1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid kirpik,kirpik yeri,gözün alt kapağı kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
kirpik,kirpik yeri,gözün alt kapağı أَسْكُفٌ : مَنَابِتُ أَهْدَابِ العَينِ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
herşeyin kenarı,kirpik,deve dudağı,kirpik biten yerشَفْرٌ (ج) أَشْفَارٌ
kirpik,kirpik yeri,gözün alt kapağıأَسْكُفٌ : مَنَابِتُ أَهْدَابِ العَينِ
kirpikدَارِمٌ
kirpik (is)هدب (ج) أهداب ، رمش ، شعر جفن العين ، رموش
kirpik, çiçek buketiرَمْشٌ (ج) رُمُوشٌ
kirpik biten yerشفر (ج) أشفار
parmak uçlarıyla sağma,kirpik,saçakهَدْبٌ
göz kapağında kirpik biten yerشُفُرٌ
kaş ve kirpik kılları çok olmakوطف
kirpik,saçak,püskül,Kürtçe bijang dırهُدْبٌ (ج) أَهْدَابٌ
göz kapağının çevresidir ki kirpik bittiği yerdirأخصام
göz kapağının çevresidir ki kirpik bittiği yerdirأَخْصَامٌ
akciğere nefes girecek yol,kirpik dibi sivilcesi,havada toz duman şeklinde görilen şeyقَمَعٌ
kaş ve kirpik kılları çok olmak,uzun olmakوَطِفَ ـَـ وَطَفاً
göz kapağının iç tarafı,gözün sürme çekilen yeriحِمْلاَقٌ
kirpik,kirpik yeri,gözün alt kapağıأَسْكُفٌ : مَنَابِتُ أَهْدَابِ العَينِ
iri göz,gözün beyazı pek ve parlak beyaz,siyahadı tam,safi siyah olma,gözün akı karasını çevreleme,yüzü güzel,açık bilinenبَرَجٌ (ج) أَبْرَاجٌ
gözün ucu dar olmak,elbiseyi kabaca dikmek,teyellemek,gözün ucu dar olmakteyellemek,yamasız dikmek,daraltmak,bir şey etrafında dönmeketrafında dolaşmak,sıkılmak,üzülmeحَاصَ ـُـ حَوْصاً و حِيَاصَةً
göz,çeşm,göz nuru,gözün görmesi,basar,görme veya anlama gücü,kalp gözü,bilmek,görmek,idrak,görüş,görme duyusu,görüp bilmek,gözün görücülüğüبَصَرٌ (ج) أَبْصَارٌ : نظر ، عين ، إدراك ، مكرو فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
kapamanın,peştemalın düğüm yeri,ek yeri,ek yeri,eklem,mafsal,elin oynak yeriمَعْقِدٌ (ج) مَعَاقِدُ
gözün akı büyük olmak,gözün karasını tümünü kaplamak,göz güzel olmak,kaşların arası uzak olmak,geniş olmak,yemek ve içmekte geniş olmak,kadın süslü görünmek,süsünü göstermekبَرِجَ ـَـ بَرَجاً
yeri sürüp ekmek,yeri yarmak,yeri kazıp derinleştirmekأَكَرَ ـُـ أَكْراً (تر)
insanın ve devenin tabanı altındaki et,deve tırnağı,ayak eti,parmak diplerinin aya tarafındaki etleri,gözün üstünde veya altında beliren yumru et,avuçta parmakların köklerindeki lop etler,gözün üst ve alt kapaklarındaki şiş,büzülüp yer yer beyazlanmış et,kol eti,göz etiبَخَصٌ (و) بَخَصَةٌ : لَحْمٌ تَحْتَ الجَفْنِ الأَسْفَلِ يَظْهَرُ عِنْدَ تَحْدِيٌقِ النَّظَرِ ، لَحْمٌ نَاتِئٌ بَارِزٌ فَوْقَ العَيْنَينِ أو تَحْتِهِمَا ، لَحْمُ القَدَمِ ، لَحْمُ أُصُول الأصَابِعِ ، لَحْمُ الذّرَاعَيِنِ ، لَحْمُ العَينِ
gözün kulak tarafından olan köşesi ki göz kuyruğu tabir olunur,gözün burun yanından olan köşesi ki göz pınarı tabir olunurمَاقِئٌ : مُوقِئٌ : مؤخر او مقدم العين
büküntü yeri,kırma,elbisenin kırılma yeri,kırma yeri,bir nesnenin kırılacak yeri,asıl,elbisenin kırılma yeri,kırma yeri,bir nesnenin kırılacak yeri,asılمَكْسِرٌ (ج) مَكَاسِرُ
mafsal,düğüm,kavuşulacak yer ve zaman,birleşme ve kavuşma yeri,kaynak yeri,vuslat yeri,bir ipin başka bir ipe eklendiği yer,Musul iehriمَوْصِلٌ (ج) مَوَاصِلُ
savaş,muharebe,savaş meydanı,uğraş yeri,savaş yeri,kavga yeriمَعْرَكَةٌ (ج) مَعَارِكُ : محل الحرب
hayvanın sırtında oılan yağır ve cıdav yeri,ağrılı yeriإِرَّةٌ
yeri yarılığa vermek,bir miktar mahsul karşılığında yeri ektirmekآكِرَ : مُآكَرَةً
çarpık ve çetin iş,dişlek,üst ön dişleri öne çıkıp alt dişlerinin üstüne kapanmayan,alt çenesi uzun olmakla üst ön dişleri alt ön dişlerine eşit olmayan kimse eğri çeneli kişiأَفْقَمُ (ج) فُقْمٌ (م) فَقْمَاءُ : مَنْ تَقَدَّمَتْ ثَنَايَاهُ العُلْيَا فَلاَ تَنْطبِقُ عَلَي السُّفْلَي ، أَمْرٌ أَعْوَجُ صَعْبٌ
hasırın alt ucu,alt tarafıطَرَفٌ أَسْفَلُ للحَصِيرِ
alt,aşağı,dan aşağı,alt tarafında,taht,bir şeyin altı : seccade ayaklar altına konulurتَحْتَ ، تَحْتُ ، أَسْفَلُ ضِدُّ الفَوْقِ نحْو : تُوضَعَ السَّجَّادَةُ تَحْتَ الأَرْجُلِ
alt komisyon,alt komiteلَجْنَةٌ فَرْعِيَّةٌ
kesilmek,gözün üst ve alt kapakları dönüp devrik olmak, alt dudak yarık olmak,göz kapakları bir sebeple kalınlaşmak,gılzat kesp etmekشَتَرٌ
alt yürütme komitesi,alt yürütme komisyonuلَجْنَةٌ فَرْعِيَّةٌ تَنْفِيذِيَّةٌ
zarf-ı mekan mensub,izafe olduğu şeye göre manası değişir.aşağı,yukarı arka,ön,müstesna,önce,isim fiil olarak al,manasına,beri,biraz aşağı,alt,as,den ,aşağı,sız,sızın,kıymetsiz,aşağıda,ikinciderecede,önemsiz,olmaksızın,sız,siz,suz,süz,suzun,sızın,sızın,olmak,alçak,dun,başka,alt,altında,adi,bayağı,arasında,beri,biraz aşağı,aşağı,alt,altında ,aşağıda,ikinci derecede,önemsiz,adi,bayağıدُونٌ : بِدُونِ : بِلاَ ، مِنْ غَيْرِ : تَحْتَ ، أَسْفَل
alt,taht,aşağı,altında,alt taraf,herhangi bir şeyin altı,aşağı,zir,alta,taht,altında,altına,altta,aşağı,halk,esafil,ayak takımı,hakir ve hor bir yerde oturmak,alçak olmak,aşağıda oturmak,aşağı halktan sefil ve ferümaye olmakتَحْتٌ (ج) تُحُوتٌ وفِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
altتحت ، أسفل ، أدني
alt ( is)تحت (ج) تحوت ، لوت ، دون ، أسفل ، نقيض الفوق ، دون ، ما دون ، أدني ، فرع ، فرعي ، داخلي ، سريّ ، لوتة ، ذيل ، قعر
alt kattaفي الطبقة السفلي ، في الطابق الأسفل
alt kimlikهُوِيَّةٌ فَرْعِيَّةٌ
alt katطَبَقَةٌ سُفْلَي
alt kanatجَنَاحٌ أَدْنَي
alt yapılarبُنَي تَحْتِيَّةٌ
gözünün kapağı dönük kimse,gözünün kapağı yırtık kimse ki yırtlak,yırtlaz tabir olunur,gözünün alt kapağı devrik olan kişialt dudağı yarık kimse,kendisinde kısur ve ayıp olan kimseأَشْتَرُ (ج) شُتْرٌ (م) شَتْرَاءُ : مَنْ كَانَ جَفْنُ عَيْنِهِ مُنْقَلِباً مِنْ أَعْلَي و أَسْفَلَ او مُنْشَقّاً او مُسْتَرْخِياً أَسْفَلُهُ ، مَا بِهِ شَتَرٌ اَيْ عَيْبٌ و نَقْصٌ ، مَنْ كَانَتْ شَفَتُهُ السُّفلي منشقّة
gözünün kapağı , dönük, gözünün kapağı yırtık kimseki yırtlak , yırtlaz tabir olunurأَشْتَرُ
açmak,açıklamak,keşif etmekörtüsünü kaldırmak,muayene etmek,açığa çıkarmak,bulmak,aydınlatmak,kapağı kaldırmak,gam ve kederi gidermek,bulmak,kaptan kapağı kaldırmak,bir şeyin örtüsünü,perdesini kaldırmakكَشَفَ ـِـ كَشْفاً و كَاشِفَةً عَنْ
bir kimsenin göz kapağı devrik olmak veya yukarıdan aşağıya doğru kapağı devrik olmak veya aşağısı yırtık veya sarkık olmakإِنْشَتَرَ : إِنِْشتَاراً
şişenin kapağıغِطَاءُ الزُّجَاجَةِ
göz kapağıجفن (ج) أجفان و جفون
göz kapağıجَفْنٌ (ج) جُفُونٌ
göz kapağıشَفْرُ العَينِ
tencerenin kapağıغِطَاءُ القِدْرِ
kapağı açmakكشف الغطاء
imbik kapağıطَبَقُ الإِنْبيقِ
imbik kapağıطبق الإنبيق
kabın kapağıغِطَاءُ الإِنَاءِ
kap kapağıغطاء الوعاء ، غطاء الآنية
tandır kapağıمِيْفَي
Benzer Kelimeler
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid