1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid kırmak,uzaklaştırmak,dümdüz etmek kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
kırmak,uzaklaştırmak,dümdüz etmek مَرَتَ ـِـ مَرْتاً
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
yassılaşma, dümdüz olmaإِسْتِسْطَاحٌ
taş dümdüz olduإِمَّلَقَ الحَجَرُ : صَارَ أَمْلَسَ
dümdüz yere düşmekأَفْأَي : إِفْآءً
dümdüz olan şeyأَصْلَجُ (ج) صُلْجٌ (م) صَلْجَاءُ
emek çekmek,gücünü vermek,kırmak,saçı taramak,yenmek,galip gelmek,kırmak,gedmek,üstün gelmek,saçı tarakla dağıtmakكَدَهَ ـَـ كَدْهاً
toprağı dövüp dümdüz ettiدَكَّ التّرَابَ : كَبَسَه و سَوَّاه
yeri dümdüz etti,döşediسَمْهَدَ : سَمْهَدَةً الأَرْضَ
adam dümdüz yere düştüأَفْأَي الرَّجُلُ : وقَعَ فِي المَوْضِعِ الأَمْس
nesne dümdüz ve akolmakزَهِلَ ـَـ زَهَلاً
yer onunüstünde dümdüz olduتَوَدَّأَتْ عَلَيْهِ الأَرْضُ
yeri onun üzerinde dümdüz ettiوَدَّأَ عَلَيْهِ الأرْضَ تَوْدِيئاً : سَوَّاهَا
yumuşak,dümdüz ve pürüzsüz olmakمَلُسَ ـُـ مَلاَسَةً
yayvan,yassı,düz,dümdüz,düzlemمُسَطَّحٌ (ج) مُسَطَّحَاتٌ
atın sırtı,beli dümdüz olduإِخْلَوْلَقَ مَتْنُ الفَرَسِ : صَارَ أَمْلَسَ
hapis etmek,alı koymak,eğmek,bükmek,kırmak,çadırın eteklerini kısa iplerle kazıklarla bağlamak,meyil ettirmek,yanaştırmak,kırmak,acımak,bağlamak,men etmek,sınmakأَصَرَ ـِـ أَصْراً عَلَي ، هُ
istemek,arzu etmek,dilemek,rağbet etmek,niyet etmek,kast etmek,sevmek,otlatmak,sevk etmekأَرَادَ : إِرَادَةً بِ ، عَلَي ، هُ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
kışkırtmak,kındırmak,teşvik etmek,itmek,terğip etmek,tahrik etmek,sevk etmek,sürmek,rağbet etmekإِحْتَثَّ : إِحْتِثَاثاً ، هُ
kışkırtmak,kındırmak,teşvik etmek,itmek,terğip etmek,tahrik etmek,sevk etmek,sürmek,rağbet etmekإِحْتِثَاثٌ (ج) إِحْتِثَاثَاتٌ
Allaha itaat etmek,boyun eğmek,ibadet etmek,tapmak,kulluk etmek,kölelik etmek,hizmet etmekعَبَدَ ـُـ عِبَادَةً وعُبُودِيَّةً لِ و فِي القُرْآنِ العَظِيمِ " قُلْ يَا أَيُّهَا الْكَافِرُونَ * لاَ أَعْبُدُ مَا تَعْبُدُونَ * وَلاَ أَنتُمْ عَابِدُونَ مَا أَعْبُدُ * وَلاَ أَنَا عَابِدٌ مَّا عَبَدتُّمْ * وَلاَ أَنتُمْ عَابِدُونَ مَا أَعْبُدُ * لَكُمْ دِينُكُمْ وَلِيَ دِينِ"
buğz etmek,sevmemek,nefret etmek,birine düşman olmak,ayıplamak,adavet etmek,düşmanlıkla karışık buğuz etmek,kabul ve ikrar etmekشَنَأَ و شَنِئَ ـَـ شَنْأً و شِنْاً و شُنْاً و شَنْأَةً و مَشْنَأً ومَشْنَأَةً ومَشْنُؤَةً و شَنَآناً و شَنَآناً وشَنَاناً
çekişmek,mücadele etmek,münazaa etmek,münakaşa etmek,kavga etmek,bir şeyi herbiri kendi tarafına çekmek,kakışmak,ihtilaf etmek,ortutتَنَازُعٌ ، تخاصم ، تقارع ، تصادم
peyda etmek,ihdas etmek,türetmek,yoktan var etmek,zuhura getirmek,çıkarmak,icat etmek,bir şeyi yeniden yapmak ve sonra etmekإِحْدَاثٌ (ج) إِحْدَاثَاتٌ و في العرف الإحداث إيجاد الشيئ مسبوق بالزمان
beklemek,bekçilik etmek,göz kulak olmak,gözetmek,korumak,siyanet etmek,gözcülük etmek,,kollamak,muhafaza etmek,esirgemek,kalecilik etmek,çalmak,uğrulamakحَرَسَ ـُِـ حَرَساً وحَرْساً و حِرَاسَةً ، هُ
toplamak,büyütmek,ziyade etmek,artırmak,övmek,özür dilemek,tahsil etmek,biriktirmek,cem etmek,devam etmek,arkasını bırakmamak,hayatta bulunan bir adamı övmek,medih ve sena etmek ,düzeltmek,ıslah etmek,artırmak,çoğaltmak,itmam ve ikmal etmek,tamamlamak,tazim ve tekrim etmekثَبَّي : تَثْبِيَةً ، هُ
güvenmek,itimat etmek,bir şeye dayanmak,isnat etmek,kabul etmek,seçmek,üründülemek,desteklemek,inanmak,kast etmek,tasdik etmek,onaylamak,yerine getirmekإِعْتَمَدَ : إِعْتِمَاداً عَلَي ، هُ
imha etmek,tahrip etmek,yıkmak,tarumar etmek,idam etmek,yok etmek,helak etmek,imha etmek,helak ve idam etmek,tarumar ve perişan etmek,harap etmek,öldürmek,yerle bir etmek,yıkmakتَدْمِيرٌ (ج) تَدْمِيرَاتٌ و تَدَامِيرُ ٌ: محو، إهلاك: ٌومنه قوله تعالي
çok lanet etmek,eziyet etmek,işkence etmek,telin etmek,lanetlemek,azap etmekلَعَّنَ : تَلْعِيناً ، هُ
tez cevap vermek,kabul etmek,temsilci atamak,temsil etmek,vekil tayin etmek,davet etmek,birini bir işe çağırmak,icabet etmek,ortaya çıkmakإِنْتَدَبَ : إِنْتِدَاباً ،هُ ، لِ و يُقَالُ نَدَبَ لِكَذَا و إِلَي كَذَا فَانْتَدَبَ لَهُ
uymak,itaat etmek,teslim olmak,boyun eğmek,kabullenmek,söz dinlemek,denileni yapmak,itikat etmekkabul etmek,itiraf etmek,izan etmek,pes etmek,anlamakأَذْعَنَ : إِذْعَاناً بِ ، لِ
biriyle münazaa etmek,düşmanlık etmek,bozuşmak,münakaşa etmek,tartışmak,mücadele etmek,kavga etmek,çekişmek,düşmanlık etmek,biriyle münazaa etmek,dava etmek,bozuşmak,hasım olmak,muhasama etmek,birbiriyle çekişmek,düşmanlık etmek,bozuşmak,kavga etmek,muhasame edişmekخَاصَمَ : مُخَاصَمَةً و خِصَاماً مَعَ ، هُ
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid