ فُلاَناً بِهِ و عَلَيْهِ : ضَرَّاهُ
onu bir şeye alıştırdıآلَفَهُ الشَّيْئَ
onu bulunduğu yerin havasına alıştırdıبَلَّدَهُ
onu alıştırdı,ısındırdı,onunla şakalaştıآنَسَهُ
onu bir şeye alıştırdı,öğretti,eğittiمَرَّنَهُ عَلَي الأَمْرِ : دَرَّبَهُ
kendini işe alıştırdı,işe karar verdi,kalbiniona yatırdıوَطَّنَ نَفْسَهُ عَلَي الأَمرِ و لهُ
filan kimse kendini işe alıştırdı,işe karar verdi,kalbini ona yatırdıأَوْطَنَ فُلاَن نَفْسَهُ عَلَيهِ اَوْ لَهُ
Bilgi Paneli
elmawarid.com/info/whatsapp:00-905368448163
Paylaş
Elmawarid
ElmaWarid