1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid iptal etmek,hükmü bozmak,kaldırmak,hükümsüz ve geçersiz kılmak,işi paydos etmek,adam saçmalamak kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
iptal etmek,hükmü bozmak,kaldırmak,hükümsüz ve geçersiz kılmak,işi paydos etmek,adam saçmalamak أَبْطَلَ : إِبْطَالاً ، هُ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
silmek,yok etmek,kaldırmak,iptal etmek,oku hedeften aşırmak,kabı doldurmak,çıkarmak,hükümsüz kılmak,iptal etmek,mahv etmek,yok etmek,imha etmek,öldürmek,canını çıkarmak,iptal etmek,tiksindirmekأَزْهَقَ : إِزْهَاقاً فِي : وَفِي القُرآنِ العَظِيمِ
batıl ve hükümsüz bırakılan,iptal edilmiş,kaldırılmış,geçersiz,mülga,iptal olunmuş,kaldırılmış,lağv olunmuşمُلْغَي
iptal etme,lağv etme,kalırma,ilga etme,nahivte iki mefülünü geçişli kılan efal-i kulubte lafzan va mahallen amilin amelini iptal etmeإِلْغَاءٌ (ج) إِلْغَاءَاتٌ : إِبْطَالٌ
seferleri iptal etmek,kaldırmak,uçuşları iptal etmekإِلْغَاءُ الرِّحَلاَتِ و الأَسْفَارِ
iptal etmek,lağv etmek,kaldırmak,ilga etmek,nahivte iki mefülünü geçişli kılan efal-i kulubte lafzan va mahallen amilin amelini iptal etmek,ilgaإِلْغَاءٌ (ج) إِلْغَاءَاتٌ : إِبْطَالٌ
nesih eden,kopya eden,çeken,kaldıran,iptal eden,yazan,bozan,nesih eden,iptal eden,yok eden,suretini çıkaran,transkripsiyon yazan,kitaptan yazıları nakil eden,aktaranنَاسِخٌ (ج) نُسَّاخٌ
iptal etmek,lağv etmek,kaldırmak,ilga etmek,nahivte iki mefülünü geçişli kılan efal-i kulubte lafzan va mahallen amilin amelini iptal etmek,batıl etmek,kaldırmak,kırmak,lağv etmek,mahrum etmek,birini ümitsiz eylemek,bozmakأَلْغَي : إِلْغَاءًَ
öldürmek,yok etmek,iptal etmek,belirsiz etmek,mahv etmek,eksiltmek,silmek,iptal etmek,yok etmek,imha etmek,bozmak,harap etmek,vücudunu ortadan kaldırmak,noksan etmek,silmek,helak etmek,yakmakمَحَقَ ـَـُ مَحْقاً
iptal,iptal etmek,yok etmek,hükümsüz kılmak,hükümsüz bırakmak,boş,batıl ve beyhude kılmak,bozmak,batıl etmekإِبْطَالٌ (ج) إِبْطَالاَتٌ
kısmi iptalإِلْغَاءٌ جُزْئيٌّ
iptal ediciمبطل ،ملغي
ücretsiz iptalإِلْغَاءٌ مَجَّانِيٌّ
kendiliğinden iptalإِلْغَاءٌ تِلْقَائيٌّ
iptal olunmuşمنسوخ ، ملغي عن العمل، باطل ، ساقط من العمل
iptal (ar)إلغاء ، إبطال ، ملغي
temyiz etmek,ayırmak,üstün tutmak,hükmü temyiz etmek,ayırtmak,tercih etmek,şeref vermek,anlamak,seçmekمَيَّزَ : تَمْيِيزاً ، هُ
yasanın hükmü,kanun hükmüحُكْمُ القَانُونِ
hüküm,yönetim,iktidar,karar,şu nesne şöyledir diye kesip atmak,kadının hükmü gibi ve şu nesne şöyle olsun diye emr etmek pdiahn hükmü gibive bir maddeye karar veren yahut davayı fasıl eden kelam veya o kelamı havi olan nesneحُكْم (ج) أَحْكَامٌ
savsaklamak,ihmal etmek,sabretmek,hükmü altına almak,oyalamak,geciktirmek,tehir etmek,sonraya bırakmak,oyalandırmakسَوَّفَ : تَسْوِيفاً
iptal etmek,hükmü bozmak,kaldırmak,hükümsüz ve geçersiz kılmak,işi paydos etmek,adam saçmalamakأَبْطَلَ : إِبْطَالاً ، هُ
hükmü infaz etmekتنفيذ الحكم
hükmü yayıp faş etmekنشر الحكم ، إشاعة الحكم ، إعلان الحكم
hükmü yerine getirmek,infaz etmekتَنْفِيذُ الحُكْمِ
rica etmek,dilek etmek,istemek,yalvarmak,itimas ,talep,talep etmek,istek,rica,mahkemede hükmü tekrar gözden geçirme,torpil,ummakإِلْتِمَاسٌ (ج) إِلْتِمَاسَاتٌ
rica etmek,ummak,dilek etmek,yalvarmak,torpil,istemek,iltimas,dilemek,iltimas,rica,talep ve rica etmek,mahkemede hükmü tekrar gözden geçirmek,davanın temyiziإِلْتِمَاسٌ (ج) إِلْتِمَاسَاتٌ :طَلَبٌ و قِيل هُوَ الطَّلَبُ مَعَ التَّسَاوي بَيْنَ الآمِرِ و المَأْمُورِ
açık yüzlü olmak,şad olmak,küstahlık etmek,kuyunun suyunu çıkarmak,atın tırnağı istediği yere kavuşmak,nesneyi gizlendikten sonra aşikare etmek,izhar etmek,hükmü veya cevabı içtihat veya araştırma ile ortaya çıkarmakأَنْبَطَ : إِنْبَاطاً
kaideden hariç etmek,kural dışı tutmak,hariç tutmak,istisna,müstesna,kural dışı,şaz,genel hükümden çıkarmak,bir hükmü öncesindekinden ayırmak ve inşaallah demek,sena eylemek,bir nesneyi bir diğer nesneden çıkarmak,muafiyet,müstesna etmek,iki kat etmek,birإِسْتِثْنَاءٌ (ج) إِسْتِثْنَاءَاتٌ يُقال الإسْتِثْنَاءَاتُ لاَ تُخِلُّ بِالقَاعِدَةِ و أَمَّا الإِسْتِثْنَاءُ فِي النَّحْوِ فَهُو إِخْرَاجُ الشَّيْئ مِنَ الحُكْمِ الَعَامِّ او مِنَ القَاعِدَةِ العَامَّةِ بِإحْدَي الأَدَوَاتِ نَحْو
idam hükmüحكم الإعدام
idam hükmüحُكْمُ الإعْدَامِ
Kuranın hükmüحكْمُ القُرْآنِ
iptal etmek,hükmü bozmak,kaldırmak,hükümsüz ve geçersiz kılmak,işi paydos etmek,adam saçmalamakأَبْطَلَ : إِبْطَالاً ، هُ
iptal etmek,ilga etmek,bozmak,kaldırmak,lağvetmek,işi bırakmak,paydos etmek,yok etmek,hükümsüz kılmak,boş kılmakأَبْطَلَ : إِبْطَالاً
iptal etmek,boş be batıl kılmak,ilga etmek,bozmak ,lağvetmek,yoketmek,kaldırmak,hükümsüz bırakmak,kılmak,batıl olduğu göstermek,butlanına hüküm etmek,tekzip etmek,yalan çıkarmak,söze hezliyat karıştırmak,latife söylemek,işi bırakmak,paydos etmek,battal etأَبْطَلَ : إِبْطَالاً، هُ
iptal,iptal etmek,yok etmek,hükümsüz kılmak,hükümsüz bırakmak,boş,batıl ve beyhude kılmak,bozmak,batıl etmekإِبْطَالٌ (ج) إِبْطَالاَتٌ
görevden almak,satışı bozmak,pazarlığı bozmak,feshetmek,istifa ettirmek,aziletmek,işine son vermek,almak,alış-verişi bozmak,fesih etmek,pazarlıktan geri dönmek,dememişken dedin diye iddia etmek,af etmek,düşürmek,iskat etmek,kaldırmak,devam ettirmekأَقَالَ : إِقَالَةً مِنْ ، هُ و يُقَالُ فِي الدُّعَاءِ اللَّهُمَّ أَقلْ عَثْرِتي أَيْ أَسْقِطْ زَلَّتِي و إِرْفَعْهَا !
azil etmek,görevli görevinden almak,ayırmak,uzaklaştırmak,akdi,satışı bozmak,kaldırmak,korumak,tutmak,azil etmek,para bozmak,dememiş iken dedin diye iddia etmek,düşürmek,el vermekإِقَالَةٌ (ج) إِقَالاَتٌ : إِسْقَاطٌ ، فَسْخُ العَقْدِ ، فَصْلُ صَاحِبِ مَنْصِبٍ عَنْ مَنْصِبِهِ
bozulmak,çürümek,bozuk,çürük olmak,kokmuş olmak,bozmak,batıl ve hükümsüz olmak,فَسُدَ ـُـ فَسَاداً
yok etmek,silmek,gidermek,mahvetmek,bozmak,ortadan kaldırmak,yonmakمَحْوٌ
iptal etmek,lağv etmek,kaldırmak,ilga etmek,nahivte iki mefülünü geçişli kılan efal-i kulubte lafzan va mahallen amilin amelini iptal etmek,batıl etmek,kaldırmak,kırmak,lağv etmek,mahrum etmek,birini ümitsiz eylemek,bozmakأَلْغَي : إِلْغَاءًَ
açmak,açıklamak,keşif etmekörtüsünü kaldırmak,muayene etmek,açığa çıkarmak,bulmak,aydınlatmak,kapağı kaldırmak,gam ve kederi gidermek,bulmak,kaptan kapağı kaldırmak,bir şeyin örtüsünü,perdesini kaldırmakكَشَفَ ـِـ كَشْفاً و كَاشِفَةً عَنْ
boş,batıl,hükümsüz,doğru olmayan,şeytanhak olmayan,bozukbozuk,o nesnedir ki hak ve doğru olmaya,hükümsüz,doğru olmayan,temelsiz,haksız,zatında hakikat ve sebat olmayan,beyhüde,hakkı olmayan,abes,ham,put,sane,sihir,afsun,sihirbaz,cadı,kumar,şirk,iblis,şeytan,hükümsüz,boş,geçersiz,batıl,kadük,muhal olan,hamبَاطِلٌ (البَاطِلُ) (ج) بُطُلٌ وأَبَاطِلُ و أَبَاطِيلُ : إِبْلِيسٌ و في القرآن الكريم
iptal etmek,kaldırmak,ilga etmek,kırmak,bozmak,lağv etmek,mahrum etmek,birini ümitsiz eylemekأَلْغَي : إِلْغَاءًَ
silmek,yok etmek,kaldırmak,iptal etmek,oku hedeften aşırmak,kabı doldurmak,çıkarmak,hükümsüz kılmak,iptal etmek,mahv etmek,yok etmek,imha etmek,öldürmek,canını çıkarmak,iptal etmek,tiksindirmekأَزْهَقَ : إِزْهَاقاً فِي : وَفِي القُرآنِ العَظِيمِ
isyan,ayaklanmak,isyan etmek,kazan kaldırmak,buyruk tutmamak,baş kaldırmak,bayrak açmak,kazan kaldırmak ,karşı gelmek,serkeşlik etmek,azmak,sapmak,öneğülenmekتَمَرُّدٌ (ج) تَمَرُّدَاتٌ : عِصْيَانٌ ، لِجَاجٌ
silmek,iptal etmek,yok etmek,imha etmek,mahv etmek,silmek,bozmak,harap etmek,vücudunu ortadan kaldırmak,öldürmekمَحَقَ ـَـ مَحْقاً
iyilikten ve yatlıktan halilik ve nesneden berilik ve hamlık ve çiğlik ve yönedsizlik ve tertipsizlikقَحٌّ
melce,penah,sığınacak yer,boyna astıkları hamayil ve,muska muhafazai nefse vesile olacak nesne ve afat ve beliye defi için ittihaz olunan muska ve tılsım ve tavizat misillü ve kale gibi muhkem ve metin ve mahfuz olan mevziحِرْزٌ
rükünler,köşeler,esaslar,temeller,şartlar,direkler,sütünler,kurmaylar,etraflar,anasır-ı erbaa,dört öğe ve element,nesnenin başlıca olan ecza ve azası ve mukarrer olan kavaid ve rusum ve devletin bakanları ve büyükleri ve ordu ve seraskerinin has muavinlerأَرْكَانٌ : شُرُوطٌ آدَابٌ ، عَنَاصِرُ أَرْبَعَةٌ وَهِيَ المَاءُ و الهَوَاءُ و النَّارُ و التُّرَابُ و هِيَ أَجْسَامٌ بَسِيطَةٌ َتَتَرَكَّبُ مِنْهَا المَوَّادُ ، أَطْرَافٌ ، أَجْزَاءٌ
galiz ve natıraş ve cafi ve şerrir kimse ve şu deveye denirki şaşkın ve oğuz adam gibi sersem ve sabukmağz olmakla yürümekte şitab ve süratle beyhude çabalayıp ikdam eder ola ona dahi *عجرفية*denirجَلْعَابَةٌ
galiz ve natıraş ve cafi ve şerrir kimse ve şu deveye denirki şaşkın ve oğuz adam gibi sersem ve sabukmağz olmakla yürümekte şitab ve süratle beyhude çabalayıp ikdam eder ola ona dahi *عجرفية*denirجَلْعَبٌ (م) جَلْعَبَاةٌ
göregen kişi,galiz ve natıraş ve cafi ve şerrir kimse ve şu deveye denirki şaşkın ve oğuz adam gibi sersem ve sabukmağz olmakla yürümekte şitab ve süratle beyhude çabalayıp ikdam eder ola ona dahi *عجرفية*denirجَلَعْبَي : شديد النظر
bir husus çetin ve çaparız ve dolaşık ve peçapeç olmak haleti,firib,hile,fend,aldatma,bir nesne kalın ve kaba ve yakışıksız ve uslupsuz ve endamsız olmak,düzen,mekr,keyd,al,bela,musibet,dahiye,cüret ve ikdam sahibi kimseعِنْدَأَوَةٌ : عُسر، إلتواء و في المثل : إن تحت طرّيقتك لعندأوة
bir nesneyi bir nesneye medarı metanet eylemek,bir kimseyi bir kimseye püşt ve penah ve kuvvet-i zahr kılmak,ihkam için binaya dayak ve payendan ve destek nasp eylemek,hayvan ve davarın ab ve alefine ve sair hizmet ve tımarına güzel takayyut ve riayet etmekرَدْءٌ
paslı ve lekeli nesne,alüde -i ayıp ve ar ve lekenak lüm ve hasaset ve idbar olan kimseصَدِئٌ و يقال رجل صضاغر صَدِئٌ اي لزمه العار و اللؤم
kin ve düşmanlık ve diyetten alınacak kesim ve verilecek borç,şu kavimki meslek ve sanatları ve yaşamları hiçbir şeyleri olmayaضَمَدٌ
daima oturur ve yatar yani evinden çıkmaz çok yemek yer ve içer ve pek yalancı ve yaltaklanan ve uykucu kimseرَجُلٌ قُعَدَةٌ ضَجَعَةٌ أَكَلَةٌ شُرَبَةٌ كُذَبَةٌ خُضَعَةٌ نُوَمَةٌ
payidar ve sabit etmek,künh ve hakikatına varmak,hakkıyla anlamak,sağlam ve muhkem etmek,yapışıp ayrılmamak,hareketi mecali olmaacak surette darp ve cerh veya rapt ve hapis etmek,bürhan ve beyyine ile tekid ve zahire çıkarmak,ispatlamak,kanıtlamak,ispat eأَثْبَتَ : إِثْبَاتاً و في القرآنِ الكريم
şu hatuna denirki akile ve reşide olup iş ve sanatında pişkar ve hazıka ve kargüzar ola,davulcu,davul ve kös çalmakta ustad olan mehterدَرَّابَةٌ
siyah kadın,sevda,kara,malhulya illeti,bir illet ki insana arız oldukta pek gamnak ve mukedder olur ve şiddet üzere olursa bazen kendisini telef eder ve aşk ve hırs ve tamah arzu ahlat-ı erbaa dan malum hılttırki safra ve dem ve balgamdan gayrıdırسَوْدَاء (ج) سُودٌ
bir nesne çapraşık,karışık,güç,düşvar,örtülü ve kapalı ve muğlak olmak,müşkil ve ve müştebih ve mültebis olmak,hall ve cevabı güç olmak,harflere nokta ve hareke koymak,tayin etmek,işkâl,problem,sorun,çetinlik,çaprazlık,güçlük,düşvarlık,kapalılık,muğlaklıkإِشْكَالٌ (ج) إِشْكَالاَتٌ
geçersizغير صالح ، باطل ، لاغٍ
kullanılmayan,geçersizبَطَلَ إِسْتِعْمَالُهُ
geçersiz vizeتَأْشِيرَةٌ غيرُ صَالِحَةٍ
geçersiz oyورقة غير صالحة ، صوت باطل
belge geçersiz,hükümsüz olduبَطَلَتِ الوَثِيقَةُ بَطْلاً و بُطُولاً و بُطْلاَناً
hükümsüz,boş,geçersiz,batılبَاطِلٌ
faidesiz,hükümsüz,boş,geçersiz,batılمُبْطَلٌ
hükümsüz,geçersiz iptal olunmuş,mülga,boşلاَغٍ
hükmü bozdu,iptal etti,geçersiz kıldıأَبْطَلَ الحُكْمَ : أَلْغَاهُ
batıl,doğru ve hak olmayan,şeytan,boş,hükümsüz,geçersizبَاطِلٌ (ج) أَبَاطِيلُ
iptal etmek,hükmü bozmak,kaldırmak,hükümsüz ve geçersiz kılmak,işi paydos etmek,adam saçmalamakأَبْطَلَ : إِبْطَالاً ، هُ
batıl,fasıt,heder olmak,hükümden düşmek,boşuna olmak,bir şey hükümsüz ve geçersiz olmakبَطَلَ ـُـ بُطُولاً و بُطْلاً و بُطْلاَناً
geçersiz oy,boş oyصَوْتٌ بَاطِلٌ
batıl ve hükümsüz bırakılan,iptal edilmiş,kaldırılmış,geçersiz,mülga,iptal olunmuş,kaldırılmış,lağv olunmuşمُلْغَي
kesat olan,durgun,geçmez olan,revaçsız olan,geçersiz olan,sürümsüz,hareketsiz,durgun,alı satı az olan pazarكَاسِدٌ
iptal etmek,hükümsüz kılmak,batıl kılmak,tatil ettirmek işi bıraktırmak,battal etmek,batıl kılmak, tatilettirmek,işi bıraktırmakبَطَّلَ : تِبْطِيلاً ، هُ
iptal etmek,hükümsüz kılmak,batıl kılmak,tatil ettirmek işi bıraktırmak,battal etmek,batıl kılmak, tafilettirmek,işi bıraktırmakبَطًَّلَ : تِبْطِيلاً ، هُ
kolay kılmak,kolaylaştırmak,müyesser kılmak,gönül muradınca birinin bir işi meydana ve vücüda gelmesine sebep olmakتَيْسِيرٌ (ج) تَيْسِيرَاتٌ
kolay kılmak,kolaylaştırmak,asan eylemek,müyesser kılmak,teslih etmek,atı hazırlamak,mümkün kalmak,gönül muradınca birinin bir işi meydana ve vücüda gelmesine sebep olmakتَيْسِيرٌ (ج) تَيْسِيرَاتٌ
iptal etmek,ilga etmek,bozmak,kaldırmak,lağvetmek,işi bırakmak,paydos etmek,yok etmek,hükümsüz kılmak,boş kılmakأَبْطَلَ : إِبْطَالاً
başarmak,edip kılmak,yapmak,bir işi işlemeğe başlamak ve işler olmak,kılmak,başarmak,yapmak,eylemek,hurma ağacının erkeğiجَعْلٌ
tehlikeye alıştırmak,atmak,karşılık göstermek,rehinlemek,haram kılmak,cesur,yiğit kılmak,bir işi birine sipariş yapmak,havale etmek,kendini tehlikeye ve ölüme atmak veya atmakta cesaretlenmek;atılmakأَبْسَلَ : إِبْسَالاً ، بِ ، لِ ، هُ
şayan kılmak,evcilleştirmek,insanlaştırmak,insanlı kılmak,evlendirmek,ehlileştirmek,evcilleştirmek,ehil kılmak,yetiştirmek,yetkili ve yetkin kılmak,selamlamak,formasyon,tekvin,layık kılmak,misafire ehlen ve sehlen veyahut hoş geldiniz sefa geldiniz demek,yetenekli kılmak,ehlileştirmek,ehliyetli kılmak,lyık görmek,insanlı kılmak,evlendirmekتَأْهِيلٌ (ج) تَأْهِلاَتٌ
bağlamak,ilzam etmek,gerektirmek,gerekli kılmak,bağlayıcı kılmak,bağlı kılmak,lazım kılmak,mecbur etmek,icbar etmek,zorunlu kılmak,muarazada hasmı susturmak,münazaa ve bahiste galebe çalmak,zorlamak,sıkmakأَلْزَمَ : إِلْزَاماً ، هُ
iptal etmek,boş be batıl kılmak,ilga etmek,bozmak ,lağvetmek,yoketmek,kaldırmak,hükümsüz bırakmak,kılmak,batıl olduğu göstermek,butlanına hüküm etmek,tekzip etmek,yalan çıkarmak,söze hezliyat karıştırmak,latife söylemek,işi bırakmak,paydos etmek,battal etأَبْطَلَ : إِبْطَالاً، هُ
şayan kılmak,evcilleştirmek,insanlaştırmak,insanlı kılmak,evlendirmek,ehlileştirmek,evcilleştirmek,ehil kılmak,yetiştirmek,yetkili ve yetkin kılmak,selamlamak,formasyon,tekvinتَأْهِيلٌ (ج) تَأْهِلاَتٌ
bir işi karıştırmak,giydirmek,giyirmek,örtmek,karışık ve müştebih kılmak,belirsiz etmek,şüphelenmekأَلْبَسَ : إِلْبَاساً عَلَي، هُ و فِي الأَسَاس
kolay kılmak,kolaylaştırmak,kolaylatmak,asan eylemek,müyesser kılmak,gönül muradınca birinin bir işi meydana ve vücüda gelmesine sebep olmak,adamın develerinin ve koyunlarının doumu kolay olmak,koyunun nesli,dölü ve yüyü çok olmak,asan eylemekيَسَّرَ : تَيْسِيراً ، هُ
bağlamak,bağlayıcı kılmak,ilzam etmek,kandırmak,icbar etmek,zorunlu kılmak,gerektirmek,gerekli kılmak,lazım kılmak,mevbur etmekأَلْزَمَ : إِلْزَاماً ، هُ
görevlendirmek,sorumluluk yüklemek,,mal olmak,birini zor bir işi yapmaya zorlamak,iş buyurmak,yükümlü kılmakكَلَّفَ : تَكْلِيفاً ، هُ
tatil etmek,işsiz kılmak,işlevsiz etmek,paydos etmek,bozmak,arızalandırmak,boşaltmak,paydos etmek,tatil etmek,kadın ziynetsiz,süssüz olmak,halel getirmekعَطَّلَ : تَعْطِيلاً ، هُ
boşaltmak,paydos etmek,tatil etmek,durdurmak,aksatmakk,kadın ziynetsiz,süssüz olmak,durdurmak,aksatmak,arızalandırmak iptal etmek,alı koymak,boşaltmak,işten güçten fariğ kılmak,işten güçten kalınan gün,tatil,paydos,Hak tealanın haşa bütün sıfatını ret ve inkar etmekتَعْطِيلٌ (ج) تَعْطِيَلاَتٌ
paydosإذن ، عطلة ، رخصة ، تعطيل ، فايدوس
paydosيوم الراحة او التفرغ عن الشغل ، عطلة ، تعطيل ، عدم الشغل ، فرصة ، يوم الإجازة ، يوم المسامحة ، بطالة الشغل ، تعطيل ، عطلة ، فيدوس
paydos günüيوم الراحة ، يوم التعطيل ، يوم الراحة او التفرغ عن الشغل
paydos günleriايام العطلة ، اَيام الإجازة ، اَيام المسامحة
paydos etmekتعطيل
paydos etmekتعطيل ، فودسة
dairelerin çalışmasını paydos etmekتعطيل عمل الدوائر
tatil,paydos,işsizlik,bekarlık,boşlukعُطْلَةٌ (ج) عُطَلٌ ، إِجَازَةٌ
ders saatleri arasında verilen ara,paydos,teneffüsفُسْحَةٌ بَيْنَ سَاعَاتِ الدَّرْسِ
işçi paydos etti,çalışmaya ara verdi,işsiz olduبَطِلَ العَامِلُ مِنَ العَمَلِ
yiğitlik göstermek,bahadırlanmak,tatil,paydos etmek,nefsine,arzusuna uymakتَبَطَّلَ : تَبَطُّلاً
saçma sapan konuşmak,saçmalamak,işçi paydos etmek,çalışmaya ara vermekبَطِلَ ـَـ بَطَالَةً فِي ، مِنْ
iptal etmek,hükmü bozmak,kaldırmak,hükümsüz ve geçersiz kılmak,işi paydos etmek,adam saçmalamakأَبْطَلَ : إِبْطَالاً ، هُ
toprak kurumak,kuraklaşmak,kuyunun suyu çekilmek,adam inkar etmek,iflas etmek,yerine getirmemek,adam şahitliğini gizlemek,saklamak,yorulup kalmak,başaramamak,kuvveti kesilmekبَلَحَ ـَـ بَلْحاً و بُلُوحاً بِ
yapmak,tertip etmek,iyilik etmek,sanat işlemek,düzmek,adam yetiştirmek,iyilik talep etmek,bir iş için birisini ihtiyar etmek,yapmak,sentezle birleştirmek,üründülemek,adam ve çırak yetiştirmek, dostlar için yemek ve ziyafet tertip etmekإِصْطِنَاعٌ (ج) إِصْطِنَاعَاتٌ : إِسْتِصْنَاعٌ
yapmak,tertip etmek,düzmek,adam yetiştirmek,iyilik talep etmek,bir iş için birisini ihtiyar etmekإِسْتِصْنَاعٌ
adam yapamayacağını söyleek,yalandan vaat etmek yahut yalan yere temaduh etmek,anmakبَذْلَخَ : بَذْلَخَةً و بِذْلاَخاً
uzun boylu iri adam,ahmak adam,kötü ahlakı adam,fena adamبِرْشَاعٌ : بِرْشِعٌ
uzun boylu iri adam,ahmak adam,kötü ahlaklı adam,fena adamبِرْشِعٌ ، بِرْشَاعٌ
bir şeyi yapmak istemek,yapmak,tertip etmek,düzmek,adam yetiştirmek,iyilik talep etmek,bir iş için birisini ihtiyar etmekإِسْتَصْنَعَ : إِسْتِصْنَاعاً ، هُ
iptal etmek,hükmü bozmak,kaldırmak,hükümsüz ve geçersiz kılmak,işi paydos etmek,adam saçmalamakأَبْطَلَ : إِبْطَالاً ، هُ
iyilik etmek, iş işletmek, yapay olmak, hazırlanmak, sentezle birleştirmek, ziyafet çekmek, adam edip yetiştirmek, ihtiyar etmekإِصْطَنَعَ : إِصْطِنَاعاً
hırsız gizlemek,hırsız yatağı olmak,adam veya aslan dik bakmak,yürürken acele etmek,hızlı yürümek,kötü ve zalimane muamele etmek,kötü sözü çok söylemek,birine katığı lokma etmekأَلْغَفَ : إِلْغَافاً عَلَي ، هُ
iyilik etmek,iyi yapmak,iş işletmek,iş işlenmek,bir şey yapay olmak,hazırlanmak,sentezle birleştirmek,Allah rızası için ziyafet vermek,çekmek,adam edip yetiştirmek,ihtiyar etmek,seçmek,emir etmek,çırak yetiştirmek,kendine ayırmakإِصْطَنَعَ : إِصْطِنَاعاً لِ ، هُ
kısa boylu adam semirip yumrulanmak tostoparlak olmak,koşmak,süraatle yürümek,kovmak,tardetmek,yere vurmak,düşürmek,yıkmak,cima etmek,mahzun ve mükedder etmekجَظَّ ـُـ جَظّاً
fasık,abdestsiz,sapkın,imansız,azgın,ahlaksız,günahkar,itaat çemberinin dışına çıkan,hakkın emrini tutmayan,abdestsiz,sapkın,fasık adam,hak yoldan çıkan adam,zinakar adam,kafir adam,fasık adam,hak yoldan çıkan adam,zinakar adam,kafir adamفَاسِقٌ (ج) فُسَّاقٌ و فَسَقَةٌ و فَاسِقُون و فِي القُرْآنِ
adam düz taban olmak,kadının memeleri cılız olmak,silmek,sürmek,mesh etmek,taramak,vurak,kesmek,zayıflatmak,izale etmek,gidermekمَسِحَ ـَـ مَسَحاً
bozmak,silmek,fesih etmek,fesih,iptal olmak,feshetmek,ilga,lağv etmek,vücut ve akılca gevşek,maksadını elde edemez adamفَسْخٌ : إِلْغَاءٌ ، إِزَالَةٌ
saçmalamakإهجار ، تكلم بالهذيان ، هذيان
sözde hata saçmalamakهذر
saçma sapan konuşmak,saçmalamak,işçi paydos etmek,çalışmaya ara vermekبَطِلَ ـَـ بَطَالَةً فِي ، مِنْ
saçmalamak,sayıklamak,saçma sapan söylemek,hastalık veya başka sebepten yolsuz konuşmakهَذِيَ ـِـ هَذْياً و هَذَيَاناً
iptal etmek,hükmü bozmak,kaldırmak,hükümsüz ve geçersiz kılmak,işi paydos etmek,adam saçmalamakأَبْطَلَ : إِبْطَالاً ، هُ
fahiş söz söylemek,saçmalamak,hata etmek,batıl,faydasız şey,önemsiz şey,hata,düşük mal,metaلَغَاً
can çekişme nedeniyle hezeyan konuşmak,saçmalamak,sayıklamak,abuk sabuk konuşmak,sayıklamak,saçma sapan söylemek,hastalık veya başka sebepten yolsuz konuşmakهَذَي ـِـ هَذْياً و هَذَيَاناً
bir şey ince olmak,çok hafif olduğundan uçmak,düşünmeden ağzına geleni söylemek,saçmalamak,fena fal atmak,hafif olmak,ince olmakهَفَتَ ـِـ هَفْتاً و هُفَاتاً
abuk sabuk,saçmalamak,sayıklamak,saçma,boş laf,hezeyan,abes söz söylemek ve sayıklamak,akılsız söz söylemek,saçma,boş laf,hezeyan,yava,herzeهَذَيَانٌ
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Blog

Çevirmenin Sesi Projesi


Merkezi Çeviri Sistemi Kullanmanız İçin 5 Neden


Serbest Çevirmen Olarak Güven İlişkisi Kurmanın Yolları


Çeviri Belleği: Global Markaların Vazgeçilmez Aracı


Kurumsal Firmalarda Yeni Pozisyon: Çeviri Yöneticisi


Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid