1.5 MİLYON'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid nesneyi kendine hedef etti kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
nesneyi kendine hedef etti إِسْتَهْدَفَ الشَّيْئَ : جَعَلَهُ لَهُ هَدَفاً
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
nesneyi düzeltti,ıslah etti,nesneyi tamamladı,nesneyi topladı,cem etti,biriktirdiثَبَّي الشَّيْئَ
nesneyi aşırdı,kaptı,çaldı,nesneyi süratle taşıdı,götürdü,ilettiنَدَلَ الشَّيْئَ : إِخْتَلَسَهُ و نَقَلَهُ بِسُرْعَةٍ
nesneyi temizledi,seçti,nesneyi temiz,pak,arı,safi,halis eylediأَنْقَي الشَّيْئَ
nesneyi temizledi,seçti,nesneyi temiz,pak,arı,safi,halis eylediأَنْقَي الشَّئَ : نَظَّفَهُ
nesneyi topladı,devşirdi,nesneyi eliyle sıyırıp giderdiقَشَّ الشَّيْئَ
nesneyi uzattı,nesneyi çekip sündürdüمَدَّدَ الشَّيْئَ : بَسَطَهُ و طَوَّلَهُ
nesneyi uzattı,nesneyi çekip sündürdüمَادَّ الشَّيْئَ : مَدَّهُ
saklamak,bir nesneyi bir nesneyi içine koymak,içine almak,dahil etmek,birleştirmek,kaynaştırmak,teşdid ile iki harfi bir etmek,Tecvitte idgam,gizlenmek,ihfa,bir nesneyi bir yere koymakإِدْغَامٌ (ج) إِدْغَامَاتٌ و إِدِّغَامٌ (ج) إِدِّغَامَاتٌ : إِدْمَاجٌ : وَ فِي عَلْمِ الصَّرْفِ هُوَ إِدْخَالُ حَرفٍ فِي حَرْفٍ مِنْ جِنْسِهِ نَحْوُ فَرَّ أَصْلُهَا فَرر
nesneyi bölük bölük böldü,taksim etti,parçaladı,nesneyi sağlam bağladı ,nesneden bir parça aldıجَزَأَ الشَّيْئَ : قسمه أجزاءً
iğrenmek,bir nesneyi hor ve hakir görmek,horlamak,bir nesneyi beğenmeyip zem etmek,yermekبَذْءٌ : ذمٌّ
nesneyi birbiri arkasında birkaç kere yaptı,tekrar ve iade etti,nesneyi bir kaç kere tekrarladıأَتََارَ الشَّيْئَ : أَعَادَهُ مرة بعد مرّةٍ
nesneyi yerinden ayırıp bertaraf eyledi,nesneyi yerinden kaldırıp izale etti,giderdi ثَأْثَأَ الشيئَ : أزال عن مكانه
nesneyi pekiştirdi,pekiştirip muhkem kıldı,nesneyi kast etti,isabet ettiوَكَدَ الشَّيءَ
bir nesneyi parmaklarıyla toplamak,biriktirmek,eğip kavisli yapmak,binayı yükseltmek,yüksek yapmak,safran devşirmek,nesneyi eğriltmek,ötrelemek,katmak,parmaklarıyla toplamak,binayı yükseltmek,safran devşirmek,nesneyi eğriltmekقَبَا ـُـ قَبْواً وقَباً
nesneyi ucuz addetti, ucuz buldu veya nesneyi ucuz satın aldıإِرْتَخَصَ الشَّيْئَ : عَدَّهُ او وَجدَهُ او إِشْتَرَاهُ رَخِيصاً
bir kimseye meyi edip yanına almak,sapıp eğilmek,meyil ettirmek,kendine gönül cezp etmek,kendine doğru çekmekإِسْتِمَالَةٌ (ج) إِسْتِمَالاَتٌ
filanı kendine çekti,aşık yaptı,kendine tutkulu kıldı,aşıklık yaptıأَصْبَي فُلاَناً
vesvese,vesvese etmek,kendi kendine söylenmek ve insanın nefsi kendine bir şeyi haber vermek, kalbinden geçmek, ve çığıldaşmak, fena kuruntu,kötü vehim,vesvese,fikir ve kalbi aldatmakوَسْوَسَةٌ
kavim saba rüzgarına dahil olmak,girmek,kadının kız veya erkek çocuğu olmak kadının çocukları çok olmak,birini kendine çekmek,aşık yapmak,kendine tutkulu kılmak,aşıklık yapmakأَصْبَي : إِصْبَاءً
bir şeye bağlı kalmak,mukayyet olmak,kendine,üzerine gerekli,bir şeyi kendine lazım kılmak,vacip kılmak,bir şeyi kendine lazım saymaküzerine almak,iltizam etmek,yükümlü olmak,sorumlu olmak,mecbur olmak,zorunda kalmak,yüklenmek,muayyen bir vergi karşılığında devletin arazisini kullanmaktaahhüt etmek,icrasına cehd etmeyi kendisine vacip kılmak,devletin iradından bazısı için kefil verip tahsilini kendi üzerine almak,uyulmak,إِلْتَزَمَ : إِلْتِزَاماً بِ ...
sen kendine bak,kendine bak!عَلَيْكَ نَفْسَكَ !
kendi kendine hukna edinmek,hukna istimal etmek,hastayı lavman ve tenkiye yapmak,mahrecine deva çalmak,salmak,kendi kendine tıbben ve fennen şırınga kullanmak,şırınga olunmak,enjeksiyon olmak,iğne kullanmak,birikmek,toplanmak,hapis olmak,tutulmak,tıkanmakإِحْتَقَنَ : إِحْتِقَاناً
bir şeyi kendine almak,kendisi için seçmek,ihtiyar etmek,kendine ayırmak,tahsis etmek,mal etmek,öc almak için yardım istemek,intikam almak istemek,mal etmekإِسْتَأْثَرَ : إِسْتِئْثاراً بِ ، هُ
kendineلذاته
kendine gel !عُدْ إِلَي رُشْدِكَ
kendine edinmeضبط
kendine gelmekجمع الخاطر ، إصلاح النفس
kendine güven.ثِقْ بِنَفْسِكَ ، إِعْتَمِدْ عَلَي نَفْسِكَ
kendine gel !إليك ، عد إلي رُشدك !
kendine güvendiإِعْتَمَدَ عَلَي نَفْسِهِ أَوْ ذَاتِهِ
amaçlamak,hedef almak,hedef tutmak,hedef edinmek,yükselmek,إِسْتَهْدَفَ : إِسْتِهْدَافاً ، هُ
amaçlamak,hedef almak,hedef tutmak,hedef edinmek,hedeflemek,nişan tutmak,nişan almak,yükselmek,dik kalkmak,yaklaşmak,ilişmek,dokunmak,ortaya atılmakإِسْتَهْدَفَ : إِسْتِهْدَافاً ل ، هُ و يُقَالُ
hedef alınan,hedef gösterilen,amaçlanan,genişمُسْتَهْدَفٌ (ج) مُستَهْدَفُون
maruz kalan,ortaya konulan,ortada olan şey,hedef,a,e maruz,hedef,amaçعُرْضَةٌ ل ، هَدَفٌ لِ
gaye,hedef,amaç,nişan,garaz,maksat,hizip,okla attıkları nişan ve amaç,hedef,gaye,erek,hedef,maksat,hizip,arzu,garaz,süikastغَرَضٌ (ج) أَغْرَاضٌ
bazı spor oyunlarında topun arasından geçirilmesine çalışılan iki direk,kale,nişanın atıldığı yer,nişan tahtası,yön,amaç,اhedef,nişanın atıldığı yer,kale,hedef,yön,atış yapılan yer,atmak,kale,hedef,atış yapılan yer,atmak,atım,target,atacak yer ve zaman,kale,hedefمَرْمَي (ج) مَرَامِيُ
mızrak tepesi gibi yüksek bir yere asılan nişangah,hedef,kuyunun suyu çoğalmak ve iyileşmek için dibine attıkları bir nevi taş,taş oyuk,taştan dikilmiş sanem,put,hava hedefi,havada ağaç başında olan nişan,ok nişanı için havaya dikilen kabak misillü hedef,nişan,garazبُرْجَاسٌ (ج) بَرَاجِيسُ : هَدَفٌ يُوضَعُ عَلَي شَيْئِ لِيُرْمَي يقال هو كالبُرْجَاسِ ليس من النَّاسِ
