1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid krallar,şahlar,padişahlar,hükümdarlar,kumda olur bir küçük hayvancık kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
krallar,şahlar,padişahlar,hükümdarlar,kumda olur bir küçük hayvancık أُمْلُوكٌ : إِسْمُ جَمْعٍ بِمَعْنَي المُلُوكِ ، دَابَّةٌ صَغِيرَةٌ تَكُونُ فِي الرَّمْلِ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
krallar,şahlar,padişahlar,hükümdarlar,kumda olur bir küçük hayvancıkأُمْلُوكٌ : إِسْمُ جَمْعٍ بِمَعْنَي المُلُوكِ ، دَابَّةٌ صَغِيرَةٌ تَكُونُ فِي الرَّمْلِ
krallar,hükümdarlarمُلُوكٌ جَمْعُ مَلِكٍ
padişahlar padişahı,krallar kralı,şehinşah,krallar kralıمَلِكُ المُلُوكِ
ağaç dalları,şahlarأَغْصَانٌ جَمْعُ غُصْنٍ
hükümdarlar savaşırlarإِنَّ المُلُوكَ يَتَحَارَبُونَ
krallar yoluطَرِيقُ المُلُوكِ
krallar kapısıبَابُ المُلُوكِ
hükümdarlar muhafazasına mahsus askerجَانْدَارٌ (ج) جَانْدَارِيَّةٌ (فار)
büyük padişahlarسَلاَطِينُ عِظَامٌ
padişahlar,sultanlar,selatinسَلاَطِينُ
bizzat padişahlar bile mücazat edilecekسَيُدَانُ المُلُوكُ أَنْفُسُهُمْ
kumda oynadıلَعِبَ فِي الرِّمَالِ
kumda oturmuşقعيد علي الرمل
kumda oturmakقعود علي الرمل ، إبسار علي الرمل
kumda yaşıyan ufak bir hayvancıkبِنْتُ النَّقَا : دُوَيْبَةٌ صَغِيرَةق تَعِيشُ فِي الرَّمْلِ
Mardin kapısı şen olur dibi değirmen olur burada yar seven verem olurيكون باب ماردين عامرا و قاعه يكون طاحونا و من أحب هنا حبيبة يكون مصابا بداء السل
Allah,yaratan,Tanrı,mabut,Çalap,Oğan,Hüda,el (ال) kelimesinden mürekkeptir,Cenab -ı Allah münadası katı veya vasıl ile olur ve şaz olarak olur,lam harfi iceriyle beraber (الله) olurالله جَلَّ جَلاَلُهُ : خالق ، رزّاق ، جبّار ، غفّار ، جليل ، وكيل ، قهّار ، فَتَّاح
ekseriya,bazı kere,olabilirki,belkinice,bazen,olur,olur ki,az olur,ebilir,mış,miş,nice,olabilir ki,az kere,ola ki,az olur kiرُبَّمَا
olur ki bir şey hoşunuza gitmezken o sizin için hayırlı olurعَسَي أَنْ تَكْرَهُوا شَيْئاً وَهُوَ خَيْرٌ لَكُمْ
avratta oğlan yatağı dedikleri deri,bir yufka deridirki çocuğun burnu üstünde olur eğer bertaraf eylemeseler çocuk helak olurقِيَايَاءٌ : سَابِيَاءٌ
avratta oğlan yatağı dedikleri deri,bir yufka deridirki çocuğun burnu üstünde olur eğer bertaraf eylemeseler çocuk helak olurفُقْأَةٌ ، فَقَأَةٌ
herkes ölür,her adam ölürكُلٌّ يَمُوتُ أَيْ كُلُّ اَحَدٍ
meyus olur,ümitsiz olurيَيْأَسُ
eşek ölür semeri kalır insan ölür eseri kalırيموت الحمار يبقي رحله او جلّه و يموت الإنسان يبقي أثره و عمله
eşek ölür semeri kalır,insan ölür eseri kalırالحِمَارُ يَمُوتُ يَبْقَي رَحْلُهُ و الإِنسَانُ يَمُوتُ يَبْقَي أَثَرُهُ
insan ölür eseri kalır eşek ölür semeri kalırيَموتُ الإِنْسَانُ يَبْقَي أَثَرَهُ و يَموتُ الحِمَارُ يَبْقَي رَحْلُهُ
kör ile gören bir olur mu?yahut karanlıklarla aydınlık bir olur mu?قُلْ هَلْ يَسْتَوِي الْأَعْمَى وَالْبَصِيرُ أَمْ هَلْ تَسْتَوِي الظُّلُمَاتُ وَالنُّورُ أَمْ جَعَلُوا لِلَّهِ شُرَكَاءَ (آية قرآنِيَّةٌ)
nerde? nerede?zarfı mekan: a)Soru olur Elbiseyi nerede diktirdin? b)Şart olur ve iki harf muraziyi cezmeder Bizden,düşman yüzünü nereye çevirirse(çevirsin),bizi orada bulur(beyt)أَيْنَ ، أَيْنَ خَيَّطتَ الثَّوْبَ ؟ اَيْنَ تَصْرِفُ بِنَا العُدَّة تَجِدْنَا
göz çıkarmak,çıban değmek,avratta oğlan yatağı dedikleri deri, bir yufka deridirki çocuğun burnu üstünde olur eğer bertaraf eylemeseler çocuk helak olur,oyma çukur,kak,bir yer adıفَقْءٌ
mizacta kan galebe eylemek,bir nevi odur ki mercimekten uzun olur ekinler içerisinde biter ve kuvveti mercimek kuvvetinde olur bütün mafsal ve kıl ve koltuk illetlerine nafidirبَيْغٌ
boyunduruğa koşturmak,bir şeyi bir şeye yanaştırıp bitiştirmek,birbirine çatmak,bir araya getirmek,ulaştırmak,bir nesneyi bir nesneye bağlamak,koşmak,yaklaştırmak,birleştirmek,satmak,çatık kaşlı olmakقَرَنَ ـِـ قَرْناً و قِرَاناً إِلَي ، بِ
niyet etmek,kastetmek,bir işten dönmek,sapmak,bir yerde durmak,oturmak,ikamet etmek,bir işe azm ve niyet etmek,bir kimsenin ihtiyacını gidermek,bir yerden bir yere gitmek,taşınmak,geçmek,intikal etmekإِنْتَوَي : إِنْتِوَاءً ، عَنْ ، هُ
bazı,bazısı,kimi,kimisi,birkaç,biraz,bir kısım,bir miktar,her nesne,bir parça,biri,cümlesi olmayıp içlerinden bir takım,bazı, kimi, bir kısım, bir miktar, bir parça , biraz,nın bazısı,dan beri,bir,birisi,bir anca,cüz,parça,pare,kısımبَعْضٌ ، البَعْضُ (ج) أَبْعَاضٌ ، الفَرْدُ مِنَ الشَّيْئ و فِي المَثَلِ
bir nesneyi bir nesneye bağlamak, bir adamı bir nesneden sarf ve tahvil etmekشَجِرٌ
önceller,selefler,bir veyahut bir makama önceden malik olanlar,eslaf,bir milletin veya bir kavmin geçmişleriأَسْلاَفٌ جَمْعُ سَلَفٍ
sözde ve lafta bir kimseye saldırmak,yüklenmek,bir kimseyi bir işe soydurup başka bir işle meşgul etmemekأَقْزَعَ : إِقْزَاعاً لِ، هُ
bir yerden bir yere ve bir şehirden bir şehire olan elçilikمُغَلْغَلَةٌ
bir rahip bir kilisede versiye bir kazakla güzel bir kadınla evlendiتَأَهَّلَ رَاهِبٌ بِكَنْزَةٍ بِنَسِيئَةٍ بَكَنِيسَةٍ فِي كَنِيسَةٍ
ağaçtan meyve toplarken yanlışlıkla yere duşenler,bir bölük,bir takım halk,parekende cemaat,dapğınık topluluk ,bir şeyin parçası,bir kıtasıبَقَطٌ و يقال جَاءَ بَقَطٌ مِنَ النَّاسِ اي طائفة و أخذ منه بَقَطاً اي قطعةً
ağaçtan meyve toplarken yanlışlıkla yere duşenler,bir bölük,bir takım halk,parekende cemaat,dapğınık topluluk ,bir şeyin parçası,bir kıtasıبَقَطٌ : مَايَسْقُطُ مِنَ التَّمْرِ عِنْدَ قَطْعِهِ ، جَمَاعَةٌ مُتَفَرِّقَةٌ ، مَاتَعُ البَيْتِ ، و يقال جَاءَ بَقَطٌ مِنَ النَّاسِ اي طائفة و أخذ منه بَقَطاً اي قطعةً
birkaç,kısım,küsür,kadar,bir nebze,bir gecenin bir bölüğü,bir miktarı,küsür,gecenin bir bölümü,geceden bir miktar,parça,üçten dokuza kadar olan sayılar,parça,pareبِضْعٌ ، بَضْعٌ : بِضْعَةٌ : بِصْعٌ و يقال مَضَي بَِضْعٌ مِنَ اللَّيْلِ
bir fersah bir mil bir ulak ve bir konak yürüdümسِرْتُ فَرْسَخاً و مِيلاً و بَرِيداً و منْزِلَةً
dünya bir köy vatan bir şehir şehir bir mahalle mahalle bir ev ve evde bir oda olduصَارَ العَالَمُ قَرْيَةً و الوَطَنُ مَدِيْنَةً و المَدِيْنَةُ حَيّاً و الحَيُّ بَيْتاً و البَيْتُ غُرْفَةً
a,e ye yazılmak,kendi kendine yazı,kitap yazmak,bir kişinin milli veya hayır bir projesini uygulayıp yerrine getirmesi için mal ve başka bir şeyle bağışta bulunması,bir kişinin bir meblağ para ve mal ile ticari bir projede katkıda bulunmasıإِكْتِتَابٌ (ج) إِكْتِتَابَاتٌ : تَبَرُّعُ المَرْءِ بِمَالٍ أَوْ غَيْرِهِ إِنْفَاذاً لِمَشْرُوعٍ وَطَنِيٍّ أوْ خَيْرِيٍّ ، إِسْهَامُ المَرْءِ بِمَبْلَغٍ مِنَ المَالِ فِي مَشْرُوعٍ تِجَارِيٍّ
bir şey yüksek olmak,bir yerden çıkıp başka bir yere gitmek,yükselmek,bir yerden başka bir yere çıkmak,gizlice seslenmek,gelmek,haber vermekنَبَأَ ـَـ نَبْأً و نَبَاَ و نُبُؤاً مِنْ
küçük kabahat,küçük günah,küçük kızصَغِيرَةٌ (ج) صَغَائِرُ و صُغَرَاءُ و صَغِيرَاتٌ
eski şarap,birbirine bağlı ipler ve ağaç dalları,küçük ipler,yahut küçük dağlar,küçük ağaçlar,ufak ağaçlarجُدَّادٌ
küçüksemek,bir kimseyi horsunmak ve küçük saymak ve zelil görmek,küçük görmek,küçük bulmak,hor görmek,tepeden bakmak,kadrini tenzil etmek,azınsamakإِسْتَصْغَرَ : إِسْتِصْغَاراً ، هُ
küçürek,daha küçük,pek ufak,ziyade küçük ve sağir ve kemter olan,en küçük,pek ufak,mini,minik,minicikأَصْغَرُ (ج) أَصَاغِرُ و أَصَاغِرَةُ و أَصْغَرُون (م) صُغْرَي (ج) صُغْرٌ و فِي المَثَلِ
küçük nehirler,çaylar,küçük dereler,nahirler,çeşmeler,pınarlarbir nevi sebzeبَنَاتُ الأَرْضِ : أَنْهَارٌ صَغِيرَةٌ و عُيُونٌ
aileleri küçük yaşta küçük kadınlarla evlendirdikleri uşaklarأُهَيْجِنَةٌ : مِنَ الغِلْمَانِ : الذّين زَوَّجَهُمْ أَهْلُهُمْ صِغَاراً بِنِسَاءٍ صَغِيرَاتٍ
çay,ırmak,kanal,küçük nehir,su arkı,cetvel ,çizelge ,liste,tablo,cizelge,cetvel,su kanalı,su yolu,küçük nehir,tablo,çizelge,cetvel,su kanalı,su yolu,küçük nehir,küçük nehir,küçük nehir,çay,çizelge,,ırmak,kanal,küçük nehir,su arkı,küçük akarsu ,ufakçay,ırmak,su yolu,iki nehir arasında kazılan veya bir nehrin suyunu mezralara sevk için açılan hendek,cetvel,çizelge ,liste,tablo,bir şeyi muhtasar surette ifham için hanelere münkasım defter,kitap sahifesinin etrafına çizilen hatlar,çizgilerجَدْوَلٌ (ج) جَدَاوِلُ نَهْرٌ صغِيرٌ، سَاقِيَةٌ و يقال إستقام جَدْوَلهم
asmanın küçük küçük üzüm taneleri olduفَصَلَ الكَرْمُ
plakçık,küçük silindir,küçük direk,sütüncükأُسِيْطِينٌ (ج) أُسَيْطِنَاتٌ
ıçlık,zıbın,kadın iç gömleği,göğüslük,küçük arap kızlarında mahsus bir çeşit küçük gömlekأُصْدَةٌ (ج) أُصَدٌ و غِصَادٌ
küçük yükler,küçük yük hayvanlarıزَوَامِلُ
küçüksemek,küçük görmek,küçük saymakإِسْتِصْغَارٌ (ج) إِسْتِصْغَارَاتٌ
küçük çay,çaycık,küçük ırmakجُدَيِّلٌ
küçük,asgari,en küçük,ihtiyaçصُغْرَي
küçük alem,küçük dünya,insanعَالَمٌ صَغِيرٌ ، إِنْسَانٌ
hayvancıkحُويْوِينٌ
hayvancıkدُويبة
böcek,böcekcağız,hayvancık,dabbecikدُوَيْبَةٌ (ج) دُوَيْبَاتٌ
kumda yaşıyan ufak bir hayvancıkبِنْتُ النَّقَا : دُوَيْبَةٌ صَغِيرَةق تَعِيشُ فِي الرَّمْلِ
kertenkeler,ayaklı hayvancık,deve dikeninin yemişiبَرَمَةٌ (ج) بَرَمٌ : ثَمَرَةُ العَضَاةِ ، دُوَيْبَةٌ ذَاتُ رِجْلٍ
krallar,şahlar,padişahlar,hükümdarlar,kumda olur bir küçük hayvancıkأُمْلُوكٌ : إِسْمُ جَمْعٍ بِمَعْنَي المُلُوكِ ، دَابَّةٌ صَغِيرَةٌ تَكُونُ فِي الرَّمْلِ
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid