1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid kendini alçak tutmak kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
alçak gönüllülük göstermek,kendini alçak ve hakir tutmak,alçak gönüllü olmak,alçak gönüllülük etmek,alçak gönüllü olmak,tevazu göstermek,bir iş üzerine ittifak etmek,birleşmek تَوَاضَع : تَوَاضُعاً عَلَي ، لِ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
adam kendini intihar etti,canına kıydı,kendini astı,kendini öldürdü,kendini boğazladıإِنْتَحَرَ الرَّجُلُ ، قَتلَ نَفْسَهُ
kibir,kendini beğenme,kendini beğenip böbürlenmek,kendini beğenmişlik,kibir,fazla gurur,tanlamak,gösteriş,caka,kendini görmek,kuyruk sokumuعُجْبٌ
öldürmek veya onun maksadıyla kendini bimuhaba savaş meydanına atmak,kendini ölüm ve helaka atmak,kahramanca kendini kendini savaşa atmak,ölesiye savaşmak,asker,savaşçı,yiğit kşi ya helak olurum veya helak ederim diye kendini savaşa atmak,yüzünü ölüme tuإِسْتَبْسَلَ : إِسْتِبْسَالاً
kendini medih etmek,tekellüf edip bazı etvarı memduha ittihaz ve izhar etmek,övünmek,kendini büyük görmek,maktanmak,kendini büyük görmekتَمَدَّحَ : تَمَدُّحاً
asker kendini ölüme attı,ölümden korkmayıp kendini tehlikeye attı,ölmek istercesine savaştı,ölesiye savaştı,gayet çecaatten kendini ölüme,helaka,tehlikeye teslim edip ölmekten acı çekmediإِسْتَقْتَلَ الجُنْدِيُّ : عَرَّضَ نَفْسَهُ لِلْمَوْتِ
intihar etmek,kendini boğazlamak,canına kıymak,kendini öldürmekإِنْتَحَرَ : إِنْتِحَاراً عَلَي
buhurdan ile kendini tütsüledi,kendine güzel koku sürdü,kendini kokulandırdıإِسْتَجْمَرَ بالمِجْمَرَةِ : تَبَخَّرَ بِهَا
kendini tehlike ve ölüme attı,atıldı,tehlikeye göğüs germeğe kendini alıştırdıبَسَّلَ نَفْسَهُ لِلخَطَرِ أولِلْمَوْتِ : اَلْقَي نَفْسَهُ للتَّهْلُكَةِ و المَوْتِ
kendini insanlara alçatıp ona eziyetle bindiler,yani kendini onların ayak altlarına verdiإِسْتَرْحَلَ النَّاسَ نَفْسَهُ : اَذَلَّهَا لَهُمْ فَرَكَبُوهَا بالأَذَي
adam kendini cehalet ve delaletten geri tuttu,cehaletten kendini aldı,yaramaz efalden çekindi,yalıncak olduإِرْعَوَي الرّجُلُ عَنِ الجَهِلِ او الضَّلاَلِ : إِنْصَرَفَ عَنْهُ و إِمْتَنَعَ
kahramanca kendini kendini savaşa atmakإِسْتَبْسَلَ : إِسْتِبْسَالاً
kendini kaldırıp yere yere vurmak,kendini yer üzerine atmak,vaadini yerine getirmemek,kendini yere vurmak,yerden yere atmak,çarpmak,vadini yerine getirmemek,ahde hulf etmek,vefa etmemek,sözünde durmamak,yorulup aciz kalmak,yassılatmak,bol,çok olmakبَلْدَحَ : بَلَْدَحَةً
kendini beğenme,bencillik,egoizm,kendini başkasının üstünde tutmak,başkasına tercih etmek,seçmek,ihtiyar etmekأَثَرَةٌ : إِسْتِئْثَار، صَلَفٌ *: و في الحديث النبويّ
adam elinden iş gelmez olup övündü,adam kendini abartarak övdü,kendini vasıfta mübalağa ettiإِكْتَوْتَي بَالغَ فِي صِفَةِ نَفْسِه مِنْ غَيْرِ عمَلٍ
intihar etmek,canına,kendine kıymak,kendini öldürmek,kendini boğazlamak,aç gözlülük etmekإِنْتَحَرَ : إِنْتِحَاراً عَلَي و فِي المَثَلِ
alçak gönüllülük göstermek,kendini alçak ve hakir tutmak,alçak gönüllü olmak,alçak gönüllülük etmek,alçak gönüllü olmak,tevazu göstermek,bir iş üzerine ittifak etmek,birleşmekتَوَاضَع : تَوَاضُعاً عَلَي ، لِ
alçak yer,alçak gönüllü,mütevazi kimse,en düşük,en alçakأَخْفَضُ
aşağı,alt,dip,aşağı,zir,daha aşağı,esfel,ziyade sefil,ziyade alçak olan,alçak kimse,kemter,yaramaz asılsız,soysuz sopsuz kişi,alçak yer,Kürtçe Jir derlerأَسْفَلُ (ج) أَسَافِلُ (م) سفْلَي : تَحْتُ ، الجُزْءُ الأدْنَي ، ضِدُّ الأَعْلَي و في القرآن الكريم
alçak,aşağılık kişi,düşük,adi,alçak,hizan,deni,ipsiz,cimri olanدَنِئٌ
şu obruk ısık ve alçak yere denir ki içinde olan şahıs gizlenip görünmiye,kurumu kısa yerden yapma alçak deveطَأْطَاءٌ و يقال حجبه الطَّأْطَاءُ فلم أَرَهُ و هو المنهبط من الأرض يستر من كان
alçalmak,alçak gönüllü olmak,mütevazi olmak,alçak asıllı olmak,alçak,kötü mayalı olmak,deve binicisi binmesi için boynunu aşağı eğmek,boynuna basıp binmek için deve başını aşağı eğmekإِتَّضَعَ : إِتِّضَاعاً
hor,zelil,alçak,horlanmış,aşağılanmış,hakir,hor,alçak ,sefil,aşağı,boyun eğen,yumuşakذَلِيلٌ (ج) أَذِلَّةٌو أَذِلاَّءُ : حقير
soyu alçak,alçak soyluدَنِئُ النَّسَبِ
alçak yüksklik,alçak irtifaإِرْتِفَاعٌ مُنْخَفِضٌ
yakışıksız,taslak ve ferümaye ve alçak olan kimse,alçak adamجِلْفٌ
aşağılanmak,horlanmak,zelil,alçak,hor,önemsiz,hakir olmak olmak,alçak olmak,zayıf düşmek,boyun eğmek,eğilmekذَلَّ ـِـ ذُلاًّ و ذِلَّةً
ziyade alçak ve düşük olan,miktarı pek cüzi olan,kemter,ziyade alçak olan,miktarı pek cüzi olan,asgari,minimum,asgari,en yakın,daha yakın,pek yakın,en alçak,en aşağı,yaramaz,kötü kimse,en zayıf,en düşük,katı alçak nesne,ziyade yakın,ednaأَدْنيَ (ج) أَدْنَوْن و اَدَانٍ (م) دُنْيَا (ج) دُنَي : أَقْرَبُ ، أَضْعَفُ ، أَسْقَطُ ، أَحَطُّ و فِي المَثَلِ
ziyade zelil ve alçak ve rüsvay olan,ziyade hor,hakir,alçak kişiأَذَلُّ
küçülen,küçük olan,itaatkar,boyun eğen,uysal,alçak,hor,zelil,zül ve hakaret ve rezalete razı ve mütehammil olan,alçak, ferümayeصَاغِرٌ : ذَلِيلٌ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
alçak,zelil,cimri,kötü mayalı olmak,alçak ve cimri olmakلَؤُمَ ـُـ لُؤْماً و لآمةً
unf ve şiddet ve satvetle yapışıp tutmak,hastalıktan ifaket bulup ancak henüz pek zayıf ve dermansız olmak,nekahetle bulunmak,yakalamak,kuvvetle tutmak,şiddetle almak,kahr ile tutmak,kapmak,kahr ile tutmak,sımsıkı tutmak,şiddetle ve kuvvetle tutmak,yapışmak,sağlam tutmak,kahr ile tutmak,yakalamak,üzerine almakبَطَشَ ـُِـ بَطْشاً بِ ، مِنْ ، عَلَي
unf ve şiddet ve satvetle yapışıp tutmak,hastalıktan ifaket bulup ancak henüz pek zayıf ve dermansız olmak,nekahetle bulunmak,yakalamak,kuvvetle tutmak,şiddetle almak,kahr ile tutmak,kapmak,kahr ile tutmakبَطَشَ ـُِـ بَطْشاً بِ
birbirini tutmak,bir şeyi salıvermemek üzere sıkıca tutmak,yapışmak,zapt etmek,imsak etmek,perhizkarlık etmek,tutmak,kavuşmakتَمَاسَكَ : تَمَاسُكاً بِ
ücretle kullanmak,ücretle tutmak,kıralamak kira ile tutmak,birini ırgat tutmak,kiralamak,tuğla ve kiremit pişirmekإِسْتَأْجَرَ : إِسْتِئْجَاراً
yüceltmek,yüce tutmak,ulu etmek,saygı göstermek,hürmet etmek,büyütmek,çok vermek,tazim etmek,ululamak,şanını yüceltmek,yüce tutmak,büyük tutmakأَجَلَّ : إِجْلاَلاً ، هُ و يُقَالُ أَجلّوا اَيْ قُولُوا يَا ذَا الجَلاَلِ و آمِنُوا بِاللهِ ذِي الجَلاَلِ
eline almak,kabız etmek,avuçlamak,kapsamak,eliyle tutmak,tutmakقَبَثَ ـِـ قَبْثاً بِ
kavrayıp sıkı tutmak,unf ve şiddetle yapışıp tutmakأَبْطَشَ : إِبْطَاشاً
almak ,kapmak,ahzetmek,tutmak,yapışmak ,başlamak,tutmak, taahhüt etmek , benimsemek , yakalamakأَخَذَ ـُـ أَخْذأً و تَأْخَاذاً و مَأْخَذاً
umumi hükümden çıkarmak,hariç tutmak,ayırmak,muaf tutmak,affetmek,müstesna kılmakإِسْتَثْنَي : إِسْتِثْنَاءً ، هُ
haşa hariç tutmak,ayrı tutmak,saynamak,başkaحَاشَا
kiralamak,icareye vermek,kira ile tutmak,ücret tutmak,mühlet talep etmek,isticarإِسْتِئْجَارٌ (ج) إِستِئْجَارَاتٌ
kira ile tutmak,ücretle tutmak,kiralamakإِسْتَأْجَرَ : إِسْتٍئْجَاراً
evkurumlanmak,tütünden islenmek,is tutmak,kurum tutmakكَتِنَ ـَـ كَتَناً
meyil etmek,eğilmek,sapmak,sevmek,yönelmek,okşamak,bir şeyden vazgeçmek,terk etmek,kaymak,çalmak,yüz tutmak,dayanmak,güneş batmaya yüz tutmak,sapmak,okşamak,çalmak,yüz tutmak,dayanmak,vaz geçmek,güneş batmaya yüz tutmakمَالَ ـِـ مَيْلاَ و مَيَلاَناً و تَمْيَالاً ومُيُولاً و مَيْلُولَةً و مَمَالاً و مَمِيلاً إِلَي ، بِ ،عَنْ ، علي و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
kavim birbirlerini tutmak,güreşte rakibini oyuna getirip sıkıca tutmak,bağlamak,ağrı ve sızıdan başını kaldıramamakإِئْتَخَذَ : إِئْتِخَاذاً فِي ، لِ
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid