1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid marifet-i şer ile malı hapseden kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
marifet-i şer ile malı hapseden حابس المال بمعرفة الشرع
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
marifet-i şer ile alı koymakضبط بمعرفة الشرع ، حبس بمعرفة الشرع ، توقيف بمعرفة الشرع
marifet-i şer ile malı hapsedenحابس المال بمعرفة الشرع
beceri,beceriklilik,becermek,uzluk,ustalık,marifet,zeki olmak,işgüzarlık,meharet,zeki olmak,uzluk,ustalık,marifet,ustadlık,maharet,meleke,beceri, zeki olmak,beceriمَهَارَةٌ (ج) مَهَارَاتٌ
marifet,hüner,biliş,bilgi,tanışma,bildik,bilmek,iman,yakin,ilim,tanımak,sonradan bilmek,marifet,iyilik,tanıdık,yele,atın yelesi bittiği yer,beygirlerin yelesinin yeri,yele,atın yelesi bittiği yer,beygirlerin yelesinin yeriمَعْرِفَةٌ (ج) مَعَارِفُ ، عِلْمٌ ، وُقُوفٌ
marifet şinasذو معرفة
marifet hamallarıحُمَّالُ المَعْرِفَةِ
on parmakta on marifetعشر معارف في عشر أصابع
marifet toplumuمجتمع المعرفة
bir elinde on marifetعَشْرَةُ مَعَارِفَ فِي يَدِهِ الوَاحِدَة
marifet meyvesi,yemişiثَمَرَةُ المَعْرِفَةِ
ilim,marifet,bilimأُمُّ الفَضَائِلِ : العلم و المعرفة
hüner ve marifet ileفاضلاً ، بالفضل ، بالعلم
ilim ve marifet hazinesiكنزالعلوم و المعارف
marifet tükenmez bir hazinedirالمعرفة كنز لا يفني
nazlanmak,sanat ve marifet göstermekتَصَنَّعَ : تَصَنُّعاً
sevilmeyen,hoşa gitmeyen şer,kötü,nefret edilen,menfur,şer,şiddet,mihnet,mekruh,iğrenç,hoş görülmeyen,şer,kötü,savaşمَكْرُوهٌ
savaş,harp,kavga,muharebe,dövüş,cenk,karzar,erkek ismi,cengaver,bahadır,ceng,Kürtçe şer derler,cenk,şer,Kürtçe dedimki (şer düjware di şewitine kundu bajare)حَرْبٌ (ج) حُرُوبٌ و في الحديث
biribirine şer değirmek,kötülük ve yaramazlık yetiştirmek,ateş kıvılcımları,şerirler,şer ehilleriشِرَارٌ
günah,şer,yazık,suç,kabahat,cünha,haram özellikle içki ve kumar,kötülük,şer,gaddarlıkإِثْمٌ (ج) آثَامٌ : ذَنْبٌ ، شَرٌّ ، خَمْرٌ و يُقَالُ شَرِبْتُ الإِثْمَ اَيْ الخَمْرَ حَتَّي ذَهَبَ عَقْلِي
kötü,fena adam,şer,en kötü,her türlü kötülük,şeytan,kıvılcım,şer,her türlü kötülük,fenalık,fesat,şer,kötülük,fesat,şer,fenalık,şer,zarar , yaramazlık , yavuzluk ,savaş ,kötü adam ,fena adam , yaramaz kişi, zarar ziyan ve kedere sebep olan nesne,fena olmak,hastalık,hoşa gitmeyen şey,savaş,yavuzluk,kötü adam,fena adam,yaramaz kişi,pek fena,kötü,en kötüشَرٌّ (ج) شِرَارٌ و أَشِرَّاءُ و أَشْرَارٌ (م) شَرّةٌ و يَقَالٌ هَذَا الشَّرُّ و اليَرُّ : إِتْبَاعٌ
ona şer ile ansız geldi,şer ile bastıإِنْدَاصَ عَلَيْهِ باشَّرِ : فَاجَأَهُ بِهِ
bir şeye süre,vade tayin etmek,belirlemek,boyun ağrısını tedavi etmek,men etmek,hayvanları otlaktan alıkoymak,meraya göndermemek,şer ve zararı mucip olmak,şer,kötülük yapmak,çalışıp çabalamakla ötden beriden mal toplamakأَجَلَ ـِـ أَجَلاً عَنْ
ser !أُمْدُدْ ، مُدّْ !
Ali Şerعَلي شر
şer işleyenفاعل الشر
şer ittifakıتحالف الشرّ
şer kaynağıمصدر الشر
şer koalisyonuتحالف الشرّ
şer merشَرٌّ يَرٌّ
şer odaklarıمَحَاوِرُ الشَّرِّ
süt ile kılıç,süt ile su yağ ile süt,ekmek ile su,buğday ile su,ekmek ile akşam,gençlik ile semizlik,iki ay yahut iki günأَبْيَضَان : لَبَنٌ و مَاءٌ ، لَبَنٌ و شَحْمٌ ، خُبْزٌ و مَسَاءٌ و شَهْرَان ، يَوْمَان و يقال لا يشرب إلاّ الأَبْيَضَين اي اللبن و الماء و يقال إجتمع للمرأة الأبيضان اي الشباب و السمن و يقال أيضا ما رأيته مذ الأبيضين اي اليومين و النهارين او الشهرين
çevgen yahut eğri ağaç veya gelberi nesne ile bir şeyi çekmek,keke ile eğdi ile budağı beri çekmek,kanca ile çekmek,kötü beslenmek,gıdasızlıkحَجْنٌ
Ebrehe fil ile Amerika ve İsrail filolar ile Ruslar bombalar ile Eset varillerle Müslümanlara saldırdı Rabbim onların üzerine Ebabil kuşunu gönderecekهَاجَمَ أَبْرَهَةُ عَلِي المُسْلِمين َ بالفِيلِ و الأَمَرِيكَا و إِسْرَائِلُ بالأَسَاطِيلِ و الرُّوسُ بالقَنَابيلِ و الأَسَدُ بالبَرَامِيلِ و رَبِّي سَيُرْسِلُ عَلَيْهِمْ طَيْرَ الأبَابِيلِ
Allah dileği ile,isteği ile,iradesi ileبِمَشِيئَةِ اللهِ
altın ile safran,et ile şarap,ekmek ile etأَحْمَرَان : ذَهَبٌ و زَعْفَرَان ، لَحْمٌ و خَمْرٌ ، خُبزٌ و لَحْمٌ
Hükema demişler:Eğer ab-ı hayat mesela yüz suyu ile satılırsa akıl almaz,zira hürmet ile ölmek hakaret ile yaşamaktan daha iyidir.قَالَ الحُكَمَاءُ مَثَلاً إذَا بِيْعَ مَاءُ الحَيَاةِ بِمَءِ المُحْيا فالعارِفُ لاَ تَشْتَرِ مِنْهُ شَيْئاً لأَنَّ المَوْتَ بالعِزِّ خَيْرٌ مِنَ الحَياةِ بالذُّلِّ
acı iki şey,fakirlik ile yaşlılık,yaşlılık ile hastalık,açlık ile çıplaklık,fakirlik ile ihtiyarlık yahut ihtiyarlık ile hastalık,acı darıأَمَّرَان : فَقْرٌ و هَرَمٌ ، هَرَمٌ و مَرَضٌ ، جُوعٌ و عُرْيٌ
kötü beslenmek,gıdasızlık,kanca ile çekmek,keke ile eğdi ile budağı beri çekmekحَجْنٌ : سوء الغذاء
e,a ile,la,le,başbaşa,ile,beraberlik ifade eden edat,ile beraber,bitrlikte,maa,ce,ca,vaktinde,bakmıyarak,maaمَعَ ، بِ و يُقَالُ فُلاَنٌ كَرِيمٌ وَهُوَ بَعْدَ هَذَا أَدِيبٌ اَيْ مَعَ هَذَا
insan ile cin,insan kısmı ile cin taifesi,insanlar ile cinler,ins ile cinثَقَلاَن : إنس و جِنٌّ و في القرآن
posta ile para gönderen ile alacak olanın adları ve para miktarı yazılıp para ile yatırılan kağıt,havalename,poliçe,havale,çekبُولِيصَةٌ (ج) بَوَالِيصُ: بُولِيجَةٌ : أَجِيلَةٌ
bir kimseyi bir şeye razı etmek,kadının başını baş örtü ile örttürmek,dağın başına çıkmak,birine kılıç,kamçı ile vurmak,yüzünü peçe ile örtmekقَنَّعَ : تَقْنِيعاً
akrep ile kara yılan,su ile hurma,su ile sütأَسْوَدَان : التَّمْرُ و المَاءُ ، الحِيَّةُ و العَقْرَبُ ، المَاءُ و اللَّبَنُ
iç yağı ile gençlik,uyku ile nikah,yemek ile nikahأَطْيَبَان : شَحْمٌ و شَبَابٌ ، نَوْمٌ ، أَكْلٌ ، نِكَاحٌ
ziyade acı iki şey:fakirlik ile ihtiyarlık yahut ihtiyarlık ile hastalık,acı darı,kötülük ile büyük iş,açlıkأَمَرَّان : فَقْرٌ و هَرَمٌ ، هَرَمٌ و مَرَضٌ و حَاجَةٌ ، شَرٌّ و أَمْرٌ عَظِيمٌ و يُقَالُ َّاقَ مِنْهُ الأَمَرّين اَيْ الشَّرَّ و الأَمْرَ العَظِيمَ
malı yerin altına gömdü,malı toplayıp biriktirdi,yığdıإِكْتَنَزَ المَالَ : دَفنَهُ تَحْتَ الأَرْضِ
Allah malı ona malı ganimet eylediأَفَاءَ اللَّهُ عَلَيْهِ المَالَ : جَعَلَهُ فَيْئاً لَهُ أَيْ غَنِيمَةً
mal,maldan büyük pay,sermaye,mal,ticaret malı,eşya,yük,ilim,bizaa,ticaret malı,eşyası,ticaret malı,bilgi,ticaret malı,eşyası,maldan büyük pay,fayda,ası,az şey,eşya,yük,bir yere gönderdikleri meta,az şey,parça,başın derisini ve etini yarıp kanatan baş yarasıبِضَاعَةٌ (ج) بَضَائِعُ : مَا يُتَّجَرُ بِهِ ، سِلْعَةٌ ، أَصْلُ المَالِ ، رَأْسُ المَالِ ، رِبْحٌ مَالٌ، متاع ، علم ، شيئ قليل وفي القرآن الكريم
birinin malı azalıp fakir ve muhtaç olmak,malı toprak kadar çok olup zengin olmak,üç defa alınıp satılmış yer,kula malik olmak,bir nesneyi toza toprağa bulaştırmak,toprakla örtmek,üstüne toprak serpmek,topraklamak,tozlu etmek,malı toprak gibi çok olmakأَترَبَ : إِتْرَاباً ، هُ و فِي الحَدِيثِ
malı yersiz,boş yere sarfetti,israf etti,malı savurdu,çar çur ettiبَذَّرَ المَالَ
mali buhran,mali krizبُحْرَان مَالِيٌّ
ganimet,vurgun malı,doyumluk,doyumluk malı,düşmandan doyumluk almak,talan,çapul,,savaşlarda düşmandanalınan mal,algı,غَنِيمَةٌ (ج) غَنَائِمُ
ticaret,ticarethane,ticaret malı,bazerganlık,tüccar malı,bizaaمَتْجَرٌ (ج) مَتَاجِرُ : تِجَارَةٌ
malı çok olmak,finanse olmak,gerekli malı almak,servet edinmek,zengin olmak,maldar olmak,mal ve servete,davara malik olmak,zenginleşmek,mal ve servete,davara malik olmak,zenginlenmek,malı çok olmak,finanse olmak,gerekli malı almak,servetliedinmekتَمَوَّلَ : تَمَوُّلاً
malı güdüp gözetti,malı iyi gözetti,mala iyi baktı,ıslah ve idare ettiإِئْتَالَ المَالَ : أَصْلَحَهُ و سَاسَهُ
Türkiye Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliğiاتحاد الغرف للمحاسبين المستقلين والمستشارين والمراقبين الماليين بتركيا
mal,yük,bizaa,ilim,maldan büyük pay,ticaret malı,eşya,yük,ilim,bizaa,ticaret malı,eşyası,mal,eşya, bilgi,sermaye,ticaret malı,eşyası,fayda,ası,az şey,eşya,yük,bir yere gönderdikleri meta,az şeyparçaبِضَاعَةٌ (ج) بَضَائِعُ : سِلْعَةٌ : أَصْلُ المَالِ ، رَأْسُ المَالِ : مال ، سلعة متاع ، علم ، شيئ قليل وفي القرآن الكريم
meyve bulmak,yemiş edinmek,ağacı meyvedar veya malı müsmir ve nemadar etmek,yatırım yapmak,malı çoğaltmak,ağacı meyvedar kılmak,sömürmek,istismar etmek,karşılıksız faydalanmak,yararlanmakإِسْتَثْمَرَ : إِستِثْمَاراً فِي ، هُ
malı çalışmakla kazandım,malı çalışarak kazandımإِكْتَسَبْتُ المَالَ
nafile ibadet,mal,ganimet,ganimet malı,bahşiş,doyumluk,nafile,gerek olmaksızın işlenen ibadet,iş,soğuk,ganimet malı,bağış,hibe,atiye,sarı yoncaنَفَلٌ (ج) أَنْفَالٌ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
marifet-i şer ile malı hapsedenحابس المال بمعرفة الشرع
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid