1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid nişana vurmayın,kınamak için kullanılan ünlemdir kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
nişana vurmayın,kınamak için kullanılan ünlemdir أَيْحِ ، أَيْحَي
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
ok şaşmayıp hedefe ulaştı,ok nişana,hedefe isabet etti,değdi,nişana varıp vurduأَصَابَ السَّهْمُ : بَلَغَ الهَدَفَ و لَمْ يُخْطِئْ
nişana atan isabet etmediği halde söylenir bir kelimedir isabeti takdirinde ( مَرْحَي) derler,ok atan kimsenin nişana isabet etmediğinden söylenen tabir,sözبَرْحَي : كَلِمَةٌ تُقَالُ عِنْدَ الخَطَإِ فِي الرَّمْيِ
nişana uğramayıp yanlış giden okمِخْطَفٌ
hedefe değen ok,nişana varan okنَاقِرٌ (ج) نَوَاقِرُ
nişana vurmayıp yabana sapan okمُضْرَدٌ
oku nişana işletip öte geçirmekخَرْقَلَةٌ
ok yere düştükten sonra sayrınıp nişana yetişmekحُبُوٌّ
hedefi şaşırdı,isabet etmedi,nişana vurmadıأَخْطَأَ الهَدَفَ : لَمْ يُصِبْهُ
nişana vurmayın,kınamak için kullanılan ünlemdirأَيْحِ ، أَيْحَي
hedefi ıskaladı,şaşırdı,nişana vuramadı,isabet ettiremediأَخَْطَأَ الغَرَضَ
şu atılan oka denir ki nişana dokunmayıp etrafına düşeحَابٌّ (ج) حَوَابٌ و يقال سَهْمٌ حَابٌّ إذا وقع حَوْلَ القِرْطَاسِ
nişana vuran adama karşı tahsin ve taaccüp için kullanılan ünlemdirأَيْحَي : إِيْحَي
nişana atan isabet etmediği halde söylenir bir kelimedir isabeti takdirinde ( مَرْحَي) derlerبَرْحَي
bir şeyden korkup geri dönmek,ok nişana saplandığı halde içeriye işlemeksizin durup titremek,havuza tıkaç yapmak,durmakتَأَزَّي : تَأَزِّياً
bir şeyden korkup geri dönmek,ok nişana saplandığı halde içeriye işlemeksizin durup titremek,havuza tıkaç yapmak,durmakتَأَزَّي : تَأَزِّياً عَنْ
nişana vurmayın,kınamak için kullanılan ünlemdirأَيْحِ ، أَيْحَي
yaralama ,iftira etme, kötüleme ,dürtme ,bozmak , temyiz etmek,ayıplama ,saplamak,bıçakla vurma,dil uzatma,kınamak,zem etmek,yermek,temyiz etmek,dürtüp saplamak,sancımak,kınamak,çekiştirmek,söz uzatmak,süngü ile dürtmekطَعْنٌ (ج) طُعُونٌ : ذَمٌ ، قَدْحٌ، إِعْتِرَاضٌ ، تَمْيِيزٌ
bir şey müstehcen,çirkin ve kötü olmak,çirkin bulmak,kınamak,ayıplamak,beğenmemek,çirkin saymak,müstehcen görmek,nefret etmek,kınamak,hoş görmemek,sevmemek,beğenmemek,onur kırıcı saymakإِسْتَهْجَنَ : إِسْتِهْجَاناً ، هُ
azarlamak,paylamak,ayıplamak,alay etmek,itap etmek,horlamak,yençmek,hakaret etmek,hücüm etmek,paylamak , ayıplamak,kınamak,azrlamak,itap etmek, alay etmek,kınamak,itap etmekزَرَي ـِـ زَرْياً وزَرَايَةً ومَزْرِيَةً ومَزْرَاةً وزُرْياً عَلَي
kınamakأَشْبٌ
kınamakتَسْخِيلٌ
kınamakوَاخَ ـِـ وَيْخاً
kınamakعَذَّلَ : تَعْذِيلاً
kınamakأَنَّبَ : تَأْنِيباً
kınamakسَخَّلَ : تَسْخِيلاً ، هُ
kınamakإِسْتِنْكَارٌ (ج) إِسْتِنْكَارَاتٌ
kınamakلوم ، تلوم ، طعن ، تعذيل ، تقبيح ، تعييب ، تشجيع ، تونيب ، تأنيب ، إحتقار ، ذمّ ، إعتراض ، تعريض ، مذمة ، إلامة ، ملامة ، تعيير ، قدح ، إدانة ، إستنكار، لمز ، توبيخ ، أستهجان
kınamakنَتْغٌ
kınamakوَيْخٌ
kınamakغُسٌّ
için,yüzünden,den dolayı,yerine,dan,den dolayı,ötürü,beher,nedeniyle,hatırı için,sebebiyle,mak,mek için,bir süre için,beher : kardeşin içinلأَجْلِ ... مِنْ أَجْلِ ، لِ
için,için ki,diye,amacıyla,nedeniyle ,gayesiyle,sebebiyle,için, taki,diye : öğrenmek için sordumلِكَيْ : لِكَيْمَا : كَيْ نحو سألت لِكَي أتعلّم
1) Geçmiş zaman fiilerinin sonunda: a) Zamir olarak birinci şahıs için( تُ)ikinci şahıs erkek için( تَ) kadın için (تِ ) tesniye için ( تُمَا) gelir,erkek çoğulu için (تم) ve dişi çoğulu için (تُنّ) gelir b) Sonuna da dişilik alameti olarak sakin bir ta gelir (كَتَبَتْ) gibiتَاْتِي فِيْ آخِرِ الأَفْعَالِ المَاضِيَةِ نَحْو :
korkusuyla ,için,taki olmasın,maması için, memesi içinلِئَلاَّ
Cenab-ı hakka yemin ederimki,allahü tealanın hak ve mecd ve şerefi için ,billahi,allaha yeminederim,Allah için,Allahın şerefi için !بِاللهِ
Cenab-ı hakka yemin ederimki,allahü tealanın hak ve mecd ve şerefi için ,billahi,allaha yeminederim,Allah için,Allahın şerefi için !بِاللّهِ
taşın ağırlığını öğrenmek için tartmak,paranın kıymetini öğrenmek için tartmak,adamın yanında ne var ne yok bilmek için yoklamak,denemek,sınamak,tecrübe etmekرَازَ ـُـ رَوْزاً
boyun eğdirmek için devenin burnuna burunsalık geçirme veya süs için kadının burnuna halka takma;bilezik;küpe;süs için arap kadınlarının ayaklarına taktıkları bilezik,halkaبُرَةٌ (ج) بُرَيً و بَرَاتٌ و بُرُونٌ
teke keçiye aşmak için yahut su içmek için çağırmakحَأْحَأَةٌ
şer ve fesat için hazırlanıp ika için vesile arayanمُجْظَئِرٌّ و يقال ما لك مُجْظَئِرّاً
nesnenin içini görmek için aslını öğrenmek için arasına baktıإِسْتَشَفَّ الشَّيْئَ : نَظَرَ خِلاَلَهُ
dşiş deve işemek için veya sağılmak için apışlarını açtıإِنْفَشَخَتِ النّاقَةُ : بَاعَدَتْ مَا بَيْنَ رِجْلَيْهَا لِتُحْلَبَ اَوْ لِتَبُولَ
için,neden,sebep,den dolayı,nedeniyle,hatırı için,hesebiyleلأَجْلِ، منْ أَجْلِ
koşu için atı,av için köpeği ariyet,eğreti olarak vermekأَبْعَي : إِبْعَاءً ، هُ
çoban geri dönmek için veya durmak için hay deyip bağırdıأَهَابَ الرَّاعِيُ بِغَنَمِهِ : صَاحَ بِهَا لِتَقِفَ أَوْ لِتَرْجَعِ
toprağı sıkıştırıp ezmek için kullanılan tokmak,balyoz,yer pekiştirmek ve temel atmak için kullanılan verdaneمِيْطَدَةٌ
priz,çomak,ateş tutşturmakta kullanılan çıra,ateş parçası,çomak,ateş tutşturmakta kullanılan çıraمَقْبِسٌ (ج) مَقَابِسُ
kullanılan tekniklerتَقَنِيَّاتٌ مُستَخْدَمَةٌ
kullanılan teknolojiتَكْنُولُوجِيا مُسْتَخْدَمَةٌ
kullanılan ilaçlarأَدْوِيَةٌ مُسْتَعْملَةٌ
kullanılan dilلسان مستعمل
kullanılan yakıtوَقُودٌ مُسْتَخْدَمٌ
kullanılan oylarأصوات مستخدمة
çok kullanılan fiillerأفعال كثيرة الإستعمال
bu sözlükte kullanılan terimlerإِصْطِلاَحَاتٌ مُسْتَعْمَلَةٌ فِي هَذَا القَامُوسِ
çift sürmekte kullanılan inekمُثِيرَةٌ
sıvamada kullanılan altın tozuأَشَجَةٌ
çok kullanılan lafızlar (ed)ألفاظ كثيرة الإستعمال
göz banyosu için kullanılan bardakكَأْسُ العَيْنِ
mısırda kullanılan bir nevi gönlüktürبَخُور البَرِّ
bir şeyden nefret eden adama karşı nefret edilecek şey değildir manasıyla kullanılan ünlemdir,öksürüğü taklit eder ünlemdirآحٍ : آحَ
deveyi çökürtmek için kullanılan ünlemdirإِيْخِ
deveyi sürüp yürütmek için kullanılan ünlemdirأَيَايَا
nişana vurmayın,kınamak için kullanılan ünlemdirأَيْحِ ، أَيْحَي
deveye çağırmak,deve zecir ve men etmek için kullanılan ünlemdirإِجِدْ !
nişana vuran adama karşı tahsin ve taaccüp için kullanılan ünlemdirأَيْحَي : إِيْحَي
koyun ve keçi sığırları men ve zekir için kullanılan ünlemdirأَوْس أَوْسَ !
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid