1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid mal ucuz oldu kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
mal ucuz oldu رَخُصَتِ البِضَاعَةُ و السِلْعَةُ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
bir adamın evinde doğup büyümekle eskiden malı olan (köle cariye ve hayvan )gibi zıddı (طارف و طريف ) tır,eski mal ve davara sahip,miras yoluyla elde edilen mal,insanın yetiştiği hanede bulunan davarlar,koyun keçi gibi hane male,ana mal,asli mal,demirbaşتَالِدٌ : تَلِيدٌ : تِلاَدٌ ، أتلآد ، مُتْلَدٌ : َصْلِيٌّ قَدِيمٌ مِنَ المَل و المَوَاشِي و نَحْوِهَا
meslup olan mal,yağmalanan mal,medarı maaş olan malحَرِيبَةٌ و يقال أخذت حَرِيبَتَهُ اي ماله الذي سلبه و الذي يعيش به
hazine,ambar,gömüt,servet,gömülü saklı mal,hazine,birikmiş mal,depo,define,gizli mal,ambar,gömüt,servet,yerde gömülü saklı malكَنْزٌ (ج) كُنُوزٌ (فار): رِكَازٌ و فِي الحَدِيثِ القُدْسِيِّ
Helal mal zayi olmaz haram mal tez gider (at.s)المال الحلال لا يضيع و المال الحرام فاقد
helal mal zayi olmaz,haksız mal tez giderالمَالُ الحَلاَلُ ثَابِتٌ و المَالُ الحَرَامُ فَاقِدٌ
maden tüccarı,mal fiyatlansın diye mal saklayan tüccarبُنْدَارٌ (ج) بَنَادِرَةُ (فَار*)
tasarruf,idare,ekonomik,mal,tamam olmak,ivmek,acele etmek,çok malوَفْرٌ
ziyade kıymetli olan mal,mal,sıcak suحَمِيمَةٌ (ج) حَمَائِمُ
emlak,mal,mülk,gayrimenkul mal,akar,yurtعَقَارٌ
mal alıp satmak,alış veriş etmek,mal edinmek,kıl köklerinden ter sızmakتَبَضَّعَ : تَبَضُّعاً
bitkisiz yer,eski,siper,kalkan,arka,pest,geri kalan mal,mal bakiyesi,envanterجَرْدٌ (ج) جُرُودٌ
arazi,toprak,köy,ekin ekecek yer,yurt,yermezra,işletilen toprak,kazançlı,faydalı iş,mal,eşya,çiftlik,mal,meta,tarla,kayıp olmak,yabani hurma ve üzüm,helak olmak,faydalı iş,mal,eşyaضَيْعَةٌ (ج) ضِيَاعٌ : كفر ، قرية
çok mal,büyük ölçüde malبَدْرَةٌ مِنَ المَالِ
sermaye asıl mal,ana malأُسُّ المَالِ : رَأْسُ المَالِ ، أَصْلُ المَالِ
servet,devran,zenginlik,mal ve menalık çok olması,malı çok olmak,zengin olmak,varlık,mal,para,zenginlik,çokluk,bolluk,mal ve menalık çok olması,malı çok olmak,zengin olmak,varlık,mal,para,zenginlik,çokluk,bolluk,halk veya hayvanların çokluğu,mal çokluğu,Ay ile Ülkerin buluşması,bir araya gelmesi,ayın ülkeler menziline girmesiثَرْوَةٌ (ج) ثَرَوَاتٌ : ثَرَاءٌ : فَرْوَةٌ و يقال إنه لذو ثَرْوَة و يقال هذه ليلة ثَرْوَةٍ
ucuzlatmak,ucuz etmek,kiymetini azaltmak,ucuz addetmek,ucuz bulmak,ucuz olmakأَرْخَصَ : إِرْخَاصاً ، هُ
bir nesneyi ucuz görmek,ucuz bulmak,ucuz sunmakإِسْتَرْخَصَ : إِسْتِرْخَاصاً
malı ucuz saydım,ucuz satın aldım,ucuz buldumإِسْتَرْخَصْتُ السِّلْعَةَ
bir nesneyi ucuz görmek,ucuz bulmak,ucuz sunmakإِسْتَرْخَصَ : إِسْتِرْخَاصاً فِي ، هُ
nesneyi ucuzlattı,ucuz kıldı,ucuz etti,ucuz kıldı,ucuz bulduأَرْخَصَ الشَّيْئَ : رَخَّصَهُ و جَعَلَهُ رَخيصاً
nesneyi ucuz addetti, ucuz buldu veya nesneyi ucuz satın aldıإِرْتَخَصَ الشَّيْئَ : عَدَّهُ او وَجدَهُ او إِشْتَرَاهُ رَخِيصاً
izin ve ruhsat talep etmek,ucuz görmek,ucuz bulmakإِسْتِرْخَاصٌ
onu ucuz etti,ucuz bulduأَرْخَصَهُ
etini koparmak,vurmak,savaş,bereket,bolluk,bol,ucuz,kavga,karışıklık,savaş,ucuzبَرْخٌ
daha ucuz,pek ucuzأَرْخَصُ و فِي المَثَلِ
en ucuz, daha ucuzأَرْخَصُ
ucuz bulmak,ucuz olmakإِرْتَخَصَ : إِرْتِخَاصاً ، هُ
daha ucuz olan,pek ucuz olan,kiymet ve itibarı ziyade az olanأَرْخَصُ
eksik, noksan,eksik ve nakıs olan,sulanmayıp hemen yağmur kuvvetiyle mahsul veren tarla,ucuz,kelepir,mdüşük,eksik, gümrük,resim,bac göz çıkarış,sulanmağa ihtiyacı olmaksızın mahsulat veren tarla,tenzil olunmuş,aşağı fiyat,ucuz,kelepir,düşük,eksiklik,azبَخْسٌ (ج) بُخُوسٌ : نقص ، قليل و يقال لا بخس فيه و لا شطط
ucuzرخيص ، مبذول
adam kambur oldu,kamburlaştı,iki büklüm oldu,sırtı eğri büğrü oldu,yumrulandı,yüksek olduإِحْدَوْدَبَ الرَّجُلُ : صَارَ أَحْدَبَ ، تَحَدَّبَ و إِنْحَنَي
adam delil ve bürhan iradından aciz kalıp mağlup oldu,adamın aklı zayıf oldu,ahmak oldu,dalgın olduبَلِهَ الرَّجُلُ : ضَعُفَ عَقْلُهُ و قَلَّ تَمْيِيزُهُ
batıl,mahv oldu,yok oldu,zail oldu,zeval buldu,telef olduزَهَقَ البَاطِلُ
efendi oldu,hükümran oldu,egemen oldu,başat olduسَادَ الرَّجُلُ
adamın evinde et çok oldu,adam etli oldu, eti çok oldu,et sahibi olduأَلْحَمَ الرَّجُلُ
iş sağlamlaştı,sağlam oldu,muhkem oldu,kesinleşti,pekişti,doğrulandı,kararlaştırıdı,sabit olduتَأَكَّدَ الأَمْرُ : تَوَكَّدَ
adam herkesin görüşüne uyan zayıf görüşlü kimse oldu,yesman oldu,uysal olduتَأَمَّعَ الرَّجُلُ : صَارَ إِمَّعَاً اَيْ ضَعِيفَ الرَّأْيِ تَابِعاً مُتَرَدِّداً
ondangam,keder,üzüntü ve sıkıntı def oldu,gitti,bertaraf oldu,zail olduإِنْسَلَي عَنْهُ الغَمُّ و الهَمُّ : إِنْكَشَفَو زَالَ
at kümeyit oldu,karaya okşar kırmızı oldu,atın yelesi ve kuyruğu siyah olduإِكمَوْمَتَ : إِكْمِيمَاتاً الفَرَسُ
nesne diğerlerinden üstün oldu,seçkin oldu,ayrılıp ayrı durdu,yalnız olduإِمْتَازَ الشَّيْئُ : إِنْفَصَلَ عَنْ غَيْرِهِ و إِنْعَزَلَ
yer mamur oldu,abadan oldu yani onda insan yerleşti,sakin olduأَنُسَ المَكَانُ
saç sarışın oldu,kumral oldu,kızıl ile altın rengi arasında olduإِشْقَرَّ الشَّعْرُ : صَارَ أَشْقَرَ
onu veya bir şeye ait oldu,bağlı oldu,mensup ve müntesip oldu,bağlandıإِنْتَمَي إِليْهِ أَوْ إِلَي الشَّيْئِ : إِنْتَسَبَ إِلَيْهِ
nesne ile memnun oldu,hoşnut oldu,razı oldu,kanaat ettiإِقْتَنَعَ بِالشَّيْئِ : رَضِيَ بهِ
nesne dağıldı,kayıp oldu,zail oldu,zeval buldu,yok olduإِرْفَضَّ الشَّيْئُ : تَفَرَّقَ و زَالَ
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid