1.5 MİLYON'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid iki kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
iki إِثْنَان
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
iki,iki nesne,iki çift,iki rakip,düet,düettoإِثْنَانِ (ج) أَثَانِينُ (م) إِثْنَتَان و ثِنْتَان : زَوْجَان ، ثُنَائِيٌّ ، زُوزٌ ،و يَقُولُ العرَبُ
namaz kılan adam iki elini yere koyup dizini yerden kaldırarak yalnız iki el ie iki ayak üzere durduإِجْتَنَحَ المُصَلِّيُّ
iki ağızlı,iki tarafı keskin,iki terimliذُو حَدَّيْنِ
Arapça bir kelimenin son harfine tenvin koymak,kelimenin son harfine iki üstün iki ötre ve iki esre tayin ve tahrik etmek,tenvin,Arapçada kelimelerin sonuna nun,tenvin getirmek,kelime sonunda ki iki üstün,iki esre,iki ötre ,nunlaştırmak,nun sesi çıkarmakتَنْوِينٌ (ج) تَنْوِينَاتٌ
her şeyin iki kenarı,iki tarafı,iki yanı,kabuk,kışır,bir şeyin yüksekliği,kızıl iyi yer,pamuk,kutunبُصْرٌ : طرف ، جانب ، قشر
iki ucu saçaklı ve örtüsü kadife gibi havlı ve iki tarafı iki türü argaçtan dokunmuş bir nevi elbise,sevbبِظْمَاجٌ
iki şey arasındaki aralık veya haciz,perde,berzah,kıstak,iki şeyin arası,kıstak,iki deniz arasında olan engel,kıstak,iki şeyin arası,kıstak,iki deniz arasında olan engel,ervahı emvatın kıyamete kadar bulundukları alem,iki kara arasında bulunan veya bir yarımadayı karaya bağlayan dar karaبَرْزَخٌ (ج) بَرَازِخُ
iki taraf,iki yön,iki bölgeشَطْرَان : نصفان
iki kez,iki kere,iki defaمَرَّتَيْن
Arapça bir kelimenin son harfine iki üstün iki ötre ve iki esre tayin ve tahrik etmek,tenvin koymak,nun harfini yazmak,tenvinlemekنَوَّنَ : تَنْوِيناً
iki nehrin birleştiği yer,iki ırmağın kavuştuğu yer,iki nehir kavşağıمُلْتَقَي النَّهْرَينِ
namazda iki eli yere koyup dizi yerden kaldırarak yalınız iki el ile iki ayak üzere olmak,meyil etmek,bir yanı üzere eğilmek,ictinahإِجْتِنَاحٌ (ج) إِجْتِنَاحَاتٌ
posta,mail,berid,postacı,on iki mil yer,ulak,sai,elçi,klavuz,resul,haberci,tatar,dört fersah,mesafe,iki konak arası,özel memur,menzil eştiri,beygiri,ulaklı,gidici,kadı hücceti ve mektubu,on iki milden ibaret mesafe ki vaktiyle iki menzil arasıydı,üsküdar,bir yere gönderilen haberci,kılavuz,dört fersah mesafe,on iki milki sekiz bin adımdır,belli mesafe,posta hayvanı,iki konak arası olan mesafeبَرِيدٌ (ج) بُرُدٌ : قَاصِدٌ : رَسُولٌ : سَاعٍ ، مُوَرِّقٌ، تتار ، بُوسطة ، نَجَّابٌ ، اَلّذي يَنْقُلُ الرَّسَائِلَ ، الكُتُبُ الّتِي يَأْتِي بِهَا البَرِيدُ ، الدَّابَّةُ الّتِي تَحْمِلُ الرَّسَائِلَ ، الرَّسَائِلُ او الطُّرُودُ الّتِي تَنْقُلُهَا دَائِرَةُ البَرِيدِ ، المَسَافَةُ الّتِي يَقْطَعُهَا الرَّسُولُ ، دَائِرَةٌ رَسْمِيَّةٌ يُودِعُهَا النَّاسُ رَسَائِلَهُمْ و طُرُودَهُمْ لِيَصَارَ إِلًَي نَقْلِهَا إِلَي الجِهَاتِ المُعَيَّنَةِ و يَتَسَلَّمُون فِيهَا أو مِنْهَا مَا يَرِدُهُمْ مِنَ الرَّسَائِل أو الطُّرُود أَوْ غَيْرِهَا
berzah,kıstak,iki şey arasındaki aralık veya haciz,perde,hicap,engel,iki şeyin arası,kıstak,iki şay arasındaki aralık,,iki deniz arasında olan engel,can sıkacak yer,ervahı emvatın kıyamete kadar bulundukları alem,ölümle diriliş arasındaki alem,iki kara arasında bulunan veya bir yarımadayı karaya bağlayan dar karaبَرْزَخٌ (ج) بَرَازِخُ : حَاجِزٌ بَيْنَ شَيْئَين ، حَائِلٌ ، حِجَابٌ ، قِطْعَةٌ بَيْنَ بَحْرَين تَصِلُ أَرْضاً بِأَرْضٍ ، مَا بَيْنَ سَاعَةِ المَوْتِ إِلَي سَاعَةِ البَعْثِ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
kıstak,iki şey arasındaki engel,mania,iki karayı birleştiren,iki tarafı su,kara parçası,özlüm zamanından kıyamete kadar geçecek olan zaman,dünya ile ahret arasındaki geçit yeriبَرْزَخٌ (ج) بَرَازِخُ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
Bilgi Paneli
Elmawarid.com sitemiz yeni kelimeler yüklenerek güncelleştirilmiştirإن موقعنا الموارد كوم قد تم تحديثه بعد أن حملت إليه الكلمات الجديدة والله ولي التوفيق
Paylaş
Elmawarid
Kelime Havuzu
- شعور بالم أو الحزن أو الأسي ، إحساس بالمرارة - العاقل يجد في عمله - أَسْجَدَ : إِسْجَاداً - مُتَمَادِيٌ - أَلْفَي : إِلْفَاءً - ظُرُوفٌ إِقْلِيمِيَّةٌ - يوجد ، موجود ، متوفر، موحود، فيه ، وافر ، كثير - الأرض المشرسة ، غريف العضوض ، مشوكة ، مشرسة ، غيضة ، أجمة و مجتمع الأشجار الكثيرة الملتفة و القصب في مغيض ماء ، حرش ، دغل ، عضاة - تغذي او تعيش علي المزبلة - أَحَدَّ الغَضَبَ - إِسْتِتَانٌ (ج) إِسْتِتَانَاتٌ - إِمْتِحَانَاتُ إِعْفَاءكَفَاءَةِ اللُّغَةِ - وَزَّأَ فُلاَناً : حلفه بكل يمينٍ - إِسْتَفْيَلَ : إِسْتِفْيَالاً - بَزَغَ الحَجَّامُ : شَرَطَ - حقانية ، أحقية - تعَنَّتَ : تَعَنُّتاً - شِعْوَاذٌ - نَقَرَ ـُـ نَقْراً - منصِف - مَرْغُوبٌ عَنْهُ ، غَيْرُ مَرْغُوبٍ - مصلحة - إِنْفَلَ القَوْمُ : إِنْهَزَمُوا ، إِنْكَسَرُوا - تَكْرِيجٌ - المجئ هدفاص خفيفاً - مَعْصُومِيَّةٌ - مسكن ، سكن - إجتاز الجيش المصر خط بارليف - جَحِدَ الشَّيْئُ - رَأْيْتُهُ بُعَيْدَات بَيْن
ElmaWarid