1.5 MİLYON'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid onu değnekle vurdu kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
onu değnekle vurdu بَشَقَهُ بِالعَصَا
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
onu çektiإِجْتَذَبَهُ : جَذَبَهُ
Onu öğrenemedimلَمْ اٌَْدِرْ أَنْ أَتَعَلّمُهُ
onu desteklediسَانَدَهُ
onu çalıştırdıشَغَّلَهُ
onu çalıştırdıأَسْعَاهُ
onu desteklediأَدْعَمَهُ : دَعَمَهُ
onu perdelediأَحجَبَهُ
onu çaldıسَرَقَهُ
onu oynattıرَقّصَهُ
onu oyalandırdıتَأَسَّرَ عَلَيهِ : أَبْطَأَهُ
onu Rumlaştırdıرَوَّمَهُ
onu bulduأَلْقَاهُ : وَجَدَهُ
onu bulduوَجَدَهُ
onu doğrulttuصَوَّبَهُ
onu doğrulttuقَوَّمَهُ
şair kadına aşkını,sevgisini anlatıp dem vurdu,güzelliklerini vasfettiنَسَبَ الشَّاعِرُ بالمَرْأَةِ
filanın namusunu ihlal edecek bir şey söyleyerek yüzüne vurduتَلَّ فُلاَناً بِتَلَّةِ سُؤٍ
şair kadına aşkını,sevgisini anlatıp dem vurdu,güzelliklerini vasfettiنَسَبَ ـُِـ نَسَباً و نَسِيباً و مَنْسَبَةً الشَّاعِرُ بالمَرْأَةِ
nesneyi elde etmek için her türlü çareye ve yola baş vurduإِسْتَمَاتَ : ذَهَبَ فِي طَلَبِ الشَّيْئِ كُلَّ مَذْهَبٍ
soğuk ekine vurdu,kökünden büsbütün kopardı,helak ve ifsat ettiإِصْطَلَمَ البَرْدُ الزَّرْعَ : أَفْسَدَهُ
onu kılıçla veya sopa ile vurdu,azarladı,kulağını çekti,susturduبَكَّتَهُ : بَكَتَهُ ، وَبَّخَهُ ، عَنَّفَهُ ، قَرَّعَهُ و أَسْكَتَهُ
onu mahmuzladı, ayıpladı,ona vurdu,dürttü,ısırdı,itti,gıyabında konuştu,gıybet etti,şeytan kalbine vesvese verdi,kötülük getirdi,ona vurdu,dürttü,ısırdı,itti,gıyabında konuştu,gıybet etti,şeytan kalbine vesvese verdi,kötülük getirdiهَمَزَهُ
elbisye nakışlar yahut çizgiler koydu,argaçlı kıldı,elbiseye damga,alamet vurduأَنَارَ الثَّوْبَ نِيْراً اَيْ خُطُوطاً و نَارَهُ ، أَعْلَمَهُ و أَلْحَمَهُ
filan kılıç ile çaldı,vurdu veya kemiğe varmak sızın eti kestiخَدَبَ فُلاَناً بالسَّيْفِ : ضربه او قطع اللحم دون العظم
filanca bir şeyi elde etmek için her türlü çareye ve yola baş vurduإِسْتَمَاتَ فُلاَنٌ
ok atmaktan onu yerinden helak etti yani ok ile şöyle vurdu ki vurulan hemen durduğu yerinde öldüأَقْصَدَهُ فِي الرَّميِ
onu bıçakla kesti,onu tekmeledi,tekme veya değnekle vurduبَغَزَهُ : بَزَغَ
filan kimsenin karnına ve yanlarına harıl harıl vurduحَشَأَ ـَـ حشْأً فُلاناً بِسَوْطٍ : ضرب به
adam kendini yere vurdu,yerden yere attı,yorulup aciz kaldıبَلْدَحَ الرَّجُلُ
duvara destek vurdu,duvarı dayak,destek ve payendan nasb eylediرَدَأَ الحَائِطَ : دَعَمَهُ
Bilgi Paneli
Elmawarid.com sitemiz yeni kelimeler yüklenerek güncelleştirilmiştirإن موقعنا الموارد كوم قد تم تحديثه بعد أن حملت إليه الكلمات الجديدة والله ولي التوفيق
Paylaş
Elmawarid
Günün Kelimesi
ElmaWarid