1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid ihale eden,borcuna havele veren,hileci,muhil kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
ihale eden,borcuna havele veren,hileci,muhil مُحِيلٌ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
iki nesneden birini seçmek,seçim hakkı vermek,ihtiyar etmek,nesnenin intihap ve ihtiyarını muhayyer kılmak,birine ihale etmek,nesnenin intihap ve ihtiyarını muhayyer kılmak,birine ihale etmek,seçenekli kılak,muhayyer bırakmakخَيَّرَ : تَخْيِيراً بَيْنَ
ihale usuluأصول المناقصة
ihale süresiمدة المناقصة
ihale pazarıسوق المناقصات
ihale ilanıإِعْلاَنُ المُنَاقَصَةِ
ihale bedeliبَدَلُ المُنَاقَصَةِ
ihale (ar)مناقصة
ulusal ihaleمُنَاقَصَةٌ وَطَنِيَّةٌ
elektronik ihaleمُنَاقَصَةٌ أَلَكْترُونِيَّةٌ
uluslar arası ihaleمُنَاقَصَةٌ دَوْلِيَّةٌ
ihale,eksiltme,münakasaمُنَاقَصَةٌ (ج) مُنَاقَصَاتٌ
mezat,ihale,artırmaمَزَادٌ (ج) مَزَادَاتٌ
uluslar arası ihaleمناقصة دولية
onu ona ihale ettimأَتْلَيْتُهُ عَلَيْهِ
işi ona ihale ettiأَجْرَي إلَيْهِ اَلأْمْرَ
ihale eden,borcuna havele veren,hileci,muhilمُحِيلٌ
nesih eden,kopya eden,çeken,kaldıran,iptal eden,yazan,bozan,nesih eden,iptal eden,yok eden,suretini çıkaran,transkripsiyon yazan,kitaptan yazıları nakil eden,aktaranنَاسِخٌ (ج) نُسَّاخٌ
Arapça kelimeyi irap eden,açıklayan,beyan eden,izah eden,ifade eden,izhar edici olan,irap edenمُعْرِبٌ (ج) مُعْرِبُونَ : مُظْهرٌ، مُوضِحٌ
tavsiye eden,ısmarlayan,nasihat eden,musi,vasiyet eden,ısmarlayıcı,tavsiye eden,vasiyet eden,sipariş eden,ısmarlayuıcıمُوصِيٌ
imha eden,tahrip eden,yerle bir eden,helak eden,muhrip,yıkanمُدَمِّرٌ
zalim, zulüm eden,azgın,asi,adil imama muhalefet edici,zinakar,zina eden,isteyen,tecavüzkar,haktan ayrılıp serkeşlik eden,zülüm ve gadreden,itaattan ayrılıp isyan edenبَاغِيٌّ (ج) بُغَاةٌ وبَغْيَانٌ : طَالِبٌ ، ظَالِمٌ ، عَاصِيٌ ، مُتَعَدِّيٌ
müsamaha eden,göz yuman,izin veren,cömertlik eden,hoşgörülü olan,helal edenسَامِحٌ
muhasip,sayman,doğru yola gidici zat,vücüdü ne iri ve nede arık olan adam,tutumlu,idareli,iktisat eden,tasarruf eden,ekonomist,idareli,iktisat eden,tasarruf eden,ekonomist,muktesit,orta yollu,ılımlı,mutedil,iktisat eden,iktsat eden,tutumlu,orta yolluمُقْتَصِدٌ (ج) مُقْتَصِدُون و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
tahsis eden,temyiz ve ifrat eden,ayıran,ayırtan,tayin edenمُخَصِّصٌ
yanılan,suçlu,hata eden,isabet etmeyen,yanlışlık eden,kasıtsız yanlış yola sülük eden,hatakarمُخْطِئٌ : مخطئ في الإدارة و مصيب في العقل
açıkça haraket eden,alenen rezil eden,tüküren münasebetsizlik edenمُبَصِّقٌ
şiir söyleyici,nâzım,koşukçu,nizama koyucu,planlayan,tanzim eden,düzenleyen,nazm eden,şair,dizen,organize edenنَاظِمٌ
ziyade boyun eğen,tevazu eden,itat eden,boynu çökük kişi,zillete razı olan,eğilen,pek hüşü ve hudu edenأَخْضَعُ (ج) خُضْعٌ (م) خَضْعَاءُ : مَنْ كَانَ فِيه ِ إِنْحِنَاءٌ ، رَاضِيٌ بالذُلِّ
bir şeye doğru sür...at eden,acele eden,acele eden,buru ile kıvranan,doğum sancısı çekerمُؤَاضٌّ
tamirci,tamir eden,düzelten,ağdukları onarıcı kimse,reformcu,onaran,düzeltmen,düzelten,tashih eden,reformistıslah eden,nişadırمُصْلِحٌ (ج) مُصْلِحُون
ihale eden,borcuna havele veren,hileci,muhilمُحِيلٌ
yüklenmek,yük yüklemek,yükü kaldırmak,kendi işlerini başkasına havale etmek,taşımak,götürmek istemek,kendi işlerini başkasına havele etmek,sabır ve tahammül etmek,dayanmak,celadet kazanmakإِسْتَحْمَلَ : إِسْتِحْمَالاً ، هُ و يُقَالُ إِسْتَحْمَلَهُ إِذَا سَأَلَهُ أَنْ يَحْمِلَهُ
kendi işlerini başkasına havale etmek,taşımak,götürmek istemek,kendi işlerini başkasına havele etmekإِسْتْحَمَالٌ (ج) إِستِحْمَالاَتٌ
ihale eden,borcuna havele veren,hileci,muhilمُحِيلٌ
kredi veren,ödünç veren,borç veren,mukriz,sansarمُقْرِضٌ
hileci,düzenciكَائِدٌ
entrikacı,hileci,dalavereci,el altından iş gören,dessas,soğulcanدَسَّاسٌ
müvekkil,vekil eden,yetki veren,vekalet veren,ısmarlayıcıمُوَكِّلٌ (ج) مُوَكِّلُون
nasihat veren,öğüt veren,öğütçü,terzi,halisنَاصِحٌ (ج) نُصَّاحٌ و نُصَّحٌ و نِصَاحَةٌ
en çok gıda veren,besin verenأَفْذَي : الأَكْثَرُ غَذْواً ، الأَكْثرُ غِذَاءً
meyvalı,meyve veren,semere veren,faydalıمُثْمِرَةٌ (ج) مُثْمِرَاتٌ
acı veren,acıtan,incitici,elem verenمُؤْلِمٌ (ج) مُؤْلِمُون
acı veren,acıtıcı,acıtan,elem verenمُؤْلِمٌ
acıtıcı,ağrıtan,acı veren,elem verenوَجِيعٌ
ihtar veren,uyaran,öğüt verenمُخْطِرٌ
çok armağan veren,hediye verenمِهْدَاءٌ : كَثِيرُ الإِهدَاءِ
meyvedar,yüklü,faydalı,yararlı,verimli yemiş veren,yarar,kazanç sağlayan,müsmir,meyveli,semere veren,semeredar,meyvesi yetişmiş ağaçمُثْمِرٌ (ج) مُثْمِرَةٌ و يقال شَجَرٌ مُثْمِرٌ
ilham veren,esin verenمُلْهِمٌ
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid