1.5 MİLYON'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid nankör, kafir, iyilik bilmez kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
nankör, kafir, iyilik bilmez كَنُودٌ ومنه قوله تعالي
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
Nankörكَافِر النِّعْمَةِ ، نَاكِرُ الإِحْسَانِ
Nankörكنود ، منكر النعمة
Nankörناكر الجميل
nankör (far)ناكر الجميل ، كافر النعمة، جاحد المعروف ، ناكر المعروف ، عاق ، عقوق ،كنود ، منكر النعمة ، كاند ، ناكر الإحسان
nankör (kür)ناكر الجميل
biz nankör olamayızلاَ نَسْتَطِيعُ كُفْرَانَ النِّعَمِ
iyiliği bilmez,nankörكَافِرُ النِّعْمَةِ
iyiliği bilmez,nankörمُنْكِرُ النِّعْمَةِ
iyiliği bilmez,nankörنَاسِيُ الكَرَمِ
nankör, kafir, iyilik bilmezكَنُودٌ ومنه قوله تعالي
Komşumuz şehirde en nankör adamdır.جَارُنَا أَنْكَرُ النَّاسِ للإحْسَانِ فِي المَدِينَةِ
küfran-ı nimet etti,nankör olduجَحَدَ النِّعْمَةَ
kafir nankör oldu,küfranı nimet eyleiكَنَدَ الكَافِرُ النِّعْمَةَ
nankör olmak,küfranı nimet etmek,kesmekكَنَدَ ـُـ كَنْداً و كُنُوداًَ
küfürbaz,ağzı bozuk adam,iyilik bilmez,nankör,darlıkta bulunan,darlık çekenمُجَدَّفٌ و يقال إنه لَمُجَدَّفٌ عليه العَيْشِ
kafir add etmek,kafir demekإِكْفَارٌ (ج) إِكْفَارَاتٌ
kafir rejim,kafir düzenنِظَامٌ كَافِرٌ
kâfirكَافرٌ
kafirكافر
asi,kafirقَاسِطٌ : عَاصٍ ، كَافِرٌ
kafir (ar)كافر ، كنود ، غير مؤمن
kafir güçlerقُوَّاتٌ كَافِرَةٌ
kafir hükümetحُكُومَةٌ كَافِرَةٌ
kafir iktidarحُكْمٌ كَافِرٌ
kafir kadınكَافِرَةٌ (ج) كَافِرَاتٌ و كَوَافِرُ
ey kafirيَا كَافِراً !
Kafir,dinsizكافر
kafir Müslüman olduأَسلَمَ الكَافِرُ
onu kafir kıldıأَكْفَرَهُ : جَعَلَهُ كَافِراً
adam kafir olduأَفْجَرَ الرَّجُلُ : كَفَرَ
ana babasına ve sair görevlerin hüsnü ifası,iyilik etmek,iyilik,hayır,hasene,iyilik etmekمَبَرَّةٌ (ج) مَبَرَّاتٌ و مَبَارٌّ
iyi,iyilik eden,dindar,salih kimse,itaatkar,sözünde sadık,Allah,kara,yaban yeri,hariç,dışarı,sahil,kıta,açık sahra,ova,yer,çöl,temiz,arı,ahlaklı,uslu,iyilik,vergi,ihsan,iyilik eden,memduhul efal olan,iyilik,cömert,kara,dışarıبَرٌّ (ج) أَبْرَارٌ و بُرُرٌ
sana iyilik yapana iyilik yap !أَحْسِنْ إِلَي مَنْ أَحْسَنَ إِلَيْكَ ّ
iyilik eden iyilik bulurمن يعمل المعروف يلقي المعروف،من زرع المعروف حصد الشكر
İyilik eden iyilik bulurمن زرع المعروف حصد الشكر ، من يعمل الخير يجد الخير ، كما تزرع تحصد
iyilik yapmak,iyilik etmekإِصْطِنَاعُ المَعْرُوفِ
iyilik eden,iyilik edici olan,hayırsever,ihsan eden,cömertمُحْسِنٌ
iyilik etmek,gamküsarlık etmek,malından başkasına iyilik ergirmek,ulaştırmakمُوَاسَاةٌ
lütuf eylemek,ihsan etmek,iyilik etmek,hoş ve güzel davranmak,iyilik etmek,bağışta bulunmakاَلْطَفَ : إِلْطَافاً بِ ، لِ
iyilik,sadaka,ihsan,nimet,iyilik etmek,ihsan ,lutuf,hediye,efendilik,ihsan,inamإِحْسَانٌ (ج) إِحْسَانَاتٌ : بِرٌّ
iyi,iyilik eden,itaatkar ,dindar,sözüne sadık,müttaki,takvalı,iyi,salih,ilahi emirlere itaat eden,iyi,cömert,muhsin,kerim,sadık,doğru,ana babasına ve sair akrabaya karşı görevlerini hüsnü ifa eden,iyi,iyilik eden,itaatkar,dindar,sözüne sadık,iyilik ve ihsan edici,sadık ve dindar ve rastgü olan kimseanasına babasına itaat ve iyilik eden,itaatkarبَارٌّ (ج) أَبْرَارٌ وبَرَرَةٌ :: مُحْسِنٌ ، بَرٌّ ، صَالِحٌ ، صَادِقٌ ، مَنْ يُحْسِنُ وَالِدَيْهِ و يُطِيْعُهُمَا
lütuf ,iyilik, ihsan ,inayet ,nezaket , kibarlık, tevfik,,iyilik,yumuşaklık,naziklik,saygı,yumuşak davranma,,yardım,ihsan etmek,iyilik etmek,yumuşaklık,naziklik,saygı,iyi ve yumuşak davranma,ihsan etmek,iyilik etmek,yardım,şefkat,acımak,taplamak,hediye,az yemek,hoşluk,yumuşak ve nazik olmak,nezaket,kibarlık,tevfik,taplamakلُطْفٌ (ج) أَلْطَافٌ : تَوْفِيقٌ و يُقَالُ حَصَلَ بِلُطْفِهِ اَيْ بِتَوْفِيقِهِ
cömert kimse,eli açık,iyilik sever,tok gözlü,şad olan kimse,iyilik sever,geniş huylu,alicenap,yüksek ruhlu,yüce gönüllü,asil tabiatlı,أَرْيَحِيٌّ : وَاسِعُ الخُلُقِ ، ذُو الأَرْيَحِيَّةِ
iyilik üstüne iyilikإِحْسَانٌ عَلَي إِحْسَانٍ
iyilik,iyilik etmek,ihsan,iyi muamele,lutuf,inam,hediye,bahşiş,atiyye,bağışlama,kerem,inayet,bahş edilen şey,verilen şey,ihlas,mürüvvetten neşet eden hüsnü muamele,sadaka,imanإِحْسَانٌ (ج) إِحْسَانَاتٌ فِعْلُ الخَيْرِ : بِرٌّ ، إِنْعَامٌ و فِي الشَّرِيعَةِ الإِحْسَانُ أَنْ تَعْبُدَ اللّهَ كَاَنَّكَ تَرَاهُ و إِنْ لَمْ تَرَاهُ فَإِنَّهُ يَرَاكَ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
güya bilmez oldum,kendimi güya bilmez gösterdimتَجَاهَلْتُ
küfranı nimet eden,kafir,iyiliği bilmez,nankör,cimri,bahil,günahkar,asi,kocasının nikahına ve sevgisine aldırmayan karı,kölesini sürekli döven adam,pek inkar eden,isyankar,iyilik bilmezكَنُودٌ : كَفُورٌ : بخِيلٌ ومنه قوله تعالي
anadan doğman okuma yazma bilmeyen,okusuz,okuma yazma bilmez,ümmi,şu bilmez ve cahildirki okumaz ve yazmaz olup hemen yaratılışı üzere kala,Hz.Muhammed,Mekkeli,köylü,bilgisiz, cahilأُمِّيٌّ (ج) أُمِّيُّون
bilirken inkar edici olan,inkar eden,nankör,iyilik bilmez,inatçı,iyilik bilmez,cimri,münkir,hasis,pinti,bahil,nakes,inatla muhalefet eden,muannit,inatçıجَاحِدٌ (ج) جَاحِدُون و جُحَّادٌ : منكر
okusuz,anadan doğma okuma yazma bilmeyen,lakırdı söylemesini bilmez,ümmi,Mekkeli,anneye mensup,okuyup yazmak bilmeyen,okuyup yazmağı asla tahsil etmemiş olan,Mekkeli Hz. Muhammed,bilgisiz,bilmez,cahil,kaba,ham,natıraşideأُمِّيٌّ (ج) أُمِّيُّون مَنْ لاَ يَعْرِفُ القِرَاءَةَ و الكِتَابَةَ و فِي القُرْآنِ الحَكِيمِ
cahil,bilgisiz,kaba,ebcethuvan,bilmez,nadan,habersiz olan,ham,,bilgisiz,bilmeyen,bilmez,kaba,ham,nadan,habersiz olan,kafası boşجَاهِلٌ (ج) جُهَلاَءُ و جُهَّالٌ و جَاهِلُون و جُهْلٌ و جُهَلاَءُ صَبِيٌّ غَيْرُ مُكَلَّفٍ و يُقالُ الجَاهِلُ جَسُورٌ
bilmezجاهل
işini bilmezيجهل مصالحه
okumak bilmezأميّ ، عاري من العلم
iyilik bilmezناكر المعروف ، ناكر الجميل
dil bilmezلاَ يَعْرِفَ اللُّغَةَ أَيْ أَعْجَمِيٌّ
dil bilmezلا يعرف اللغة اي أعجميّ
işini bilmezيَجْهَلُ مَصَالِحَهُ
kendini bilmezلا يعرف نفسه اي قدره و حدّه و تطلق علي طويل اللسان الجرئ
okuma bilmezيجهل القراءة
Benzer Kelimeler
Bilgi Paneli
Elmawarid.com sitemiz yeni kelimeler yüklenerek güncelleştirilmiştirإن موقعنا الموارد كوم قد تم تحديثه بعد أن حملت إليه الكلمات الجديدة والله ولي التوفيق
Paylaş
Elmawarid
Kelime Havuzu
- أَقَارِبُ و أَصْدِقَاءُ - لسان النار - ركز العلم ، نصب العلم ، نصب الراية - أَكْبَرَ : إِكْبَاراً - فكة ، فرط ، قطع ، عملة صغيرة - منطقة، إقليم ، كورة ، بقعة ، مديرية - آشِرٌ (ج) أَوَاشِرُ - أَبْذَأَ : إِبْذَاءص - وَبِاتَّالِي ... - لَمْ يَبْلُغُ العَدُوُّ أَرَبَهُ - سُدَيً - أَمْرٌ - الأغلظ - دُبْرِيَّةٌ - وَظِيفَةٌ (ج) وَظَائِفُ - لَحْنٌ (ج) أَلْحَانٌ و لُحُونٌ و في القرآن الكريم - بِأَسْرِهَا : بِأَجْمَعِهَا - في النصف الاول ، في الشوط الأول - صُنْعُ الإِنْسَانِ : مِنْ صنْعِ الإِنْسَانِ - تَعْرِيفٌ إِيْرُونِيٌّ - آخِرُ الأَمْرِ : آخِراً - إِنْتَصَرَ عَلَي غَيْرِ المُؤْمِنِيْنَ - قَرْضَبَ : قَرْضَبَةً ،هُ - موقع ، موطن ، وضعية - مُنَاوَأَةٌ : نِوَاءٌ - مُوَظَّفُ وزَارَةِ المَالِيَّةِ ، مَنْ يَعْمَلُ بِهَا - مَ : مَا - رَأَبَ بَينَهُمْ : أَصْلَحَ و أَلَّفَ بَيْنَهُمْ - إحْلاَلُ السَّلاَمِ إلي الشَّرْقِ الأَوْسَطِ - جَمَعَ الطَّالِبُ الطَّوَابِعَ
ElmaWarid