1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid kadın eli yaşlarına varıp adetten kesildi kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
kadın eli yaşlarına varıp adetten kesildi جَرْشَبَتِ المَرْاَةُ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
korkak kadın,yüreksiz kadın,peynir satan kadın,peynirci kadın,musalla,namazgah,kabristan,mezarlık,ovaجَبَّانَةٌ : مصلّي
göz karası gayet ak olan kadın,kara güzlü kadın,gümüş vücütlü kadın,teni bembeyaz kadın,Hz.Fatmaحَوْرَاءُ (ج) حُور
güzel,dilber kadın,gökçek avrat,izzet ve şeref sahibi kadın,kavmi arasında mutbere ve şerife olan karı,şerefli,namuslu kadın,şerife ve seyyide kadın,küçük yapılı vearık kadın,sağrısı büyük ve ağır olup sikletinden yürürken soluyan kadınبَهِيرَةٌ (ج) بَهَائِرُ : سَيَّدَةٌ شَرِيفَةٌ و يقال إمرأة بَهِيرَةٌ
saçına ek yapan kadın,saçı kısa veya az olduğundan başka bir kadının saçını saçına ekleyen kadın,peruka takan kadın,gençken fahie olup ihtiyarlığında kavatlık yapan kadınوَاصِلَةٌ و فِي الحَدَيثِ الشَّرِيفِ
Medine-i Münevvere,zorlanan kadın,bir işe zorlanmış kadın,mecbur edilmiş kadınمَجْبُورَةٌ : المَدِينَةُ المُنَوَّرةُ
süse,bezeğe ihtiyacı olmayan güzel kadın,iffetli,namuslu,şerefli kadın,evli kadınغَانِيَةٌ (ج)غَوَانٍ و غَانِيَاتٌ
kısa boylu,bodur kadın,edepsiz ve gürültücü kadın,pek beyaz kadınبُهْصُلَةٌ ، بَهْصَلَةٌ و يقال إمرأة بُهْصُلَةٌ اي قصير القامة
hamile kadın,gebe kadın,iki canlı,bir şey yüklenmiş kadınإِمْرَأَةٌ حَامِلٌ
pek dayanıklı,erişilmez olan,iffetli,namuslu kadın,ırzını muhafaza eden kadın,fercini koruyan kadınأَحْصَنُ
dalağı iri kadın,kalın dudaklı kadın,kötü kokan kadınوِذْرَةٌ
kadın doktor,tabibe;hemşire,hasta bakıcı kadın;sünnetçi kadınآسِيَةٌ (ج) آسِيَاتٌ و أَوَاسٍ
kadın önder,kadın yüzbaşı,öncü,komşu evleri dolaşan kadınرَائِدَةٌ (ج) رَائِدَاتٌ
hayız gören kadın,adet gören kadın,ay başı gören kadın,hayızlı kadın,ay başılı kadınحَائِضٌ (ج) حَوَائِضُ
güzel,dilber kadın,kavmi arasında mutbere ve şerife olan karı,şerife ve seyyide kadın,küçük yapılı vearık kadın,sağrısı büyük ve ağır olup sikletinden yürürken soluyan kadınبَهِيرَةٌ (ج) بَهَائِرُ و يقال إمرأة بَهِيرَةٌ
kazanan kadın,galip gelen kadın,kurtulan kadınفَائِزَةٌ (ج) فَائِزَاتٌ
eli kelepçeli,eli bağlı,bukağılı,laleliمَغْلُولُ الأَيْدِي
eli sertleşti,kurudu,eli nasır bağladıجَسَأَتْ يَدُهُ : يَبِسَتْ
becerikli,akıllı,zeyrek,anlayışlı,uyanık,zeki,mahir,hünerli,usta,marifetli,kabiliyetli,sanatkar,eli çabuk,eli yakışırأَرِبٌ : عَاقِلٌ ، مَاهِرٌ
becerikli,akıllı,zeyrek,anlayışlı,uyanık,zeki,mahir,hünerli,usta,marifetli,kabiliyetli,sanatkar,eli çabuk,eli yakışır,açık yürekli,candan,samimiأَرِيبٌ (ج) أُرَبَاءُ : أَرِبٌ ، عَاقِلٌ ، مَاهِرٌ ، ثَاقِبُ الفِكْرِ
eli kesilmiş adam,çolak,kesik,pek keskin,eli kesik kimse,sağırأَقْطَعُ (ج) قُطُعٌ و قُطْعَان (م) قَطْعَاءُ :مَقْْطُوعُ اليَدِ ، أَصَمُّ و فِي الحَدِيثِ
eli açık,eli genişرَحِبُ اليَدِ
ayak ve eli eğri olan kimse,ayağı veya eli bileğnden kurumuş olan kimse,çolak,aksak,topal,lengأَعْسَمُ (ج) عُسْمٌ (م) عَسْمَاءُ ، يَابِسُ اليدِ ، مَنْ إِعْوجَتْ قَدَمُهُ أَوْ كَفُّهُ لَيَبِسَ فِي مَفْصَل رُسْغِهَا
bir eli balda bir eli yağdaإحدي يديه في العسل و الأخري في السمن
bir eli yağda bir eli baldaإحدي يديه في العسل و الأخري في السمن اي يعيش في بحبوحة ، يعيش في النعيم ، يعيش برغد و هناء
kol,kulacı büyük olan,kolu bükülüp eğrilen kişi,eli eğri olan,bileği eğri olan adam,eli bileğinden eğri olan adamأَكْوَعُ (ج) كُوعٌ (م) كَوْعَاءُ العَظِيمُ الكُوعِ ، مَنْ إِلْتَوَي كُوعُهُ و إِعْوَجَّ
seyrek ve eğri dişli kişi,seyrek ve eğri dişli kimse,ayaklarının,ellerinin veya dişlerinin arası seyrek olan,eli eğri kimse,eli çarpık kimseأَفْلَجُ (ج) فُلْجٌ (م) فَلْجَاءُ : مُتَبَاعِدٌ مَا بَيْنَ الأَسْنَانِ اَوْ مَا بَيْنَ اليَدَيْنِ أَوْ مَا بَيْنَ القَدمَيْنِ
pek cömert,en cömert,ziyade eli vergili olan,ziyade cömert,eli ziyade açık olan,civanmert,daha sahavetli olan,pek sahi olanأَسْخَي و فِي المَثَلِ
adımları sıklamak,adımlamak,buruşmak,kuruyup buruşan şey,eli sıkı ve sık,cimri,katı şey,kuruyup buruşan şey,buruşmak,eli sıkı,cimriكَزٌّ
değerli,kıymetli,güzel,iyi,cömert,kerem sahibi,değerli,alicenap,cıvanmert,kerim,kerem edici,eli açık,eli açık,asilzade,hür fikirli,çok,af ve müsamahası çok adam,misafirperver,nazik,asil,soylu,mert,ikram eden,lutufkar,ihsan ve kerem sahibi,kerim,Allahكَرِيمٌ (ج) كُرَمَاءُ و كِرَامٌ : كَرَمٌ : : ثَمِينٌ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
el veya parmakları kesik olan,parmağı düşmüş kimse,eli kesik,eli kesilmiş,parmağı kesik,düşmüş olan,çolak,kulağı ve dudağı kesik kimse,parmakları dökülmüş,parmaksız,miskin illetine düçar,cüzamlı,cüzam illetine müptela olan kimseأَجْذَمُ (ج) جُذْمٌ (م) جَذْمَاءُ (ج) جَذْمَي : مَقْطُوعُ اليَدِ و الأنَامِلِ او ألأَصَابِعِ ، مَجْذُومٌ ، المُصابُ بالجُذَامِ و هُوَ مَرَضٌ يُسَبِّبُ تَسَاقُطَ اللَّحْمِ و الأَعْضَاءِ
göz yaşlarına boğulmakإنغراق في الدموع
göz yaşlarına hakim olamadıلم يقدر السيطرة علي دموعه
göz yaşlarına hakim olamadıلم يسيطر علي دموعه
kelimeler göz yaşlarına karıştإِخْتَلَطَتِ الكَلِمَاتُ بالعَبَرَاتِ اَيِ بِالدُّمُوعِ
kadın eli yaşlarına varıp adetten kesildiجَرْشَبَتِ المَرْاَةُ
sağalmak,zayıflamak,arıklamak,hastalıktan kalkıp toplanmak,kadın eli yaşlarına varıp adetten kesilmekجَرْشَبَ : جَرْشَبَةً
telafi,telafi etmek,kelam-ı sabıktan hasıl olan tevehümü defetmek,herhangi bir kitaptaki yanlışları sonradan farkına varıp düzeltmek,istidrak,anlamak,tefehhüm etmek,ulaşmak,erişmek,herhangi bir kitaptaki yanlışları sonradan farkına varıp düzeltmek,anlayıإِسْتِدْرَاكٌ (ج) إِسْتِدْرَاكَاتٌ : إِصْلاَحُ مَا فَاتَ ، رَفْعُ خَطَأٍ او تَوَهُّمس حَصَلض مِنء كَلامٍ سَابِقٍ
varıp gelmekإياب و ذهاب بالمداومة، ملازمة ، تردد علي
beraber varıp götürmekإيصال بارفاقة ، إيصال مصحوباً
ona yaklaştı,varıp çattıقَحَمَ إِلَيْهِ
nesnenin sonuna varıp durduإِنْتَهَي الشَّيْئَ
onun karşısına varıp dikildiهَدَفَ مِنْهُ
öuharebede asker varıp birbirine çatmakتَزَاحُفٌ (ج) تَزَاحُفَاتٌ
kemale varıp vakti yetişmiş olanآنيٌ
kadın eli yaşlarına varıp adetten kesildiجَرْشَبَتِ المَرْاَةُ
yaklaşmak,varıp çatmak,yerde duraklamadan,konaklamadan gitmekقَحَمَ ـَـ قَحْماً إِلَي
hayvan toynağı yeri kazarken katı yere varıp kazmaz olduأَكْدَي الحَافِرُ : بَلَغَ الكُدْيَةَ و هِيَ الحَجَرُ العَظِيمُ الشَّدِيدُ فَلاَ يُمْكِنُهُ أَنْ يَحْفِرَهُ
onu topladı,devşirdi,ansızın onun üzerine varıp anlayıp bildiإِلْتَقَطَهُ
sağalmak,zayıflamak,arıklamak,hastalıktan kalkıp toplanmak,kadın eli yaşlarına varıp adetten kesilmekجَرْشَبَ : جَرْشَبَةً
dalkavuk ve uyuntu tabir olunan şahsa denir ki ziyafete davetsiz varıp hazır olurخُضْرٌ
kemale varıp vakti yetişmiş olan,kemale ermiş,olmuş,pişmişآنِيٌ (م) آنِيَةٌ
adetten dışarıخارق العادة ، فوق العادة ، غير مألوف ، غير معتاد
adetten vazgeçmekنفي العادة ، دفع الإعتياد
adetten hariç ulufeوظيفة فوق العادة
adetten hariç olan masraflarمصاريف غير معينة ، مصاريف غير عادية
adetten kesilmiş geçkin kadınجَرْشَبِيَّةٌ
adetten hariç bir güne işkenceنكال غير معتاد ، أذية غير مألوفة
kadın eli yaşlarına varıp adetten kesildiجَرْشَبَتِ المَرْاَةُ
sağalmak,zayıflamak,arıklamak,hastalıktan kalkıp toplanmak,kadın eli yaşlarına varıp adetten kesilmekجَرْشَبَ : جَرْشَبَةً
elli ve daha fazla yaş görmüş adın,adetten kesilen kadın,hiç hayız görmemiş kadınآئِسَةٌ (ج) آئِسَاتٌ
elli yaşını geçen kadın,elli veya elli beş yaşına basmış kadın,adetten kesilen avrat,hiç hayız görmemiş kadınآئِسَةٌ (ج) آئِسَاتٌ
bir hususun icrasını birinin uhdeine ihale edip kabulü yahut tartını dahi o kisenin reyine bırakmak,kabul edip ahz eylesin yahut icra eylesin diye birinin önüne bir nesne sürmek,adetten hariç gösteriş ve tazim ve riayet ,maliyet,teklif,görevlendirme,yükleme,resmiyet,mal olmak,görevlendirmek,yükümlü kılmak,etmek,teklif,görevlendirme,yükümlülükتَكْليفٌ (ج) تَكَالِيفُ و تَكْلِيفَاتٌ : تَوْظِيفٌ
kendi üzerine meşakkatli iş almak,adetten hariç masraf yahut gösteriş etmek,güç bir işe girişmek,zoraki ve külfetle bir şeyi yapmak,bir kimse üzerine meşakkatli,zor bir iş almak,kendisini ilgilendirmeyen bir işi yapmakla karşılaşmak,adeti olmayan bir işi yapmaya koyulmak,güç bir işe girişmek, yapmak,görevlenmek,külfetlenmekتَكَلَّفَ : تَكَلُّفاً بِ ، هُ
tavuğun yumurtası kesildi,tavuk yumurtlamaktan kesildiأَقْطَعَتِ الدَّجَاجَةُ : إِنْقَطَعَ بَيْضُهَا
irtibat kesildi,görüşme kesildiإِنْقَطعَ الإِتِّصَالُ
kesildiبَاءَ : إِنْقَطَعَ
kesildiلِيْمَ بِهِ
nesne kesildiبَلِتَ الشَّيْئُ : إنْقَطَعَ
nesne kesildiقُطِعَ الشَّيْئُ : إِنْقَطَعَ
kağıt kesildiقُطع الورق
nesne kesildiبَتَّلَ الشَّيْئُ : إِنْقَطَعَ
nesne kesildiإِنْبَضَعَ الشَّئُ : إِنْقَطَعَ
nesne kesildiإِنْجَذَرَ الشَّيْئُ
nesne kesildiإِنْقَرَضَ الشَّيْئُ
işten kesildiإِنْقَطَعَ عَنِ العَمَلِ
iştahı kesildiأَصَابَهُ إِبَاءٌ
nesne kesildiتَرَّ الشَّيْئُ
hastalık kesildiإِنْحَسَمَ المَرَضُ : إِنْتَهَي و إِنْقَطَعَ
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid