1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid okuma,mütalaa,kitap okumak,gözden geçirmek,okuma,mütalaa etmek kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
okuma,mütalaa,kitap okumak,gözden geçirmek,okuma,mütalaa etmek مُطَالَعَةٌ (ج) مُطَالَعَاتٌ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
okuma,mütalaa,kitap okumak,gözden geçirmek,okuma,mütalaa etmekمُطَالَعَةٌ (ج) مُطَالَعَاتٌ
okuma,mütalaaمُطَالَعَةٌ ، قِرَاءَةٌ
okuma,mütalaaمُطَالَعَةٌ
okuma,okumak,okuyuş,kıraat,mütalaaقِرَاءَةٌ (ج) قِرَاءَاتٌ ، مُطَالَعَةٌ
bir şeye çok bakıp bilmek,okumak,mütalaa etme,mütalaa etmekمُطَالَعَةٌ (ج) مُطَالَعَاتٌ
yek diğerine kitap okuyup ders vermek,iki kişi beraberce ders çalışmak,okumak,yazmak,dersle meşgül olmak,mutalaa etmek,irdelemek,görüşmekتَدَارَسَ : تَدَارُساً
ders okumak,mütalaa etmek,tahsil etmek,ders çalışmak,kitap okuyup ilim öğrenmekدَرَسَ ـُِـ دَرْساً و دِرَاسَةً
elif harfini elifle ya arası okuma,fethayı kesre gibi okuma,imale,eğmekإِمَالَةٌ (ج) إِمَالاَتٌ
kitap yazmak,kitap yapmak,telif etmek,oluşturmak,düzmek,telif,kitap derlemek,tanzim ve tasnifi,tasnif ve tahrir olunmuş kitap,sentezle birleştirmek,arayı bulmak,evcilleştirmek,cem etmek ve iki nesnenin arasında üns ve ülfet vermek,terkip etmek,muhtelif nesneleri cemedip bir etmek,yeniden kitap tertip edip yazmak,ülfet ettirmek,alıştırmak,yapıştırmak,defi husumet etmek,birleştirmek,evcilleştirmek,formasyon,parayı bin yapmak,bin etmek,toplamak,barıştırmak,ısındırmak,kitap yazmak,tasnif ve tertip etmek,tahrir etmek,telif,müellef,telif olunan eser,kitapتَأْلِيفٌ (ج) تَأْلِيفَاتٌ : تَصْنِيفٌ ، مُؤَلَّفٌ ، كِتَابَةُ فُصُول فِي الأَدَبِ و العِلمِ و جَمْعهَا فِي كِتَابٍ و فِي القُرآنِ الكَرِيمِ
kitap yazmak,kitap yapmak,telif etmek,oluşturmak,düzmek,telif,kitap derlemek,tanzim ve tasnifi,tasnif ve tahrir olunmuş kitap,sentezle birleştirmek,arayı bulmak,birleştirmek,evcilleştirmek,cem etmek ve iki nesnenin arasında üns ve ülfet vermek,terkip etmek,muhtelif nesneleri cemedip bir etmek,yeniden kitap tertip edip yazmak,ülfet ettirmek,alıştırmak,yapıştırmak,defi husumet etmek,birleştirmek,evcilleştirmek,,formasyonتَأْلِيفٌ (ج) تَأْلِيفَاتٌ : تَصْنِيفٌ
dikkatle okumak,mütalaa etmek,incelemek,tetkik etmek,bakmak,okumak,mütalaa etmek,tetkik etmekطَالَعَ : مُطَالَعَةً و طِلاَعاً فِي ، هُ
kitap yazmak,kitap yamak,telif etmekتَأْلِيفُ الكِتَابِ
okumak,yazmak,dersle meşgül olmak,iki kişi beraberce ders çalışmak,dersle meşgul olmak,aralarında ders çalışmak,murafaya varmak,yek diğerine kitap okuyup ders vermek,iki kişi beraberce ders çalışmak,okumak,yazmak,mutalaa etmek,irdelemek,görüşmekتَدَارَسَ : تَدَارُساً
anadan doğman okuma yazma bilmeyen,okusuz,okuma yazma bilmez,ümmi,şu bilmez ve cahildirki okumaz ve yazmaz olup hemen yaratılışı üzere kala,Hz.Muhammed,Mekkeli,köylü,bilgisiz, cahilأُمِّيٌّ (ج) أُمِّيُّون
deri,cilt,derm,hayvan derisi,bir kap içinde olan kitap parçası ve kitap merbut kabı,Kürtçesi çerm dırجِلْدٌ (ج) جُلُودٌ و فِي المَثَلِ
okumak,gözden geçirmekمُطَالَعَةٌ
beraber okumak,okuşmak,karşılıklı okumak,biriyle ders okumakقَارَأَ : مُقَارَءَةً و قِرَاءً
okuma,mütalaa,kitap okumak,gözden geçirmek,okuma,mütalaa etmekمُطَالَعَةٌ (ج) مُطَالَعَاتٌ
şiir okumak,şiir söylemek,ezber okumak,şarkı okumak,hikaye etmek,yitik aramakأَنْشَدَ : إِنْشَاداً بِ
gizlenmek,gözden kayıp olmak,örtünmekkayıp olup gözden na bedid ve mestur olmak,ölünün cesedi toprağa verilmekتَوَارَي : تَوَارِياً عَنْ ، فِي
gençlik kemalde olmak ve bilbedahe hutbe okumak,hutbeyi fikir etmeksizin okumakإِقْتِبَالٌ (ج) إِقْتِبَالاَتٌ
imale,eğme,tecvitte elifi elifle ya arası okumak fethayı kesreyi okşar gibi okumakإِمَالَةٌ (ج) إِمَالاَتٌ
ahmak iken akıllı olmak,irticalen söz söylemek,hutbeyi fikir etmeksizin okumak,hutbe irat etmek,işe yeniden başlamak,kötülükten iyiliğe dönmek,gençlik kemalde olmak ve bilbedahe hutbe okumak,hutbeyi fikir etmeksizin okumakإِقْتَبَلَ : إِقْتِبَالاً
eğmek,eğdirmek,meyillendirmek,bir tarafa meyil ettirmek ve bir tarafa doğru yatırmak,gevşetmek,salıvermek,tecvitte elifi elifle ya arası okumak fethayı kesreyi okşar gibi okumak,elif harfini elifle ya arası okumak,imale yapmak,sapıtmakأَمَالَ : إِمَالَةً بِ، هُ
bir şeyde uğraşmak,hastayı tedavi etmek,em etmek,gözden geçirmek,uğraşmak,galip gelmek,ilaçlamak, çare ve çözüm bulmak,gözden geçirmek,işlemekعَالَجَ : مُعَالَجَةً و عِلاَجاً ، هُ
yüksek sesle şiir okumak,cevap vermek,şiir söylemek,ezbere okumak,şiir ve şarkı okumak,hikaye etmek,yitik aramak,kayıp nesneyi aramak,bir şeyi ilan etmek,haber vermek,sesi yükseltmek,arzusunu yerine getirmek,takrir ve irat etmekأَنْشَدَ : إِنْشَاداً بِ ، لِ ، هُ
kılıç kesmek,çabuk çabuk söylemek veya okumak,Kuranı hızlı okumak,ivmek,acele etmekهَذْرَمَ : هَذْرَمَةً
okuyuş,Kuranı kerimi okumak,tilavet etmek,tilavet,Kur...an-ı Kerim kıraatı,kitap okumakتِلاَوَةٌ (ج) تِلاَوَاتٌ : قِرَاءَةٌ
imale,eğme,meyillendirmek,tecvitte elifi elifle ya arası okumak fethayı kesreyi okşar gibi okumak,bir tarafa meyil ettirmek ve bir tarafa doğru yatırmak,eğdirmek,eğmek,elif harfini elifle ya arası okumak,harekenin gayri tabii surette çekilmesi,meddi,uzatılması,aşağı meyil ettirmek,إِمَالَةٌ (ج) إِمَالاَتٌ و هِيَ فِي قِرَاءَةِ القُرْآنِ الكَرِيمِ أَنْ تميل بالأَلِفِ نَحْوَ اليَاءِ و بالفَتْحَةِ و نَحْوَ الكَسْرَةِ
kelamı yerli yerinde inci dizi gibi güzel ve hoş ve uygun nazım üzere tertip eylemek, okumak,Kuran-ı Kerimi ağır ağır okumak, güzelleştirme,sözü hoş,latif tanzim etmek,aheste aheste revnak ve letafetle okumak,tertil etmek,tecvid kurallarına uygun olarak Kuran-ı Kerimi düzgün okumak,kelamı yerli yerinde inci dizisi gibi güzel ve hoş ve uygun nazım üzere tertip eylemek,Kuranı aşikare okumak ve beyan etmek,Kuran-ı Kerimi ağır ağır okumak, güzelleştirmekتَرْتِيلٌ (ج) تَرْتِيلاَتٌ ومنه قوله تعالي
okuma,mütalaa,kitap okumak,gözden geçirmek,okuma,mütalaa etmekمُطَالَعَةٌ (ج) مُطَالَعَاتٌ
okuma,mütalaaمُطَالَعَةٌ
okuma,mütalaaمُطَالَعَةٌ ، قِرَاءَةٌ
okuma,okumak,okuyuş,kıraat,mütalaaقِرَاءَةٌ (ج) قِرَاءَاتٌ ، مُطَالَعَةٌ
bir şeye çok bakıp bilmek,okumak,mütalaa etme,mütalaa etmekمُطَالَعَةٌ (ج) مُطَالَعَاتٌ
elif harfini elifle ya arası okuma,fethayı kesre gibi okuma,imale,eğmekإِمَالَةٌ (ج) إِمَالاَتٌ
dikkatle okumak,mütalaa etmek,incelemek,tetkik etmek,bakmak,okumak,mütalaa etmek,tetkik etmekطَالَعَ : مُطَالَعَةً و طِلاَعاً فِي ، هُ
astarlamak,astar çekmek,astar geçirmek,kap geçirmek,kaplamak,gizlemek,birinin karnına vurmak,esvaba astar geçirmek,deveye kolan çekmek,kolanını bağlamak,birinin karnına vurmak,esvaba astar geçirmek,sakalın çene altındaki kıllarını kesmek ve tıraş etmekبَطَّنَ : تَبْطِيناً
anadan doğman okuma yazma bilmeyen,okusuz,okuma yazma bilmez,ümmi,şu bilmez ve cahildirki okumaz ve yazmaz olup hemen yaratılışı üzere kala,Hz.Muhammed,Mekkeli,köylü,bilgisiz, cahilأُمِّيٌّ (ج) أُمِّيُّون
mütalaa (ar)مطالعة ، ملاحظة ، ملحوظة
onu mütalaa ettiطَالَعَهُ
imza,imzalamak,geçirmek,cari kılmak için ismini ilave etmek,geçirmek,buyruğunu yürütmekإِمْضَاءٌ (ج) إِمْضَاءَاتٌ : تَوْقِيعٌ و هُوَ عَلاَمَةٌ أَوْ إِسْمٌ يَكْتُبُهُ صَاحِبُهُ بِيَدِهِ فِي ذَيْلِ رِسَالَةٍ أَوْ صَكِّ أَوْ نَحْوِهُمَا تَثْبِيتاً لَهُ
kitabın yarısını mütalaa ettim,okudumطَالَعْتُ الكِتَابَ نِصْفَهُ
kitabı sonuna kadar okuduk,mütalaa ettikطَالَعْنَا الكِتَابَ حَتَّي آخِرِهِ
astarlamak,astar geçirmek,astar çekmek,,kap geçirmek,kaplamak,gizlemek,devenin yaramacını bağlamakأَبْطَنَ : إِبْطَاناً
ilân etmek,bildirmek,duyurmak,anons etmek,açıklamak,alenen söylemek,deklere etmek,beyan etmek,aşikar etmek,belli etmek,belirtmek,afişe etmek,izhar etmekmeydana çıkarmakأَعْلَنَ : إِعْلاَناً بِ ، عَنْ، لِ ، هُ
tavsiye etmek,tembih etmek,ısmarlamak,emr etmek,tavsiye etmek,bir şey vermek,vasiyet etmek,emanet etmek,sipariş etmek,çok ve birbirine girmiş otlağa girmek, nasihat etmekأَوْصَي : إِيْصَاءً بِ ، إِلَي ، لِ
öldürmek,yok etmek,iptal etmek,belirsiz etmek,mahv etmek,eksiltmek,silmek,iptal etmek,yok etmek,imha etmek,bozmak,harap etmek,vücudunu ortadan kaldırmak,noksan etmek,silmek,helak etmek,yakmakمَحَقَ ـَـُ مَحْقاً
kayıp etmek,zayi etmek,yitirmek,telef etmek,mahv etmek,helak etmek,ihmal etmek,malı çoğalmak,köy sahibi olmakأَضَاعَ : إِضَاعَةً
göç etmek,göçmek,intikal etmek,gitmek,ölmek,vefat etmek,irtihal etmek,binmek,acele etmek,talep etmek,yüklemek,sırtına çıkmakإِرْتَحَلَ : إِرْتِحَالاً إلَي ، عَنْ
gidermek,izale etmek,bertaraf etmek,def etmek,kaldırmak,uzaklaştırmak,yerinden etmek,soldurmak,silmek,mahv etmek,bir nesneyi yerinden ayırmak,yok etmek,helak etmek,temizlemek,çıkarmak,bozmakأَزَالَ : إِزَالَةً و إِزَالاً ، هُ
gönlünü almak,razı etmek,tarziye vermek, itap etmek,memnun etmek,itabını,azarlamayı izale etmek,hatırını hoş etmek,vaz geçmek,hışım etmek,azarlamakأَعْتَبَ : إِعْتَاباً عَنْ ، هُ و قال الشاعر
eğilmek,bükülmek,çarpılmak,arz etmek,itmat etmek,caymak,önüne geçmek,hücüm etmek,yönelmek,yöneltmek,tevecch etmek,ikbal etmek,rağbet etmek,ıraklaştırmak,kenardan yürümekأَنْحَي : إِنْحَاءً عَلَي ، عَنْ ، لِ
almak,ahz etmek,kabul etmek,elde etmek,ele geçirmek,gafil avlamak,yakalamak,tutmak,başlamak,kapmak,tesir etmek,alıkoymak,hapis etmek,men etmek,zorlamak,öldürmekأَخَذَ ـُـ أَخْذاً وتَأْخَاذاً و مَأْخَذَاً بِ ،عَلَي ، عَنْ ، فِي ، مِنْ ، هُ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
beraberinde götürmek,beraber olmak,kendine refik peyda etmek,tedarik etmek,temellük etmek,arkadaşlık etmek,eşlik etmek,refakat etmek,yanına almak,sahip çıkmak,musahabat etmek,dost olmak istemek,devamlı yanında bulundurmakإِسْتَصْحَبَ : إِسْتِصْحَاباً إِلَي ، بِ ، هُ
bağırıp çağırmak,nale ve feryad etmek,bir nesneyi anlamak,farkına varmak,dikkat etmek,hatıra getirmek,anmak,dert hatır etmek,fehim etmek,cima etmek,lanet etmekبَاهَ ـُـ بَوَاهاً ، هُ و يقال جَاءتْ تَبُوه و و يقال ما بهت له اي ما فهمت
uyandırmak,kaldırmak,uyarmak,farkına vardırmak,andırmak,tanımak,tembih etmek,ihtar etmek,nazarı dikkatini celp etmek,fark etmek,temyiz etmek,itham etmek,bir şeyi birine anlatmak,uyarmak,itham etmekأَبَّهَ : تَأْبِيهاً بِ
bir şeyi tasavvur ederken aklı başkasına gitmek,kalbe murat edilenden başka şey gelmek,yanılmak,sanmak,hayal etmek,tahayyül etmek,zan etmek,kuruntu etmek,vehim etmek,hesapta yanlışlık etmekوَهِمَ ـَـ وَهَماً فِي
tahdit,hudut tayin etmek,nihayetini malum etmek,sıfatı lazimesini tayin etmek,hadbeyan etmek,sınırlama,tahdit etmek,belirlemek,belirtmek,sınırlamak,had beyan etmek,keskinletmek,had beyan etmek,bir şeyin haddini ve sınırını beyan etmek,keskinleştirmek,sivriltmek,bilemek,tespit,tespit etmekتَحْدِيدٌ (ج) تَحْدِيدَاتٌ ، تَثْبِيتٌ
seğirtmek,hareket etmek,titremek,lerzan olmak,ihtilaç,zihni işgal etmek,ürpermek,rahatsız etmek,tedirgin etmek,taciz etmek,canını sıkmak,hareket etmekإِخْتِلاَجٌ (ج) إِخْتِلاَجَاتٌ
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid