3.000.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 3.000.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid koyun kuyru��u kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
اَلثُّؤَاجُ [e&-&u™âc] (&â’nın zammıyla) Koyun âvâzı اَلثُّؤَاجُ [e&-&u™âc] (&â’nın zammıyla) Koyun âvâzı
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
yenmiş nesne,yırtıcı hayvanın bir kısmını yediği canlı,canavarın yediği hayvan koyun,keçi vesaire,kesilip yenmek için sürüden ayrılmış koyun,kesilecek koyunأَكِيلَةٌ : مَأْكُولٌ
kısır koyun kesilip yenmek için sürüden canavar avlamak için tuzağa konulan koyun,sürüden ayırıp besledkleri koyunأَكُولَةٌ : أُكُولَةٌ
kıtlıkta naçar kesilen koyun,bir baş zekat veren kırk koyun ile iki baş zekat vermesi gereken seksen arasındaki koyun miktarı ,çocuklara taktıkları nazarlıkتَيْمَةٌ : تِئْمَةٌ
henüz doğurmuş olan koyun,kuzusu helak olmuş koyun,doğurması pek yakın olan koyun,ihsan,imet,hacet,zaruret,ihtiyaç,metin ve muhkem olan düğüm,Cemaziyyel Ula ayının eski adıرُبَي (ج) رُبَابٌ
koyun vermek,koyun ve keçiyi meletmek,melemeğe mecbur etmekأَثْغَي : إِثْغَاءً
büyük koyun sürüsü,koyun yapağısı,yün,kuyudan çıkarılan toprakثَلَّةٌ (ج) ثِلَلٌ
koyun boğazını seslendirip öttürdü,koyun boğazından ses çıkardıجَشَأَتِ الغَنَمُ : أخرجت صوتا من حلقها
kırk koyundan artık olan koyun,sağılmak için evde yemlenip bağlanan koyunإِسْتَقَي مِنْ غَيْرِهِ : طَلَبَ أَنْ يَسْقِيهِ
kırk koyundan artık olan koyun,sağılmak için evde yemlenip bağlanan koyunتَتِيمَةٌ
koyun sürüsü koyun sürüsüne geri döndü,katıldıإِنْكَسَدَتِ الغَنَمُ إِلَي الغَنَمِ
kıtlıkta kesilen koyun;evde beslenen sağmal koyunتِيْمَةٌ ، تِئْمَةٌ
koyun uyuzu,koyun vücudunda çıkan sivilcelerأَمِيهَةٌ
uğrulanmış,çalınmış,koyun ve geçi kısmını fuhafaza için ağıl tarzında taştan çevrilmiş duvarçık,gece çalınan koyunحَرِيسَةٌ (ج) حَرَائِسُ
akı çok boz olan ,az bozrak olan ak renkli nesne ve küçük kulaklı rengi kızdıldırak bir cins koyun ve küçük narince düğe,sığın,geyik buzağı,kulaksız,kuyruksuz bir cins koyun,çomar koyunقَهْدٌ
yaşlı dişi koyun,pek arık ve zebun koyun,çok şeyden kalmış cüz bakiyye,obadan uzak veya obanın yanında bulunan deve ağılıثَاوَةٌ : ثَايَةٌ و يقال عنده ثَأْوَةٌ
اَلْخُصُوصُ [el-«u§û§] (قُعُودٌ […u¡ûd] vezninde) veاَلْخُصُوصُ [el-«u§û§] (قُعُودٌ […u¡ûd] vezninde) ve
اَلْأُضْخُومَةُ [el-u∂«ûmet] (أُضْحُوكَةٌ [u∂√ûket] vezninde) ¡Arab nisvânının büyük göstermek için kıçlarına bağladıkları boğçaya denir, عُظَّامَةٌ [¡u@@âmet] ma¡nâsınadır.اَلْأُضْخُومَةُ [el-u∂«ûmet] (أُضْحُوكَةٌ [u∂√ûket] vezninde) ¡Arab nisvânının büyük göstermek için kıçlarına bağladıkları boğçaya denir, عُظَّامَةٌ [¡u@@âmet] ma¡nâsınadır.
اَلثَّعَارِيرُ [e&-&e¡ârîr] ثُعْرُورٌ [&u¡rûr]un cem¡idir, ثُعْرُورَانٌ [&u¡rûrân] ma¡nâsına. Ve طُرْثُوثٌ [†ur&û&] dedikleri nebtin meyvesidir.اَلثَّعَارِيرُ [e&-&e¡ârîr] ثُعْرُورٌ [&u¡rûr]un cem¡idir, ثُعْرُورَانٌ [&u¡rûrân] ma¡nâsına. Ve طُرْثُوثٌ [†ur&û&] dedikleri nebtin meyvesidir.
اَلْأُحْدُوَّةُ [el-u√duvvet] (أُحْجِيَّةٌ [u√ciyyet] ve أُحْجُوَّةٌ [u√cuvvet] veznlerinde) Bir gûne deve sürmeğe denir; yukâlu: بَيْنَهُمْ أُحْدِيَّةٌ وَأُحْدُوَّةٌ أَيْ نَوْعٌ مِنَ الْحُدَاءِ Zema«şerî حُدَاءٌ [√udâ™] kelimesini tegannî ile sürmeğe tahsîs eylemekle أُحْدِيَّةٌ [u√diyyet] ve أُحْدُوَّةٌ [u√duvvet]i ugniyye ve terâne ile beyân eyledi.اَلْأُحْدُوَّةُ [el-u√duvvet] (أُحْجِيَّةٌ [u√ciyyet] ve أُحْجُوَّةٌ [u√cuvvet] veznlerinde) Bir gûne deve sürmeğe denir; yukâlu: بَيْنَهُمْ أُحْدِيَّةٌ وَأُحْدُوَّةٌ أَيْ نَوْعٌ مِنَ الْحُدَاءِ Zema«şerî حُدَاءٌ [√udâ™] kelimesini tegannî ile sürmeğe tahsîs eylemekle أُحْدِيَّةٌ [u√diyyet] ve أُحْدُوَّةٌ [u√duvvet]i ugniyye ve terâne ile beyân eyledi.
اَلْأَصُوصُ [el-a§û§] (صَبُورٌ [§abûr] vezninde) Kısır olup semiz ve tavlı olan nâkaya denir; yukâlu:نَاقَةٌ أَصُوصٌ أَيْ حَائِلٌ سَمِينَةٌ Ve uğruya denir, لِصٌّ [li§§] gibi. Cem¡i أُصُصٌ [u§u§] gelir zammeteynle.اَلْأَصُوصُ [el-a§û§] (صَبُورٌ [§abûr] vezninde) Kısır olup semiz ve tavlı olan nâkaya denir; yukâlu:نَاقَةٌ أَصُوصٌ أَيْ حَائِلٌ سَمِينَةٌ Ve uğruya denir, لِصٌّ [li§§] gibi. Cem¡i أُصُصٌ [u§u§] gelir zammeteynle.
اَلْبُضُوضُ [el-bu∂û∂] (قُعُودٌ […u¡ûd] vezninde) veاَلْبُضُوضُ [el-bu∂û∂] (قُعُودٌ […u¡ûd] vezninde) ve
اَلثُّؤُورُ [e&-&u™ûr] (قُعُودٌ […u¡ûd] vezninde) veاَلثُّؤُورُ [e&-&u™ûr] (قُعُودٌ […u¡ûd] vezninde) ve
اَلْأُضْلُولَةُ [el-u∂lûlet] (أُضْحُوكَةٌ [u∂√ûket] vezninde) veاَلْأُضْلُولَةُ [el-u∂lûlet] (أُضْحُوكَةٌ [u∂√ûket] vezninde) ve
اَلتُّعْصُوصَةُ [et-tu¡§û§at] بُعْصُوصَةٌ [bu¡§û§at] vezninde ve mürâdifidir ki zikr olundu.اَلتُّعْصُوصَةُ [et-tu¡§û§at] بُعْصُوصَةٌ [bu¡§û§at] vezninde ve mürâdifidir ki zikr olundu.
يَثْلِثُ [Ye&li&u] (يَضْرِبُ [ya∂ribu] ¡alâ-kavlin يَمْنَعُ [yemna¡u] vezninde) veيَثْلِثُ [Ye&li&u] (يَضْرِبُ [ya∂ribu] ¡alâ-kavlin يَمْنَعُ [yemna¡u] vezninde) ve
بَذْحٌ [be≠√] İsm olur, yarığa denir. Cem¡i بُذُوحٌ [bu≠û√] gelir, شُقُوقٌ [şu…û…] ma¡nâsına.بَذْحٌ [be≠√] İsm olur, yarığa denir. Cem¡i بُذُوحٌ [bu≠û√] gelir, شُقُوقٌ [şu…û…] ma¡nâsına.
تَحُوطُ [te√û†u] veتَحُوطُ [te√û†u] ve
اَلْأُفْكُوهَةُ [el-ufkûhet] (أُضْحُوكَةٌ [u∂√ûket] vezninde) أُعْجُوبَةٌ [u¡cûbet] ma¡nâsınadır; yukâlu: أَتَى بِأُفْكُوهَةٍ أَيْ بِأُعْجُوبَةٍاَلْأُفْكُوهَةُ [el-ufkûhet] (أُضْحُوكَةٌ [u∂√ûket] vezninde) أُعْجُوبَةٌ [u¡cûbet] ma¡nâsınadır; yukâlu: أَتَى بِأُفْكُوهَةٍ أَيْ بِأُعْجُوبَةٍ
ثُعْ ثُعْ [&u¡ &u¡] (mükerreren &â’ların zammıyla) Tâ¡at-ı ilâhîyi muzatammın seyr ü seyâhat-ı bilâd eylemek bâbında emr bünyesidir; yekûlûne: ثُعْ ثُعْ وَهُوَ أَمْرٌ بِالْإِنْبِسَاطِ فِي الْبِلاَدِ فِي طَاعَةِ اللهِ تَعَالَى Şârihin beyânına göre böylece mesmû¡dur.ثُعْ ثُعْ [&u¡ &u¡] (mükerreren &â’ların zammıyla) Tâ¡at-ı ilâhîyi muzatammın seyr ü seyâhat-ı bilâd eylemek bâbında emr bünyesidir; yekûlûne: ثُعْ ثُعْ وَهُوَ أَمْرٌ بِالْإِنْبِسَاطِ فِي الْبِلاَدِ فِي طَاعَةِ اللهِ تَعَالَى Şârihin beyânına göre böylece mesmû¡dur.
اَلتَّطَرْثُثُ [et-te†ar&u&] (تَدَحْرُجٌ [teda√ruc] vezninde) طُرْثُوثٌ [†ur&û&] devşirmek ma¡nâsınadır; yukâlu: تَطَرْثَثَ الرَّجُلُ إِذَا اجْتَنَى الطُّرْثُوثَاَلتَّطَرْثُثُ [et-te†ar&u&] (تَدَحْرُجٌ [teda√ruc] vezninde) طُرْثُوثٌ [†ur&û&] devşirmek ma¡nâsınadır; yukâlu: تَطَرْثَثَ الرَّجُلُ إِذَا اجْتَنَى الطُّرْثُوثَ
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Blog

Çevirmenin Sesi Projesi: “Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Çeviri Topluluğu”


ÇEVBİR Dünya Çeviri Gününü Kutluyor!


Çevirmenin Sesi Projesi


Google Nasıl Yerelleşiyor?


ÇeviriBlog Tarihçesi


Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid