1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid kırmak,uzaklaştırmak,dümdüz etmek kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
kırmak,uzaklaştırmak,dümdüz etmek مَرَتَ ـِـ مَرْتاً
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
selamlamak,öpmek,almak,teslim almak,devr almak,ele almak,el ile dokunmak,istilam etmek,yapışmak,yüz sürmek,el sürerek ziyaret etmek,ekşn başak vermekإِسْتَلَمَ : إِسْتِلاَماً
bir işi bitirmek için tasalanmak,dikkat etmek,önem vermek,bir işe duruşmak,ilgilenmekbakmak,kederlenmek,gamnak olmak,üzülmek,dikkat etmek,dikkatle bakmak,kederli olmakإِهْتَمَّ : إِهْتمَاماً بِ ، لِ
hisse talep etmek,and etmeyi istemek,yemin,kasem teklif etmek,taksim istemek,bölmek,bölmek istemek,yemin etmesini istemek,kısmet talep etmek,bölüşmek,hisse hisse etmeyi istemekإِسْتَقْسَمَ : إِسْتِقْسَاماً ، هُ
birine birden bire ve ansızın bir şey zuhur etmek,başkalarından evvel yetişmek için acele etmek,geçmek, tutulmayıp akmak, istemeksizin çıkı vermek,ay tamam olmak,dolunay olmak,ivmek, girişmek,çabuk olmakبَدَرَ ـُـ بَدْراً و بُدُوراً إِلَي
yurdunu özlemek,göreceği gelmek,arzulamak,amaçlamak,kast ve niyet etmek,hazırlanmak,yolculuk tedarikini,hazırlığını yapmak,hazır olmak,salmak,sarılmak,el dokundurmak,oynatmak,düşmanı bir hamle ile bozmak,çekişmek,niza etmek,doğrulmak,doğru gitmekأَبَّ ـُِـ أَبّاً و أَبِيباً و أَبَاباً و أَبابةً إِلَي ، لِ ، هُ
çarpmak,çarpım,vurmak,vuruş,dayak,nevi,tür,darp,çarpma,dövmek,darp,çalmak,dayak,kütek,darp etmek,arık ile semiz arasında olan hafif etli kimseseyir etmek,zikir etmek,çarpmak,çarpım,sefer,sefere gitmek,sürat eylemek,çalmak,nevi,kere,kez,darb,çeşit,tür,kötek,dayak,çubuklamak,çırpınmak,kalbi vurmak,yeryüzünda dolaşmak,birini vurmak,dövmek,vurmak ,vuruş, dövmek , seyir etmek , zikir etmek,sınıf,nevi,çeşit,tür,babet,kere,kez,darb , çarpmak , çarpım,sefer, sefere gitmek,sürat eylemek,çırpmakضَرْبٌ (ج) ضُرُوبٌ و أَضْرَابٌ : صِنْفٌ، نَوْعٌ ، طَرْقٌ ، خَبْطٌ شَدِيدٌ ، قَرْعٌ ، لَطْمٌ ، خَبْطٌ بالعَصَا كَضَرْبِ الحَصِيرِ و الصُّوفِ و الثَّوْبِ و نَحْو ذَلِكَ
birine sert ve şiddetle muamele etmek,unf ve huzura giriftar kılmak,şiddetle levm ve serzeniş etmek,bir şeyi şiddetle almak,tutmakأَعْنَفَ : إِعْنَافاً هُ
iki kişi arkadaş olmak,arkadaşlık etmek,arkadaş olmak,arkadaş tutmak,eşlik yapmak,birlikte yaşamak,dost edinmek,birbirine yoldaş olmak,musahabet etmekإِصْطَحَبَ : إِصْطِحَاباً ، هُ
sefer,hamle,kampanya,atak,hücum,salmak,hamle etmek,saldırmak,hamle,saldırı,hücüm,düşman üzere saldırıp hücüm etmek,operasyon,furya,sarkıntılıkحَمْلَةٌ (ج) حَمَلاَتٌ
taklit,gelenek,görenek,anane,tayin emri,taklit etmek,aynını yapmak,yansılamak,taktırmak,kuşandırmak,adet,örf,atamak,tayin etmek,bir kimse bir kimseye öykünmek,kılıç kuşamak,kuşanmak,yansılamak,benzetmek,boynuna geçirmek,gerdanlık olan zincir yahut sair nesne ve iltizam edip kendine borç misilli add etmek,asıla imtisal edip benzetmek,asıla benzetme olan nesneتَقْلِيدٌ (ج) تَقْليدَاتٌ و تَقَالِيدُ ، مُقَلَّدٌ ، مُزَوَّرٌ ، زَيْفٌ: أَمْرُ التَّعْييِنِ
parmak ucuyla tenavül etmek,almak,almak,tutmak,yakalamak,derdest etmek,devşirmek,almak,kabız etmek,devşirmek,yakalamak,tutmak,yakalamak,almak,kabızlık,nesneyi az az almak,kavzamak,kabzamak,kabsamak,nesneyi az az almakقَبْضٌ
kesmek,delmek,dereyi geçmek,fare elbiseyi yemek,mükafaatlandırmak,borç etmek,ölmek,cem etmek,kemirmek,yemek,şiir söylemek,anlatmak,geçmek,dizmek,karşılık vermek,mükafat vermekقَرَضَ ـِـ قَرْضاً
abluka,kuşatmak,hisar,çevirme,hisar,abluka,kuşatma,kale,istihkam verilmiş yer,düşmanın etrafını kuşatıp sıkıştırmak,kıstırmak,tazyik etmek,muhasara etmek,muhasara,ambargo,bağ,yularحِصَارٌ (ج) حِصَارَاتٌ وحُصُرٌ ، قَيْدٌ
hutbe okumak,hatunu nikah ile talep etmek,bir kimseyi bir hatunla evlenmeye davet etmek,evlenmek için hatuna dünürlük eylemek,nişanlanmak,hatun evlendirilmeğe davet eylemekإِخْتِطَابٌ (ج) إِخْتِطَابَاتٌ : خَطْبٌ و يُقَالُ إِخْتَطَبُوهُ إذَا دَعَوُهُ إِلَي تَزْوِيجِ صَاحِبَتِهِمْ
kıyamette ölülerin dirilmesi,dirilişi,baas,haşir ve maad,gönderilen,mürsel,mebus,müfreze,elçi,uykudan uyandırmak,ölüyü diriltmek,kuvvet,sebep olmak,salmak,irsal etmek,ihya etmek,yaratmak,birini peygamber,etmek,göndermek,yaratmak,göndermek,diriltmek,salmak,ölüleri diriltmek,uykudan uyandırmak,kaldırmak,çok dertten dolayı uyuyamamak,diriliş,baas,ordu,elçi,resul,müfreze,kıyamet günüبَعْثٌ (ج) بُعُثٌ و بُعُوثٌ ، نُشُورٌ ، إِرْسَالٌ ، جَيْشٌ ، رَسُولٌ ، الّذِي لاَ يَسْتَطِيعُ أَنْ يَنَامَ لِكَثْرَةِ هُمُومِهِ ، يَوْمُ البَعْثِ أَي يَوْمُ القِيَامَةِ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid