1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid kağıdı delmek süretle yazıyı meydana getiren araç kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
kağıdı delmek süretle yazıyı meydana getiren araç خَتْمٌ مُثَقِّبٌ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
oyun kağıdı,iskambil kağıdıوَرَقَةُ اللَّعْبِ
kurutmaç,kurutma kağıdı,peşkir,havlu,silecek,sünger gibi kullanılan paçavra,sünger,peşkir,havlu,su kurulayan bez,silecek,kurutma kağıdı,su kurulayan bez,silgiمِنْشَفَةٌ (ج) مَنَاشِفُ : بَشْكِيرٌ
nota kağıdıوَرَقَةُ النُّوتَةِ
oyun kağıdıورق اللعب ، كاغد اللعب
ölüm kağıdıورقة الوفاة ، شهادة الوفاة
papirüs kağıdıأَبْرَدِيٌّ
papirüs kağıdıورق بردي
parşömen kağıdıورق مشمع
posta kağıdıورق بوسطة ، ورق البريد
resim kağıdıوَرَقَةُ الرَّسْمِ
resim kağıdıورقة الرسوم
saman kağıdıورقة تبنية ، ورق الترسم
müzik kağıdıوَرَقَةُ المُوسِيقَي
karbon kağıdıوَرَقُ كَرْبُون
karton kağıdıورقة مقوي
delmek, bozulmak,eksiltmek,azaltmak,zayıflatmak,delmek,pelenk ile çamaşırı ıslah etmekخَلَّ ـُِـ خَلاًّ و خُلُولاً
delmek,delik açmak,ağaç kurdu ağacı delmekنَخْرَبَ : نَخْرَبَةً
ayak ve tırnak aşındırmak,delmek,duvar veya deri deliğ,nakap,delmek,lağım,dağda dar yolنَقْبٌ (ج) أنْقَابٌ و نِقَابٌ : طريق ضيّق فِي الجبل
kesmek,kat etmek,dolaşmak,gezmek,delmek,geçmek,yola koyulmak,delmek,seyahat etmekجَابَ ـُـ جَوْباً و تَجْوَاباً
yasağı delmek,amborguyu delmekخَرْقُ الحَظْرِ
delmek,delik delmek,delik açmak,yandan yana işleyip geçmek,delik,malumatı kamile,yurduثَقْبٌ (ج) ثُقُوبٌ و أَثْقَابٌ و أَثْقُبٌ
yırtmak,perdeyi yırtmak,parçalamak,yarmak,çiğnemek,delmek,rezil etmek,ırza geçmek,bozmak,perdeyi çekip açmak,delmekهَتَكَ ـِـ هَتْكاً ، هُ
ıslık,ıslık çalmak,tıklamak,sıtlık vermek,vurmak,tıklamak,gagalamak,delmek,delmek,gaga ile vurma,kazma,oymak,delik açmak,kemiği kırmak,gaga ile vurma,tıklama,kazma,oyma,delik açma,tılamak,gagalamak,vurmak,delmek,taş oymak,kuş tutmakنَقْرٌ
tayin,tayin etmek,atama,atamak,belirtmek,belirlemek,inci delmek,belirtmek,ısmarlamak,determinasyon,kişinin yaramazlığını yüzüne söylemek,ayırtmak,inci delmek,tayin etmek,atamak,göstermek,belli etmek,belirtmek,ısmarlamak,belirlemek,inci delmek,kişinin yaramazlığını yüzüne söylemek,sairelerden tefrik edip bir hususa mahsus kılmak,akçadan maada askere ve bazı sair memurlara ita olunan mekülat,yiyecekler,ve lavazımat mezburenin muyyen miktarı,determinasyonتَعْيِينٌ (ج) تَعْيِينَاتٌ : تَنْصِيبٌ
yarmak,delmek,arıtmak,kesmek,geçirmek,kaldırmak,dişi yarılmak,devemin dişi çıkmak,şak etmek, şarabın kabını delmek,süzüp durultmak,bir işi veya neyi,ikri kati ve ilişiksiz etmek,gömülmüş küpün üstünden toprağını kaldırmak,açmak,devenin azı ve köpek dişi eti yarıp çıkmak, ihtiyacı görmekبَزَلَ ـُـ بَزْلاً و بُزُولاً
delik açtırmak,açmak,çok delmek,delik açtırmak, çok delmek,alevlendirmek,kibrit yakmak,tutuşturmak,alevlendirmek,kibrit yakmak,ateşi tutuşturmak,ihtiyarlık saç ve sakala kır serpmekثَقَّبَ : تَثْقِيباً فِي
inciyi,tahtayı ,ot gürbüz olmak,dövmek,kazığı sökmek,yıkmak,tahrip etmek,yıkmak,bozmak,tahrip etmek,dövmek,göndermek,ağacı,inciyi,tahtayı delmek,vurmak,kavuta kuru bir şey katmak,karıştırmak,kazığı sökmek,yıkmak,delmek,ufaltmakقَضَّ ـُـ قَضّاً ، هُ
gaga ile vurmak,çalmak,tıklamak,devşirmek,ağacı kakmak,delmek,gagalamak,gaga ile vurmak,çalmak,tıklamak,devşirmek,ayplamak,taşı kazmak,ağacı oymak,kapmak,oymak,kini delmek,kesmek,kazmak,araştırmak,üflemek,tuşlamak,ıslık çalmak,çağırmak,ıslık çalmak,çağırmak,ağacı kakmak,delmek,gagalamak,tıklamak,vurmak,ayplamak,taşı kazmak,ağacı oymak,üfürmekنَقَرَ ـُـ نَقْراً علَي
delmekثَلْعٌ
delmekثقب ، نقب ، قدح ،، خرم ، بخش ، إخراق ، شك بالشيش و نحوه ، خرق ، بزل ، تثقيب ، بخش
böyle,böylece,bu suretle,bunuın gibi,işte böyle,bunun için,hakeza,böylece,bu suretle,bunun gibi,işte böyle,bunun için,böyledir,şu vecihle,şöyle,cünanهَكَذَا ، كَذَا
o suretleبتلك الصورة
bu suretleبهذا الوجه ، بهذه الصورة ، بهذه الطريقة ، بهذه الكيفية
ol suretleبتلك الصورة
ne suretle ?بأي صورة ، كيف
bir suretle kiبِحَيْثُ أنّ
yalanını inandıracak suretle etrafıyla uydurduبَنَّقَ كِذْبَهُ : زَوَّقَهُ
yalanını inandıracak suretle etrafıyla uydurduبَنَّقَ كِذْبَهُ
nasıl,ne suretle,nite,nice ?كَيْفَ ؟
hakkıyla,haklı olarak,övülecek suretleعَنْ إِسْتِحْقَاقٍ
ne suretle tefsir etsen proplemi çözemezsinكَيْفَمَا فَسَّرْتَ لَمْ تَحُلَّ المُشْكِلَةُ
kağıdı delmek süretle yazıyı meydana getiren araçخَتْمٌ مُثَقِّبٌ
at ayaklarını tezs tez ve hafif bir suretle atarak yürüdüبَشِكَ الفَرَسُ
orada,öyleki,şöyleki,taki,a kadar,şekilde,suretle,bir yereبِحَيْثُ
talibin matlubu menhi medih ederek ısrarsız ve hüsnü suretle matlubunu ifham etmesiبَرَاعَةُ الطَّلَبِ فِي البَدِيعِ هِيَ أَنْ يُشِيرَ الطَّالِبُ إِلَي مُرَادِهِ مِنْ غَيْر أَنْ يُصرّح بالطَّلَبِ نَحْو يَا أَخِي أَنَا فَقِيرٌ و أَنْتَ غَنِيٌّ و أَنْتَ أَعْلَمُ النَّاسِ بِوَاقِعِ الحَيَاةِ و بِحَقِيقَةِ أَمْرِي فَفِي هَذَا الكَلاَمِ إششَارَةٌ طَلَبِ المَعُونَةِ
yazıyı karışık ve okunmaz surette yazdı,yazıyı karmakarışık yazdıثَبَّجَ الخَطَّ
yazıyı karmakarışık yazmak,yazıyı karışık ve okunmaz surette yazmak,sözü karmakarışık söylemekثَبَّجَ : تَثْبِيجاً
yazıyı ve hesabı temize çekmek,kurtarmak, kurtuluş,yazmak,kaleme almak,köle, kul ve cariye azat etmek,hür kılmak, özgürleştirmek,yazıyı ve hesabı beyaza çekmek,yazıp beyan etmek,testir etmek,kayıt etmek,deftere geçirmekتَحْرِيرٌ (ج) تَحْرِيرَاتٌ ، إِنْقَاذٌ ، كِتَابَةٌ
bir yazıyı eleştirmek,seçmek,para,nakit,eleştiri,tenkit,peşin verilen,bozuk ve kötü olmayan para,gümüş veya altın para,eleştirmek,kritizm,eleştiri,eleştirmek,kuş burnuyla vurmak,peşin vermek,bir yazıyı eleştirmekنَقْدٌ (ج) نُقُودٌ و فِي المَثَل: الوَقْتُ نَقْدٌ
yazıyı bozduفَسَخَ الكِتَابَةَ
yazıyı sildiطَلَّسَ الخَطَّ : مَحَاهُ
yazıyı silmekمحو الخط ، تطليس الخط ، شطب الخط
topraklamak,yazıyı irkelemekتَتْرِيبٌ
öğrenciye yazıyı öğrettiكَتَّبَ التِّلْمِيذَ : عَلَّمهُ الكِتَابَةَ
ona yazıyı öğrettiإِكْتَتَبَهُ : عَلَّمَهُ الكِتَابَةَ
kitabı,yazıyı yazdırdıإِكْتَتَبَ الكِتَابَ : إِسْتَمْلاَهُ
çocuğa yazıyı öğrettiهَجَّي الصَّبِيَ الكِتَابَ
yazıyı zincirleme yazdıسَلْسَلَ الخَطَّ
hattı,yazıyı yazdıنَمَقَ الخَطَّ : كَتَبَهُ
yazıyı öğrendi,kitabı okuduهَجَا الكِتَابَ : تَعَلَّمَهُ
izhar etmek,göstermek,meydana çıkarmak,ezberden okumak,aşikar etmek,açıklamak,beyan etmek,açıktan okumak,meydana çıkarmak,meydana vurmak,bir şeyi arkasına götürmek,aydınlatmak,öğle vaktine ulaşmak,dahil olmak,girmek,,öğle vakti yürümek,öğleye varmak,bel vermekأَظْهَرَ : إِظْهَاراً عَلَي ، هُ
izhar etmek,göstermek,meydana çıkarmak,ezberden okumak,açıklamak,aydınlatmak,göstermek,belirtmek,meydana vurmak,bir şeyi arkasına götürmekأَظْهَرَ : إِظْهَاراً ، هُ
idi,olmak,var olmak,meydana gelmek,vuku bulmak,meydana gelmek,sabit olmakكَانَ ـُـ كَوْناً و كِيَاناً و كَيْنُونَةً
kadın kocasından ayrılmak,boşanmak,kesilmek,açık olmak,meydana çıkmak,uzaklaştırmak,kesilmek,açık olmak,meydana çıkmak,cüda olmak,birini teredip gitmek,müfarakat etmekبَانَ ـِـ بَيْناً و بُيُوناً و بَينُونَةً و بَيَاناً عَنْ
kadın kocasından ayrılmak,boşanmak,kesilmek, açık olmak,açıklamak,ortaya,meydana çıkmak,görünmek,uzaklaşmak,uzaklaştırmak,boşanmak,kesilmek,açık olmak,meydana çıkmak,cüda olmak,birini teredip gitmek,müfarakat etmek,göçmek,genç kız evlenmekبَانَ ـِـ بَيْناً و بُيُوناً و بَينُونَةً و بَيَاناً عَنْ ، مِنْ ...
alışmak,muhabbet etmek,gönül almak,tasnif olunmak,toplanmak,oluşmak,birleşmek,yazılmak,kaleme almak,tasnif olunmak,toplanmak,birini celp için ülfet ve ünsiyet etmek,yeltenmek,toplanıp bir araya gelmek,meydana gelmek,huylanmak,üns tutmak,alışmak,düzgün olmak,intizama girmek,oluşmak,meydana gelmek,kurulmakتَأَلَّفَ : تَاَلُّفاً مِنْ ، هُ
ön olmak,öne çıkmak,karşı çıkmak,itiraz etmek,yüz çevirmek,kitabın başlığını yazmak,atı yularla durdurmak,olmak,vuku bulmak,meydana gelmek,meydana çıkmak,hatıra gelmek,vazgeçmek,akla gelmek,belirmek,vekil vasıtasıyla mahkeme huzuruna çıkmak,karşı çıkmak,itiraz etmek,yüz çevirmek,kitabın başlığını yazmak,atı yularla durdurmak,olmak, vuku bulmak,meydana çıkmak,hatıra gelmek , akla gelmek,belirmek,vaz geçmekعَنَّ ـُِـ عَنّاً و عَنَناً و عُنُوناً
hazırlanmak,silahlanmak,savutlanmak,bir işe lüzümü vecihi ile başlamak,muvafakat etmek,uyuşmak,hazırlanmak,silahlanmak,savutlanmak,yoluna girmek,vuku bulmak,cereyan etmek,varmak,çıkmak,meydana gelmek,sonuçlanmak,kast etmek,iyi davranmak,asan olmak,kolaylıkla hasıl olmak,dan,den meydana gelmek,çıkmak,sonuçlanmak,varmak,bir şeyi beklemek,ummakتَأَتَّي : تَأَتِّياً عَنْ ، لِ ، مِنْ
meydana atılmakتبرّز إلي فضاء الخطر
meydana çıktıبَرَزَ إِلَي السَّاحَةِ
meydana atıldıتَبَرَّزَ إِلَي فَضَاءِ الخَطَرِ
meydana çıkaranكاشف ، كشّاف
meydana çıkarmakكشف ، إستخراج ، تكشف ، إخراج في الظاهر ، إستكشاف ، إستبطان ، إحداث ، إيجاد ، إخراج إلي الخارج ، إعلان ، نشر ، إظهار
meydana konmuşمعروض
meydana getirmekإيجاد ، خلق ، تكوين ، إحداث ،تشكيل ، تنجيح ، تقوية ، إكمال
getirenمحضِر
geviş getirenمُجْتَرٌّ
yemiş getirenثامر
geviş getirenمجترة
tekbir getirenمكبر
geviş getiren hayvanحيوان مجتر
idamları yerine getirenمُنَفِّذُ الإِعْدَامَاتِ
geviş getiren hayvanlarحَيْوَانَاتٌ مُجْتَرَّةٌ
müdrir,idrar getirenمُدْرِرٌ
veba getiren buharlarأَبْخِرَةُ الأَوْبئَةِ
geviş getiren hayvanlarحيوانات مجترة
geviş getiren hayvanحَيْوَانٌ مُجْتَرٌّ
koğucu,söz götürüp getirenقَسَّاسٌ : نَمَّامٌ
memesine ağız getiren davarملَبِّئٌ
bileşiği oluşturan,meydana getirenمُقَوِّمٌ : مَكَوِّنٌ
alet,edat,ilgeç,araç,malzeme,avadanlık,mal,zeme,takım,araç,gereç,enstrument,pusatأَدَاةٌ (ج) أَدَوَاتٌ
binek,gemi,merkep,araç,binit,araçمَرْكَبٌ (ج) مَرَاكِبُ
araç,vasıta,vesile,aracı,dilekçi,gerdanlığın ortasındaki değerli müceher taşı,taşıt,vasıta,vesile,gerdanlığın ortasındaki değerli müceher taşı,vasıta,araç,gerdanın ortasında olan cevherوَاسِطَةٌ (ج) وَسَائِطُ: وَسِيلَةٌ ، وَسِيطٌ ، شَفِيعٌ :
araç noرَقَمُ الوَاسِطَةِ
araç (as)وسيلة النقل ، واسطة النقل ، مركبة ، عربة ، عبر ، أداة ، أدوات ـ أسباب ، أجهزة
araç muayenesiفَحْصُ المَرْكَبَاتِ
araç sürücüsüقائد المركبة
insansız araçمركبة غير مأهولة
Araç, taşıtوسائل ، وسائل النقل
insanlı araçمَرْكَبَةٌ مَأْهُولَةٌ
hafif araçمَرْكَبَةٌ خَفِيفَةٌ
askeri araçمركب عسكري ، مركبة عسكرية
askeri araçمَرْكَبَةٌ عَسْكَرِيَّةٌ
askeri araçمَرْكَبٌ عَسْكَرِيٌّ
lüks araçمركبة فاخرة
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid