1.5 MİLYON'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid onu değnekle vurdu kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
onu değnekle vurdu بَشَقَهُ بِالعَصَا
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
onun öldürülmesine sebep oldu,onu katle arz eyledi,onu öldürttüأَقْتَلَهُ : عَرّضهُ لِلْقَتلِ
onu gizledi,ona astar çekti,astarladı,onu mahreme-i esrar ettiأَبْطَنَهُ : أَخْفَاهُ
onu şaşırttı,hayrete düşürdü,onu taaccüpte bıraktıأَعْجَبَهُ : عَجَّبَهُ
onu mükafatlandırdı,ona mükafat etti,onu cezalandırdıجَازَأَهُ
onu etkiledi, ona dokundu , onu tercih ettiأَثَّرَهُ
onu etkiledi,ona dokundu,onu tercih ettiأَثَّرَهُ
onu çiğnedi,ayak altına aldı,bastı,onu amade ve müheyya kıldı,hazırladıوَطَّأَهُ
iş onu yordu,aciz etti,usandırdı,onu acizliğe düşürdü,ona güç geldiأَمَلَّهُ الأَمْرُ أَوِ عَلَيْهِ: أَوْقَعَهُ فِي المَلالِ ، أَضْجَرَهُ أَوْ صَعُبَ عَلَيْهِ
onu sınadı,onu bir fitneye uğrattı,dininden veya mezhebinden dönmesi için işkence ettiفَتَنَهُ : إِخْتَبَرَهُ
onu yerden aldı,buldu,onu topladı devşirdi,ansızın onun üzerine varıp anlayıp bildiإِلْتَقَطَهُ
onu korkuttu,onu büyüttü,artırdı,çoğalttıأَرَاعَهُ : رَوَّعَهُ و خَوَّفَهُ
gecenin önü,asıl kapı,evin önüعُنْكٌ (تر)
onu korkuttu,onu paniklendirdi,paniğe düşürdüأَذْعَرَهُ : اَخَافَهُ و ذَعرَهُ و أَفْزَعَهُ
onu emniyete aldı,onu güvenlikte kıldıأَمَّنَهُ : جَعَلَهُ فِي أَمْنٍ
nesne onu ansızın bastı,onu sürprizlediإِنْبَعَقَ عَلَيْهِ الشَّيْئُ : فَاجَأَهُ
sapmak,caymak,değnekle vurmakعَنَزَ ـُـ عَنْزاً
onun arkasına değnekle vurduتَفَسَّأَهُ : ضَرَبَ ظَهْرَهُ بالعَصَا
değnekle yeri eşmek,kazmakقَزَا ـُـ قَزْواً
onu değnekle vurdum,dayak attımأَتْأَرْتُهُ بِالعَصَا
onunla kılıç veya değnekle vuruştuبَالَطَهُ : بَالَدَهُ
onunla kılıç veya değnekle vuruştuبَالَدَهُ : بَالَطَهُ
arkasına değnekle vurmak,yere yapışmakلَطِئَ ـَـ لَطْأً و لُطُؤاً بِ
yaparak dökülsün diye değnekle vurduهَشَّ الوَرَقُ
değnekle,sopa ile vurdum,dövdümضَرَبْتُ بالعَصَا
değnekle vurmak,bir şeyi araştırmakقَنَّ ـُـ قَنّاً
onu değnekle vurdu,dayak attıأَتَارَهُ بالعَصَا
filanın iki kulağının arasına değnekle vurduبَرْقَعَ فُلاَناً بالعَصَا
onu değnekle veya hurma salkımı ile vurduتَاخَهُ : ضَرَبَهُ بالمِيْتَخَةِ و هِيَ العَصَا أَوِ القَضِيبِ
bıçak ve mızrakla sancımak,saplamak,değnekle vurmak,sokmakنَثْجٌ
onunla kılıç veya değnekle vuruştu,düello etti,savaştıبَالَطَهُ : بَالَدَهُ ، نَازَلَهُ ، قَاتَلَهُ
boyunduruğa vurduوَثَّقَهُ بالرِّبْقِ و شَدَّهُ عَلَي النِّيْرِ و يُكَنَّي بِهَا عَنِ التَّسَلُّطِ و الإِسْتِخْدَامِ تَحْتَ القَهْرِ
boynunu vurduوَضَعَ عُنُقَهُ : ضَرَبَهَا
boynuna vurduضَرَبَ رَقَبَتَهُ
kılıçla vurduلَفَحَ بالسَّيْفِ : ضَرَبَ
kılıçla vurduجَحَفَ بالسَّيْفِ
onu vurduإِيَّاهُ ضَرَبَ
onu vurduبَخَتَهُ : ضَرَبَهُ
filancayı vurduبَزَرَ فُلاَناً
perdah vurduلَطَخَهُ بالطِّلاَءِ و جَلاَهُ
filanı vurduجَثَّ فُلاَناً ضربه
ensesine vurduضَرَبَ عَلَي قَفَاه
ok hedefi vurduأَصابَ السَّهْمُ الهَدَفَ
piyango vurduأَصَابَ اليَانَصيبُ
arkadan vurduطَعَنَ فِي الخَلْفِ
perdah vurduلطخه بالطلاء و جلاه
Bilgi Paneli
Elmawarid.com sitemiz yeni kelimeler yüklenerek güncelleştirilmiştirإن موقعنا الموارد كوم قد تم تحديثه بعد أن حملت إليه الكلمات الجديدة والله ولي التوفيق
Paylaş
Elmawarid
ElmaWarid