1.5 MİLYON'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid kuynun suyunu az buldu kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
kuynun suyunu az buldu أَوْشَلَ البِئْرَ : وَجَدَ مَاءَهَا وَشَلاً
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
kuynun suyunu az bulduأَوْشَلَ البِئْرَ : وَجَدَ مَاءَهَا وَشَلاً
kuyunun suyunu çeke çeke bitirmek,yılan ötmek,kaçmak,yılan derisinden fışlamak,kuyunun suyunu çeke çeke bitirmek,tüymek,firar etmek,paçayı kurtarmak,hışırdamak,gayretle çalışmakكَشْكشَ : كَشَكَشَةً
can suyunu taşımakنقل ماء الحياة
suyunu dökmekتبوّل
suyunu çıkarmakتعصير
suyunu çekmekسلب الرطوبة ، إستحلاب ، إمتصاص
yüz suyunu korumakحفاظ علي ماء الوجه
kuyunun suyunu çıkaedıأَنْبَطَ البِئْرَ : إِسْتَخْرَجَ مَاءَهَا
kuyunun suyunu çıkardıنَبَطَ البِئْرَ
et suyunu nasıl buluyorsun?كَيْفَ تَجِدُ المَرَقَ ؟
yüz suyunu koruduحَافَظَ عَلَي مَاءِ وَجْهِهِ
bulut suyunu döktüبَكَتِ السَّحَابَةُ : صَبَّتْ مَاءَهَا
kurutmak, suyunu çekmekنَشَّفَ : تَنْشِيفاً
yüz suyunu korduحَفِظَ مَاءَ الوَجْهِ
meyvenin suyunu çıkadıإِعْتَصَرَ الفَاكِهَةَ : إِسْتَخْرَجَ مَاءَهَا
tencerenin suyunu çoğalttıأَمْهَي القِدْرَ : أَكْثَرَ مَاءَهَا
pek az olan,nadir,nadide,seyrek,bulunmaz,azrak,sık,az,kıt,az,bulunmaz,sayısı az,ender,az bulunur,az bulunanنَادِرٌ (ج) نَوَادِرُ
az,biraz,az su,az nesne,suyu az olan kuyuبَرَضٌ (ج) أَبْرَاضٌ ، بُرَاضٌ (تر) ، قَلِيلٌ ، مَاءٌ قَلِيلٌ
daha az,en az,pek az,o kadar değil,ziyade az ve kemter olan,daha aşağı,noksan,önceleri zengin iken sonra yoksullaşan kimseأَقَلُّ : إِسْمُ تَفْضِيلٍ، أَدْنَي ، فَقِيرٌ
azaltmak,az bulmak,az vermek,az yapmak,az kılmak,az bulmak,azca çıkarmak,bir kimseye titreme tutmak,yakalamak,taşımak,götürmek,sevk etmek,fakir olmak,fakir düşmek,rüzgar bulutu sürüp gidermek,götürmek,kaldırmak,titremek,lerzan olmakأَقَلَّ : إِقْلاَلاً مِنْ
pek az,seyrek,azca,nadiren,az kere,az olur ki,bazenقَلَّمَا
az su,az miktarda şey,suyu pek az olan kuyuبَرْضٌ (ج) أَبْرَاضٌ و بُرُوضٌ و بِرَاضٌ (تر) و يقال ما بقي في الحوض إلاّ بَرْضٌ من الماء وو فِي المَثَلِ
az,biraz,az olarak,azca,çat pat : az söyleyinقَلِيلاً نحو تكلّموا قَلِيلاً
az alim ve az muteber,az bilgili ve az itibarlıأَقَلُّ عِلْماً و إعْتِبَاراً
az miktarda olmak veya az akmak,su azalmak,az çıkmak,pek az miktarda vermek,çeşmeden su çıkmak,sızmak,ot taze bitmekبَرَضَ ـُـ بَرْضاًو بُرُوضاً مِنْ ، لِ
sütü az,suyu az,az göz yaşıبَكِئٌ ، بَكِيئَةٌ ، بَكِيٌّ ، بَكِيَّةٌ (ج) بِكَاءٌ و بَكَايَا
az mal,az su,küçük ve ehemmiyetsiz şey,az nesne lanet,nefrin,nefret,lanet etmekبَهْلٌ (ج) بَهَائِلُ : بَهْلَةٌ ، لَعْنٌ ، لَعْنَةٌ ، شَيءٌ قَلِيلٌ و يَسِيرٌ و يقال أعطاه بَهْلا اي مالا قليلا
sütü az olan deve veya koyun,suyu az kuyu,pınar,çeşme,bahşişi,atası az olanبَكِئٌ ، بَكِيئَةٌ ، بَكيٌّ ، بَكِيَّةٌ (ج) بِكَاءٌ و بَكَايَا و يقال ناقة بَكِئٌ و شَاةٌ بَكِيَّةٌ و عَيْنٌ بَكِيَّةٌ و مِنَ الآبَارِ القَلِيلَةِ المَاءِ ، و أَيْدٍ بِكَاه أَيْ قَلِيلَةُ العَطَاءِ
sütü az olan deve veya koyun,suyu az kuyu,pınar,çeşme,bahşişi,atası az olanبَكِيَةٌ (ج) بَكَايَا : بَكِئٌ
az miktarda olmak veya az akmak,pek az miktarda vermek,çeşmeden su çıkmak,sızmakبَرَضَ ـُـ بَرْضاً
suyu az bulmak,kuyunun suyunu az bulmak,bir kimsenin nasibini az etmek,azaltmakأَوْشَلَ : إِيْشَالاً
yemeği acı ve yakıcı veyahut sert buldu,yemeği lezzetsiz buldu,çirkin,kçtü buldu,hoş bulmadı,hol tutmadı,tatsız bulduإِسْتَبْشَعَ الطَّعَامَ : وَجدَهُ بَشِعاً و إِسْتَقبَحَهُ و عدَّهُ كَرِيهاً
onu hoş iyi buldu, onu güzel buldu, helal bulduإِسْتَطْيَبَهُ : وَجَدَهُ طَيِّباً
onu hoş iyi buldu,onu güzel buldu,helal bulduإِسْتَطْيَبَهُ : وَجَدَهُ طَيِّباً
çirkin addetti,nahoş tuttu,çirkin ve nahoş buldu,onu tatsız buldu,onu çirkin,kötü,iğrenç,yaramaz,yatlı bulduإِسْتَبْشعَهُ : عَدَّهُ بَشِعاً
mal buldu,maden ve hazine bulduأَرْكَزَ : وَجَدَ الرُّكَازَ
yemeği hazım olunur buldu,hoş bulduإِسْتَهْنَأَ الطَّعَامَ : إِسْتَمْرَأهُ و إِسْتَطْيَبَهُ
görüşü,reyi,eylemi,fiili veya işi tasvip etti,doğru buldu,onayladı,iyi gördü,beğendi,uygun bulduإِسْتَصْوَبَ الرَّاْيَ او العَمَلَ او الفِعْلَ : رَآهُ صَوَاباً
hasta hastalıktan iyi oldu,sıhhat buldu,sağaldı,kurtuldu,hasta hastalıktan kalkıp gereği gibi iyileşti,şifa bulduإِسْتَبَلَّ المَرِيضُ : شُفِيَ مِنْ مَرَضِهِ ، أَبَلَّ
onu büyük buldu,büyük gördü,onu azim,ulu,büyük bulduأَعْظَمَهُ : وَجَدَهُ عَظِيماً
bulduوَجَدَ ، لَقِيَ
tavını bulduإِعْتَدَلَ
beni bulduوَجَدَنِي
belasını bulduأصابه سؤ عمله
belasını bulduلَقِيَ بَلآهُ
tedenni bulduنَزَلَتْ قِيْمَتُهُ
Benzer Kelimeler
Bilgi Paneli
Elmawarid.com sitemiz yeni kelimeler yüklenerek güncelleştirilmiştirإن موقعنا الموارد كوم قد تم تحديثه بعد أن حملت إليه الكلمات الجديدة والله ولي التوفيق
Paylaş
Elmawarid
ElmaWarid