terk etmek,kesmek,katetmek,geri durdurmak,bırakmak,kabir,ayrılmak,Allaha ısmarlamak,dinmek,uyumak,kabir,kabir havalisi,hedef,terketmek,bırakmak,ayrılmak,Allaha ısmarlamak,kabir,çukur,kabir,kabir havalisi,hedefوَدْعٌ : تَرْك ، قَطْعٌ
hedefهَدَفٌ
hedefرَمْيَةٌ
hedefغرض ، هدف
Hedefهدف
hedefمِيْسٌ
hedef (ar)هدف ، غرض ، غاية ، مقصد ، مرمي
hedef adamرجل هدف
onu kahr etti,ezdi,mağlup etti,eziyet etti,işkence etti,zülüm etti,incittiإِضْطَهَدَهُ : قَهَرَهُ و أَذَاهُ , جَارَ و غَلَبَ عَلَيْهِ و سَحَقَهُ وعَذََّبَهُ
onu metih etti,övdü,ev safını zikir ve tadat etti,vasf etti,yüceltti,tazim ettiأَثْنَي عَلَيْهِ بالخَيْرِ و مَجَّدَهُ : مَدَحَهُ
parayı tezyif etti,taklit etti,kalpazanlık etti,sikkeye hile kattı,sikkeyi kalp ettiزَيَّفَ الدَّرَاهِمَ : زَافَهَا
onu teşvik etti,kındırdı,tahrik etti,kışkırttı,provake etti,dürttü,terğip ettiإِسْتَحَثَّهُ : حَثَّهُ و إِسْتَفَزَّهُ
onu razı etti,hoşnut etti,memnun etti,itabını izale etti,giderdiأَعْتَبَهُ : أَرْضَاهُ وأزَالَ عَتَبَهُ
hakkı tanıdı,itiraf etti,ikrar etti,izan etti,boyun ettiبَخِعَ ـَـ بُخُوعاً و بَخَاعَةً بِالحَقِّ
hakkı tanıdı,itiraf etti,ikrar etti,izan etti,boyun ettiبَخِعَ بِالحَقِّ بُخُوعاً و بَخَاعَةً ، ل
hakkı tanıdı,itiraf etti,ikrar etti,izan etti,boyun ettiبَخِعَ بِالحَقِّ : إِعْتَرَفَ بِهِ
hakkı tanıdı,itiraf etti,ikrar etti,izan etti,boyun ettiبَخِعَ بِالحَقِّ بُخُوعاً و بَخَاعَةً
onu tahrip etti,sabote etti,mahv etti,viran ettiخََرَّبَهُ
arkadaşına isyan etti,zülüm etti,tecavüz etti,tahkir ettiأَبَزَ بِصَاحِبِهِ : إِعْتَدَي عَلَيْهِ
ihbar etti,jurnal etti,ispiyon etti,müzevvirlik ettiوَشَي بِهِ
onu teyit etti,muhkem etti,pekiştirdi,takviye etti,sağlamlaştırdı,sabit kıldı,kuvvetlendirdiآكَدَهُ : أَوْكَدَهُ
batılı yok etti,ortadan kaldırdı,sildi,mahv etti,hükümsüz kıldı,iptal ettiأَزْهَقَ البَاطِلَ : مَحَاهُ و أَزَالَهُ و أًبْطَلَهُ
nesneyi kaldırdı,izale etti,iptal etti,yerine başka bir şey ikame ettiنَسَخَ الشَّيْئَ
Bilgi Paneli
Elmawarid.com sitemiz yeni kelimeler yüklenerek güncelleştirilmiştirإن موقعنا الموارد كوم قد تم تحديثه بعد أن حملت إليه الكلمات الجديدة والله ولي التوفيق
Paylaş
Elmawarid
ElmaWarid